Ghost of Tsushima inceleme

Savaşlarla yoğurulmuş Japon tarihinde samuraylar çok önemli bir yere sahiptir. Yüzyıllar boyunca klanların kanlı mücadelelerine ev sahipliği yapmış olan bu coğrafyanın kilit sınıfı olan samuraylar, soylu ailelerden gelen, savaş sanatı ve felsefesi ile yetiştirilmiş hünerli savaşçılardı. Ancak en büyük mücadelelerini henüz vermemişlerdi… Sly Cooper ve Infamous serileri ile bilinen Sucker Punch Productions 2015 yılından bu yana geliştirdikleri projeleri Ghost of Tsushima‘yı nihayet tamamladı ve oyunseverlerin beğenisine sundu. Feodal dönem Japonya’sında geçen oyun stüdyonun şu ana kadar geliştirdiği en büyük oyun olma niteliğini taşıyor. Türkçe dil desteği ile PlayStation’a özel olarak gelişitirilen Ghost of Tsushima inceleme yazımızda oyunun dinamiklerinin yanısıra baz aldığı ülke ve kültürü hakkında da mümkün mertebe bilgilendirici olmaya çalışacağız.

 

At Binenin, Kılıç Kuşananın

1274 yılında Japonya’ya bağlı Tsuşima Adası’nda geçen hikayemiz açlışını amansız bir Moğol istilası ile yapıyor. Ana karakterimiz, Sakai Klanı’nın hayatta kalan son varisi olan Jin, dayısı Şimura Bey‘in önderliğinde 5 klanın elit savaşçılarından oluşan 80 kişilik bir samuray ordusu ile moğolların karşısına dikilir. Ancak vahşi ve kurnaz Moğollar tarafından yenilgiye uğratılırlar. Ağır yaralanan ve öldü sanılan Jin savaş meydanında terk edilirken, Şimura Bey tutsak alınır. Jin’in yardımına savaştan geriye kalanları yağmalamaya gelen hırsız Yuna yetişir. Jin’i adeta tekrar hayata döndüren Yuna, ona kılıcını ve atını geri almasında yardımcı olur. Bu karşılaşma ayrıca Jin’in savaşın çehresini değiştirecek bir konuyu fark etmesini sağlar: Her problemin çözümü kafa kafaya çarpışmak değildir. Jin, şerefi uğruna ölmeye hazır bir samurayken, ülkesi ve tutsak edilen ailesini kurtarmak uğruna neleri göze alacak? Jin’in serüveni sadece bir bağımsızlık öyküsü değil. Aynı zamanda savaşın harareti içinde kavrulmuş bir kahramanın ruhunun derinliklerinde, doğru ve yanlışın grileştiği bir arınma öyküsü.

Oyunun başlangıçta bize sunduğu en ilginç özelliklerden biri yolculuğumuz boyunca bize eşlik edebileceğimiz atımızı belirli bir ölçüde kişiselleştirmemize izin vermesi. Yuna ile Moğolların arasından sıvışırken ahırda bulacağımız samuray atlarından birini seçmemiz isteniyor. Kara, kır ve benekli olmak üzere üç tip olan atlardan birini aldıktan sonra şu isimlerden birini atımıza veriyoruz:

Nobu Güven
Sora Gök
Kage Gölge

Oyun boyunca dpad’den sol tuşa basarak yanımza çağırabileceğimiz bu sadık ata verdiğimiz isimle hitap ediyor Jin. Bir nevi Witcher’da Geralt’ın Roach’u yerine size iki alternatif daha verildiğini düşünün. Ben gölgelerin içinden ölüm yağdıracak bir hayalet olacak olmanın etkisi ile kara at ve Kage kombinasyonunu uygun gördüm.

Aşılacak Dağ: Hotun Han

“Adım Hotun’dur. Kubilay’ın amcaoğlu, Cengiz’in torunu. Kardeş. Bellidir ki yiğit kişisin. Bir ömür kılıç kuşanıp nicelerinin hayal bile edemeyeceği zaferlere ermişsin, doğru mudur? Peki sen pusatını bilerken ben nasıl hazırlandım, bilir misin? Öğrendim. Dilinizi, törenizi, inançlarınızı öğrendim. Hangi köyü tutup, hangisini yakacağımı öğrendim. Şimdi sana bir daha sorarım samuray. Aman dileyecek misin?” 
– Hotun Han

Oyunun senaryosunu tanıtmışken en hoşuma giden unsurlardan birine özel bir paragraf ayırmak istedim. Oyunun baş kötüsü diyebileceğimiz, ancak kendi amacı uğrunda gösterdiği azim ve kurnazlığı gözlemledikçe sevip, sayacağınız bir kumandan var karşınızda. Tarihte de yazıldığı üzere güçlü ordusu ile Asya’da bir çok millete zorlu dönemler yaşatan Moğollar oyun boyunca karşınıza çıkacak ve çarpışacaksınız. Ancak Hotun Han karakteri güçlü bir düşman olmasının yanısıra politik zekasıyla da öne çıkıyor. Oyunun başlarında ana direnişi kırdıktan sonra Hotun Han’ın ülkenin umudunu dayayacağı bir lideri tutsak edip kendi safına çekmeye çalışması, halkı direnmemeye ikna etmesini isteyerek onu politik bir kukla haline getirmeye çalıştığını gözlemleyeceksiniz.  İlerleyen kısımlarda ise sizi çok daha şaşırtacak, dostun düşmanın ayrımını daha da derinden anlamanızı sağlayacak eylemleri olacak. Spoiler vermeden bu kadar değinebilmiş olsam da kendisine buradan saygılarımı sunuyorum.

Yeni Ufuklar

Biraz geriye saralım ve sizi giriş ekranında karşılayacak bazı seçeneklerden bahsedelim.
Oyun bize 3 ayrı zorluk seçeneği sunuyor: Kolay, orta ve zor. Açık dünya aksiyon oyunlara biraz bile aşinasysanız kolayı direkt eleyin. Orta hikayede pek tökezlemeden ilerlemenize olanak sağlasa da karakteriniz geliştikçe mücadelelerin biraz rahatladığını fark edeceksiniz. Oyunda zorluk artışı düşmanın sağlık barını değiştirmiyor. Düşmanın daha agresif saldırmasını, gizlendiğinizde sizi daha rahat bulabilmeleri gibi durumları etkiliyor. Özetle mücadeleyi seven bir oyuncu direkt zor ile başlayabilir. Hikayeyi de sindireyim, rakip de biraz direniş göstersin diyen bir oyuncu ise orta ile başlayıp karakterin ekipmanlarını belirli bir seviyeye getirdikten sonra zora geçiş yaparak tempoyu yüksek tutabilir.

Zorluğu seçtikten sonra karşınıza 3 farklı ‘tecrübe’ seçeneği çıkacak. Malum oyun ağır şekilde Japon kültürüne dayalı. Geliştirici stüdyo Sucker Punch Productions ise Amerikan bir stüdyo olduğu için ilk tanıtımlarda gördüğümüz İngilizce dublaj oyunun bize sunduğu ilk seçenek. Onu takiben erişebileceğiniz, size daha otantik bir tecrübe yaşatacak olan Samuray Sineması seçilirse oyunu Japonca dublaj ile oynuyorsunuz. Üçüncü ve en ilginç seçenek ise Kurosava Modu. Samuray filmleri ile ünlü ünlü Japon yönetmen Akira Kurosava’nın anısına hazırlanan bu modda ise dönemin sinema filmlerine uygun olarak gibi siyah beyaz filtreleme, film makarası eskitmesi ve ses eskitmesi gibi efektler eşliğinde, adeta bir samuray filmi izliyor gibi oynayabiliyorsunuz.

Yüreğine Kuvvet

“Bize yol gösteren erdemleri sayasın.”
“Beyimize itaat, duygularımıza hakim olmak… Şeref”
“Şeref sence ne demektir?”
“Kendini koruyamayanları korumaktır”
– Genç Jin ve dayısı Şimura Bey arasında bir diyalog

Çocukluğundan bu yana er meydanında güneş gibi parlaması için eğitilen Jin, Moğol istilası sonrası deneyimlerinden sonra savaşın bir de karanlık tarafı olduğunun farkına varıyor. Oyun da bu doğrultuda bize iki ayrı oynanış şeması ve buna bağlı yetenekler sunuyor.

Ana oynanış dinamiklerinden başlarsak. Samuray doğası gereği Jin bir kılıç ustası. Çarpışmalarda kare ile hızlı, üçgen ile ağır ve savunma kırıcı saldırılar yapabiliyor. Oyun boyunca öğrendiği ve belirli düşman türlerine üstün gelen 4 farklı kılıç tutuşu var. L1 tuşuna basılı tutarak savunma alıyorsunuz.  Saldırı geldiğinde son anda L1’e basarsanız savuşturma yaparak düşmanın dengesini bozup etkili darbeler indirebiliyorsunuz.

Yuvarlak tuşu genel olarak saldırılardan kaçmaya yarıyor. Özellikle başlarda saldırısı bloklanamayan düşman tiplerine karşı sıkça kullanacaksınız bu tuşu. Yetenek ağacında uygun geliştirme yapıldığında yerde takla da atabiliyorsunuz (Souls oyunu tadında)

Kuşandığımız yayı L2 tuşu ile kaldırıp R2 tuşu ile atış yapıyoruz. Oyunda biri senaryo ile gelen, diğeri ise gizli görev ile açılabilen iki ayrı yay bulunmakta. Yine bitirdiğiniz görevlere bağlı olarak farklı ok türleri de açabiliyorsunuz.

Gizlilik tarafında ise işler daha karanlıklaşıyor. Öncelikle touchpad’e basarak aktif edebildiğiniz bir dinleme modu var. Bu modda Jin yere çömelerek kulağını çevreye veriyor ve düşmanları kırmızı aura halinde görebiliyoruz. Buna alternatif olarak R3  (sağ analog) tuşu ile de gizlilik moduna girmemiz mümkün. Eğilerek ilerlediğimizde daha az ses çıkartıyor ve çevredeki uzun bitki örtüsü içinde kamufule edebiliyoruz. Bu şekilde farkımıza varmayan düşmanı kare tuşu ile tek hamlede gafil avlamamız mümkün.

Jin’in serüveni boyunca elde edeceği çeşitli menzilli silahlar, patlayıcılar ve tuzaklar da mevcut.  Kunai, hatta zehirli dart gibi daha çok ninjalar ile özdeşleştirilen suikast silahlarına da oyun ilerledikçe erişebilir olacaksınız. Her biri oynanışa yeni stratejiler katmakta ve zenginleştirmekte.

Destanım Yayılır Dört Bir Yana

Oyunda karakterimizin sağlık ve azim dışında yükselebilir bir değeri yok. Sağlık düşmandan alabileceğiniz azami zararı belirleyen standart faktör. Azim ise darbe aldıkça kendinizi iyileştirebildiğiniz, hatta sağlığınız bitip yere yıkıldığınız an ayağa kalkabilmek için kullandığınız bir değer. Ayrıca oyunda öğrenebileceğiniz bazı özel teknikleri de yine azim harcayarak kullanabiliyorsunuz. Düşmanlarla çarpıştıkça dolan bir destan barımız var. Ghost of Tsushima’da destan sistemi aslında numaralandırma yerine kelimelere başvurulmuş bir seviye sistemi. Yıkık samuray olarak başladığınız oyunda düşman kestikçe ya da görevleri tamamladıkça destanımız büyüyor (diğer deyişle tecrübe kazanıyoruz) ve yeni ünvanlara kavuşuyoruz (yani seviye atlıyoruz). Nümerik ve ruhsuz bir seviye sistemine kıyasla daha fiyakalı durmakta. Öte yandan her ünvanda kazanabileceğimiz belirli sayıda yetenek puanı var. Yetenek ağacı sistemi ucundan kıyısından rol yapma elementlerine sahip hemen her oyunla aynı. Belirli ana dallar ve oradan detaylanan yan dallar mevcut.

Oyundaki yetenekler 3 ana başlık altında toplanmış:

Samuray

Adından da anlaşılacağı yakın dövüş, kılıç teknikleri ve keşifle alakalı yetenekler Samuray başlığı altında. Kendi içinde dört kola ayrılıyor;
Sektirme Kılıç savuşturması, azim kazancı odaklı yetenekler içerir.
Atlatma – Takla atma gibi çevik hareketler üzerine kurulu yetenekler içerir.
Destansı – Belirli görevler tamamlanarak elde edebileğiniz efsanevi yetenekleri içerir.
Keşif – Rüzgarın gücünü kullarak* haritada gizlenmiş  çeşitli şeyleri bulmanızı kolaylaştırır.

*Rüzgar kullanımı hakkında detaylar yazının devamında yer alacak.

Duruşlar

Kılıç tutuşları ile ilgili ek komboları bu başlık altından geliştiriyorsunuz.
Oyunun başlangıcında sadece bir duruşumuz açık. Yenilerini açmak için Moğol liderlerini gözlemlemeli ya da yenmelisiniz.
Açılma sırasına göre duruşlar şu şekilde:
Kaya Duruşu – Kılıç kullanan rakibe karşı üstündür.
Su Duruşu – Kalkan kullanan rakiplere karşı üstündür.
Rüzgar Duruşu – Mızrak kullanan rakiplere karşı üstündür.
Ay Duruşu – İri kıyım, saldırısı bloklanamayan rakiplere karşı üstündür.

Hayalet

Gizlilik esnasında kullanacağınız silahların yanısıra düşmanı daha etkili öldürme üzerine yetenekler içerir.
Hayalet Silahları – Sırasıyla kunai, barut bombası, sis bombası, yapışkan bomba ve rüzgar çanı. Her destan seviyesinde bir tanesi seçerek açabildiğiniz bu silahların alt yeteneklerini aktif ederek daha etkili hale getirebilirsiniz. Örneğin sis bombası ilk aşamada sadece dikat dağıtan bir silahken sonraki seviyelerde düşmanı kör ederek suikaste uygun hale getirebilir, hatta karakterinize sağlık kazandıran bir duman çıkarmasını sağlayabiliyorsunuz.

Evrilen Taktikler – Jin’in serüveni boyunca geliştirdiği yeni savaş taktikleri genel olarak bu kategoride yer alıyor ve açıkçası her biri hakkında kısa da olsa bilgilendirme yapmam iyi olacaktır:

Sağlık tazeleme: Bir azim harcayarak karakterimizin bir miktar sağlık kazanmasını sağlıyoruz. Geliştirdiğiniz zaman demir irade açılıyor ve bu sayede sağlığınız bitip yere devrilirseniz düşman size bitirici bir darbe vurmadan önce ayağa kalkabiliyorsunuz.

Teke tek dövüş: Evrilen taktiklerin şüphesiz en eğlenceli ve işinizi kolaylaştıranlardan biri olan teke tek dövüş, menzilde gördüğünüz ancak henüz çatışmaya girmediğiniz rakiplerinize meydan okuyup düelloya davet etme hakkı veriyor. Üçgen tuşuna basılı tutarak rakip size saldırdığı an bırakırsanız tek hamlede düşmanınızı öldürebiliyorsunuz. Seviyesini yükseltirseniz peşpeşe üç kişiye kadar bu şekilde üstünlük kurabilir, ileride bulacağınız bir zırh setinin özelliği ile bu sayıyı beşe kadar çıkartabiliyorsunuz (hatta bu şekilde kazanabileceğiniz bir de trophy var).

Okçuluk: Geliştirdiğiniz zaman konsantrasyonunuz kuvvetleniyor ve yay gerdiğinizde R3 tuşuna basarak zamanı yavaşlatabiliyor, daha isabetli atışlar yapmanız kolaylaşıyor. Özellikle gamepad ile nişan almakta zorlanan oyuncular için işe yarar olabilir.

Suikast: Düşmanları sessizce öldürmemizi sağlar. Bu sekme altındaki yetenekleri geliştirdiğimizde peşpeşe üç rakibe kadar zincirleme suikast yapmamız mümkün oluyor. Gizlilik üzerine oyun kuranlar için ilk alınması gereken yeteneklerden.

Keskin kulak: Toucpad’e basarak çevredeki düşmanlara kulak kabartıyor ve yerlerini kırmızı aura olarak görüyoruz. İlk geliştirme daha uzak mesafeyi algılamamızı sağlarken sonraki geliştirmede bu moddaki hareket hızımız artıyor. Son seviyede aktif olacak katil içgüdüleri ile suikast yapacağınız düşmanı diğerleri duyar mı duyamaz mı tarzında ipucu veren özel bir aura ortaya çıkıyor. Bu sayede kalabalık bir düşman kampında en sessiz ve ölümcül suikast planlarınızı kurabilirsiniz.

Bu yeteneklerin yanısıra hikaye ile birlikte açılacak iki yetenek dalımız daha var. Oyunun ilerleyen kısmında açıldıkları için süprizini kaçırmak istemiyorum.

Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım

Jin’in hikayesi er meydanında varını yoğunu kaybetmesi ile başlıyor. Ancak geride kalanlar ve yolculuğu boyunca karşısına çıkacak yiğitler hala bu coğrafyada gezinmekte. Tabii savaş ana gündem olsa da her birinin kendi derdi mevcut.

İşikava Usta: Jin’e yay kulanmayı öğreten büyük bir okçuluk ustası. Maalesef en iyi öğrencisi Tomoe ile büyük bir problem yaşamış ve öğrencisi artık Moğol askerlerine eğitim vererek onuruna leke sürmüş. Jin’e dayısını ve ülkesini kurtarmakta yardımcı olmak ister ancak aklı hep öğrencisinde… O size yardım ederken sizin de ona Tomoe’nin izini sürmesinde yardımcı olmalısınız.

Masako Hanım: Büyük bir kılıç ustası olan Masako Hanım büyük bir yas içinde. Moğol istilasının yarattığı karmaşadan istifade edip klanını ve ailesini katleden katillerin peşinde. Katillerin kendi milletinden oluşu ise ayrı bir acı kaynağı. Jin’in Masako Hanım’dan yardım alması için intikam yolculuğunda onun yanında olması gerek.

Yuna: Öykünün başında bizi ölümden döndüren hünerli hırsız. Tek isteği çok önem verdiği kardeşi Taka’nın Moğol tutsaklığından kurtarılmasıdır. Demirci olan Taka davamızda bize yardım etme potansiyeli de taşımaktadır.

Kenji: Hafif üçkağıtçı yapıda olsa da Moğollar ile arasını iyi tutup bize çaktırmadan yardımcı olan bir tüccar. Özünde iyi biri sayılır.

Savaşçı Keşiş Norio: Yoldaşlarına yardımcı olmak için tapınağından ayrılmış koca yürekli bir savaşçı. Mızrağını büyük bir hüner ile kullanır.

Hasır Şapkalılar: Gizemli bir savaşçı topluluğu. Bir klana ya da efendiye bağlılıkları yok, yani ronin statüsündeler. Jin’in mücadelesinde bu gizemli yiğitlere ulaşmaya çalışırken geçmişinden sürpriz bir şahısla karşılacak.

Ana görevlerimizin yanısıra Jin diğer dostlarının mücadelelerine de dahil olup onları amaçlarına ulaştırabilecek. Ana görevler haritada sarı işaretle kendilerini belli ediyorken dostalarımızın görevleri ise beyaz imlece sahip. Bir de mavi renkli görevlerimiz var. Bunlar da destansı görevler. Haritanın belirli bölgelerinde karşınıza çıkacak ozanların size aktardığı destanlara kulak vererek çok özel kıyafet setleri, silahlar ve savaş teknikleri keşfedebilirsiniz.

Rüzgarın Götürdüğü Yere Git

Açık dünya oyunlar yapıları gereği oyunculara yönlerini bulmalarında yardımcı olacak çeşitli mekanikler içerir. Yeri gelir bu bir ışık hüzmesi, bazen doğru yolun aydınlatılması, bazen takip edilmesi gereken bir ok şeklinde olur.
Ghost of Tsushima şu ana kadar gördüğüm en doğal navigasyon sistemine sahip açık dünya oyunu olabilir. Seçtiğiniz görevi rüzgarın esiş yönünü takip ederek bulabiliyorsunuz. Parmağınızı touchpad’de yukarı doğru kaydırdığınızda rüzgar estirebiliyorsunuz. Böylelikle manzarayı baltalayan hiç bir suni imleç olmadan, haritaya ikide bir bakmadan görevinizin yerini rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Ayrıca çok yakınlarınızda  keşfedilecek bir şey varsa altın bir kuşu havada süzülürken görüyorsunuz. Kuşu takip ederek de bulunması gereken yere ya da objeye yaklaşabiliyorsunuz. Sucker Punch’ı buldukları bu organik çözüm konusunda gerçekten tebrik ediyorum.

Touchpad ile yapabildiğiniz bir diğer havalı şey ise sola kaydırma ile flüt çalma. Belirli melodiler ile hava durumuna da etki edebiliyorsunuz. Duruma göre gizlilik, duruma göre sadece manzara etkisi için kullanılabilir.  Mezarlıklarda bulabileceğiniz cırcırböceği kafesleri ile yeni melodiler öğrenebiliyorsunuz. Touchpad’in sona kalan diğer iki fonksiyonu da sağa çekip kılıcı kınına sokma (Jin kılıcı kanlı ise kınına sokmadan önce havalı bir hareketle kanı temizliyor), aşağı kaydırarak eğilerek selam verme. Oyun üzerinden çok etkisi olmayan, daha çok estetik olarak oyuna eklenmiş mekanikler.

Türkçe Desteği

PlayStation’a özel çıkan çoğu oyunda olduğu gibi Ghost of Tsushima için de Sony Türkçe destek sunmuş durumda. Oyun çok eski bir dönemde geçtiği için çeviri ekibi de eski Türkçe tarzında bir üslup uygun görmüş ve bu yapıda bir oyun için çok uygun, atmosfere uygun bir seçim olmuş. Zaten yazıyı buraya getirene kadar kenara köşeye oyundan alıntıladığı bazı diyalogları serpiştirdim. “Pusatını kuşanasın yiğit! Düşman amansızdır” gibi metinler sizi adeta o döneme ışınlıyor.  Son dönem çok ihlal ettiğimiz bir kural olan yabancı kelimelerin okudunuğu gibi yazılması konusuna da çok özen gösterilmiş. Tsushima, Tsuşima olmuş mesela. Oyunu oynadıktan sonra uzun bir ara verdiğim bazı kitaplara dönme isteği uyandı bende. O kadar kaliteli ve temiz bir çeviriden bahsediyoruz yani.  Ekibin ellerine sağlık.

Performans

PlayStation 4 artık kapanışını yapmak üzere olan, yaşlı bir konsol. Ancak Sucker Punch optimizasyon konusunda çok iyi bir iş çıkarmış. İlk dikkatimi çeken şey tüm PlayStation 4 modellerinde ortak ddeneyim edebileceğiniz yükleme süresi. Malum, açık dünya oyunlarda çok fazla veri işlenir ve özellikle ilk açılışlarda ya da hızlı seyahatlerde uzun yükleme süreleri karşınıza çıkardı. Ancak Ghost of Tsushima’da yüklemeler inanılmaz kısa sürede tamamlanıyor. 5400RPM hdd’li bir sistemde yeni bir oyunda bunu başarmak gerçekten büyük başarı. Onun haricinde PlayStation 4 ve Pro modelleri 30 fps performans sunabiliyor. Zaten bu nesil büyük yapımlarda maalesef standart hale gelen bir şey. PlayStation Pro’da tabii 4k çözünürlük bonusumuz mevcut.

Muhtemelen oyun PlayStation 5 çıkışı ile alacağı performans güncellemesi sonrası yeni nesil konsolda yükleme ekransız ve 4k / 60 fps şekilde oynanabilir olacak. Bu konu hakkında resmi açıklama geldiğinde haberini sizinle paylaşacağız.

Batar Güneş Ufukta, Kılıcım Kınında

Ghost of Tsushima uzak doğu kültürüne ilgi duyanların uzun zamandır aradığı ilaç olabilir. Mabetleri, köyleri, kaleleri, kendine has doğası ince ince ince işlenmiş, boğucu olmayan ve keşfettikçe oyuncuyu ödüllendiren güzel bir dünya kurgulanmış. Eski nesil samuray filmi tadında bir estetik, akıcı dövüş sistemi ile içinde bir 50 saat kaybolabileceğiniz güzel bir oyun ortaya çıkarmış Sucker Punch. Belli başlı kusurları yok değil. Ara sıra buglar yaşanabiliyor, görseller yakın dönem çıkmış ve aynı kulvarda olmasalar bile maalesef bol bol kıyaslanacağı Last of Us 2’nin biraz gerisinde. Ancak oyunumuz genele vurduğumuzda çok eğlenceli bir deneyim sunacak ve sizi mutlu edecek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz