Ni No Kuni 2: Revenant Kingdom inceleme

Dark Cloud, Jeanne d’Arc, Rogue Galaxy gibi rol yapma oyunlarıyla bilinen Japon firma Level-5, PlayStation 3 döneminde çok tatlı bir projeye imza atmıştı.  Ni No Kuni adlı bu projede dünyaca ünlü animasyon stüdyosu Studio Ghibli ile ortaklaşa çalışan firma, çizgi film tadında masalsı bir maceraya çıkarmıştı bizi. Oynanış olarak tipik tur tabanlı rol yapma mekanikleri ile kısmen Pokémon-vari elementleri birleştiren firma pek çok oyunseverlerin gönlünde taht kurmuştu. Aradan geçen bir nesil sonra, özellikle nitelikli japon rol yapma oyunlarının bir hayli az olduğu PlayStation 4’te Level-5 bir kez daha bizi Ni No Kuni’nin büyülü dünyasına davet ediyor. Bu sefer yanlarında Studio Ghibli olmayan Level-5 ayrıca oynanış konusunda da farklı bir yol izlemiş durumda. Pekiyi bunlar yeni oyunu nasıl bir noktaya getirmiş? İlk oyunu oynamamış olanlar için iyi bir başlangıç oyunu mu? Önceki oyunu oynamış oyuncular kendilerini ne kadar evinde hissedecek? Ni No Kuni 2 Revenant Kingdom inceleme yazımızda tüm bu sorulara yanıt arayacağız.

Politik Mevzular

İlk oyundaki gibi Ni No Kuni 2 de kendini yabancı bir dünyada bulan bir karakter ile açılışını yapıyor. Oyunun ilk anlarında kısa bir bakış attığımız, oldukça modern bir tasvir üzerine kurulu bir dünyanın liderlerinden olan Roland araba kafilesiyle bir zirveye doğru yol alırken bulunduğu şehrin üzerine bir roket düşüyor. Kendine geldiğinde önceki oyundaki fantastik dünyada, önceki oyunu oynamış olanların gayet iyi hatırlayacağı Ding Dong Dell sarayında buluyor. Burada prens Evan ile karşılalan Roland henüz olayın şokunu pek de atlatamadan kendisini bir darbe girişiminin tam ortasında buluyor.  Evan’ın hayatını korumak için elinden geleni yapan Roland sayesinde ikili saraydan kaçmayı başarıyor ve Roland bu dünyaya geliş amacı olarak düşündüğü Evan’a yardım etmek ve devrik prensi bir kral haline getirmek misyonunu üstleniyor.

Oyun her ne kadar Roland’ın odağında başlasa da kısa süre içinde ana karakterin aslında prens Evan olduğunu farkediyoruz. Oldukça genç bir yaşta ölen babasının yerini doldurmak üzere kral olmak için hazırlanan Evan, maalesef her şeyin planlı olduğunu, aslında babasının zehirlenerek öldürüldüğünü ve sıranın tam da tacı devralacağı gün kendisine gelmiş olduğundan habersiz bir şekilde iken Roland ile karşılaşıyor. Kaçış mücadelesi sırasında adeta annesi gibi gördüğü bir figürün de ölümüne tanıklık ettikten sonra yeni bir krallık kurmak isteyen Evan, öykü ile birlikte büyük bir gelişim sürecinden de geçiyor. Oldukça masum, yardımsever bir karakter olan prensimizin tek istediği savaşın ve yıkımın olmadığı, huzurlu bir krallık kurmak. Bu mücadelede ise yolculuğu boyunca karşısına çıkacak bir çok insan yanında yer alacak. Konsept tanıdık geldi mi? Sıkı bir JRPG oyuncusuysanız krallık kurma ve insanları yanınıza almak gibi kavramları okuduğunda aklına hemen Suikoden gelmiş olacaktır. Yeni oyunun Suikoden ile bazı benzeştiği noktalar mevcut. Yazının ilerleyen kısımlarında bu konuyu daha detaylı irdeleyeceğim.

Elveda Ghibli

İlk Ni No Kuni’nin en vurucu noktalarından biri animasyon devi Studio Ghibli’nin yapım aşamasında büyük derecede etkisi olmasıydı. Tasarımların yanısıra yine stüdyonun çoğu filmine besteleriyle katkıda bulunmuş olan Joe Hisaishi de yapımda emeği geçenler arasındaydı. Bu yanıyla oyun tam bir Ghibli filmi tadında idi. Ni No Kuni 2’ye ilk baktığınızda çok benzer bir his alıyorsunuz, ancak Ghibli bu sefer işin içinde yok. Yine de Level-5 oyunun mümkün olduğunca NNK1 kıvamında bir atmosfere sahip olması için elinden geleni yapmış.  Porco Rosso, Spirited Away gibi filmlere emek vermiş olan eski Ghibli çalışanı Yoshiyuki Momose  karakter tasarımlarını üstlenirken Joe Hisaishi de müzik tarafına bir kez daha el atmış durumda. İki oyunu da oynamış biri olarak NNK2’nin gayet iyi göründüğünü söyleyebilirim. Ancak sahne tasarımı, kamera açıları gibi faktörleri ele aldığımızda ilk oyunun biraz gölgesinde kaldığını da üzülerek belirtmeliyim. Ayrıca tahmin edebileceğiniz üzere ilk oyunda bulunan anime ara sahneler bu oyunda bulunmamakta. Ni No Kuni 2’nin öyküsü oyun içi görseller ve zaman zaman karşımıza çıkan illüstrasyonlar eşliğinde bize aktarılıyor. Yine de Studio Ghibli’nin eksikliğinin ilk oyundan dönen oyuncular için biraz hissedilir olmasının yanısıra da yeni oyuncular için ağır bir faktör olmayacağı kanaatindeyim.

 

Değişim – Gelişim

Ni No Kuni 2 teknik açıdan çok fazla değişime gidilmiş bir devam oyunu. Bunların en başında şüphesiz ki oyunun önemli bir kısmını oluşturan mücadele kısmı gelmekte. Önceki oyun tur tabanlı bir sistem üzerine kuruluydu ve ana karakterlerimizin yanısıra hakim oldukları Familiar’lara komutlar vererek saldırılar gerçekleştiriyorduk. Pokémon’u andıran Familiar sistemi aynı zamanda oyun boyunca karşımıza çıkan bir çok canavarı da yakalayıp yanımızda savaştırmamıza olanak tanıyordu.  Ni No Kuni 2 ise bütün bu sistemi tamamen geride bırakmış durumda. Dünya haritası üzerinde olanlar hariç savaşlar artık ayrı bir ekran açılmadan, bulunduğunuz bölgede gerçek zamanlı olarak gerçekleşiyor. Hafif ve ağır olmak üzere iki fiziksel, bir adet uzak menzil olmak üzere üç tip basit saldırı hareketimiz var. Bunların yanısıra aktif olarak 4 tane de özel saldırı slotumuz bulunmakta.

Familiar sistemi yerine artık yanımızda bize higgledies eşlik etmekte. Çeşitli elementlere mensup minik dostlarımız savaş sırasında saldırı veya savunma odaklı yardımlarda bulunabiliyorlar. Ancak tipleme olarak Familiarlar kadar detaylı değiller… hatta elementlerinin getirdiği renk paletleri ve modellemelerindeki çok minik detaylar dışında neredeyse birbirlerinden ayırt edilemiyorlar.

Oyuna mücadele bazında gelen bir diğer yenilik ise Skirmish modu. Zaman zaman oyundaki mücadelemiz ordular arası boyuta sıçrayabiliyor. Skirmish modunda yanımızda 4 ayrı birlik alarak kalabalık gruplara karşı mücadele veriyoruz. Kılıç, Mızrak, Tokmak gibi birbirine karşı üstünlük ve zayıflıkları bulunan tipte birliklerimizi efektif kullanarak galip gelmeye çalıştığımız bu modda ordunun merkezinde bulunan Evan ise iyileştirme ve özel saldırı komutları verebiliyor. Senaryo bazında yapılan skirmish’lerin yanısıra dünya haritasında keşfedilip opsiyonel olarak bulunabilenler de mevcut. Çoğu rol yapma oyununda olduğu gibi bu opsiyonel savaşların da genel olarak ödüllendirici olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Sevgili Halkım

Bir krallık içinde yaşayan ve “Çok yaşa kralım!” diye inleyen halkı olmadan olmaz. Evan olanca masumiyeti ile ismini bir peri masalından alan Evermore adlı krallığını kurarken Roland da ona kendi dünyasından getirdiği bilgeliği ile ışık tutuyor. Oldukça kapsamlı bir mini oyun olarak değerlendirebileceğimiz krallık kurma eylemi iki safhadan oluşuyor. Birincisi krallığın içine yer alan dükkan, çiftlik, avcı loncası gibi birimleri kurup geliştirmek ve araştırma yapmak,  diğeri ise krallığımıza yeni ve nitelikli bireyler katmak. Krallığınıza kattığınız her bireyin belirli nitelikleri ve bir IQ seviyesi var. Örneğin bir demirci ustasını kılıç dükkanına yerleştirdiğinizde daha verimli oluyor ve araştırmalarınız daha hızlı ilerliyor. Benzer şekilde bazı bireylerin de kendine has nitelikleri bazı araştırmaları yapmanız için şart koşulmuş durumda.  Araştırmalar oyunu ileletmeniz açısından oldukça önem sahibi olabiliyorlar. Örneğin büyü araştırmaları yaptığınız yapıyı mümkün olduğunca hızlı geliştirirseniz dünya haritasına karşısınıza çıkacak kilitli sandıkları açan büyüyü erkenden öğrenebilirsiniz.

Krallığınız aynı zamanda size para ve eşya da kazandırıyor. Kazandığınız özel para birimi krallığınızı geliştirmek ya da araştırmalarınızı finanse etmek için kullanılırken, eşyalar ise yeni büyüler öğrenmek, silah ve zırh imal etmek ya da bunları kuvvetlendirmek için kullanılıyor. Kendi çapında eğlenceli olan bu moda ne kadar zaman ayırırsanız o kadar avantajlısınız özetle.

Güneşin Değdiği Her Yer Bizim

Ni No Kuni 2 ilk oyundaki kadar başarılı bir sinematografiye ve akıllarda yer edici karakterlere sahip olmasa da, en az ilk oyun kadar büyülü bir atmosfer sunuyor. Studio Ghibli tarzı görsellerle “çaktırmadan” aynı yapıda kalmayı büyük ölçüde başaran oyun ayrıca yenilenmiş savaş mekanikleri, krallık geliştirme gibi elementlerle oynanış konusunda biraz daha iyi kabul edilebilir. Oyunda tek rahatsız olduğum nokta bir çok sahnede seslendirme olmaması oldu. Bazı kilit sahnelerde bile seslendirmenin es geçilmesi günümüz standartlarında pek kabul edilebilir bir şey değil. Yine de bu durum oyunun büyüsünü çok bozmamakta. Özellikle bu nesilde japon rol yapma oyunlarının azlığından şikayetçiyseniz ilaç gibi geleceğini düşündüğüm Ni No Kuni 2 yaklaşık 40 saat kadar bir oynanış süresi sunuyor. Eğer oyunun gizlediği tüm detayları ile ilgilenirseniz süreyi rahatlıkla iki katına çıkarabilirsiniz. İyi eğlenceler!