- Advertisement -

10 yıllık yapım süreci ardından Japonya’nın en köklü rol yapma oyunu serisinin son bölümü Final Fantasy XV huzurlarınızda!

 

Evvel Zaman İçinde (Final Fantasy Tarihçesine Kısa Bir Bakış)

Bu incelemeyi yapabilmem için öncelikle bir Final Fantasy tarihi turu atmamız gerekiyor, zira çok köklü bir serinin son halkası mevzu bahis… Seriye aşina olanlar, ya da direkt oyunun incelemesine geçmek isteyenler bu linke tıklayarak diğer sayfaya geçebilirler. Kalanları ise zaman makinemizin yan koltuğuna alalım ve çılgın bir yolculuğa çıkalım! İlk durağımız 80’ler.  Japonya’nın en büyük rol yapma oyunu Final Fantasy’nin doğduğu yıla, yapımcı stüdyonun henüz Enix ile birleşip Square-Enix’e dönüşmeden önceki, SquareSoft olarak anıldığı yıla dönüyoruz: 1987.  İlk odaklanacağımız kişi ise serinin yaratıcısı Hironobu Sakaguchi.
İdealleri uğruna üniversiteyi terkedip o dönem henüz emekleme yıllarında olan SquareSoft bünyesinde oyun tasarımcısı olarak çalışmaya başlayan Sakaguchi, bir rol yapma oyunu yapmaya karar vermiş  ve eğer bu proje başarısız olursa oyun sektörünü bırakıp üniversiteye geri dönmeyi planlamıştır. Bu nedenle projeyi Final Fantasy (Son Fantezi) olarak adlandıran Sakaguchi’nin fantezisi 18 Aralık 1987’de Nintendo Entertainment System (NES) için çıkışını yapar ve gayet kolay tahmin edebileceğiniz üzere büyük bir başarı yakalar. Oyunun adı son fantezi olarak kalsa da seriye dönüşür ve Sakaguchi devam oyunlarında önce yönetmen, sonra da yapımcı koltuğuna oturur. Neredeyse senelik bazda gelen oyunlarla Final Fantasy X’a kadar seride aktif bir rol oynar ve SquareSoft’un gücüne güç katar. Bu arada Sakaguchi’nin firmaya olan katkısınıın Final Fantasy ile sınırlı kalmadığını, Chrono Trigger, Parasite Eve, Legend of Mana, Vagrant Story gibi klasiklere de imza atmış olduğunu not düşelim. Oyun dünyasının en verimli insanlarından biri olan Hironobu Sakaguchi Square’den ayrıldıktan sonra Mistwalker adlı stüdyoyu kurar ve kendi yolunda, yeni oyunlarla kariyerini devam ettirdi.

Ana oyunlarının yanısıra pek çok spin-off’la da oyunseverlerin huzuruna çıkmaya devam eden Final Fantasy serisi Japonya’da bir fenomen haline gelse de batıda kabul görmesi yaklaşık 10 yıl aldı. 90’ların sonunda  Sony’nin ilk konsol denemesi olan PlayStation Japon oyunlarının batıya taşıyan önemli bir platform haline gelmişti.  Square de Sony’nin açtığı bu yolu takip etti ve 1997’de Final Fantasy VII ile seriyi büyük bir kitleye ulaştırmayı başardı. 3 CD’den oluşan bu muazzam oyun devam eden yıllarda da kendi spin-offları ve animasyon filmine de sahip oldu. Hatta firma şu sıralar yeniden yapımı için çalışmalarına devam ediyor. Final Fantasy VII’nin ardından VIII, IX ve X da harika satış rakamları yakalamayı başardı.

