
2017 yılında Tarsier Studios tarafından piyasaya sürülen Little Nightmares, minimalist hikaye anlatımı, eşsiz sanat tasarımı ile dikkatleri üstüne çekmiş bir platform / korku oyunuydu. Asimetrik ve çarpık tasarımlara sahip, kısa bir süre bakması bile rahatsız edici figürler tarafından sürekli kovalandığımız oyunların ayrıca çok gizemli bir atmoferi ve her anında kafamızda yeni sorular oluşturan tuhaf bir hikayesi vardı. İkinci oyunun ardından Tarsier yeni projeleri ReAnimal’a doğru yelken açarken bayrağı Until Dawn ve The Dark Pictures Anthology adlı korku oyunları ile tanınan Supermassive Games devraldı. Seride ilk kez co-op oynanış da içerecek olan Little Nighmares 3 inceleme yazımızda adı minik, tesiri devasa kabuslarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Aynanın ötesindeki diyarlar
Gündelik hayatta en çok karşımıza çıkan obje muhtemelen aynalardır. Çoğu yatak odasında bulunur, her sabah uyandığımızda banyoda bizi ilk selamlayan yine aynamızdır. Baygın gözlerimizi kendisine (ve kendimize) odaklanır, kim olduğumuzu hatırlar ve kendimize biraz çeki düzen veririz. Aynalar aynı zamanda bizimkinden öte bir dünyaya açılan kapılar gibidir, limiti ise sadece hayal gücümüzdür. Little Nightmares 3 de önceki oyunlardaki gibi bize hiçbir şey açıklamadan hikayesinin açılışını yapıyor. Karakterlerimiz Low ve Alone kırık bir aynanın önünde kendilerine geliyor ve tekinsiz bir çöl şehrine adım atıyor. Oyunda yine çoğu şeyi çevresel bir hikaye anlatısı ile anlamamız bekleniyor. Şehirde taşa dönüşmüş figürlerin arasından bir süre dolandıktan sonra ilk belamız dev bebek peydah oluyor ve her şeyi taşa çevirenin o olduğunu anlıyoruz. Oyunun demosunda da tecrübe edebileceğimiz bu kısım buzdağının sadece görünen tarafı. İlk kaçışımız ardından farkediyoruz ki karakterlerimizden Alone, aynaları kullanarak farklı lokasyonlara geçiş yapabiliyor. Her geçiş yapılan diyar bize bambaşka bir atmosfer, bambaşka tehditler sunarken ikili sıkı bir işbirliği ile bu zorluklara göğüs gererek bir yere ulaşmaya çalışıyor… ama nereye?
Little Nightmares 3 tamamen farklı bir stüdyonun elinden çıkmış olmasına rağmen sanat tarzı ve oynanışından hiç ödün vermemiş. Klasik hareket şemamıza ek olarak seçeceğiniz karaktere bağlı olarak iki yeni fonksiyon eklenmiş. Tulumlu ve kızıl saçlı karakterimiz Low, ingiliz anahtarını kullanarak kaba güç gerektiren eylemleri gerçekleştirebiliyor. Örneğin kırılabilen ahşap yapıları parçalayabiliyor veya bazı mekanizmaları çalıştırabiliyor. İkinci oyundakini andıran bazı ufak çaplı çatışmalarda da düşmanları etkisiz hale getirebiliyor. Karga maskeli ve pelerinli karakterimiz Alone ise yay ve ok kullanarak erişilmesi zor bazı mekanizlara ateş ederek çalıştırabiliyor ve Low’un kapıştığı minik tehditleri okuyla sersemletebiliyor. Bunlara ek olarak bölümlere özel geçici mekanikler de karşımıza çıkabiliyor. Örneğin ilk bölümde rüzgarı kullanarak kendimizi yüksek yerlere çekebilen bir şemsiyemiz oluyor veya sonraki bölümde bir el feneri ile karanlık bölgelerde ışığa hassas böcekleri kovalayabiliyoruz. Genellikle bir objeye bağlı olan bu geçici mekanikler diğer içinde bulunduğumuz bölümdeki aynaya ulaşmamızla birlikte geride kalıyor. Little Nightmares genel olarak oynanışı ile öne çıkan bir oyun olmasa da bu tarz yeni şeyler denenmesi hoş olmuş.
Yamuk kabuslar
Tarsier Studios’un geliştirdiği ilk iki oyun sıradışı tasarımları ile akıllara kazınmıştı. Çoğu insan olmasına karşın insan demeye bin şahit isteyen çarpık, yamuk ve rahatsız edici derecede bozuk vücut orantılarına sahip tipler oyunculara gerçekten kabus gibi bir deneyim yaşatmayı başarıyordu. Aynı şekilde çevre tasarımları da aynı derecede tuhaf bir sanat eleğinden geçirilmişti. Ağrılıklı olarak hayat belirtisi taşımayan mekanlar da bize resmen diken üstünde oturuyor hissi veriyordu. Oyunu deneyim edene kadar en çok merak ettiğim konu, oyunlarındaki hiper realist tarzları ile bilinen Supermassive Games’in bu sürreal yapıyı ne derece yakalayabileceğiydi. Dürüst olmam gerekirse demoda da görünen ilk bölge Necropolis’te tam anlamıyla şüphelerim geçmedi. Ancak devamında yer alan bölümler, özellikle Carnavale adlı sirk temalı bölümde “Tarsier Studios’un kendisi bile ancak bu kadar yapabilirdi” dedim. Evet, tebrikler Supermassive Games, muzzam iş. Başka bir geliştiricinin elinden çıktığını bilmeyen oyuncuların ilk iki oyun ile üçüncüsü arasında farkı hissetmeleri neredeyse imkansız. Her şey çok özenle, orijinal oyunların tadında inşa edilmiş ve üzerine bir şeyler eklenmiş. Devrimsel yenilikler beklemeyin, ama ilk iki oyunun altında kalan tek şey de yok.
Little Nightmares 3’ün PlayStation 5 Pro’da deneyim ettik. Oyun konsollarda beauty ve performance adı altında iki grafik seçeneği sunuyor. Beauty yüksek çözünürlük ve saniye başı 30 kare hedeflerken performance çözünürlüğü biraz kısarak performansı 60 kareye çıkartıyor. Oyunu test ettiğim LG OLED C serisi televizyonda çözünürlük farkı görsellerde çok etkili olmadı. Alan derinliği gibi sinematik efektler her iki modda da aynı. Özellikle anlık hamlelerinizin büyük önem taşıdığı kaçış ve platform sekanslarında 60 karenin çok önemli olduğunu da hesaba katarsak performans modu konsollarda bu oyunu deneyim etmek için en ideal seçenek.
PC tarafında ise gereksinimler şu şekilde:
Minimum (Low 1080p 60fps için):
-
- İşlemci: Intel Core i5-6500 ya da AMD Ryzen 3 1200
- Bellek: 8 GB RAM
- Ekran kartı: Nvidia GeForce GTX 1060 ya da AMD Radeon RX 580
Önerilen (High 1080p 60fps için):
-
- İşlemci: Intel Core i5-8400 ya da AMD Ryzen 5 1600
- Bellek: 12 GB RAM
- Ekran kartı: Nvidia GeForce RTX 2080, 8 GB ya da AMD RX 6800
Geneliyle beğendiğim oyunda birkaç şikayetim de oldu tabii. Öncelikle co-op çok eğlenceli ve belki oyunu sevdiğiniz arkadaşlarınızla tekrar oynamanıza bahane olacak bir fonksiyon. Ancak bu modu sadece çevrim içi oynanışa koymaları çok talihsiz olmuş. Oyunu zaten ağırlıklı olaraka iki karakteri aynı ekranda görerek oynuyorsunuz. İki boyutlu ve kendi içinde sekans geçişlerine sahip bölümler karakterlerin birbirinden uzak düşeceği anlar oluşmasına gayet engel oluyor. Eh, hal böyleyken şunu soruyorsunuz: Bu oyunun aynı konsolda beraber oynanabilmesine engel olan ne vardı?
Bir diğer şaşırdığım ve oyuna eksi not olarak düştüğüm detayı ise tek oyunculu modda deneyimledim. Oyunun başında hangi karakterle oynamak istediğiniz soruluyor. İlk fargmandan beri ilgimi çeken ve biraz da ikinci oyundaki Mono’yu anımsatan Low’u seçerek oyuna başladım. Tek başınıza oynarken ikinci karakter sizi otomatik takip ediyor, genel olarak da yapay zekası fena değil. Belirli yerlerde diğer karaktere seslenip bulmacalarda yardım etmesini de sağlayabiliyoruz. Buraya kadar her şey iyi gitti… ta ki diğer karakterin diğer gelmek istemediği ama ok atarsam bir şeyler olacağından emin olduğum bir yeri gözüme gözüme kestirene kadar. Bölümün işlemesi için kilit bir nokta değildi ve muhtemelen ufak bir easter egg ya da basit bir etkileşimden ötesini görmeyecektim ama Alone, bulmacasını çözmüş olduğum uzak bir noktada pasif şekilde beni bekliyordu, ne yapsam yanıma çekemedim. Hem bu olay nedeniyle hem de biraz da diğer karakterin oynanışına bir göz atayım dediğim an şunu farkettim ki, tek kişilik modda karakter değişimi diye bir şey yok. Yani maceraya kimle başlarsak sonuna kadar onu oynamamız gerekiyor. Hemen her şeyi bu kadar düzgün yapıp oyunun en vurucu yeniliği olan co-op oynanışta bu kadar basit iki detayı ihmal ettiği için de Supermassive Games’i ayrıca tebrik ediyorum.
Final
Little Nightmares 3, farklı bir ekip tarafından hazırlanmış olmasına karşın sanat tarzı ve oynanışı ile ilk iki oyunun gerisinde kalmamış. İkinci oyundan beri istenen co-op oynanışın bazı kusurlarına rağmen sonunda gelmesi çok iyi. Genel yapı ve formül üzerinde yeterince cesur hamleler yapılmasa da iyi bir devam oyunu var karşımızda. Belki de bu şekilde bir yaklaşım en iyisi olmuş, zira gizemli ve kriptik bir öykü anlatımına sahip serinin özellikle bu yapısının radikal bir değişikliğe ihtiyacı yoktu. Uzuluk olarak önceki oyun gibi 5-6 saatlik bir mecera sunan oyun, çevrim içi co-op desteği ve kendi çapında barındırdığı bazı gizler ile bu süreyi biraz daha uzatabilir. Ayrıca iki ek bölüm de DLC olarak satılacak.
Little Nightmares 3, 10 Ekim’de PlayStation 4 & 5, Xbox Series X|S, Xbox One, Nintendo Switch / Switch 2 ve PC’de yayınlanacak.















