- Advertisement -

Çizgi romanların gümüş çağında, 1962 yılında Stan Lee ve Steve Ditko tarafından yaratılmış olan Spider-Man, Marvel Comics’in en popüler süper kahramanı haline geldi. Günümüzde özellikle sinematik evren çalışmalarının da etkisiyle Marvel için ciddi bir gelir kaynağı haline gelmiş Avengers’tan bile yüksek gelir elde eden Spider-Man’in sırrı şüphesiz ki çoğu süper kahraman içinde en sempati duyabileceğimiz, zorluklara neşeyle ve esprilerle göğüs geren havalı bir tip olması. Yetişkin kahramanların sözünün geçtiği, ergenlerin ise daha çok kahramanlara yancı/yardımcı olduğu bir çağda, genç ve toy olmasına karşın kendi mücadelesini verebilen kahramanların da önünü açan Spider-Man nesiller boyu çeşitli film, çizgi film, bir düzine çizgiroman serisi ve elbette video oyunlarında boy gösterdi.  Maalesef bu oyunların çoğu dönemin teknik olanakları çerçevesinde bize tam anlamıyla çizgiromanlardakine yakın bir atmosfer sunmayı başaramadı. Ancak şu an karşımızda işin hakkını verme konusunda ciddi şekilde hazırlanmış bir firma durmakta. 22 yıldır PlayStation’a emek veren, Spyro the Dragon, Rachet & Clank gibi IP’leri kazandırmış olan, yakın dönemde de Sunset Overdrive ile beğenimizi kazanan Insomniac Games 2016’dan bu yana geliştirdikleri Spider-Man’i 7 Eylül’de oyunseverlerin beğenisine sunacak. PlayStation 4’e özel olarak hazırlanan oyunu çizgi roman serileri ile bağlantıları, oynanış mekanikleri ve atmosfer konusunda detaylı şekilde irdeleyerek sizlere tanıtacağız. Yalnız endişe duymayın, Marvel’s Spider-Man inceleme yazımız kesinlikle spoiler içermemektedir!

Büyük Güç Büyük Sorumluluk Getirir

Öncelikle merak ettiğiniz iyi haberi vereyim. Marvel’s Spider-Man sinematik evrenden ziyade çizgi roman serilerinden beslenmiş olan bir oyun. Geneli ile sevmiş olsak da Spider-Man’in sinematik evrene giriş filmi Homecoming’deki karakter tasvirleri ezber bozmaya yönelikti ve bazıları kolay yutulacak cinste değildi. Bu konudaki görüşlerimi yazının devamında daha detaylı dile getireceğim. Şu an için genel hatları ile oyunumuzun senaryosuna odaklanalım.

Dahi ve meteliksiz kahramanımız Peter Parker, nam-ı diğer Spider-Man, gücüne yeni kavuştuğu toy döneminde kendi ihmali sonucu ölen amcası Ben’in sözüne sadık kalarak suçla mücadeleye yıllarını vermiş, bu esnada Wilson Fisk (Kingpin) başta olmak üzere Vulture, Rhino, Scorpion, Electro gibi süper kötülerle kapışırken zaman zaman ölümün eşiğinden dönmüş ve çocukluğundan beri yanında olan sevdiceği Mary Jane (MJ) Watson’ı da oldukça yıpratmıştır. İkilinin yollarını ayırması ile kendini bilimsel çalışmalara adayan Peter, suçluları kovalamadığı zamanlar asistanlığını yaptığı Doctor Otto Octavius ile savaş gazilerine efektif protez üretmek üzere çalışmalara gömülmüş durumdadır.

Norman Osborn’un belediye başkanlığındaki New York şehri 8 yıldır Spider-Man’in koruması altındadır ve örümcek şehrin sevilen bir figürü haline gelmiştir. Oyunun başında Fisk ile son kozunu paylaşan Spidey, sonunda Kingpin’i parmaklıkların arkasına yollamayı başarır. Ancak Kingpin’in yoldan çekilmesi ile Demons adlı bir örgütün ortaya çıkışı çok daha büyük olayların başlangıcı olacaktır. Norman Osborn ile derdi olan gizemli bir figür için harekete geçme vakti gelmiştir. Spider-Man’i bu büyük macerada hem geçmişinde bıraktığı, hem de ilk kez karşılacağı yeni kötüler beklemekte.

 

Ağ Fırlatma Zanaatı

3 ana bölüme ayrılmış olan oyunda New York şehrinin kademe kademe çöküşüne tanık olacağınız senaryo modu yaklaşık 20 saat sürmekte. Ancak oyunun vurucu yanı çok sayıda yan görev ve ek mücadele içermesi. Bunlarla birlikte süreyi rahatlıkla üçe katlayabiliyorsunuz. Bu görevler şehirde rastgele gerçekleşen sıradan suçlardan tutun da örgütlerin üslerini basmaya kadar değişebiliyor. Yaptığınız tüm yan görevler sizi kostüm açma veya teçhizat geliştirmenizi sağlayacak nesneler ile ödüllendiriyor. Bazıları sizi opsiyonel olarak normalde kapışmayacağınız boss savaşlarına dahi götürebiliyor. Bosslardan bahsetmişken, spoiler süzgecimizi fragmanlara göre belirlersek oyunun çıkışından önceki fragmanlarda halihazırda görmüş olduğunuz Rhino, Scorpion, Electro, Vulture ve Mr. Negative’in yanısıra oyunda 4 tane daha boss karakter bulunmakta.

Oyunda görevleri veya mücadeleleri tamamladıkça aldığımız tecrübe puanları ile Peter seviye atlıyor (üst sınır 50) ve pasif atak / sağlık bonuslarının yanısıra kazandığı yetenek puanları ile yetenek ağacından yeni numaralar öğrenmesini sağlayabiliyoruz.


Genel oynanış mekaniklerine gelirsek. Kontroller biraz detaylı, ancak öğrenmesi uzun sürmüyor.

Kontrolleri gezi modu, gizlilik modu ve dövüş modu olarak üçe ayırabiliriz;

Gezi Modu:

Öncelikle şehirde gezinirken R2 tuşu ile ağımızı fırlatıp binadan binaya salınabiliyoruz. Bu tuş aynı zamanda basılı tuttuğumuzda oyundaki parkur mekaniklerini devreye sokuyor ve objelerin üzerinden hızlıca hoplayıp zıplayarak ilerleyebiliyoruz. X tuşu ile zıplayabiliyorken, R2 ile ağ attıktan sonra X’e basarsanız ileri doğru ağ fırlatıp hızla ileri fırlayabiliyoruz. Yükseklik kaybetmeden sadece bir kere yapabildiğimiz bu eylem, yetenek ağacındaki gerekli gelişimi yaparsanız iki kez yapılabilir hale geliyor.

Yine salınım sırasında O tuşuna basarsanız binaların köşelerinden keskin dönüşler yapabilirsiniz. Binalar arasında salınırken belirli noktalarda beyaz bir halka ikonu göreceksiniz, buralara ise L2 + R2 tuşuna aynı anda basarak ağ atıp kendinizi çekiyorsunuz. Bu eylem sonrası herhangi bir tuşa basmazsanız o noktaya konumlanıyorsunuz (ki genel kullanım amacı bu), ancak durma niyetiniz var ise eğer varış öncesi X’e basarsanız yüksek bir hızla yolunuza devam edebilirsiniz. Tek başına basıldığında L2 tuşu sizi slow motion moduna sokuyor, eğer tavanda asılı durumdaysanız da bu tuşla aşağı doğru sarkabiliyorsunuz. Son olarak R3 tuşu (sağ analog) çevreyi taramanızı sağlıyor. Bu şekilde çevrede keşfedilmeyi bekleyen nesneleri veya mücadeleleri görebilir, düşmanların yerlerini saptayabilirsiniz.

