Xenoblade Chronicles 3 inceleme

Rol yapma oyunu konusunda Nintendo’nun en ağır topu olan Xenoblade Chronicles, serisi üçüncü oyunu ile 12 yıllık destanını noktalıyor. Serinin yaratıcısı Tetsuya Takahashi’nin “12 yıllık çalışmalarının doruk noktası” olarak nitelendirdiği yapım Nintendo Switch’in sınırlarını gerçekten zorluyor. Xenoblade Chronicles 3 inceleme yazımı hazırlamak için oyunun başına oturduğumdan beri adeta ekran başına çivilenmiş durumdayım. Yazımda özellikle seriye yabancı olanlara yardımcı olabileceğini düşündüğüm tüm detayları, mümkün mertebe spoilerdan uzak durarak paylaşmaya gayret edeceğim.

Sonsuzluğa Uzanan Bir Savaş Döngüsü

Aionios adlı bir dünyada geçen Xenoblade Chronicles 3, Keves ve Agnus adlı iki ulusun bitmek bilmeyen savaşıyla açılışını yapıyor. Uluslar dünyanın çeşitli yerlerinde kolonilere bölünmüş durumdalar ve her birinin Ferronis adlı dev bir savaş robotu bulunuyor. Bu robotlar aynı zamanda öldürülen düşman askerlerinin hayat enerjisini kendilerine katabilme özelliğine sahip. Teknik olarak iki ulus kolonilerini ayakta tutan bu dev robotların enerjisi için birbirleriyle sürekli savaş halindeler diyebiliriz. İşi daha da ilginç kılan detay ise savaşçıların yapay olarak kısaltılmış ömürlere sahip olmaları. 10 yıl ömür ile sınırlandırılmış savaşçılar adeta bu tuhaf savaşı döndüren çarklar gibiler. Çoğu da bu on yılın tamamını göremeden savaş alanında hayatını kaybediyor zaten.

Oyunumuzun başlangıcında Agnus ulusuna mensup Noah, Lanz ve Eunie kendilerine verilen bir görev ile düşman sahasına girdiklerinde yolları Keves savaşçıları Mio, Sena ve Taion ile kesişir. Aynı hava gemisini ele geçirmek üzere yollanan iki düşman takım geminin çakılması ile birlikte Vandham isimli, olukça da yaşlı görünen gizemli bir karakter ile karşılaşırlar. Vandham iki ekibin kavgasına müdahale ederek “gerçek düşmanları” Moebius karşısında birleşmeleri gerektiğini öğütlerken Moebius konsüllerinden D’nin olaya müdahale etmesiyle ortalık kızışır ve grup zorlu bir mücadeleye girer. Vandham gemisinde kaçırmaya çalıştığı gizemli taşı kahramanlarımız için kullanır ve onlara Ouroboros gücünü bahşeder. İki kişinin birleşerek ortaya çıkardığı kuvvetli form olan Ouroboros, D’yi alt etmeyi başarır. Ölmeden hemen önce Vandham kahramanlarımızı aradıkları tüm cevapları bulacakları Swordmarch’a yönlendirir. Varlıklarının tek amacı birbirleri ile savaşmak olan iki grup bu noktadan sonra birbirlerini kabullenmek ve kendilerine düşman kesilen tüm kolonilere karşı beraber mücadele vermek zorundadır.

Xenoblade Chronicles 3 geneliyle karanlık ve katmanlı bir öykü yapısıyla oyuncuda sürekli merak uyandırma ve ilgiyi üstünde tutma potansiyeline sahip bir oyun olmayı başarmış.

Ouroboros Kardeşliği

Hikayeye kısaca değindiğimize göre oynanışa geçebiliriz ve bu kısım gerçekten derin, gerçekten çok derin. Ancak seriye yabancı olanlar endişe etmesin, oyun kendini yavaş yavaş açıyor ve hem senaryoya yedirilmiş şekilde hem de seçeneklerden istediğiniz zaman erişebileceğiniz eğitimler ile oyunun tüm mekaniklerine hakim olabiliyorsunuz. Öte yandan oyunda otuzuncu saatinizi bile gördüğünüzde yeni bir mekanik tanıtılıyor olacak. Temellere değinecek olursak:

Keşif

Oyunun dünyasında altı ana karakter ve hero olarak sınıflandırılan opsiyonel yedinci bir karakteriniz ile geziniyorsunuz. Herolar kontrol edilemezken hem keşif hem de savaş sırasında altı ana karakter arasında özgürce geçiş yapabiliyoruz. Keşif kısmı temel olarak hareket, etkileşim ve zıplama üzerine kurgulu.
Aionios dünyası çok ama çok büyük. Oyun açık dünyaya yakın bir yapıda. Dünyanın tamamına tek seferde erişimimiz olmasa da çok aralarında küçük yükleme ekranları bulunan büyük bölgelere ayrılmış şekilden Aionios’u gezebiliyoruz. Burada en önemli kısım ne şekilde ilerleyeceğiniz. Haritadaki işaretler üç renk ile bize rehberlik ediyor. Kırmızılar ana hikaye, maviler yan görevler, sarılar ise Hero görevleri. Tavsiyem mümkün olduğunca ana hikayeyi sona saklayarak çevreyi keşfedin, yan görevleri yapın. Edinebileceğiniz Hero’ları toparlayın (detaylı olarak Meslekler başlığı altında değineceğim). Keşfettiğiniz her yeni bölge size tecrübe kazandırıyor ve çeşitli gizli sandıklar, kuvvetli düşmanlar ve diğer gizlere ev sahipliği yapıyor.

Düşmanlardan bahsetmişken; oyunun dünyasında gezinirken ağırlıklı olarak habitatında takılan canavarlara denk geleceksiniz. Bunların kimi sizi gördüğü an saldıran agresif, kimi de kendi halinde takılan pasif yapıda. Hangisiyle kavgaya tutuşursanız tutuşun ilk dikkat etmeniz gereken şey düşmanın seviyesi. Oyunda size denk olanların yanısıra sıkça seviyenizin üstünde yaratıklar da göreceksiniz. Seviyesi sizden 4-5 seviye yukarıda bile olan canavarların partinizi dağıtabileceğini aklınızda bulundurun. Ayrıca bazı düşmanların belirli efektler ya da ikonlara sahip olduğunu göreceksiniz. Bunlar da şu şekilde kategorilendirilebilir;
Etrafınan ışıltı saçanlar: Yendiğinizde nadir eşya düşüren canavarlar.
İsminin yanında mavi ikon olanlar: Standart düşmanların üstünde gücü olan canavarlar. Yendiğinizde bonus tecrübe ve para kazandırırlar.
İsminin yanında sarı ikon olanlar: Boss tipi canavarlar. Yenmesi zor, ancak iyi şekilde ödüllendiren canavarlar. Bir kez yendikten sonra bıraktıkları mezar taşından çağırarak yine savaşabilirsiniz.

Arada bazen düşmanların kendi arasında kapıştığını da görebilirniz, bu durumlarda ise bir taraf seçerek belirli özel ödüller kapabiliyorsunuz.

Kamp

Haritada belirli noktalarda kamp kurabiliyoruz. Kamplarda biriken bonus tecrübeleriniz ile fazladan seviye atlayabilir, mücevher (gem) oluşturabilir, yemek yapabilir ve ekip üyelerinin belirli konuları tartışmasını sağlayabilirsiniz. Bonus seviye olayını savaşlarda çok zorlanmıyorsanız kesinlikle tavsiye etmiyorum, zira düşmanlar sizden düşük seviyede kalmaya başladıkça meslek seviyelerini atlamanız zorlaşıyor. Bu konuya detaylı olarak Meslekler başlığı altında değineceğim. Yaptığınız yemekler size belirli süreli bonuslar kazandırıyor. Yeni tarifler öğrenmek için keşfettiğiniz her koloninin yemekhanesinden en az bir kez yemek yemeyi unutmayın. Mücevherler kahramanlarınıza ek nitelikler kazandırıyor ve oldukça önemliler. Keşif yaparken bol bol eşya toparlamaya özen gösterin ve her kampa gittiğinizde mevcut mücevherlerinizi geliştirip geliştiremediğinizi mutlaka kontrol edin. Belirli seviyelerde açılan slotlar ile her karaktere toplamda üç mücevher takabiliyorsunuz.

Tartışma sistemi ise bir nevi önceki oyunlardaki heart to heart sisteminin yerine geçmiş gibi görünüyor. Tartışma konularını genellikle uğradığınız kolonilerde kulak misafiri olduğunuz npc’lerden kapıyorsunuz. Kamplarda konuları arkadaşlarınız ile tartıştığınızda tecrübe bonusu kazanabiliyor ya da yan görevlerin kilidini açıyorsunuz.