Duraklama Dönemi

2000’li yıllara girildiğinde teknolojinin gelişmesi ve oyuncuların beklentilerinin artması ile birlikte oyunların yapım süreçlerinde göz ardı edilemeyecek bir artış oldu. Serinin yaratıcısı Sakaguchi’nin Square ile yolunu ayırması, yeni ticari atılımlar ile serinin duraklama dönemi başladı. 2002 yılında ilk çevrimiçi çok oyunculu Final Fantasy oyunu olan Final Fantasy XI piyasaya sürüldü.  Gayet iyi bir oyun olmasına karşın hitap ettiği kitle tabii ki önceki oyunlara nazaran biraz farklıydı. Serinin hayranlarından bir kısmını yanına alan oyun bir kısmını ise tamamen karşısına aldı. Ayrıca o dönem internetin yaygın / hızlı olmadığı ülkelerdeki oyuncular da çemberin tamamen dışında kaldı. Finansal açıdan işler iyi giderken Final Fantasy hayranlarının ise sabrı sınanmaya başlanmıştı. 2003’te büyük rakiplerinden Enix ile birleşerek Square-Enix olan firma, 2006 yılına kadar hayranlarına yeni bir Final Fantasy oyunu sunmadı. Artık son nefesini vermek üzere olan PlayStation 2 için çıkan Final Fantasy XII devasa açık dünyası ile oyuncuları büyülemiş olsa da oynanış mekaniklerindeki radikal değişimler ile oynayanlarda karışık hisler uyandırdı. FFXII aynı zamanda serinin klasik tur tabanlı oynanışının da yavaş yavaş tarihe gömüleceğinin sinyalini veren ilk oyundu.

2006 Final Fantasy tarihi hem de yazımızın devamında inceleyeceğimiz Final Fantasy XV açısından da önemli bir yıl.  Sony’nin PlayStation 3’ü çıkarmasıyla birlikte oyun gelitiricilerinin odağı haline gelmiş ve haliyle Square-Enix de yeni proje için kollarını sıvamıştı. Hatta çok iddialı bir atılım söz konusuydu, zira bir değil İKİ ayrı oyun, Final Fantasy XIII ve Final Fantasy Versus XIII  adlı, Squre-Enix bünyesindeki iki ayrı ekip tarafından geliştirilecek olan oyunun duyurusu yapıldı. Oyunlar aynı dünyada geçecek, ama iki ayrı karakterin hikayesi aktarılacak ve bu hikayeler bir noktada kesişeceklerdi. Önceki Final Fantasy oyununlarına kıyasla daha karanlık yapıda olması planlanan, tasarımcı ve yönetmen koltuğunda yedinci oyunla birlikte firmada bir yıldız haline gelen Tetsuya Nomura’nın bulunduğu spinoff proje (versus XIII) hayranların daha çok ilgisini çekse de geçen yıllar içinde oyun bir türlü şekillenemedi.  Yokluğunda Square-Enix Final Fantasy XIII’ün üzerine yüklenerek oyunu bir üçleme haline getirdi, ancak XIII-2 ve özellikle XIII-3’ün gittikçe düşen satış grafiği ile Final Fantasy‘nin itibarı da oldukça zedelendi.  (ilk oyun 6 milyon barajını aşarken üçüncü oyun 1 milyona ulaşamadı). Tüm bunlar olurken Nomura’nın Versus XIII projesi henüz %20-25 civarında tamamlanabilmiş ve tam olarak şekillenememişti. Hal böyle olunca da yönetmen değişikliği yapılarak Nomura’nun yerine Hajime Tabata getirildi. Oyunun ve serinin kaderi artık onun ellerindeydi… ve yapılacak çok iş vardı.  Proje artık eskimiş olan PlayStation 3 platformundan PlayStation 4’e taşındı. Oyun motoru değiştirildi, geliştirici ekip yeniden düzenlendi ve Nomura’nın tema ve estetik açısından yapabildiği kısımlara sadık kalınsa da neredeyse oyunun yapımına baştan başlandı.  Oyunun adı da bu değişim rüzgarından etkilendi ve son kararla bir spinoff olmaktan çıkan oyunun yeni adı Final Fantasy XV oldu. Çıkış yılı da 2016 olarak netleşti. Hayranların artık biraz daha dişini sıkmak dışında yapabilecekleri bir şey yoktu; bu arada oyun duyurulduğunda doğan çocuklar ilkokul 3’ü bitirmişlerdi 🙂

(Yazının devamı için sonraki sayfaya geçin: Kingsglaive, Brotherhood ve Final Fantasy XV – inceleme)