Gizlilik Modu:

Bu mod düşman varlığınızdan ya da yerinizden haberdar değilse devreye giriyor. Bu modda iken düşmanlarımızı tek vuruş ile alt etme şansımız bulunmakta. Bunu gerçekleştirmek için iki yolumuz var. Bunlardan ilki L2+R2 ile kendimizi yüksek konumlu güzel bir noktaya yerleştirip avımızın gelmesini beklemek, ya da ağ atarak dikkatini yakınımıza çekmek. Düşman menzilimize girdiğinde kare (□) ya da üçgen (△) tuşuna basarak hasmımızı tek hamlede indirebiliyoruz. Burada dikkat edilmesi gereken durum şu:  Kare tuşu ile yaptığımız saldırı sessiz ve etkili, ancak yavaş iken, üçgen ile yaptığımız saldırı hızlı ve daha büyük bir menzile sahip, ancak gürültülü ve yakınlarda başka düşmanlar varsa hemen farkedilmenizi sağlıyor. Tepeden gizlice düşman indirme tekniklerimiz bunlar iken benzer şekilde yerde iken de düşmanlarımızı gizlice indirebiliyoruz. Bunun için bizim farkımıza varmamış olan düşmanın arkasında bulunmamız yeterli.

Dövüş Modu:

Oyunda bol bol yumruklarınız konuşacak. Kare tuşu (□) ile standart saldırımızı yaparak düşmanlarımızı yumrukluyoruz. Hızlı bastığımızda seri saldırılar yaparken basılı tutarsak düşmanları havaya savuran bir aparkat sallıyoruz. Havada iken kareye basılı tuttuğumuzda ise ağımızla süzülerek düşmana güzel bir uçan tekme savuruyoruz. R1 tuşu ile elimizdeki teçhizatı kullanıyoruz. Oyunda ağ atıcımız başta olmak üzere, ağ bombası, mayın, basınç makinesi gibi ilginç teçhizatlar elde edip, geliştirebiliyoruz. Bunların arasında geçiş yapmak için ise L1 tuşuna basılı tutup gelen hızlı menüden istediğmiz teçhizata geçiyoruz. En çok kullanacağınız standart ağ fırlatıcımız belirli bir sayıda düşmana isabet ettirilirse koza gibi etrafını sarıyor ve bu şekilde onları duvarlara, direklere sinek gibi yapıştırabiliyoruz. R1 + L1 tuşlarına aynı anda basarsanız çevredeki kanalizasyon mazgalı, araba kapısı, hatta düşmanınızın elindeki silahlar gibi çeşitli nesneleri ağınızla yakalayıp düşmana geri savurabiliyorsunuz.

Üçgen tuşu (△) ile teçhizatlarımızdan bağımsız ağ fırlatmalı kapma odaklı  vuruşları gerçekleştirebiliyoruz. Özellikle R1 ile kullandığımız ağ fırlatıcı ile düşmanı koza haline getirdikten sonra üçgen tuşuyla güzel hareketler yapabilmemiz mümkün oluyor. Ayrıca bu şekilde kolaylıkla düşmanları duvalara yapıştırabiliyoruz. Havada üçgene basılı tutarsanız rakibin ayağını yerden kesip hava kombosu yapma şansınız oluyor. Yuvarlak (O) tuşu ile de gelen saldırıları savuşturabiliyoruz. Çizgi romanlara aşina olanların iyi bileceği üzere Spider-Man’in tehlikeleri önceden hissetmesini sağlayan Spider Sense (Örümcek Hissi) adlı bir yeteneği mevcut. Örümcek hisleriniz devreye girdiğinde kafanızda bir sembol beliriyor ve size saldırıları önceden hissedip savuşturabilmeniz için kısa bir zaman yaratıyor.

Yazdığım kadar karışık olmadığının garantisini verebilecğeim kontrolleri oyunda kısa bir ilerleme kaydettikten sonra kolaylıkla kavrayacaksınız. Öte yandan oyun da size görevleriniz esnasında ufak yönlendirmeler yaparak kontrolleri iyice kavramanızı sağlıyor.

New York’u Ağlarla Ördüm Her Baştan

Oyunun en kuvvetli yanlarından birisi de ince detaylarına kadar işlenmiş kurgusal New York şehri. Marvel’s Spider-Man’deki New York tam anlamıyla “yaşıyor”. Çeşitli araçlarla akan bir trafik, kimi işinde gücünde, kimi de aylaklık eden insanlar ve sizi gördüklerinde verdikleri tepkiler oyuncuyu oldukça havaya sokuyor. Öyle ki yanlarına gidip bir beşlik çakabilir, çekecekleri bir selfie için poz bile verebilirsiniz… eh ne de olsa biz mahallenin arkadaş canlısı Örümcek Adam’ıyız! (bu etkileşimler ufak da bir tecrübe puanı getiriyor bu arada) Bir diğer hoşuma giden detay ise olay çıkan bir bölgede kapışmamız bitince polisin olay yerine müdahale etmesi.  Açıkçası oyunun özellikle ilk saatlerinde senaryoyu ilerletmekten çok özenle tasarlanmış New York yapıları arasında keşfe çıkma dürtüsü ağır basacak. Şehirde Marvel evrenine özgü bir sürü sürpriz de sizi bekliyor olacak, mesela Avengers kulesi, Dr. Strange’in mabedi bunlardan sadece birkaçı.  3 ana bölüme ayrılmış olan oyunda ilerledikçe şehrin alacağı farklı haller ise işin tuzu biberi.

Öte yandan oyunun en vurucu noktası ise karakter tasvirleri. Çizgiroman serilerinden iyi beslenmiş olan oyun karakterleri bize belki de en başarılı ve derinlikli halleriyle sunuyor. Peter ile Octavius arasında adeta baba – oğul düzeyinde olan ilişki, hırsları ve ailesi arasında gelgitli Norman Osborn’un geçmişte işlediği günahların onu olayların merkezine taşıması, Spider-Man’in yardımına muhtaç olmaktansa kendini tehlikenin göbeğine atmayı yeğleyen gözüpek Mary Jane, evinde oturmak yerine “Birine yardım edersen herkese yardım edersin” mottosuyla  kendini düşünmeden evsizlerin yardımına koşan May Hala, Peter ile “benzer” bir yolun yolcusu olan Miles gibi karakterler sizi olayların içine çekmekte o kadar başarılı oluyorlar ki, bir süre sonra Insomniac Games’in sinematik evrendeki Spider-Man’den daha başarılı bir uyarlama yaptığına kanaat getiriyorsunuz.

Teknik Mevzular

PlayStation 4’e özel olarak geliştirilen Marvel’s Spider-Man, konsolun standart sürümünde 1080p çözünürlük ve saniye başı 30 kare oynatma performansı ile geliyor. PlayStation 4 Pro’da ise 4K çözünürlük ve 30 fps performansı sunan oyunun her iki konsolda da HDR desteği bulunmakta. PlayStation 4’teki Rachet & Clank’i oynadıysanız Insomniac Games’in CGi tadında görseller yakalamakta çok başarılı bir stüdyo olduğunu bilirsiniz. Spider-Man’de de benzer, etkileyici bir yapı söz konusu. Özellikle günbatımı sahnelerinde hayranlıkla izlenecek manzaralar ortaya çıkıyor. Başarılı ses efektleri ve yakın dönem Detroit: Become Human’dan tanıyacağınız bestekar John Paesano’nun harika parçaları ile süslenmiş olan Spider-Man son dönem gelmiş en iyi aksiyon oyunlarından biri.

Dipnot: İncelemede yer alan görseller oyunu test ettiğimiz sırada aldığımız ekran görüntüleridir. Kullanıcı arayüzü olmadan, Spidey’i istediğiniz poza sokarak temiz görseller yakalayabileyeceğiniz fotoğraf modu oyunun çıkış günü yaması ile birlikte eklenecek.