Mücadele

Dövüşlerde ise karakterlerimiz standart saldırılarını otomatik olarak yaparken A,B,X,Y tuşlarının her biri ile birer yetenek (Arts) kullanıyoruz. Bu grupra B,Y ve X tuşları karaktere atanmış üç standart yetenek iken A tuşu ile de en zor dolan ve kuvvetli özel hareketimizi (Talent Arts) yapıyoruz. Oyunda biraz ilerleyince D pad tuşları ile benzer şekilde üç yetenek daha kullanabiliyor, aynı anda doldurduğumuz takdirde B,Y,X tuşlarına atadığımız yetenekler ile birleştirebiliyoruz. Oyunun cancel sistemi ile yetenekleri birbirine bağlamak da mümkün. Örneğin standart saldırı animasyonu girdiği an yetenek tuşlarımızdan birine hızlıca basarak daha seri şekilde vuurş yapabilir bunu da A tuşundaki süper saldırınız ile birleştirebilirsiniz. Dövüşler gerçek zamanlı olduğu için cancel ile yapılan seri hamleler düşmana karşı avantaj anlamına geliyor. B,Y,X tuşlarındaki yetenekler birbirine cancel edilemese de, D-Pad ile kombin kullanıldıklarında peşpeşe yapmak mümkün oluyor, yani A’ya atanmış yetenek de hazırsa peşpeşe 4 cancel atabiliyorsunuz, onu da not düşeyim.

Oyunda belirli bir noktaya geldiğinizde karakterlerin kombo atakları da açılıyor. Chain Attack olarak adlandırılan bu modu savaş ekranındaki ilgili bar dolduğunda kontrolcünüzdeki + tuşu ile açıyorsunuz. Aktif edildiğinde savaş geçici bir süre tur tabanlı hale geliyor ve eylemlerinize göre belirli yüzde puanları olan karakterleri istediğiniz sıra ile seçerek bir yüzde barı dolduruyorsunuz. En az yüzde yüz yaptığınızda seçilen karakter sağlam hasar veren bir darbe vuruyor. Düşmana yaptığınız her vuruş ile hasar katlanarak büyüyor ve sağlığı maksimum canı üzerinde hasar alan düşmanlar size tecrübe bonusu veriyor. Overkill olarak adlandırılan bu mekanik de her vuruşunuz ile tecrübenizi belirli bir düzeyde katlıyor.

Ouroboros Modu

Bu modu D-Pad’de sola basarak aktif edebiliyoruz. Bu modu kullanmak için tek dikkat etmeniz detay kullandığınız karakterin eşinin de hayatta olması gerektiği. Karakter kombinasyonlarımız da şu şekilde: Noah/Mio, Eunie/Taion, Lanz/Sena. Ouroboros olduğunuzda kuvvetli saldırılara erişebilmenizin yanısıra hasar almıyorsunuz. Bunun yerine bir sayacınız var ve dolduğunda tekrar insan formlarına dönüyor ve cooldown boyunca tekrar Ouroboros olamıyorsunuz.

Oyunun belirli bir noktasından sonra alternatif Ouroboros formları da açılıyor. Bu formlara önceden size destek olan karakterleri (Mio, Taion ve Sena) kullanarak erişebiliyorsunuz. Ouroboros formlarının kendi yetenek ağaçları var ve buradaki geliştirmelerden ikisini diğer eşin Ouroboros formuyla paylaşımlı kullanabiliyorsunuz. Ayrıca alternatif Ouroboros’lar devreye girdikten sonra Chain Attack modunda Ouroboros’ları da kullanmaya başlayabileceksiniz. Bunun için kombolarda herhangi bir Ouroboros’u oluşturan eşlerden ikisini seçmeniz yeterli.

Meslekler

Altı ana karakterimiz oyuna kendilerine has saldırı / savunma / destek üçgeninde meslekler ile başlıyor. Ancak kısa bir ilerleyiş sonrasında bu meslekleri kendileri arasında paylaşabildiklerini fark ediyoruz. Hikayede biraz daha ilerleyip Hero mekaniğini açtığımızda ise işler daha da derinleşiyor ve görevini tamamlayarak yanımızda gezdirebildiğimiz yedinci karakterin de mesleğini öğrenebilir hale geliyoruz. Bu şekilde toplamda 25 mesleğe erişimiz oluyor. Her mesleğin başlangıçta 10 seviyesi var ve bu seviyeye ulaştığınızda mesleğin bazı yeteneklerini istediğiniz an kullanma hakkına ve mesleğin kostümüne erişim hakkı kazanıyorsunuz. Mesleklerde ustalaşarak karakterlerinizi özelleştirmek, partinizde ideal dengeyi yakalamak zorlu savaşlarda galibiyet için çok önemli.

Mesleklerde ustalaşmak adına çok önemli bir detayı da paylaşmak istiyorum, özellikle başlarda çok önemli olacak. Kamplardaki bonus level atlama fonksiyonunu mecbur kalmadıkça kesinlikle kullanmayın. Mesleklere seviye atlatmak için ihtiyacınız olan CP sizin seviyenize denk veya yüksek dövüşlerde bol bol kazanılabiliyorken düşük seviye düşmanlardan ise çok ama çok az kazanılıyor. Bu durumu ilk Hero ile biraz acı şekilde tecrübe ettim. Hem keşif hem de bonus exp konusunda dibe vurduğum için seviyem çok yükselmişti ve uzun süre yanımda Hero ile gezinip düzinlerce düşman öldürmeme rağmen diğer karakterlerin bir türlü mesleği öğrenemediğini fark ettim. Çünkü bölgedeki canavarların 10 seviye üstüne çıkmıştım ve bana CP kzandırmıyorlardı. Durumu farkettiğimden beri bonus tecrübelere ellemiyorum ve özellikle keşif konusunda hevesli, her türlü özel canavarı bulup kesme niyetinde olan oyuncuların kesinlikle bonus tecrübeden yararlanmamaları gerektiğini önemle not düşüyorum.

Performans

Xenoblade Chronicles 3 tam 5 yıllık bir sistem olan Nintendo Switch’i dibine kadar zorlayan bir oyun. Çıkışında dahi donanım olarak rakiplerinin gerisinde olan bir konsolun en yaşlı dönemlerinde böyle bir oyuna ev sahipliği yapabiliyor olduğunu görmek çok sevindirici. Öte yandan “Böyle bir yapım daha güçlü bir donanımda nasıl bir deneyim sunardı?” diye de merak ettiriyor. Oyunun yapımcısı Monolith Soft’u gerçekten tebrik etmek lazım, böylesine büyük çaplı bir yapımı Nintendo Switch’te çalışır hale getirecek optimizasyon kesinlikle her yiğidin harcı değil. Firma, en iyi açık dünya oyunlardan kabul edilen Zelda Breath of the Wild’ın yapım aşamasında da Nintendo’ya yardımcı olmuşlardı zaten. Yakın skalada dünyalara sahip olsalar da dinamik çözünürlük kullanımı Xenoblade Chronicles 2 gibi göze batmıyor da üstelik. Detay kaybını asgaride tutarak 30 fps hedeflenmiş ve büyük oranda da stabil bir performans yakalanmış.

Müzik konusunda da yine serinin diğer oyunlarından hiç geri kalmamışlar. Dinlemeye doyamayacağınız parçalar, en uygun anda ve tonda kulaklarınızı okuşuyor adeta. Oyunda hem İngilizce hem de Japonca seslendirme seçeneği mevcut. Her iki dublajın da gayet kaliteli olduğunu söyleyebilirim. Oyun animevari bir stile sahip olduğundan Japonca dublaj tercih etmemiş olsam da hakkını vermem lazım, İngilizce dublaj ekibi de iyi iş çıkarmış.

 

Bir Destanın Finali

Xenoblade Chronicles 3 sadece Nintendo ekseninde değil, tüm konsollarda son dönem çıkmış en başarılı rol yapma oyunlarından biri olmuş. Bu konuda uzunca bir süredir kendimi sorguluyordum, “Geçmişte oynadığım rol yapma oyunlarının tadını neden yeni nesilde alamıyorum, nostalji sarhoşluğu mu yoksa oyunlarda mı problem var?” diye… Xenoblade Chronicles 3’ü oynadıktan sonra net olarak anladım, son yıllarda üzerinde iyi çalışılmış bir oyun geçmemiz pek elimize. Monolith Soft bize harika bir serinin sevgiyle, özenle hazırlanmış destansı bir finalini bırakmış. Geçmişte kaybolup giden heyecanımı bir kez daha dirilttikleri için kendilerine sonsuz teşekkürler.

- Advertisement -
GENEL BAKIŞ
Görseller
9
Hikaye / Sunum
9
Oynanış
8.5
Ses / Müzik
9.5
Atmosfer
10
Eğlence
9
Önceki İçerikMarvel’s Spider-Man Remastered PC inceleme
Sonraki İçerikThe Elder Scrolls Online’ın Lost Depths DLC’si çıktı
Başlat Tuşu'nun genel yayın yönetmeni. 1984 doğumlu. Sırasıyla İngilizce Öğretmenliği, Resim ve Animasyon bölümlerinde eğitim görmüş bir yazar / çizer / animatör. Siteye katkıları dışında çizgiroman, canlandırma ve sinematografi üzerine çalışmalar yapar. Çocukluğundan bu yana video oyunları onun için hobiden de öte bir tutku olmuştur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz