Uncharted: Hırsızlar Mirası Koleksiyonu incelemesi

PlayStation için hazırladıkları sevimli platform oyunu serisi Crash Bandicoot ile oyunseverlerin kalplerini fetheden Naughty Dog, konsol oyuncularının çok iyi bildiği bir firmadır. PlayStation 2’de yine bir platform oyunu serisi olan Jak and Daxter ile iyi bir başarı yakalayan Naughty Dog, sıra artık PlayStation 3’e geldiğinde ise bu sefer farklı bir türden, bir aksiyon – macera oyunu serisi ile evlerimize konuk oldu: Uncharted.  Nathan Drake adlı hazine avcısının maceralarını konu alan ve 2007 ile 2011 arasında 3 harika oyun ile yoluna devam eden seri, sinematik sunumu, etkileyici doğa manzaraları ve ikonik karakterleri ile konsol savaşlarının en kızışmış olduğu dönemde PlayStation’ın en ağır toplarından biri haline geldi.  Sene 2013’ü gösterdiğinde firma aynı konsol için farklı bir IP – The Last of Us ile karşımıza çıktı.  PlayStation 3 ‘ün artık yerini PlayStation 4’e terk etmek üzere olduğu bir dönemde çıkan ve Uncharted serisi ile belirli bir oranda benzerlik gösteren oyun Naughty Dog’un hikaye anlatımı, oynanış ve görsel konusunda ne kadar yol katetmiş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi ve bir sonraki oyunlarında beklentilerimizi ne kadar yukarı çekebileceğimiz konusunda oldukça umut verici bir oyun oldu.

PlayStation 4’ün çıkışı ardından Sony için oyun üretenler arasında artık en sık ve övgüyle anılan firmalar arasında başı çeken Naughty Dog, yeni Uncharted oyunları üzerinde çalıştıklarının müjdesini verdi ancak konsolun ilk 2 senesi içinde  Last of Us’ın HD sürümü ve Uncharted: The Nathan Drake Collection adlı, orijinal üçlemeyi tek disk içinde barındıran bir derleme ile karşımıza çıktı. Bu şekilde seri bir sonraki nesile taşınmış oldu ve devam oyunları için de güzel bir köprü oluşturuldu. PlayStation 4’e özel çıkan devam yapımlarından ilki, Uncharted 4: Bir Hırsızın Sonu her anından emek akan, büyüleyici bir oyundu.  Gerek görseller, gerek hikaye sunumu olsun Naughty Dog’un sadece kendi oyunları adına değil, “video oyunu” kategorisi altında her ne icra edilmiş ve edilmekte ise hepsi adına çıtayı oldukça yükseltmiş olduğu bir çalışma olmuştu. Peşinden gelen ve seride ilk kez bir kadın kahramanı başrole oturtan Uncharted: Kayıp Miras ise en az Bir Hırsızın Sonu kadar ses getirdi.

Yeni Nesil Yeni Koleksiyon

Son iki Uncharted oyununun ardından Sony de bir sonraki konsol nesline geçerek PlayStation 5’i çıkardı. Özellikle hızlı yükleme ve yüksek kare hızı opsiyonları ile konsol oyuncularını 60 ve 120fps ile tanıştıran sistem büyük beğeni topladı. Demons Souls ve Ratchet and Clank gibi yapımlar 60-120 fps destekleyen ilk PlayStation exclusive oyunlar oldu. Hal böyleyken Uncharted da bir kez daha PlayStation yolunu tuttu ve Bir Hırsızın Sonu ile Kayıp Miras tek paket halinde yeniden huzurlarımıza çıktı. UNCHARTED: Hırsızlar Mirası Koleksiyonu adı altında çıkan paket, serinin son iki oyununu yeni nesil konsolların gücünü sonuna kadar hissettirecek düzenlemelere sahip. Oyunlara sırasıyla değinecek olursak;

UNCHARTED: Bir Hırsızın Sonu

El Dorado, Shambala ve İrem Şehri’nin gizemlerini çözen Nathan en nihayetinde hazine avı işlerinden elini ayağını çekmiş, maceralarında tanışmış olduğu Elena ile evlenip sıradan ama huzurlu bir hayata başlamıştır. Her şeyin yolunda gitmesi için elinden geleni yapsa da Nathan’ın hayatı bir sabah hiç ummadığı birinin ziyareti ile bir kez daha altüst olur. Bu kişi tam 15 yıl önce öldüğünü sandığı ağabeyi Sam’dir.  Her ikisi için de mazisi derin olan bir hazine artık Sam’in hayatta kalıp kalmayacağını belirleyen bir unsur haline gelmiştir ve bu konuda tek güveneceği ve yardım isteyebileceği kişi olan kardeşi Nathan’a ulaşmıştır. Başlangıçta yeni bir maceraya atılmak için gönülsüz olan Nathan işin ucunda ağabeyinin hayatı olduğunu öğrenince hiç düşünmeden Sam’e yardım etmeyi kabul eder. Kısa süre sonra hazine avı işinde en güvendiği partneri, manevi babası Sullivan da olaylara dahil olur ve yıllar önce izini sürmekte başarısız oldukları bir korsan kolonisinin hazinesinin tekrar peşine düşerler.

Çıkıç dönemi görsellerin yanısıra öykü anlatımı konusunda da dikkatleri çeken firma Last of Us’ta edindikleri deneyimi sonuna kadar kullanmış, ancak bunları oyun esnasında bodoslama suratınıza fırlatmak için fırsat kollamak yerine oturaklı bir şekilde, sindire sindire hikayeyi bünyenize işlemişti. Nathan’ın çocukluğu ve gençliğinden anılarla başlayan oyun yeni karakterleri ve olay kurgusunu başarılı bir şekilde kavramanızı sağlayana kadar sizi ağır çatışmalar yapmaya süreklememesi ile büyük bir risk de almıştı. Taşlar yerine oturunca ise her şey inanılmaz bir akıcılıkta ve heyecanda devam etmiş ve ilk incelememizde belirttiğimiz gibi firma hikaye noktasında büyük bir aşama kaydetmişti.

UNCHARTED: Kayıp Miras

 

Uncharted: Kayıp Miras, ilk olarak Uncharted 4 için DLC olarak planlanmıştı. Ancak yapım sona erdiğinde Uncharted 4 kadar büyük oyun olarak gelmiş, tartışmalı olarak Uncharted 4’ten biraz daha fazla sevilmişti. Oyunun şüphesiz en büyük sürprizi ise ana karakterin Nathan olmamasıydı. Oyunun çıkış dönemine kadar herkesin aklında aynı soru vardı: Nathan Drake’siz bir Uncharted ne kadar başarılı olabilirdi?

Uncharted: Kayıp Miras’ın senaryo modu bizi Hint topraklarına götürüyor. Odağında Ganesha’nın Dişi adlı paha biçilmez bir hazinenin bulunduğu öyküde Chloe ve Nadine iki ortak olarak karşımıza çıkıyor. Hint mitolojisinde dört kollu ve fil kafalı olarak tasvir edilen tanrı Ganesha’nın Parashurama ile savaşında aldığı bir darbe sonrasında dişi kesilerek yer yüzüne düşer. Efsanelerde anılan hazine, Hint kralları tarafından yıllar boyunca özenle korunur ve günümüze dek kimse izini süremez. Chloe arkeolog olan babasının ölümüne neden olan bu hazineyi bulmak ve geçmişindeki bazı defterleri kapatmak niyetindeyken Nadine ise Uncharted 4’te Drake kardeşler ile yaşadığı husumet sonrası ordusu Shoreline’daki pozisyonunu yitirmiş ve ipleri tekrar eline alabilmek umuduyla kendisine büyük bir varlık kazandıracağına inandığı hazineyi bulmak adına Chloe ile bir ortalık kuruyor. Öte yandan Hindistan hazine avı için en kötü zamanını yaşıyor; ülkede bir iç savaş çıkmış durumda ve isyancıların lideri Asav’ın da planları arasında Ganesha’nın Dişi’ni bulmak var.

İki karakterin odağında ilerleyen öyküleme Naughty Dog’un oyunlarında Last of Us sonrası mükemmelleştirdiği bir anlatı biçimi. Uncharted: Kayıp Miras da buna bir istisna olmuyor. Birbirine tamamen zıt yapıda olan Chloe ve Nadine ikilisinin atışmalar, güvensizlikler ile başlayan ilişkisi senaryo boyunca inişli-çıkışlı olarak o kadar inandırıcı bir şekilde gelişiyor ki Nathan ya da Sullivan’ı artık aklınıza dahi getirmiyorsunuz. Ayrıca Uncharted 4’ün en eleştirilebilir tarafı olarak gördüğüm kısmı, ara sahnelerin oynanışı batırması gibi durumlar Kayıp Miras’ta yok. Naughty Dog gerçekten notlarını iyi almış olsa gerek, ara sahneler kararında tutulmuş ve oynanış deneyiminizi başarıyla besliyorlar.

Atmosfer açısından etkileyici bulduğumuz Uncharted: Kayıp Miras bizi doğanın yeşilliği ve mistik Hint yapıları ile buluşturuyor. Uncharted 4’te coğrafya açısından daha çok çeşitlilik vardı, kendimizi kah Rio’da kah Madagascar’da buluyorduk; ancak geneliyle Kayıp Miras daha akılda kalıcı, oyunun doğasına uygun tasarımlar içeriyor. Bu tür detayları seven bir oyuncuysanız hemen her bölümde kendinizi bir şeyleri incelerken ya da ekran görüntüsü alırken bulacaksınız. Ayrıca hakkını bir kez daha verelim, bulmacalar konusunda Kayıp Miras, Uncharted 4’ten bir adım daha önde olmuş bir yapım.

Bildiğiniz üzere Uncharted serisi kısmen Tomb Raider’dan esinlenmiş bir oyun (öyle ki reboot serisinde de bazı mekanikleri ile de Uncharted Tomb Raider’a ilham kaynağı olmuştur). Bu Indiana Jones-vari yapımların olmazsa olmazı egzotik mekanlar, çatışma ve tabii ki bulmacalardır. Kayıp uygarlıkların gizemlerini çözerken bir yandan da tuzaklarla donatılmış ilginç mekanizmaların sakladıkları sırrı çözmenin hazzı, bu oyunların deneyimini tamamlayan bir unsurdur. Maalesef Uncharted 4 bu konuda oyuncuyu tatmin etmekten biraz uzak, hikaye sunumu oynanışı gölgeleyen bir oyundu. İyi haber ise Kayıp Miras seriyi yine köklerine döndürmeyi başarmış ve oldukça yaratıcı bulmacalar oyun boyunca karşınıza çıkacak. Hatta 4×4 cipinizle serbestçe dolaşabileceğiniz 4. bölümde bu bulmacalardan büyük bir tanesi haritaya opsiyonel olarak dağıtılmış durumda. Harita üzerinde işaretli bölgelere giderek parça parça çözdüğünüz bu sırrın ödülü ise hazinelere yaklaştığınız zaman sizi haberdar eden önemli bir aksesuar. Bir başarımı da açan bu aksesuarın (Kraliçenin Yakutu) özelliğini isterseniz menüden kapatabilirsiniz. Eski Uncharted oyuncuları pas geçmesin!

Türkçe Dublaj ile Uncharted Keyfi

Diğer oyunlarda olduğu gibi Uncharted: Hırsızlar Mirası Koleksiyonu da tamamen Türkçe olarak geliyor. Menülerden dublaja kadar %100 Türkçe dil desteği bulunan oyunda yine başarılı bir çeviri ve dublaj işçiliği çıkartılmış. Atmosferi bu kadar kuvvetli bir oyunda özellikle ingilizce bilmeyen oyuncuların bile altyazıları kapatıp manzaranın keyfinin çıkararak oyunlarını oynayabilecek olmaları büyük bir bonus.

Yeni Nesil ile Gelenler

Uncharted: Hırsızlar Mirası Koleksiyonu Dualsense’in  Adaptive Trigger ve Haptic Feedback teknolojilerine uygun olarak baştan elden geçirilmiş. Bu sayede elinizdeki silahın tepmesinden, gaz pedalına basarken aldığınız dirence kadar yeni oynanış deneyimleri oyuncuya sunulmuş. Çevre etkileşimleri ve aksiyon da yeni nesil titreşim ile daha kuvvetli hale getirilmiş.

PlayStation 5’in çıkışı ile 3D ses konusunda da büyük adımlar atılmıştı. Hırsızlar Mirası Koleksiyonu da 3D Audio desteği ile geliyor ve konsolun çıkış dönemi gelen Pulse 3D gibi kulaklıkla inanılmaz bir ses tasarımını deneyim edebiliyorsunuz.

SSD desteği ile yüklemeler de inanılmaz düzeyde kısalmış durumda. Orijinal oyunlar çoğu yüklemeyi ara sahneler esnasında “çaktırmadan” yapıyordu ancak belirli noktalarda kaçınılmaz olarak yükleme sürelerinin uzunluğunu hissedebiliyordunuz.

En çok merak edilen kısım olan görsellere gelirsek… Oyun bize Gerçekçi, Performans ve Performans + olarak üç ayrı grafik opsiyonu sunuyor. Gerçekçi mod 4K 30 FPS ile geliyor. “Bir dakika PS4 Pro da 4K 30 fps vermiyor muydu?” dediğinizi duyar gibiyim. İşin aslı şu ki PS4 sürümü checkerboard teknolojisi kullanarak 2K’dan 4K’ya yükseliyordu. Ancak bu sürümde PlayStation 5’in gücü ile gerçek (native) 4K çözünürlük elde edebilmeniz mümkün kılınmış. Performans modu ise PS4 Pro sürümüne benzer bir şekilde 1440P’den yükseltilmiş 4K ile, ancak 60 fps desteği ile karşınıza çıkıyor. Testlerimizde 30’dan 60’a geçildiğinde inanılmaz bir akıcılık hissettik ve oyun deneyimimizin çoğunda bu modu tercih ettik. Performans + modunda ise 120 fps ile akıcılığı bambaşka bir boyuta taşıyor. Ancak bunun karşılığında oyunu 1080p çözünürlük ile oynayabiliyorsunuz. Tabii bu modu kullanmak için 120hz bir monitor ya da TV’ye ihtiyacınız olduğunu önemle hatırlatırız.

Batan Güneşin Ardından

Uncharted: Hırsızlar Mirası Koleksiyonu ilk olarak son iki oyunu oynamamış PlayStation 5 sahipleri için ideal bir giriş noktası. Oyunları önceden deneyim etmiş oyuncular için bile görsel ve işitsel açıdan taze bir deneyim sayılabilir. Tabii bu biraz da oyunları ne kadar sevdiğinize bağlı. Sony eski sürümlere sahip olanlara güzel bir opsiyon tanıyarak 90 TL’lik bir yükseltme imkanı sunmuş. Sıfırdan almak isterseniz de 439 TL’lik bir fiyat etiketine sahip olan oyun Nathan Drake’in seriye vedasını ya da gözü pek Chloe’nin başrolde olduğunu macerasını deneyim etmek isteyen oyuncuları PlayStation 5’in büyülü dünyasına davet ediyor.

- Advertisement -
GENEL BAKIŞ
Görseller
9.5
Hikaye / Sunum
9
Oynanış
9
Ses / Müzik
9
Tekrar Oynanabilirlik
8.5
Önceki İçerikWWE 2K22’nin kapak yıldızı Rey Mysterio oldu
Sonraki İçerikState of Play’in yeni yayınında Gran Turismo 7 incelenecek
Oyun ve teknoloji dünyasını yakından takip eden bir kardeşiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz