- Advertisement -

Konsol piyasasında yaklaşık 16 yıldır Microsfoft ve Sony ağır bir çekişme halindeler. 3 jenerasyondur harareti artarak devam eden bu çekişme dahilinde Xbox, Xbox 360 ve son olarak Xbox One adlı ürünlerini oyunseverlerin beğenisine sunan Microsoft, Sony’nin PlayStation 4 Pro çıkışı karşısında da sessiz kalmayıp, en ağır sanayi darbesi ile bir kez daha meydanlara çıkmış durumda. Xbox Box One X inceleme yazımızda konsolun tüm detaylarını masaya yatırıyoruz.

Microsoft’un Konsol Çıkarması

Japon egemenliği altında bulunan konsol piyasası Sony, Nintendo ve Sega üçgeninde 5 jenerasyondur süregelmekteydi. Altıncı jenerasyonda Dreamcast adlı konsolları ile yer alan Sega, yaşadığı finansal sıkıntılar nedeniyle mücadelesine 2001 yılında son verdi.  Aynı yıl PC yazılım devi Microsoft Xbox ile sürpriz bir şekilde konsol dünyasına giriş yaptı. Batının da bu sektörde boş olmadığını kanıtlayan konsol özellikle Halo adlı oyunuyla çok ilgi çekmişti. Ancak uzun süredir japon oyunları ile beslenmiş olan konsol oyuncularının tüm ihtiyaçlarını karşılayamamıştı.

Sene 2005’i gösterdiğinde, yani artık yedinci konsol jenerasyonuna girdiğimizde ise firma en başarılı bulduğum konsolları Xbox 360’ı piyasaya sürdü. Microsoft bu sefer hamlelerini çok iyi yapmıştı. Ünlü Japon oyun firması Bandai Namco’nun Eternal Sonata, Tales of Vesperia gibi oyunları ilk kez bu konsol üzerinde görücüye çıktı. Final Fantasy’nin yaratıcısı Hironobu Sakaguchi ile de özel bir anlaşma yapan Microsoft, Sakaguchi’nin o dönem yeni kurmuş olduğu Mistwalker’ı destekleyerek Blue Dragon ve Lost Odyssey gibi muhteşem oyunları da bünyesine katmıştı. Yedinci jenerasyonda Nintendo’nun Wii ile artık çok farklı bir kitleye yönelmesi nedeniyle ana akım sayılan AAA yapım oyunlar konusunda Sony ve Microsoft yarışa kafa kafaya devam ettiler. Özellikle bu jenerasyonda Sony ve Microsoft’un çok fazla ortak oyunu oldu, donanımsal özelliklerinin bir nebze daha iyi oluşu ve çevrimiçi parti kurma, etkileşimin daha rahat çalışması gibi avantajları ile özellikle batıda azımsanmayacak miktarda oyuncu xbox 360’ı PlayStation 3’e yeğlemeye başladı. Geneliyle 7. Jenerasyonu “tatlı bir rekabete” ev sahipliği yapmış olarak nitelendirebiliriz, ancak sonraki nesil işler daha ciddi bir hal aldı.

Güç Savaşları

Sekizinci jenerasyon kapıya dayandığında gözler yine malum üç büyük firmadaydı. Nintendo Wii’deki bazı formülleri tekrar etmeyi deneyerek WiiU ile başarısız bir profil çizdi. Sony PlayStation 4 ve Microsoft da Xbox One ile piyasada yerini aldı. Oturmuş kitleleri, çıkışlarında beraberinde getirdikleri özel oyunları ile fena sayılmayacak bir giriş yaptılar. Ancak artık iyice kızışmış olan rekabet, teknolojinin hızla gelişmesi, oyuncuların taleplerinin artması gibi çoğu sebepten dolayı firmalar ellerindeki konsolları tekrar elden geçirmek durumunda kaldı. İlk hamle Sony’den 2016 yılında geldi. PlayStation 4 Pro ile “en güçlü oyun konsolu” ünvanıyla piyasaya giriş yapan firmaya karşılık ise çok geçmeden Mirosoft tarafından geldi.

Akrebin Isırığı

Microsoft’un Ps4 Pro’ya cevabı olarak nitelendirebileceğimiz konsol ilk olarak E3 2016’da Project Scorpio olarak duyuruldu, çıkış tarihi yaklaşınca da Xbox One X adını aldı. Arada geçen zaman dilimini iyi değerlendiren firma PS4 Pro’dan %40 daha kuvvetli bir donanım ve 100 dolar gibi batılı tüketiciler için pek de büyük önemi olmayan bir fiyat farkı ile 2017’de piyasaya çıktı.

Öncelikle konsolun teknik detaylarına göz atalım:

İşlemci: 2.3Ghz 8 çekirdekli AMD işlemci

Bellek: 12 GDDR5 RAM (oyunlar için 9’u kullanılıyor)

Ekran Kartı: AMD Radeon GCN 1.172 Ghz

Optik Sürücü: 4K UHD Blu-Ray sürücü

Boyutlar: 29 x 23 x 6 3.8 kg.

Diğer Özellikler: 3 adet USB 3.0 bağlantı noktası, optik ses çıkışı, HDMI 2.1

 

Konsol elimize ulaştığında ister istemez baş köşede tuttuğumuz PS4 Pro ile kıyasladık. Öncelikle Xbox One X, Ps4 Pro’dan daha ufak, ancak daha ağır bir cihaz. Tasarımı oldukça sade, hatta kaba bir tabirle evinizdeki uydu alıcılarına benziyor. PS4’te gamepadler şarjlı sisteme sahipler, o nedenle sıkça kablo gereksinimi duydukları için USB girişlerinin ikisi önde, biri arkada.  Xbox One X’te ise gamepadler pil ile çalıştığı için Microsoft mühendisleri USB girişlerin ikisini arka tarafa koymayı uygun görmüşler, bu sayede konsol önden bakıldığında çok sade duruyor.  Dilerseniz kutudan çıkan standla dikey konumda da kullanabiliyorsunuz. Bu arada en önemli detaylardan biri ise xbox 360’dan beri süregelen, oyuncuların çoğunlukla “tuğla” olarak nitelendirdiği adaptörü nihayet ortadan kaldırmayı başarmışlar. İlk Xbox One modeline kadar kullanılan bu adaptör ağır ve büyük boyutu ile çok çirkin duruyordu.

 

Oyunlarda ve Filmlerde Gerçek 4K

Xbox One X tıpkı PS4 Pro’nun da yaptığı gibi 4k oyunculuk tecrübesi vaadiyle piyasa giriş yaptı. Maalesef Sony bu konuda vaadini “tam anlamıyla” gerçekleştirememişti. Çeşitli oyunlarda checkerboard rendering denilen teknoloji ile görselleri doğal olarak işlemeden yazılımsal olarak 4K’ya yükseltiyordu. Xbox One X ise Gears of War 4, Forza Motorsport 7 gibi konsolun demirbaşlarından sayılan AAA oyunlarda doğal 4K sunarak sözünü tutuyor. Ek olarak UHD Blu-Ray sürücüye sahip olan Xbox One X 4K filmleri de sorunsuz bir şekilde oynatabiliyor. Aynı şekilde cihaz yüksek bellek avantajı sayesinde 4k çözünürlüklü kaplamaları da başarıyla aktarabiliyor. PS4 Pro’da son dönem çıkan bazı oyunlarda bu konuda sıkıntılar gözlemliyorduk. Tabii madalyonun bir de diğer yüzü var, bu durum dosya boyutlarına büyük ölçüde etki ediyor. Bazı oyunlar, örneğin Gears of War 4, 103 GB’lık boyutu ile tek başına cihazın kapasitesinin onda birini doldurabilecek boyutta.
Kapasiteden bahsetmişken Xbox’ın bir sıkıntısı daha var. Sabit diski 5400 RPM hızında, yani yavaş olan cihazın oyunlardaki yükleme süreleri maalesef gayet uzun. SSD gibi bir çözüm elbette maliyeti gayet artırırdı ama “dünyanın en güçlü konsolu” ünvanını PS4 Pro’dan devralmış bir konsola da gayet yakışırdı.

Ufukta Ne Var?

Konsolun başarılı olup olamayacağı konusuna emin olamadığımız bir diğer konu ise oyunlar. Konsolların vurucu noktaları güçleri değil, oyunlar olmuştur. Tak – oyna rahatlığı, sadece o cihazda erişeceğiniz özel oyunlar, TV başında daha rahat bir ortamda oyuna dahil olma gibi unsurları ön plana koyan oyuncular genellikle ilgilerini çeken oyunların çıkacağı konsolları tercih etmekteler. Geçtiğimiz nesil ile birlikte multiplatform oyunların sayısında bir artış var. Ancak Sony ve Nintendo’da halen özel oyunlar açısından büyük bir üstünlük bulunmakta. Microsoft tarafına baktığımızda ise evet, çok ilgi çekici oyunlar var, ancak sayıca çok azlar. Ayrıca Microsoft tarafında artık “konsola özel” diye bir kavram bulunmamakta. “Microsoft exclusive” yani Microfost’a özgü gelen oyunlar hem PC hem de Xbox’ta erişilebilir olacak.  Şimdi gelelim diğer bir probleme, her ne kadar yurtdışındaki fiyatlandırmasını başarılı bulsak da ülkemizde aynı şey geçerli değil. Oyunun Türkiye fiyatı 2700 TL! 400 dolarlık PS4 Pro’nun ülkemize 1700 liradan girdiğini, sonradan döviz bazında biraz pahalanarak güncel olarak 1900 liraya satıldığını hesaba katarsak aradaki 100 dolarlık fark Türk lirasına gayet acımasız bir şekilde yansıtılmış diyebiliriz. Oyun bazında da pek kaybı olmadığını hesaba katan çoğu oyuncu bu konsolu almak yerine PC toplamak gibi opsiyonları değerlendirecektir.

 

Özetle donanım olarak güçlü, ancak içerik bakımından 2018 yılında ciddi atılımlar yapılmadığı takdirde Sony’nin gölgesi altında kalacak bir konsol Xbox One X.

Kimlere önerebiliriz?
* Çözünürlük, kaplama gibi detayları önemseyen elitist oyuncular için gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliriz.
* Halihazırda PS4 sahibi olup alternatif bir konsol arayışında olan, Microsoft oyunlarına ilgi duyup PC’de oynamak istemeyen oyunculara tavsiye edebiliriz.
* PS4’ün God of War, Last of Us, Spiderman, Horizon Zero Dawn, Bloodborne,  Gran Tourismo Sport, Infamous, Uncharted… gibi özel oyunları ilginizi çekmiyorsa Xbox One X alabilirsiniz