Rock of Ages 2: Bigger & Boulder inceleme

Tarih seviyor musunuz bilmiyorum ama ben pek ilgili olduğumu söyleyemeyeceğim. Bana şu ana kadar okulda öğrettikleri dışında bir ilgim alakam olmadı. Ezber yapmayı da sevmiyorum zaten. Bu yüzden mühendislik yapıyorum. (Sırf tarih yüzünden demek biraz ağır oldu sanırım.) Ama hepimiz tarihle ilgimiz olsun olmasın biliyoruz ki dünya tarihinde en büyük, en etkili savaşlar kocaman yuvarlak taşlarla sonuca ulaşmıştır. Nice komutanlara diz çöktürten, nice devletleri yıkan bu taşları anlatan artık elimizde bir belge niteliğinde oyun var: Rock of Ages 2 inceleme Başlat Tuşu’nda karşınızda.

Taş üstünde taş bırakmayacağız.


Rock of Ages 2: Bigger & Boulder
; ilk oyunun izinden giden, oyunun kendini daha da geliştirmiş bir versiyonu diyebiliriz. Bir taş olarak diyarlarca yuvarlandığımız, düşmanın taşını engellemek için girmediğimiz numara kulmayan bu tarihsel dokümanda birçok tarihsel kimlikle karşılaşıyoruz. İlk çağlardan günümüze kadar ulaşan süreçte Yunan tanrıları, Napolyon (kiraz olmayan), Van Gogh gibi kişilikler önümüze çıkıyor.

Siz “Ne diyo bu değişik?” demeden ve oyunu anlatmaya başlamadan önce değinmem gereken bir şey var ki, oyunun mizahı beni benden almış durumda. Çok hoşuma gitti, inceleme yazarken de etkisinden çıkamadım, neyse, öhöm.

Her söylediğim şaka da değil, oyunda kaba tabirle taş yuvarlıyoruz. Karşımızdaki rakibin taşını kule savunması ögeleriyle engellemeye çalışıyor, rakibimizin hamlelerinden kıvrak hareketlerimizle kaçmaya uğraşıyoruz. En son ise tüm hızımızla bodoslama rakibimize dalıyoruz. Çok gerçekçi değil mi?

İnlerine gireceğiz inlerine.

Oyunumuz bu kocaman taşlar etrafında geliştirilmiş durumda. İki tarafın da tek silahı bu taşlar ve belirli aralıklarla inşa edilen bu taşları en etkili şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Tabii ki dümdüz bir alanda değiliz. Haritalar değişiklik gösteriyor ve buna bağlı olarak da coğrafya değişiyor: engebeler, uçurumlar, dağlar, denizler vs. Şimdi bunun ne kadar önemi var derseniz, taşların yönünü ve hızını üçüncü şahıs kamera açısından biz yönlendiriyoruz. İşte bu noktada stratejik zeka dışında platform becerisi de çok öne çıkıyor. Yani yılların kule savunmacısı, age ofçusu olmanız oyunu kazanmanıza yetmiyor.

Oyunun kule savunma kısmında ise başka her kule savunma oyunundan bekleyeceğimiz ögeler karşımıza çıkıyor. İşte taşları yavaşlatmak için kullanabileceğimiz kolonlar, taşların canını azaltabileceğimiz mancınıklar vs. Farklı bir şey yok, mentalite aynı. Bu arada her şey gerçek zamanlı gerçekleşiyor, bu nedenle bu tarafta da age ofçu olmak bir avantaj sağlayabiliyor.

Oyun ilerledikçe taşlarımızı değiştirebiliyoruz, birkaç özellik kazanıyoruz falan. Herhangi bir oyunda olan şeyler bunlar, burada da var tabii ki.

Konsollara girmese miydik ama acaba…

PlayStation sahibi olduktan sonra oyunları artık konsolda oynamayı tercih ettiğimi biliyorsunuz. (Bilmiyorsanız buraya tıklama vaktiniz gelmiş.) Rock of Ages 2 inceleme kodunun PS4 için gelmesine çok sevindim, oyunu açınca ise ağlayarak konsolumu camdan attım.

Birçok kez PC tarafında konsol arayüzünü direkt aktarmalarından yakınırken, şimdi ise PC arayüzünü direkt konsola aktarmalarından yakınacağım. Eşek kadar TV aldım eve. (Evet, aldım.) Menü yazılarını okumak işkence, arayüz tasarımı “Merhaba! Ben PC’den geliyorum.” diye bas bas bağırıyor. İşin içinde izlem (strateji) olunca, PC için geliştirilmesi Allah’ın emri zaten ama sadece bu oyunu geliştirilen yapımcıları değil, platformdan platforma aktarma yaparken gereken arayüz değişikliklerini yapmayan, performans optimizasyonu yapmayan tüm yapımcıları ıslak meşe odunu ile yola getirmek istiyorum.

Arayüz problemi dışında genel olarak ise… Oyun beni pek çekmedi. Kule savunmasını ve platform oyunlarını seven bir bünyeye sahibim, oyunun mizahını da çok sevdim ama sanki bir eksiklik, bir basitlik var gibi geldi bana. Belki arkadaşlarınızla oynarken çok zevkli olur, eğlenirsiniz bayağı ama arkadaşınızla “el kızartmaca” da oynasanız eğlenceli gelir. Bu noktayı pek bir artı sayabileceğimi düşünmüyorum.

Bu arada arkadaşlar demişken, çoklu oyuncu kısmında ekranı bölerek ya da çevrimiçi olarak 2v2 ve “herkesin taşı kendine” diyerek herkes tek karşılaşmalar yapabiliyorsunuz. Kolay maç bulma ve harita oylama gibi hayatımızın kalitesini arttıran değişiklikler yapılmış. (Bu kısım oyunun bülteninden alınmıştır.) Bir önceki oyuna göre de fizikler ve yıkılabilir çevre biraz daha geliştirilmiş. E altı yıl olmuş ilk oyun çıkalı, o kadarı da olsun. Yine de ilk oyuna göre çok değişiklik var mı? Meh.

Kah güldük, kah eğlendik.

Ben Rock of Ages 2’den tat alamadım ama bu oyunun kötü olduğu anlamına gelmesin. Arayüz konusunda kesinlikle affetmiyorum ama bu oyun sizin için gayet eğlenceli olabilir. Bu nedenle oyunu önceden deneyip, sonra satın alıp almamaya karar verin. Hem bu hüzünlü dünyada en azından biraz gülmüş olursunuz.