İLK İZLENİM: Call of Duty: Modern Warfare Açık Beta

Uzun bir aradan sonra Moder Warfare serisine dönen Call of Duty, bu yılki oyunuyla neler sunuyor?

Her yıl yeni bir oyunla karşımıza çıkan Call of Duty uzun bir aradan sonra Infinity Ward’un imzası Modern Warfare serisini yeniden canlandırmaya hazırlanıyor. Yeniden canlandırıyor dedim zira bu yılki Call of Duty oyunu Modern Warfare serisini dördüncü oyunla devam ettirmekten ziyade “soft bir reboot” olacak. Ancak bu daha çok oyunun hikaye modunu ilgilendiren bir kısım ve bu yazının konusu ise tamamen oyunun çok oyunculu kısımıyla ilgili olacak.

12 Eylül itibarıyla PlayStation 4’e özel olarak başlayan Modern Warfare açık betasına katılma şansım oldu. Şimdilik sadece ön sipariş verenlere veya beta kodu olanlara açık olan beta süreci 14’ü itibarıyla tüm PS4 kullanıcılarına açılacak. Infinity Ward’un geliştirdiği Modern Warfare’in açık betası için Activision her gün yeni modlar ve haritalar ekleyerek beta sürecini taze tutmayı hedefliyor.

Öncelikle, açık betanın ilk gününde sadece Team Deathmatch (TDM), Domination (Dom) ve Headquarters (HQ) modu açık. 6v6 ve 10v10 takımlar halinde oynanan bu modlar tamamen klasik Call of Duty deneyimi sunuyor. İlk günde aktif olan haritalar ise Azhir Cave, Hackney Yard ve Grazna Raid. Grazna Raid diğer ikisine göre daha geniş ve açık alanlar, içine girilebilir çok sayıda bina ve yapı içeriyor ve bahsettiğim klasik Call of Duty deneyimini bir ölçüde kırıyor, oyuna yenilik katıyor.

TDM modunda klasik şekilde belli bir öldürme sayısına ulaşan takım kazanırken, Dom modunda ise bayrak ele geçirme ve koruma üzerine kurulu bir oynanış var. Burada da belli bir skora ulaşan takım zafer elde ediyor. HQ modunda ise haritanın rastgele bir noktası üst olarak işaretleniyor ve burayı ilk ele geçiren ve süre sonuna kadar koruyan takımın skor elde ettiği bir deneyim sunuyor. Dom’a göre HQ modu daha dinamik bir oynanış yapısı içeriyor çünkü üç farklı sabit bölgeden ziyade her seferinde haritanın tamamen rastgele bir noktasını ele geçirme ve koruma üzerine kurulu olduğu için daha yoğun çatışma hissiyatı sunabiliyor. Üçüncü gün ile betaya Cyber Attack modu da eklendi. Bu mod, her iki takımın kendine ait bir bomba alanı bulunuyor ve haritanın rastgele bir noktasında bomba yer alıyor. Her iki takımın da amacı bombayı önce ele geçirip rakibin alanına kurmak. TDM, HQ ve Dom’a kıyasla Cyber Attack modu daha taktiksel ve yavaş ilerlemeniz gereken bir mod. Bu da Call of Duty oyunlarındaki klasik hızlı tempo oynanışın tam tersi bir deneyim sunuyor ve oldukça iyi diyebilirim. Ek olarak, TDM maçlarının gece haritası modu da betaya sonradan eklendi. Bu da gece görüşü takarak normal moda kıyasla daha taktiksel ve dikkatli oynamanız gerektiği anlamına geliyor.

Seviye sınırı betada 10 idi ancak üçüncü gün itibarıyla 20’ye çıkarıldı. Seviyeniz ilerledikçe yeni silahlar açılıyor. Öte yandan ancak dördüncü seviyeye ulaştıktan sonra silahlarınızı özelleştirebiliyorsunuz. Silahlara yeni eklentiler takabilmek için de silahın seviyesini arttırmanız gerekiyor zira her bir silahın kendine özel seviyesi var ve o silahla oynadıkça silahın seviyesi ilerleme kaydediyor. Gunsmith aracılığıyla yapılan bu özelleştirmelere ek olarak 5 farklı silah seti hazırlayabiliyorsunuz. Bu setlere silahların dışında üç adet perk, killstreak yapınca aktif olan özelliklere gibi çeşitli şeyler dahil. Oyun içinde istediğin silah setine geçiş yapabiliyorsunuz ve diğer setin aktif olması için ölmenize gerek yok. Diyelim ki, ölüp yeniden başladınız ancak silah setini değiştirmeyi unuttunuz, hemen değiştirerek tekrar ölmeden yeni silah setiyle devam edebiliyorsunuz.

Çeşitlilik açısından beta, ilk iki günde yani seviye sınırı 10 iken, oldukça kısıtlıydı. Zira 10. seviyeye ulaşınca her bir sınıf için en fazla 2 silah açabiliyordunuz ancak sınır 20. seviyeye çıkarıldıktan sonra fazladan 1-2 silah daha açılabiliyor. Killstreak özellikleri de 10. seviye iken sadece 3 tane ile sınırlıydı ancak 20. seviye sınırı getirilince fazladan 3 adet daha killstreak perk’ü açabiliyorsunuz. Bu da betayı çeşitlendirmede bir ölçüde işe yarıyor.

Daha öncede belirttiğim gibi Modern Warfare, klasik Call of Duty oynanışının kodlarını korurken bir yandan da taktiksel bir shooter deneyimi sunma çabası içine girmiş. Betada henüz aktif olmayan ve betanın ilerleyen sürecinde de aktif olup olmayacağı açıklanmayan Realizm adlı modu, tamamen taktiksel bir deneyim sunmayı hedefliyor. Bu mod, oyundaki HUD’un tamamen kapalı olduğu, rakip ile takım arkadaşlarını ayırmanın imkansız hale geldiği, oldukça zorlayıcı ve gerçekçi bir deneyim sunacak. Betada ise, buna en yakın deneyimi haritaların gece modu versiyonlarında deneyim etmek mümkün.

Öte yandan, betaya ikinci haftasında 32v32 olan Ground Modu eklenecek. Bu da, yıllardır dar haritalarda 5v5, 6v6 olan Call of Duty deneyimini bambaşka bir boyuta taşıyacak gibi duruyor. Zira, daha ziyade Battlefield serisi kocaman haritalarda kalabalık takımlarla shooter deneyimi sunarken, CoD serisi bunun tam tersi yönde ilerliyordu. Bu yılki Call of Duty oyunu ise bunu değiştirmeyi, hem kendi özünü koruyup hem de seriye yeni bir soluk katmayı amaçlıyor.

Sonuç olarak, Call of Duty: Modern Warfare, beta sürecindeki vaat ettikleri ile bir yandan hızlı tempolu oynanışını korurken, diğer taraftan ise yavaş tempo ve daha taktiksel oynanış deneyimi sunan yeni dinamikleri de bünyesinde barındırıyor. Ancak zaman zaman bunun pek de başarılı olmadığını, kaotik bir ortam sunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle TDM modunda uzak çatışmalar daha taktiksel shooter şeklinde iken, yakın çatışmalar hızlı tempolu ve kaos dolu oynanışı tetikliyor.

Betanın ikinci haftasındaki 64 kişilik Ground War modunu deneyip, bu yazıyı güncelleyeceğim ve son noktayı koyacağım ancak şimdilik betadan elde ettiğim deneyimler bu şekilde.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz