Özellikle 90’lı yıllarda Türk TV’lerinde sıkça karşımıza çıkan bir ikilidir Bud Spencer ve Terence Hill. Asıl isimleri  Carlo Pedersoli ve Mario Girotti olan İtalyan oyuncular ikonik karakterleri ile birbirlerini o kadar iyi tamamlıyorlardı ki… Eski bir yüzücü olan Bud, iri cüssesi, olaylara sade bakış açısı ve kodu mu oturtan yapısı ile dikkatleri çekerken Terence ise çevik yapısı, kurnazlığı ve kadınlara düşkünlüğü ile öne çıkıyordu. Kah polisiye, kah western türde filmler ile karşımıza çıkan ikilinin filmleri ağırlıklı olarak komedi ve bolca kavga sahnesi içerirdi. Belki de onları bu kadar sevmemizin bir nedeni de budur, en nihayetinde biz de Cüneyt Arkın, Kadir İnanır gibi aktörlerin bu tarz çokça filmine aşinaydık. Son filmleri 1994’te çekilen bu fırtına ikili geride güzel anılar bıraktı.  Bu anılara sahip çıkma misyonunu yüklenmiş olan küçük bir geliştirici ekip olan Trinity Team ise nostalji değeri yüksek, kusurlarına rağmen eğlenceli oyunları ile huzurlarımızda.  Bud Spencer & Terence Hill – Slaps And Beans inceleme yazımızı oyunun Nintendo Switch sürümünü deneyim ederek hazırladık.

 

 

Nostalji Seviyesi 9000’in Üzerinde!

Slaps and Beans filmleri iyi bilen oyuncuları henüz giriş ekranından tavlayabilecek bir potansiyele sahip. Pixel art görseller eşliğinde Bud ve Terence’in filmlerine beste yapmış Oliver Onions’ın Bulldozer adlı parçası kulaklarınızın pasını alıyor. Bu sürprizin oyunun giriş ekranı ile kalmadığını, geliştirici ekip Trinity Team’in filmlerin lisanslı parçalarından 16 tanesini oyuna eklemiş olduğunu not düşelim. Öte yandan oyun yine bu giriş ekranında bize ilk çelmesini takıyor. Küçük bir detay ama hemen her oyunda onay için kullanılan A tuşu yerine B tuşuna basmamız isteniyor. “Peki!” diyor ve oyunumuza başlıyoruz. Şaşırtıcı olmayacak bir şekilde oyun bizden Bud veya Terence arasında seçim yapmamızı istiyor, bu esnada da kontrol şemasını gösteriyor. Oldukça yalın olan kontroller X tuşu ile hafif / hızlı saldırı, B tuşu ile ağır saldırı, X tuşu ile tutma, A tuşu ile blok / savuşturma tuşları ile klasik beat’em up oyunlara oldukça benzerlik göstermekte. Bir de şemada belirtilmemiş ama R tuşu ile koşabiliyoruz.

 

Filmlere oldukça sadık kalınarak karakterlerden Bud, sert vuran abimiz. Özellikle savuşturma hareketleri çok keyifli olmuş, rakibiniz tam size vurmak üzere iken A tuşuna basarak kendi yumruğu ile düşmanınızı dövebilir, iki tipi kafalarından tutup birbirine tokuşturabilirsiniz. Favorim ise kısa bir an yere çöküp sonrasında hızla doğrularak rakiplerinizi etrfa savurduğunuz hareket. Bunların haricinde ağır saldırı ile düşmanın kafasına soğan kırar gibi bir hareketle yıldızları saydırabilir, koşarken saldırı tuşuna basıp kalabalık gruplara etkili bir saldırı yapabilirsiniz. Terence ise daha çok düşmanı şamar oğlanına çevirme üzerine kurulu, seri hareketlere sahip. Tıpkı filmlerdeki gibi oradan oraya sıçrayıp çevikliği ile düşmanları bertaraf eden Terence aynı zamanda belirli yerlere tırmanma özelliğine sahip. Bu şekilde oyunda ara sıra karşımıza çıkan bazı küçük bulmacaları çözebiliyorsunuz. Eğer iki kişi oynamıyor, ya da Terence’in kontrolüne sahip değilseniz yapay zeka başarılı bir şekilde Terence’in yapması gereken eylemleri tamamlıyor.

 

Çift Vurup Tek Saymak

 

Slaps and Beans, ortalama bir beat’em up oyun ne kadar hikaye anlatma derdi güdüyorsa o kadarını sunuyor. İlk filmlerini çeken Bud ve Terence çeklerini almaya gittiklerinde yönetmenin asistanı Sofia’nın kaçırılmasına şahit oluyorlar. Sofia’ya zaten abayı yakmış olan Terence’a parasını almaya son derece kararlı olan Bud zoraki olarak katılıyor ve ikili absürt ve bolca adam pataklayacakları bir maceraya atılıyor. Toplamda 13 bölüme dağılmış olan oyun boyunca filmlerden devşirilmiş bolca nostaljik öğe ile de karşılaşıyoruz. Buraya kadar bir problemimiz yok… Ta ki ilk mini oyunumuz ile yüzleşene kadar.

Slaps and Beans belirli noktalarda kazanmamız mecburi olan bazı mini oyunlar sunuyor bize. Bunlardan ilk katılacağımız araba yarışında direksiyonu kimin kullanacağını belirlemek için girdiğimiz sosis yeme yarışması. Ritim oyunu tadında, size gösterilen tuşlara doğru anda basma üzerine kurulu bu oyunda rakibimizden fazla puan toplayamazsak “game over” ekranı geliyor. Şaka gibi ama değil. İşin daha da fenası rakibimiz olan yapay zekanın neredeyse hiç hata yapmadan sürekli puan toplaması. Özellikle Yakuza serisi ve karaoke seansları sağolsun, bu tür mini oyunları iyi denebilecek düzeyde oynayabilen biri olarak 4 denemede zor geçebildim; şimdiden bol sabır diliyorum o kısmı oynayacaklara. Neyse ki acımasız olarak nitelendirebileceğim bir zorluğa sahip tek mini oyun bu. Oyunun devamında karşınıza çıkacak 45 derecelik açılar ile kontrol ettiğimiz araba yarışı, motorsiklet ile kovalamaca ve gizlilik temalı mini oyunlar çok kolay olmayan ama en azından daha adil yapıdalar.

Teknik Mevzular

 

Switch’in handheld ile dock modu arasında herhangi bir fark gözlemlemediğim Slaps and Beans piksel grafiklere sahip olduğu için bataryaya da pek abanmıyor, yani handheld oyun deneyimi için oldukça ideal.

Oyunun iki adet teknik kusuru bulunmakta. Bunlardan ilki zaman zaman olabilen donma durumu. Bölüm geçişlerinde iki kez, oyun içinde ise bir kez bu sorun ile karşılaştım. Bu problem ile karşılaştığınız zaman home tuşu ile Switch menüsüne dönüp oyunu kapatmak dışında yapabileceğiniz bi şey yok.  Neyse ki oyunun otomatik kayıt sistemi sayesinde çok fazla zarar yaşamadım. Sadece kaldığım bölümü baştan oynamam gerekti. İkinci teknik kusur ise piksel tabanlı bir oyundan hiç ummadığım bir durum olan kare sayısında düşüş. Hareketli objelerin çoğaldığı bazı sahnelerde ve Beach adlı bölümün tamamında yaşadığım bu durum oyunu oldukça ağır bir hale getirerek keyfinizi baltalama potansiyeline sahip. Umarım bir yama ile her iki probleme de bir el atar Trinity Team.

 

Bud Spencer & Terence Hill – Slaps And Beans kusurlarına rağmen keyifli denebilecek, ancak vurucu noktası nostaljik değeri olan bir oyun. Bud ve Terence ikilisinin filmlerine ne kadar aşina iseniz alacağınız keyif o kadar katlanacak. Eğer bu durum sizin için bir anlam ifade etmiyor ise ortalama bir beat’em up oyun ile karşı karşıyasınız maalesef. Ancak bu oyunun kötü olduğu anlamına gelmiyor, öyle diyenin de kafasında Bud abim soğan kırsın.