Tales of Arise inceleme

En iyi Tales oyunu olabilir mi?

Şu an Bandai ile birleşmiş ve Bandai Namco Entertainment adını almış olan Namco’nun oyun dünyasına 1995’te kazandırmış olduğu bir rol yapma oyunu serisi olan Tales, bu sene  on yedinci oyunu ile karşımıza çıktı. Birkaç istisna hariç birbiri ile bağımsız olan dünyalar ve karakterler üzerinden ilerleyen Tales, anime stili görselleri ve aksiyon odaklı oynanışı ile çıkışından bu yana istikrarlı bir çizgide ilerleyen nadir Japon rol yapma oyunu serilerinden biri. Tales of Arise inceleme yazımızda serinin son halkasını hem eski oyunlara hakim hem de seriyle yeni tanışacak olan oyuncuların merakını giderecek şekilde, tüm detayları ile ele alacağız.

Küllerinden Doğanlar

Öykümüz Dahna adlı medieval ve mistik bir dünyada geçmekte. Üç yüz yıl önce Rena adlı başka bir dünyanın istilası sonucu fethedilen Dahna halkı esir düşmüştür. Dahna beş bölgeye ayrılmış ve bu bölgelere hükmeden lordlar Dahna halkını köle olarak çalıştırıp astral enerji adı verilen mistik bir gücü toparlamaktadır.  Bu eylem aynı zamanda lordların hangisinin bir sonraki Rena hükümranı olacağını da belirlemektedir. En çok enerjiyi toplamak adına her lord türlü taktikler ve işkencelerle Dahna halkına nesilden nesile kabus dolu bir hayat yaşatmaktadır.

Bu çarpık düzenin içinde Calaglia adlı bölgede bulunan demir maskeli, hafızasını kaybetmiş gizemli bir kölenin yolu Renalı bir kadın olan Shionne ile kesişir. Renalı olmasına karşın halkı tarafından dışlanmış ve  tutsak edilmiş olan Shionne ile maskeli savaşçı özgürlükleri uğruna bir arada savaşmak durumunda kalır. Hiç acı hissetmemek gibi tuhaf bir kabiliyeti olan maskeli savaşçımız yanına yaklaşanı ve kendisine temas edenin korkunç acılar hissetmesine neden olan Shionne ile ilginç bir uyum yakalar. Ayrıca Shionne’un himayesinde bulunan ve alevler içinde yanan büyülü kılıcı da kullanabilecek en uygun kişi yine maskeli savaşçımızdır.  Bu uyumlu-uyumsuz özgürlüklerini kazanmalarının ardından  Rena lordlarını alt etmeye ve Dahna’yı bağımsızlığına kavuşturmaya karar verirler. Yolcukları boyunca direniş grupları ve hikaye boyunca karşımıza çıkacak ve partimize katılacak özel yoldaşlar da bu amansız mücadelede yanlarında olacak.

Aksiyon ve Ötesi

Japon rol yapma oyunları yakın bir döneme kadar akıllara hep şu faktörü getirirdi: Tur tabanlı savaşlar. Final Fantasy, Dragon Quest, Shin Megami Tensei gibi çok ünlü ve popüler olanlardan tutun, en mütevazi olanlara kadar japon rol yapma oyunlarının tamamına yakını geçtiğimiz neslin konsollarına kadar çıkardıkları oyunlarda hep tur tabanlı oynanış üzerine kurguluydu. Az önce verdiğim örneklerden Final Fantasy tam anlamıyla aksiyon tabanlı olan ilk ana seri oyununu 2016 yılında çıkardı. Tales serisi ise, sıkı durun, 1995 yılında çıkan ilk oyunu Tales of Phantasia’dan beri aksiyon tabanlı savaş sahnelerine sahip. Konuya girmişken çılgın bir detay daha paylaşayım. SNES gibi kartuşla çalışan, oldukça limitli bir sisteme sahip olan Tales of Phantasia aynı zamanda oyun içi seslendirme ve vokalli bir açılış parçasına da sahipti. Diğer serilerde ise CD ile çalışan gelecek jenerasyon sistemlere geçilene kadar bu tür özellikler yer almadı.

Tales of Arise atalarından devraldığı aksiyon sistemini en gelişmiş haliyle bize sunuyor. PlayStation 5’te deneyim ettiğimiz oyunda R1 ile normal saldırılarımızı, üçgen, kare ve yuvarlak ile arte adı verilen özel saldırılarımızı kullanıyor, R2 ile gard ya da savuşturma yapıyor, X ile sıçrıyoruz. Özel saldırılarımız karada ve havada olmak üzere iki gruba ayrılıyor ve aktif kontrol ettiğimiz karakterde iki gruptan toplamda 6 hareketi kullanma şansımız oluyor. Bu rakam hikayede belirli bir noktaya geldiğimizde ikiye katlanıyor ve L2’ye basılı tutarak daha fazla arte’ye erişim sağlayabiliyoruz.   Oyunda çok sayıda saldırı çeşiti bulunuyor ve bunları birbiri üzerinden devam ettirip kombo haline çevirmek mümkün. Özellikle yerde başlayıp havaya doğru devam ettirdiğiniz, finalde ise düşmanı tekrar yere çaktığınız komboların verdiği keyif harika. Düşmanlara yeterli düzeyde vurup sersemletirseniz istediğiniz bir ekip üyesi ile boost attack yapma şansınız doğuyor. Bunu da dpad’deki karaktere atanmış yön tuşları ile gerçekleştiriyorsunuz.

Yeni Bir Sistem, Daha Büyük Bir Dünya

Tales of Arise seriyi ilk kez Unreal oyun motoru ile tanıştırıyor. Unreal Engine 4 ile hazırlanan Arise, açık dünya olmasa da ona yakın çevre detayları ve büyüklük sunan yeni bir boyuta geçmiş durumda. Özellikle dış mekanlar ve zindanlarda önceki oyunlarda pek rastlamadığımız güzel bir ferahlık hissi gelmiş durumda. Eski oyunlardaki gibi yine anime tarzı hazırlanan görseller ön planda. Sulu boya tarzında hazırlanmış dokular, karakterleri çok albenili gösteriyor. Bazı ara sahneler son dönem Kimetsu no Yaiba (Demon Slayer) ile büyük bir başarıya imza atmış animasyon stüdyosu Ufotable tarafından hazırlanmış.

Bir Tales klasiği olan kostümler ise bize adeta kepçeyle servis ediliyor. O kadar çok kozmetik unsur var ki, oyunun her noktasında bir şeyler ortaya çıkıyor: Hikayede ilerledikçe, oyunun dünyasında çeşitli yerlerde gizlenmiş baykuşlar ile etkileşime geçtikçe, bu baykuşları topladıkça göç ettikleri bölgede belirli rakamları yakaladıkça, doymazsanız da üstüne DLC ile satın alabileceğiniz tonla kostüm ve aksesuar mevcut. Burada tek eleştirebileceğim nokta bazı yeteneklerimizin DLC kostümler ile beraber geliyor oluşu. Bazı yetenekler oyuniçi elde edeceğiniz yetenek ağaçlarında da mevcut ama daha erken erişim sağlayabiliyorsunuz. Bu haliyle bazı oyuncular burun kıvırabilir, ancak oyuna çok etki eden bir unsur da değil.

Yeni oyun motorunda benim en çok dikkatimi çeken şey yükleme süreleri oldu. İncelememizi oyunun PlayStation 5 sürümü ile hazırladık ve bu konsolun en önemli özelliklerinden biri depolama birimi olarak SSD kullanıyor oluşu. SSD bize yükleme sürelerinde büyük bir avantaj sağlıyor ve oyununa bağlı olarak bu süreler neredeyse anlık. Örnek vermek gerekirse ghost of Tsushima ve Spider-Man gibi yapımlar neredeyse sıfır yükleme ile  bizi oyuna atıyor. Arise ise uzun sayılmasa da Ps4’ten çok az hallince yükleme süreleri sunmakta. Tabii bu konu haricinde sistemin tüm nimetlerinden de yararlanmış.

Teknik Mevzular

Eski ve yeni nesil konsolların yanısıra PC için de çıkan Arise’ın bize sunduğu performans nitelikleri ise şu şekilde;

PC
Minimum:  GeForce GTX 760 veya Radeon HD 7950
Önerilen: GeForce GTX 970 veya Radeon R9 390

PC oyunculuğu malumunuz “Ne kadar ekmek, o kadar köfte” şeklindedir. Gözlemlediğim kadarıyla aşırı talepkar bir oyun değil ve orta halli bir bilgisayarda grafik ayarlarını kendinize uygun şekilde düzenleyerek gayet rahat bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Konsollarda durum biraz daha ilginç. Tüm sistemler için saniye başı kare görüntüleme (fps) hızında bir kilitleme yokken yeni jenerasyon konsollarda 60 fps kilidi bulunuyor ve stabil değer görüyoruz. Ancak eski nesil konsollar kilitli olmamasına karşın ortalama 35 frame’e kadar performans sergileyebiliyor. Bir diğer unsur ise gölge ve doku kaplama kaliteleri. Bunlar yeni nesil konsollarda daha yüksek kaliteye sahipler. Detaylar şu şekilde:

PlayStation 4
Standart konsol: 1080p çözünürlük, 35 fps
Pro konsol: 1440p çözünürlük, 35fps

PlayStation 5
Çözünürlük modu: 2160p, 45 fps
Performans modu: 1620p, 60 fps

İki seçenekte de yüksek çözünürlük ve iyi değerlerde stabil fps değerleri alıyorsunuz. Aradaki farkı gözlemlemek oldukça zor, ancak oyunun dövüş sahneleri aşırı hareketli olduğu için fps değeri bizim önceliğimiz oldu.
Her iki modun da gölge ve doku kalitesi eski nesil konsollardan daha yüksek kalitede.

 

Xbox One
Standart konsol: 972p çözünürlük, 35 fps
One X: 1872p çözünürlük, 35 fps

Xbox One tarafında  stadart konsol performansı rakibi PlayStation 4’ün biraz gerisindeyken One X ise PlayStation 4 Pro’dan çok daha iyi çözünürlük sunmakta.

Xbox Series
Series S: 1440p, 45 fps
Series X: Çözünürlük modu – 2160p / 50 fps
Performans modu – 1620p / 60fps

Xbox yeni nesil tarafında bütçe dostu Series S ile PlayStation 5’in biraz gerisinde kalırken Series X ile de çözünürlük modunda PlayStation 5’e fps tarafında hafif bir fark atıyor ve en iyi 4K oyun deneyimini sunuyor. Peformans tarafında ise iki rakip aynı değerleri sunuyor.

“Tales Serisine Yeniyim, Arise İyi Bir Giriş Oyunu Mudur?”

Bu tür oyunlara ilginiz var ve uzun bir seriye girme konusunda endişeleriniz mi var? Merak edilecek bir şey yok. Girişte de belirttiğim üzere Tales serisinde nadiren birbirini devam ettiren oyunlar olsa da evrenler, dünyalar ve karakterler birbirinden bağımsız. İyi bir hikayenin yanısıra seride en iyi görseller ve oynanışa sahip olmasıyla Tales of Arise rahatlıkla önerebileceğim bir giriş oyunu. Ana karakterlerin hepsi sevilesi ve kendine has oynanış mekaniklerine sahip. Aksiyon dozu yer yer gayet yüksek ve sizi hep içine çekmeyi başarıyor. Açıkçası savaş sahnelerinden hiç sıkılmadığım nadir rol yapma oyunlarından biri diyebilirim. Keşif yapmayı ödüllendiren bir dünya sunuşu, eşya üretme, kamp, yemek yapma, serinin klasik unsurlarından skit sahneleri eşliğinde karakterlerin arasında oluşan bağı gözlemleme gibi faktörler ile (ki Bandai Namco Scarlet Nexus gibi yeni ip’lerde de bu mekaniği kullanmaya başladı) oyunumuz sadece iyi bir giriş oyunu olmakla kalmıyor, şu ana kadar çıkmış en iyi Tales oyunu olma niteliğini de taşıyor.

Seriye aşina oyuncular için ise yapım ekibinde Tales of Phantasia’da çalışmış ustaların da bulunduğunu söylemeliyim. Müzik tarafında ise Bandai’nin rol yapma oyunlarında sıkça karşımıza çıkan, tüylerimizi diken diken eden besteler yapma konusunda olukça hünerli olan Motoi Sakuraba ustanın yer aldığını not düşeyim.

Perde Kapanırken

Tales serisinde çıtayı yükselten bir yapım olan Tales of Arise umutsuzluğun esiri haline gelmiş bir dünyada özgürlük için savaşan 6 savaşçının hikayesini bize bir anime serisi tadında yaşatıyor. Bir rol yapma oyunu için tadında sayılacak bir uzunluğa sahip olan oyunumuzun ana hikayesi 40 saat civarı sürüyor. Ekstralarına kasarsanız 50, her şeyini keşfetmek isterseniz de 60 saatin üzerinde bir oynanış vaat etmekte.

 

- Advertisement -
GENEL BAKIŞ
Görseller
9
Hikaye / Sunum
8.5
Oynanış
9
Ses / Müzik
9
Atmosfer
9
Eğlence
9.5
Önceki İçerikPokemon Unite mobil oyunu yarın çıkıyor
Sonraki İçerikHBO’nun The Last of Us dizisinden ilk fotoğraf geldi
Başlat Tuşu'nun genel yayın yönetmeni. 33 yaşında. Sırasıyla İngilizce Öğretmenliği, Resim ve Animasyon bölümlerinde eğitim görmüş bir yazar / çizer / animatör. Siteye katkıları dışında çizgiroman, canlandırma ve sinematografi üzerine çalışmalar yapar. Çocukluğundan bu yana video oyunları onun için hobiden de öte bir tutku olmuştur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz