Futbola merakınız olsun ya da olmasın, oyun dünyasında FIFA serisinin hafızalarda özel bir yeri vardır. Electronic Arts imzalı seri 20 yıllık macerası ardından yeni ismi EA Sports FC adıyla ve yine isminin yanıbaşına yıl takıları alarak devam etmekte. Özellikle 2020 sonrası inişli çıkışlı bir dönemden geçen seri bu yılki oyunlarıyla oldukça iddialı bir şekilde sahalara iniyor. Bununla da kalmayıp, uzun yıllar sonra Nintendo tarafında ilk kez tüm içeriği ile birlikte kayıpsız bir şekilde karşımıza çıkıyor. Hal böyleyken EA Sports FC 26 inceleme yazımızı Nintendo’nun en yeni hibrit konsolu Switch 2’de gerçekleştirdik.
Sahalara dönüş
FC 26, 750’den fazla kulüp ve milli takımdan 20.000’den fazla lisanslı oyuncuya sahip. Gözlerin en çok aradığı Brezilya milli futbol takımının yanısıra Inter Milan, A.C. Milan, Atalanta ve Lazio’nun lisansları hala eksik olsa da genele baktığımızda harika bir rakam. Oyunda 35’ten fazla lig bulunuyor ve bunlara UEFA müsabakaları, Copa Libertadores, Copa Sudamericana, Premier League, Bundesliga, La Liga, Ligue 1 ve Serie A gibi önemli ligler dahil. Oldukça sevilen kariyer modumuz da yine mevcut. İçerik tarafında zaten yılların birikimi mevcut. Bir süredir oyuncuları asıl sıkan soru ise oyunun bu yıl ne kadar geliştiği.
Futbol oyunları yıllık döngüyle çıkan seriler arasında en çok eleştirilen türlerden biri ve FC serisi özellikle geçtiğimiz yıl oyuncuları biraz üzmüştü. Haliyle o meşhur soru geliyor: FC 26’nın geçen yıldan farkı ne? İlk etapta oynanış tarafını masaya yatıralım. Henüz ilk maçımızla birlikte FC 26’nın oynanış tarafında yapılan ince ayarları kendini belli ediyor. Top kontrolü, pas akışı ve oyuncu tepkileri geçtiğimiz yıllara göre daha doğal bir ritme sahip. Bundan önce FC 24’ün inceleme yazısını da ben hazırlamıştım ve hatırlamak için yazıya döndüğümde özellikle pas konusuna şikayetçi olduğumu gördüm. FC 26 ile bunların düzelmiş olması ve oynanışın çok daha akıcı olduğunu gözlemlemek harika oldu. Özellikle Authentic modda (özgün oynanış modu) topun ağırlığı, hızlanma süreleri ve oyuncuların fiziksel mücadeleleri çok daha dengeli hissediliyor. Artık bir kontra atağa kalkarken oyuncuların yön değiştirme süreleri, vücut dengesine bağlı olarak değişiyor; bu da “gerçek bir maçta” oynuyormuş hissini güçlendiriyor. Kaleci animasyonları daha çeşitli hale getirilmiş, refleks kurtarışlar ve pozisyon alma davranışları daha inandırıcı olmuş. Özetle karakter animasyonları ve oynanışı ile FC 26, önceki oyunlara fiyakalı bir çalım atmayı başarmış.
Yapay zeka tarafında da küçük ama etkili iyileştirmeler göze çarpıyor. Rakip takımlar, maçın gidişatına göre taktik değişiklikleri yapabiliyor. Örneğin gerideyken daha ofansif dizilişlere geçmeleri, son dakikalarda uzun toplara yönelmeleri gibi davranışlar maçları monotonluktan kurtarıyor. Şahsen bu tarz oyunların en keyifli anlarının başka oyunculara karşı mücadele edilen kısımlar olduğunu düşünsem de bu tür ince detaylar sayesinde tek başınıza da oldukça keyif alacaksınız.
Kariyer modunda yeni bir soluk
FC serinin artık belkemiği haline gelen kariyer modu, “Manager Live Challenges” ve “Unexpected Events” gibi dinamiklerle yenilenmiş. Artık sadece transfer yapmakla kalmıyor, aynı zamanda kulüp yönetimiyle ilgili beklenmedik olaylara da tepki vermek zorunda kalıyorsunuz. Örneğin oyuncu disiplinsizlikleri, yönetim baskısı ya da medya söylentileri menajerlik sürecine gerçeklik katıyor. Bu tür detaylar, menajer modunu bir simülasyondan çok bir hikaye deneyimine dönüştürüyor.
Bununla birlikte, oyuncu kariyeri modunda aynı derinlikten söz etmek zor. Kendi futbolcunuzu yaratıp zirveye taşımaya çalıştığınız mod hala eğlenceli, ancak geçen yıllara kıyasla büyük bir yenilik sunmuyor. EA’nın menajerlik moduna ağırlık vermesi, bireysel kariyer tarafını biraz gölgede bırakmış gibi görünüyor.
As bayrakları
EA Sports FC 26 özellikle Türk oyuncuları çok mutlu edecek, oyunu başlı başına daha çekici hale getirecek iki yenilik ile geliyor: Türkçe spiker seçeneği ve Beşiktaş Tüpraş Stadyumu. Her ikisine de haberlerimizde detaylı olarak yer versek de oyun içinde nasıl bir deneyim sunacaklarını çok merak etmekteydim. Stadyum beklediğimiz düzeyde detayları aslına sadık işlenmiş bir şekilde karşımıza çıkıyor, o nedenle daha çok Türkçe spiker tarafına odaklanacağım.
Türkçe spiker aktif edildiğinde gerçek futbol maçlarından da aşina olduğumuz iki isim, Özkan Öztürk ve Ertem Şener karşımıza çıkıyor. İkili içinde özellikle Öztürk’ün seslendirmesi heyecanı hissettiren, coşkulu bir performansa sahipken Şener’in replikleri nedense biraz daha sönük kalmış. Kendisini ekranlarda da görmüş biri olarak eğer ismi geçmese yapay zeka dahi sanabilirdim. Yine de oyunu Türkçe spiker ile oynayabilmek, bunu avuç içi bir cihazda deneyim etmenin verdiği keyif bambaşka. Normalde uzun soluklu futbol seansları beni sıkan bir deneyimdir, ancak Türkçe spiker sayesinde FC 26, ilgimi çok daha uzun süre üzerinde tutmayı başardı. Hal böyleyken fanatik düzeyde oyuncuları ne kadar mutlu edeceğini tahmin etmek hiç de güç değil. Umarım sonraki oyunlarda da daha da geliştirilerek bu destek sunulmaya devam edilir.
Nintendo sorunsalı
Yazımın girişinde de değindiğim üzere Fifa ve devamında EA Sports FC serisi Nintendo platformlarında tam bir deneyim sunmuyordu. Özellikle Fifa’nın son demlerinde kopyala yapıştır oyunlar ve FC 24’te olduğu gibi hyperotion teknolojisinin kullanılamaması gibi Nintendo sürümlerini diğer platformların gerisinde bırakan tatsız durumlar mevcuttu. FC 26’nın Nintendo sürümü ise tam anlamıyla kayıpsız bir deneyim. PlayStation 5 ve XBox Series X size ne sunuyorsa aynısı Nintendo’da deneyimlemeniz mümkün. Ancak Nintendo tarafındaki bu teknolojik sıçrayış, harika bir gol olmak üzereyken bir detay yüzünden ağlarla buluşamıyor: Kare hızı. Oyunun Switch 2 sürümü saniye başı 30 kareye kilitli durumda ve bu rekabetçi bir spor oyununa maalesef pek yakışan bir durum değil. Eğer oyunu sadece Nintendo tarafında oynayacaksanız gözünüz bu hıza alışabiliyor, ancak diğer platformlarda 60 kare olarak deneyim etmeye alışmışsanız Nintendo’daki deneyiminiz ilk etapta biraz alışma süreci isteyebilir. Geliştiricilerin görsellerden veya çözünürlükten biraz ödün vermek pahasına olsa bir performans modu sunmasını ya da optimizasyon tarafında biraz daha emek harcamasını çok isterdim. Bir güncelleme ya da gelecek oyunda çözülebilmesini umut ettiğim yegane teknik pürüz bu oldu.
Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda ise Nintendo’ya özel bazı güzel özellikler dikkatleri çekiyor. Bunlardan ilki GameShare fonksiyonu sayesinde bir oyuncunun dört misafir Switch 2 kullanıcısı ile beraber oynayabilmesi. İşin en güzel tarafı ise misafirlerin FC 26’ya veya EA hesabına sahip olmaları gerekmiyor. Switch 2 ile birlikte gelen bu güzel özelliği FC 26’nın desteklemesi harika olmuş. Yine Nintendo’ya özel olarak dokunmatik ekran fonksiyonları da eklenmiş. Elde taşınabilir modda oynarken, menülerde gezinmek, taktikleri ayarlamak veya maç talimatlarını basit bir dokunuşla düzenlemek için dokunmatik ekranı kullanabilirsiniz. İki parmakla yakınlaştırma özelliği de geri dönüyor; böylece sahadaki aksiyonu daha yakından görmek için görüntüyü büyütüp küçültebiliyorsunuz. Ekranı bıraktığınızda, yakınlaştırma seviyesi birkaç saniye boyunca sabit kalıyor ve ardından normale dönüyor. Bu özellik, özellikle kadro düzenleme veya hızlı ayarlamalar yapma konusunda ekstra bir kolaylık sağlıyor.
Kapanış
EA Sports FC 26’nin Switch 2 sürümü oyunun tüm özelliklerini içeren eksiksiz bir sürüm sunuyor. Oynanış tarafındaki geliştirmeler ve rekabetçi / simülasyon taraflarının ayrıştırılması, Türkçe spiker desteği gibi yenilikler FC deneyimini çok keyifli bir noktaya taşımış. Her ne kadar yalnızca 30 kare hızında çalışsa ve serinin geniş çaplı çapraz platform topluluğuna erişemeyen, sınırlı bir Ultimate Team moduna sahip olsa da oyunculara bugüne kadar bir Nintendo platformunda yaşayabilecekleri en iyi futbol deneyimini sunuyor.















