House of Ashes inceleme

Supermassive Games yine korkutmaya geldi...

2008 yılında kurulan Supermassive Games ağırlıklı olarak PlayStation platformuna oyun çıkarmış bir firma. Ancak en dikkat çektikleri dönemleri şüphesiz ki korku türüne el attıkları 2015 yılı.  İnteraktif drama / hayatta kalma korku oyunu harmanı Until Dawn ile firma oldukça beğeni topladı ve devamında geliştirdikleri  Hidden Agenda, The Inpatient gibi oyunlarında korku / gerilim tarafında ilerlemeye devam etti.  2019 yılında işi bir adım daha ileri götürerek bir seriye el atan firma karşımıza Dark Pictures Anthology ile karşımıza çıktı. Bir dönemin meşhur korku dizisi Alacakaranlık Kuşağı’nı (Twilight Zone) andıran seri şu ana kadar üç oyunla karşımıza çıktı. Korku türünde olmaları ve Pip Torrens tarafından canlandırılan Curator adlı karakter tarafından sunulmaları dışında ortak noktası olmayan oyunlar senaryo ve oyuncu kadrosuna bağlı olarak farklı tatlar bıraktı. Kişisel favorim Little Hope olurken bu yazımda değineceğim serinin üç numaralı oyunu House of Ashes ise en sürprizli bulduğum senaryoya sahip.

M.Ö. 2231’den Milenyuma…

Oyunun senaryosu büyük bir flashback ile açılışını yapıyor.  Milattan önce 2231 yılında Mezopotamya şehri Akkad’da bir tapınakta   başlayan oyun, sayısız insanı kurban ederek büyük bir felaketi önleyeceğine inanan deli bir kralın muhafızının kontrolünü bizlere bırakıyor. Firmanın önceki oyunlarındaki gibi yürüyüş ve belli başlı ipuçlarını keşiften ibaret olan kontroller ve diyalog / seçim döngüsünde ilerleyen House of Ashes’ın bu giriş bölümü bize hem temel oynanış mekaniklerini öğretiyor, hem de öykünün milattan sonra 2003 yılında geçecek ana olaylarına bir ışık tutuyor.

Gizemli ve ürkünç sayılabilecek antik girişimizin ardından 2003 yılına geçiş yapıyoruz. Tarih değişmiş olsa da yine aynı coğrafyadayız. Öykümüzün ana karakterleri dönemin Irak Savaşı’na el atmış olan Amerikan ordusunun Force Recon Marines adlı özel timine mensup askerler. Stüdyonun diğer oyunlarında olduğu gibi öykü boyunca bu karakterlerin kontrolleri bize veriliyor ve etkileşimimize göre bazı olayların sonuçlarını değiştirebiliyoruz. Kritik anlarda vereceğiniz kararlar kimin hayatta kalıp kimin öleceğine kadar etki edebiliyor.

House of Ashes şu ana kadar çıkan üç oyun içinde en ağır girişe sahip olan oyun olabilir. Özellikle ordudaki karakterleri yeni tanıdığımız giriş bölümlerinin yoğun militarist kurgusu bir an oynadığınız oyunun korku türüne ait olduğunu unutturuyor. Biraz sıkıcı şekilde ilerledikten sonra olaylar bizi tekrar Akkad tapınağına sürüklüyor. Buradaki gizemli tehdit kendini önce gölgelerden, sonrasında ise ensenizin dibinden hissetirmeye başladığında hikaye açılmaya başlıyor. Spoiler vermeden finalin de oldukça sürprizli bir şekilde şekillendiğini belirtmeliyim. Ancak tam anlamıyla bir deneyim için oynanabilir karakterleri hikayenin finaline kadar taşımayı başarmalısınız. Çevreyi keşfederken bulacağınız bazı tabletler size gelecekten minik kesitler sunarak size kaybetme riskiniz olan karakter hakkında küçük bir ipucu sunuyor. Bunun dışında bulacağınız bazı objeler de olayların arkaplanına bir nebze ışık tutuyor. Ancak tüm parçaları birleştirmek için birden fazla kez, mümkünse iki kişilik modda oyunu oynamanız gerekebilir…

 

Sinematik Deneyim

House of Ashes teknik açıdan Supermassive Games’in şu ana kadar yapmış olduğu en cilalı oyun olabilir. Görseller ve ses işçiliği çok iyi, ayrıca ilk kez yeni nesil konsollar da işin içine katılarak optimizasyon yapılmış. Oyun Kalite ve Performans olarak iki mod sunuyor. Kalite modunda 4K çözünürlük ve gelişmiş alan derinliği, yüksek kalite doku kaplama ve görüş mesafesi gibi konularda üst seviye bir deneyim yaşıyorsunuz. Tabii bunun karşılığında saniye başı 30 kare görüntü alabiliyorsunuz. Performans modunda ise 4K çözünürlük korunarak saniye başı 60 kare görüntü alabiliyoruz, bunun karşılığında da alan derinliği ve kaplama kalitesi düşüyor. İki modda da etkileyici bir görsel deneyim elde ettiğimi not düşmeliyim. Nihai tercihimi ise performans modundan yana kullandım.

 

Dark Pictures Anthology çok zayıf bir oyun olan Man of Medan ile açılışını yapmıştı ve oldukça beğendiğim Until Dawn adlı yapımlarından beri takip ettiğim Supermassive Games hakkındaki umutlarımı biraz suya düşürmüştü. Neyse ki devam oyunu Little Hope ile yeniden ilginç karakterler, dikkatleri üzerinde tutmayı başaran, gizemli bir senaryo ile eski tatlarını yakalamışlardı. Teknik olarak şu ana kadar çıkan üç Dark Pictures oyunu içinde hala en hoşuma giden Little Hope olabilir. House of Ashes ise hemen arkasından ikinci favorim oldu. Bunda etkili olan unsur ise giriş, gelişme ve sonuç arasındaki kurgu ve tempo dengesizliği. Girişteki ağır tempodan ne kadar hoşnut kalmazsanız oyunun ortalarındaki aşırı hareketlilikten de bir o kadar yılabilmeniz olası… Final çoğu olumsuz şeyi telafi edecek şekilde sürprizler barındırsa da buraya kadar yeterli karakterle ulaşamazsanız yine bazı şeyler kafanızda tam oturmayacak. Yani Little Hope kadar tutarlı bir yapım değil.

İçimdeki Şeytan

Kimleri hayatta tutabildiğinize bağlı olarak bir oyun döngüsü yaklaşık 6 saat süren House of Ashes tek ve iki kişili oyun deneyimi sunuyor ve bazı olayları sadece eşli oyunda deneyim edebiliyorsunuz. Yalnız bir oyuncuysanız dert etmeyin,  indirilebilir bir içerik olan Curator’s Cut size tek oyunculu modda deneyim edemediğiniz sahneleri ve karakterleri oynama şansı tanıyor. Bunun için oyunu bir kez bitirmiş olmanız gerekiyor.  Hikayeye duyduğunuz merak ve alternatif olayları görmek gibi bir niyetiniz olursa oynanış süresi rahatlıkla 20 saate kadar ulaşabilir.

House of Ashes’ı tamamladığınızda Dark Pictures Anthology’nin sezon finali olacak olan The Devil in Me için hazırlanmış etkileyici bir teaser’ı da izleme şansı buluyoruz. Gerilim dozu oldukça yüksek olacağa benzer oyun 2022 yılında çıkışını gerçekleştirecek.

- Advertisement -
GENEL BAKIŞ
Görseller
9
Hikaye / Sunum
7
Oynanış
6
Atmosfer
8.5
Ses / Müzik
9
Performans
8
Önceki İçerikFar Cry 6 inceleme
Sonraki İçerikElden Ring İçin Yeni Oynanış Videosu Yayınlandı, Türkiye Fiyatı Açıklandı
Başlat Tuşu'nun genel yayın yönetmeni. 33 yaşında. Sırasıyla İngilizce Öğretmenliği, Resim ve Animasyon bölümlerinde eğitim görmüş bir yazar / çizer / animatör. Siteye katkıları dışında çizgiroman, canlandırma ve sinematografi üzerine çalışmalar yapar. Çocukluğundan bu yana video oyunları onun için hobiden de öte bir tutku olmuştur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz