- Advertisement -

Efsanenin tarihini anlattığımız serimiz, ikinci bölümüyle devam ediyor.

Memur bey ehliyetim evde kalmış.

Üçüncü oyunumuz 2010‘da tekrar ismi kullanılan oyunun orijinali olan Need for Speed III: Hot Pursuit. İkinci oyun için üç sene bekleyen Electronic Arts, ben nasıl yaparım böyle bir hatayı diyerek üçüncü oyunu önceki oyundan bir sene sonra, 1998‘de çıkardı. Grafiksel olarak geliştirmeler geçiren oyunda çözünürlük arttı (1152×864), hava olayları eklendi ve arabalar daha da detaylandı ki ilk oyunda bahsettiğimiz “fotoğraf kokpit“, yerini oyun içi modellemeye bırakmıştı. Ancak yine direksiyonu telekinezi yöntemiyle ellerimiz olmadan çeviriyorduk.

need-for-speed-tarihi-bolum-2-polisler-harekete-gecti-yaziici1

Oyunun en güzel özelliği ise isminden de anlaşılacağı üzere polis kovalamacasının tekrar dönmesiydi. (hot pursuit: sıcak takip) Ayrıca bu sefer tüm teşkilat ayaklanmış bir şekilde, ilk oyunun aksine, birden fazla polis aracı sizi yakalamaya çalışıyordu. İlk iki sefer yakalanınca “genel aftan” faydalanıyordunuz ancak üçüncü kez yakalanınca yarış sona eriyordu.

Oyun dönemine göre çok iyiydi fakat Gran Turismo ile aynı dönemde çıkınca işler biraz karıştı. Metacritic’te 96 puana sahip olan Gran Turismo, Hot Pursuit için şanssızlık oldu.

Alırım anahtarını

Seri artık otomatiğe bağlanmış ve yine önceki oyundan bir sene sonra 1999‘da yeni bir oyun gelmişti: Need for Speed: High Stakes. Yalnız oyun Amerika Birleşik Devletleri‘nde bu isimle çıkmıştı. Avrupa’daki adı ise Road Challenge‘tı. Winning ElevenPro Evolution Soccer geyiği bu oyunda da döndü. O zamanlar orijinal kavramı olmayan ülkemizde “CD’ciye” hangi oyun gelirse onu alıyorduk. High Stakes‘i oynayıp, başka bir dükkanda Road Challenge‘ı görünce “Aaa yeni oyun mu çıkmış” tepkilerini vermedik değil.

Oyunun ana konusu ise –yine adından anlaşılabileceği üzere– bahislerdi. (high stakes: yüksek bahis) Hatta şöyle çok güzel bir olay vardı ki; arkadaşınızla PlayStation‘da kendi hafıza kartlarınızla (Memory Card) arabasına yarış yapabiliyordunuz. Yenilenin arabası ise karttan siliniyor ve kazanana geçiyordu! Nice arkadaşlıklar bu yüzden bozuldu…

need-for-speed-tarihi-bolum-2-polisler-harekete-gecti-yaziici2

Araç hasarları eklenen oyunda polis takibi yine önemli bir yer tutmakla birlikte bu sefer polis de olabiliyordunuz. Arabalara dikenli tel gibi tuzaklar kurup yakalamaya çalışıyordunuz. Ayrıca ortaklaşa (co-op) olarak arkadaşınızla oynarken bir kişi polis diğer kişi ise yarışçı olabiliyordu.

Araçlarımız Alman malıdır efendim.

Milenyum diye adlandırdığımız sene olan 2000‘de ise Need for Speed bu sefer çok farklı bir şekilde sadece Porsche arabaların olduğu Need for Speed: Porsche Unleashed‘ı çıkardı. Avrupa’da adı ise Need for Speed: Porsche 2000‘di. Zaten o sene çıkan her şeyin sonuna 2000 geliyordu. Oyun da bundan nasibini aldı.

Oyun dediğim gibi sadece Porsche’nin 1950’den 2000’e kadar çıkan arabalarından oluşuyordu. Kariyer modumuz vardı ve en eski arabalarla başlayıp dönem atlayarak 2000’e kadar geliyordunuz. Bu işleyiş Porsche’nin nereden başlayıp nasıl geliştiğini çok güzel bir şekilde gösteriyordu ve apayrı bir keyif alıyordunuz.

Ekstra içerik olarak bir hayli zengin olan oyunda; Porsche’nin tarihi bilgileri, araba detayları, videolar gibi meraklısı için mükemmel bilgiler vardı. Oyun modu olarak ise “Factory Driver” eklenmişti. Bu modda oyun sizi “resmi Porsche görevlisi” olarak tanımlıyordu ve verilen çeşitli görevlerle arabaları test etmenizi istiyordu.

Oyun arcade yapıdan çok simülasyon tarzındaydı. Hasarlar sadece görünüşe değil, performansımıza da etki ediyordu. Mesela arabanın bir yerini çok vurursanız araba çekmeye başlıyordu. Arcade yapıya alışan oyuncular bir anda neye uğradıklarını şaşırdı ve çok kişi saç baş yoldu.

need-for-speed-tarihi-bolum-2-polisler-harekete-gecti-yaziici3

Şimdi ise en güzel habere geldik. Artık ellerimiz vardı! Dışarıdan da içeride oturduğumuzu, özellikle üstü açık arabalarda, rahatça görebiliyorduk. Ayrıca tek tek her arabanın kokpiti oyun için modellenmişti ve bu modellemeler cidden dönemine göre çok iyiydi.

Oyunun 2003’te “40 Jahre 911 Bundle” (40 Jahre, Almanca 40 yıl demek.) adında Porsche 911 yıl dönümüne özel bir koleksiyon sürümü satışa sunuldu. Pakette metal kutu, oyunun en son versiyonu ve müzik albümü bulunuyordu.

Birçok oyuncunun sadece Porsche var diye eleştirdiği oyun yine de başarılı oldu. Benim ise seride favori oyunlarımdan biridir.

Tatil yaptık, geldik.

Şimdi ise kimine göre kötü kimine göre efsane olan oyun Need for Speed: Hot Pursuit II‘ye geldik. 2002‘de çıkan oyun iki farklı yapımcı tarafından geliştirilmişti. Ve olay da zaten burada koptu.

Serinin PlayStation 2 sürümünü EA Black Box, diğer sürümlerini ise EA Seattle geliştirmişti. Ne kadar PS2 dışında kalan sürümler grafik açısından daha iyi olsa da, PS2 sürümü oyun olarak daha başarılıydı. Hatta PC’de oynayınca cidden kötü dediğiniz oyunu, PS2’de oynayınca sanki farklı bir oyun oynuyormuş gibi fikriniz değişiyordu. (Ufak bir bilgi olarak serinin en iyi oyunları EA Black Box’tan çıkmıştır.)

Seri tekrar polis takiplerine ve Porsche’nin simülasyon tarzının aksine arcade‘e geri döndü. İlk oyunun üstüne yenilik getirmedi, daha çok gelişmiş bir versiyon havası vardı. Hasar sistemine veda edildi. Polisler cidden sizi zorluyordu. Helikopterler de takibe katılıyordu ve varil atabiliyordu. Ayrıca pistlerde pek kolay gözükmeyen kestirmeler vardı ve bulunca tatlı bir keyif alıyordunuz.

need-for-speed-tarihi-bolum-2-polisler-harekete-gecti-yaziici4

Bu oyunda kokpit kamerası kullanılmamıştı, onun yerine arabanın önünden baktığınız bir kamera açısı kullanılmıştı. Günümüzde hala kullanılan bu “hile“, bana göre üşengeçlikten başka bir şey değil.

Bir bölümün daha sonuna geldik. Gelecek hafta yeni bölümle tekrar görüşmek üzere.

Önceki BölümSonraki Bölüm

Need for Speed tarihi yazı dizimizin şu ana kadar yayınlanmış bölümleri:

Bölüm 1 – Bir efsane doğuyor.
Bölüm 2 – Polisler harekete geçti.
Bölüm 3 – Burası yer altı