Geçtiğimiz yıl PlayStation 5, Xbox Series X|S ve PC için çıkan Digimon Story Time Stranger, serinin uzun süredir beklenen geri dönüşü olmayı başarmıştı. Çıkış döneminde Nintendo platformlarında yer almayan oyunun nihayet Switch ve Switch 2 sürümü ile de oyuncularla buluşuyor. Hâl böyleyken Digimon Story Time Stranger incelememizi bu kez Switch sürümünün getirdiği yeniliklerle tekrar kaleme aldık.
Digimon Story Time Stranger inceleme – Switch & Switch 2 ile yeniden
Çocukluğu 90’lara denk gelen bir neslin çok iyi bildiği çizgi film serisi Digimon, rakibi Pokemon gibi çok sayıda oyun uyarlaması ile karşımıza çıktı. 8 yıllık uzun bir yapım süreci sonrası hayranların beğenisine sunulan Time Stranger’ı ilk incelediğimde eski assetleri kullanmak yerine tamamı baştan modellenmiş Digimonlar, oynanış ve hikayesi ile beğenmiş olsam da teknik taraftaki pürüzleri nedeniyle eleştirmiştim. Switch & Switch 2 sürümü ile birlikte bu konuda da bazı gelişmeler olmuş, yazının devamında paylaşacağım. İlk olarak hikayeyi hatırlayalım:
Time Stranger’ın hikayesi, hem insan dünyasını hem de dijital dünyayı tehdit eden büyük bir felaket etrafında şekilleniyor. Oyuncular, ADAMAS adlı bir örgüt için çalışan bir ajan rolünü üstleniyor. Oynanabilir karakter olarak Dan Yuki (erkek) veya Kanan Yuki (kadın) isimli kahramanlardan birini seçebiliyoruz. Seçtiğiniz karakter bir JRPG klişesi olan “sessiz kahramana” dönüşürken diğer karakter ise size operatör olarak uzaktan bağlanarak yardımcı oluyor. Oynadığımız karakteri istediğimiz zaman değiştirebiliyoruz. Farklı zaman çizgilerinde ilerlerken oyuncunun seçimleri, senaryonun seyrini değiştiren alternatif yollar yaratıyor. Bu da oyunu yalnızca lineer bir hikaye olmaktan çıkarıp tekrar oynanabilir bir deneyime dönüştürüyor.
Özellikle insanlarla Digimon arasındaki bağ, hikayenin duygusal merkezini oluşturuyor. Partner Digimon’larla kurulan dostluk sadece savaşlarda değil, dramatik sahnelerde de öne çıkıyor. Yan hikayelerde Digimon’ların kendi kişilikleriyle ön plana çıkması, oyuncuların onlarla bağ kurmasını daha da kolaylaştırıyor.
Time Stranger, JRPG ve monster-taming (canavar yetiştirme) türlerini birleştiren klasik yapısını korumaya devam ediyor. Oyunda savaşlara üç ana Digimon ve üç yedek Digimon dahil olabiliyor. Yedek Digimon’lar da anında değiştirilebiliyor, bu da savaşlarda stratejik esneklik sağlıyor. Sıra tabanlı savaşlar Shin Megami Tensei serilerini andırıyor. Düşmanları haritada görüp onlara ön saldırı yaparak avantaj elde etmek mümkün. Ayrıca savaş hızını artırma özelliği sayesinde rutin karşılaşmalar daha hızlı geçilebiliyor.
Kapışmalarda önem taşıyan tür ve elementler de Cyber Seluth oynayanların hatırlayacağı hiyerarşiyi koruyarak geri dönmüş. Digimon’lar Virus, Data ve Vaccine olmak üzere üç ana gruba ayrılıyor. Virus Data’ya, Data Vaccine’e, Vaccine ise Virus’e karşı etkili. Bunun ardından elementler devreye giriyor. Bunlar da kendi içlerinde üçlü gruplara ayrılıyor. Kısaltarak yazarsak Fire > Plant > Water > Fire. Bu grubu takiben Electric > Wind > Earth > Electric. Özel durumu olan Light ve Dark birbirlerine karşı eşit derecede zayıf, yani kim saldırırsa diğerine ağır hasar veriyor. Son olarak Neutral’ın ise hiç bir elemente zayıflığı ya da üstünlüğü yok.
Digimon toplama ve evrim mekanikleri ise biraz daha geliştirilerek daha eğlenceli hale gelmiş. Oyuncular, düşman Digimon’ları analiz ederek koleksiyonlarına katabiliyor. %100 analiz seviyesine ulaşıldığında Digimon yakalanabiliyor, %200’de ise daha güçlü varyantları elde edilebiliyor. Bu sistem, oyuncuya koleksiyon yaparken ekstra motivasyon sağlıyor. Bunun yanısıra Digimon’ları ekstra eğitebildiğimiz çiftlikler mevcut. Burada istediğiniz Digimon’u geliştirip zayıf taraflarına abanabiliyor ve istediğiniz gibi özelleştirebiliyorsunuz. Oyunda 450 üzeri Digimon olduğu için bu tarz pasif gelişim alanları büyük önem taşıyor.
Tüm bu detayları dikkate alarak Digimon’larınızı geliştirir ve tür / element üstünlüklerine dikkat ederseniz genel olarak savaşlarda hiç zorluk çekmeyeceksiniz.
Teknik mevzular
Digimon Story Time Stranger’ın görselleri, Dragon Quest Monster ya da Pokemon gibi dengi sayılabilecek canavar kapıştırmalı JRPG’ler ile kıyaslarsak oldukça iyi duruyor. Anime stili cel shade üç boyutlu görseller animasyon tarafında zaman zaman bizi üzse de genel olarak eli yüzü düzgün sekanslardan oluşuyor. Oyunun vurucu noktası olan canavar tasarımları ise elden geçirilmiş ve az buz değil, tam 450 Digimon’dan bahsediyoruz; her biri oldukça güzel şekilde elden geçirilerek baştan modellenmiş. Müzik tarafında da işler tıkırında. Bestelere emek veren Masafumi Takada sektörün alaylılarından; Evil Within, Danganronpa, God Hand ve Fatal Frame gibi ünlü yapımlarda yer almış bir usta kendisi. Bu oyuna özel olan bestelerin yanısıra opsiyonel olarak geçmiş Digimon oyunlarının parçalarını da dinleyebiliyorsunuz, bu da yine bir JRPG klişesi olan aşırı tekrar eden parça sorunsalını bir nebze kurtarıyor.
Performans tarafına baktığımızda ise Bandai Namco’nun bize hoş sürprizler hazırladığını görüyoruz. Oyunun orijinal çıkışında tuhaf bir durum vardı; ister Xbox Series X, isterseniz PlayStation 5 Pro’da oynayın, tüm sürümleri saniye başı 30 kareye kilitli durumdaydı. O dönem oyunun genel yapısının Switch 2’de dahi çalışmaya müsait olduğunu ve 60 karenin rahatlıkla yakalanabileceğini söyleyerek teknik analizi biraz acı bir şekilde sonlandırmıştım. Şimdi iyi haberler; oyun artık 60 kare hızına sahip bir performans moduna sahip. Switch 2 sürümü direkt bu şekilde çıkarken 9 Temmuz’dan itibaren diğer konsollara da güncelleme ile bu seçenek eklenecek. Biraz geç kalınmış olsa da düzeltilmesine sevindim.
Time Stranger’ın Switch ve Switch 2 sürümleri donanım kapasitelerine göre farklı performanslar sergiliyor. İlk olarak oyunun Switch sürümüne bakalım. Bu sürüm sistemin üst sınırı olan 1280 x 720 çözünürlüğe ve 30 kare hızına sahip. 9 yıllık bir konsol için sanırım daha fazlasını da beklemeye gerek yok. Switch 2 tarafına gelirsek; bu sürüm iki grafik moduyla geliyor. Quality Mode, TV’de 4K (3840×2160) çözünürlük ve saniye başı 30 kare kombinasyonuyla gelirken Performance Mode hem TV’de hem de elde 1080p (1920×1080) çözünürlük ve 60 kare akıcılığı sunuyor. Oyunun Switch 1 sürümünü Switch 2’ye yükseltmek ve kayıt transferi yapmak da mümkün olacak.
Özellikle Switch 2 geçişi ile birlikte Digimon Story Time Stranger evine döndü diyebilirim. Bu tarz konsolun mobil yapısına uygun, performans tarafında aşırı zorluk yaratmayan oyunları elde oynamanın keyfi her zaman başka oluyor. Özellikle performans modunda tam çözünürlük yakalanabilmesi iyi olmuş. Geliştirici ekip orijinal çıkış döneminden bu yana optimizasyon üzerinde çalışmış ve verimli sonuçlar elde etmiş belli ki.
Karar
Digimon Story Time Stranger, yazıda daha önce de andığım “kulvarındaki oyunlar” içinde şu an için en iyi görünen oyun. Oynanış mekanikleri Cyber Seluth kadar keyifli ve üstüne doğru yerlerde iyileştirilmeler yapılmış olması harika. İlk çıkış tarihinde yaşanan frame kilidi mevzusu artık tüm sistemler için ortadan kalkmış durumda ve oyun en başından beri olması gereken platformlar olan Switch & Switch 2’de sonunda boy gösteriyor. Özellikle Switch 2 sahibiyseniz ve bu tür oyunlara ilgi duyuyorsanız Time Stranger kaçırılmaması gereken bir oyun. Son kararınızı vermeden önce tüm sistemlerde yer alan demosuna da göz atabilirsiniz. Oyun yaklaşık 40-50 saatlik bir oynanış süresi sunuyor.















