Jump Force inceleme

Japonlar çok ama çok üretken insanlar. Ölümüne çalışma felsefesi ile ömürlerini tüketerek, karınca gibi çalışan arkadaşların sadece eğlence sektörü için ürettiklerini yayınlamaya ülkemizdeki tüm yayın kuruluşları seferberlik etse yetişemez. Bu denli bir yoğunluktan bahsediyoruz. Özellikle animasyon, çizgiroman ve video oyunları konusunda adını dünyaya duyuran bu küçük ada ülkesinin en ikonik karakterlerinin yer aldığı yayın ise 50 yıllık geçmişi olan Shounen Jump dergisi Dragon Ball, Naruto, Bleach, One Piece, JoJo’s Bizarre Adventure, Death Note gibi anime/manga işinin kıyısından dahi geçen insanın bileceği dev yapımları bünyesinde barındırdı. Telefon rehberi kalınlığında (diğer bir deyişle tuğla ebatlarında) çıkan bu haftalık dergide yer alan öyküler nice animasyon serisine, filmlere, video oyunları ve diğer ürünlere konu oldu. Elbette çılgınlık bununla sınırlı kalmaycak bu karakterler bir gün tek çatı altında da toplanacaktı. Oldu da nitekim ama nasıl oldu? Jump Force inceleme yazımızda biraz nostalji, bolca iç geçirme ve harika bir fikir nasıl berbat edilir, bir bakacağız.

 

50 Shades of Manga

En ilgi çekici yerden başlayalım. Toplam 40 karakterden oluşan oyunu kadrosu hiç de fena değil:

One Piece

– Monkey D. Luffy
– Sanji
– Blackbeard
– Roronoa Zoro
– Sabo
– Boa Hancock

My Hero Academia

– Izuku ‘Deku’ Midoriya

Naruto

– Naruto Uzumaki
– Sasuke Uchiha
– Kakashi Hatake
– Kaguya Ootsutsuki
– Gaara
– Boruto Uzumaki

Yu Yu Hakusho

– Yusuke Urameshi
– Younger Toguro

Hunter x Hunter

– Gon Freecss
– Killua Zoldyck
– Kurapika
– Hisoka Morow

Bleach
– Ichigo Kurasaki
– Rukia Kuchiki
– Sosuke Aizen
– Renji Abarai

Saint Seiya

– Pegasus Seiya
– Dragon Shiryu

Yu-Gi-Oh

– Yugi Moto

Dragon Ball

– Goku
– Vegeta
– Frieza
– Piccolo
– Cell
– Trunks

Fist of the North Star

– Kenshiro

City Hunter

– Ryo Saeba

Jojo’s Bizarre Adventure

– Jotaro Kujo
– Dio Brando

Dragon Quest: The Adventure of Dai

– Dai

Rurouni Kenshin

– Himura Kenshin
– Shishio Makoto

Black Clover

– Asta

Akira Toriyama tarafından bu oyuna özel yaratılan karakterler:

– Galena
– Glover
– Kane
– Navigator

DLC karakterler (datamine ile keşfedilen sızıntılar)

– Seto Kaiba (Yu-Gi-Oh)
– Madara Uchiha (Naruto)
– Majin Buu (Dragon Ball Z)
– Trafalgar D Law (One Piece)
– Biscuit Krueger (Hunter X Hunter)
– Toshiro Hitsugaya (Bleach)
– Grimmjow Jaegerjaquez (Bleach)
– All Might (My Hero Academia)
– Katsuki Bakugo (My Hero Academia)

Pekiyi bu kadar farklı tipi bir araya getiren ne? Jump karakterlerinin dünyaları ile gerçek dünya gizemli bir gücün etkisi ile birleşmeye başlamıştır. Oyunun açılış sahnesinde Dragon Ball evreninin meşhur kötüsü Freeza New York sokaklarında terör estirirken gerçek dünyada yaşayan ana karakterimiz yara alır. Ölüm döşeğinde yanımıza koşan Trunks, Umbra Core adı verilen bir enerji kübü ile bizi bir “kahramana” çevirir. Bu noktada oyun bizi bir karakter yaratma ekranına yönlendiriyor ve kahraman avatarımızı şekillendiriyoruz… Tanıdık geldi mi? Evet, yine bir Bandai oyunu olan Dragon Ball Xenoverse‘deki konseptin neredeyse birebir aynısı! Öyle ki bu olaydan kısa bir süre sonra göreceğiniz iki ana kötü karakter bile Xenoverse’den fırlama. Bandai’de fikirler tükenmeye başlamış anlaşılan. Neyse…

Oluşturduğumuz orijinal karakterimiz ile Jump kahramanları tarafından kurulan karargaha gidiyor ve yeni güçlerimizi insanlığın hizmetine sunuyoruz. Amacımız düşmanın insanları ve Jump kahramanlarını zehirleyerek ortaya çıkardığı Venom adlı tehditle mücadele etmek.  Karargahta üç ana fraksiyon mevcut: Son Goku’nun liderliğindeki Alpha timi  Venom’lar ile direkt mücadele üzerine kurulu. Luffy’nin liderliğindeki Beta timinin amacı Venom’ların ele geçirdiği bölgeleri geri kazanmakken, Naruto’nun liderliğindeki Gamma timi ise gizlilik ve keşif üzerine görevleri üstlenmiş durumda.

May the Force be with You… Not.

Daha ilk dakikalardan çok net farkedeceğiniz üzere oyun maalesef böyle büyük bir kadroya göre çok tatsız, renksiz. Karakter modelleri gerçek dünyaya uygun olsunlar diye yarı gerçekçi bir şekilde hazırlanmış ve eğer orijinal yapımlarının hayranı bir oyuncuysanız bu tasarım seçimi size büyük ölçüde itici gelecek.  Maalesef animasyonlar da bir o kadar başarısız. Zaman zaman o kadar kötü bir hal alıyorlar ki youtube şimdiden bu konuyla dalga geçen düzinelerce video ile dolmuş durumda. Partikül efektleri nispeten havalı ancak göz yorucu. Özetle oyunumuz görsel olarak vasat… hayallerimiz enkaz altında kalmış durumda.

Peki ya oynanış …derseniz… Eh, o konuda da pek olumlu konuşamayacağım. Çok derin olmayan bir oynanış söz konusu, özellikle casual tipte oyuncu için kolaylıkla öğrenilebilecek cinste. Önceki oyunlardaki 1 vs 1 oynanıştan 3 vs 3 modeline geçilmiş (Bu da bir nevi Xenoverse etkisi gibi) ama uygulamada oldukça vasat. Tüm karakterleri temsilen tek can barı olduğu için ve yan karakterleriniz arasında geçiş yapmanız bir Dragon Ball FighterZ kadar strateji katmıyor. Kombolar çeşitli değil, özel vuruşlar ilk birkaç seferden sonra çok sıkıcı. ‘Shounen Jump’ ve ‘sıkıcı’ kelimelerini bana yanyana kullandırmayı başaran Bandai’ye gerçekten teşekkürler, büyük başarı. Tahmin edebileceğiniz üzere yapay zeka da berbat bu arada. “Daha kötü ne olabilir?” derken bir bakıyorsunuz kamera açısı dövüşün en hareketli anında bir saçmalamış, ortalık karışmış.

Dövüş oyunlarını ve özellikle manga okumayı çok seven biri olarak bu oyun tüm hayallerimi enkaz altında bırakmış durumda. Açıkçası bu oyunu ağır bir manga/anime hayranına bile çok rahat tavsiye edemem. Oyun konusunda çok seçici değilseniz biraz eğlendirebilir, ama uyarmadı demeyiniz…

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz