35 yıl gibi uzun bir geçmişi olan Bungie, video oyun sektöründe shooter türüne öncülük eden sayılı stüdyolar arasında yer alıyor. Birçok kişinin aklında Xbox konsoluna özel geliştirdikleri Halo serisiyle yer edinmiş olsa da bunun öncesine bakmak gerekiyor. Stüdyo, 1991’deki kuruluşundan birkaç sene sonra Marathon adlı bilim-kurgu temalı birinci şahıs nişancı (FPS) türündeki oyunu piyasaya sürdü. Oyun, uzak gelecekte uzaylı istilasına uğramış bir uzay gemisini kurtarmaya çalıştığımız hikâye üzerine kuruluydu. Marathon daha sonra devam oyunlarıyla üçleme haline geldi.
2000-10 yılları arasında adeta bir “Halo fabrikası” haline gelen Bungie, Microsoft çatısı altından ayrılmasının ardından Actvision ile ortak bir projeye girişti. Akabinde 2014 senesinde yepyeni bir fikri mülkiyetle karşımıza çıktı: Destiny. Bungie, yine bilim-kurgu temasını ve FPS türünü tercih etmişti. Ancak bu sefer PvP ve PvE elementlerini harmanlayarak milyonlar satan bir projeye imza attı. İkinci oyunun ardından Activison ortaklığı sona erdi. Üzerinden çok geçmeden de bu konsol nesline damga vuran satın alma yarışında Sony’nin bünyesine girdi. PlayStation Studios’un bir parçası haline gelmesinin ardından Bungie’nin ilk projesi stüdyonun ilk yıllarına geri dönüş oldu. Marathon tozlu raflardan çıktı ve tek kişilik hikayeli bir oyun iken çok oyunculu extraction shooter’a dönüştü.
Tür değişimi olmasına karşın Bungie, serinin hikaye kurgusunu koruyup bunun üzerine bir oyun inşa etmiş. Marathon çok uzak bir gelecekte, 2893 yılında, Tau Ceti IV isimli gezegende yaşanan gizemli yok oluşu konu ediniyor. Marathon adlı uzay gemisine bağlı koloninin Tau Ceti IV’deki kayboluşunun üzerine mega şirketler gezegenden çıkarabilecekleri kazancın peşinde. Dünyanın yönetimini elinde tutan Unified Earth Space Council’a (UESC) bağlı robotların cirit attığı Tau Ceti IV, artık ganimetlerle dolu bir maden. Bu acımasız bilim-kurgu evreninde, sanal ortama aktarılmış benliklerden oluşan Runner’lar transfer oldukları biyosentetik Shell’ler ile şirketlere hizmet ediyor.
Çayınız veya kahveniz hazırsa, Bungie’nin yıllar sonra kabuk değiştiren serisini ele aldığımız Marathon inceleme yazımıza davetlisiniz:
Bu bir maraton, kısa mesafe koşusu değil
Ekipmanları kuşan, sahaya in, yağmala, sağ çık ya da öl, tekrarla! Marathon, türü gereği tek başınıza veya üç kişiye kadar ekip halinde ekipman kuşanıp oyunun sunduğu çeşitli bölgelerde keşfe çıkarak daha iyi silahlar ve eşyalar topladığınız, bunu yaparken de yapay zeka (UESC robotları) ve diğer oyuncularla karşılaştığınız, ölmeden bölgeden ayrılarak topladığınız ganimetleri envanterinize kattığınız bir oynanış döngüsüne sahip.
Bu uzun bir maraton ve her bir koşu (Run) önemli. Ölmeniz o Run’daki her şeyi kaybetmeniz demek. Her bir başarılı tahliye (Exfil), bir sonraki koşu için sizi daha güçlü hale getirirken, üst üste başarısızlıklar envanterinizdeki değerli ekipmanların tükenmesiyle sonuçlanabilir. Ancak bu mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Zulanızda bir şey kalmadı mı? Bu noktada imdada Faction’ların sunduğu Sponsorlu Kit’ler yetişiyor. İçerisinde bir ana silah, bir miktar cephane, enerji ve kalkanınızı yenildiğiniz tüketilebilirler barındıran bu paketler, Marathon’da koşu esnasında düştüğünüz yerden ayağa kalkmanıza olanak tanıyor.
Bu döngü içerisinde Marathon evreninde yer alan altı farklı Faction’dan kontratlar alıyor, tamamladıkça kalıcı geliştirmeler yapabileceğiniz kredi ve Run’larda kullanabileceğiniz ekipmanlar elde ediyorsunuz. Cyberacme kontratları sonrasında yapabileceğiniz yükseltmeler ile Runner’ın temel niteliklerini geliştirirken, Traxus ile silah ve silah modları üzerine yükseltmeler kazanıyorsunuz. NuCaloric ile iyileşme etkisi sağlayan ekipmanlar, Sekiguchi ile ise güçlendirme etkisi veren implant ve çekirdek gibi parçalar üzerine kalıcı geliştirmeler kazanılıyor. Yani her bir Faction’dan faydalanarak Runner’ınızı her yönden güçlendirmeniz gerekiyor.

Koşucu (Runner) olarak yedi farklı karakter sınıfından (Shell) birini seçerek işe başlıyorsunuz. Her bir Shell kendine özgü yetenek seti barındırıyor. İmza yetenek olarak nitelendirilebilecek Prime Kabiliyet, yeniden kullanım süresi daha kısa olan Taktiksel Kabiliyet ve pasif/aktif kazanımlar sağlayan iki Nitelik (Trait) içeriyor.
- Destroyer, hem ofansif hem de defansif olarak öne çıkıyor. Prime Kabiliyet ile rakiplerin hareketleri kısıtlayan seri füzeler fırlatırken, Taktiksel yeteneğiyle koruma kalkanı açıyor. Trait’leri ile havada dash atabilir ve normalden daha hızlı koşabilirsiniz.
- Vandal, gelişmiş manevra kabiliyetleri ile dikkat çekiyor. Prime Kabiliyet ile hareket hızı, silah tutuş gücü ve hareket yeteneklerinden kaynaklanan Shell ısı artışında (bu mekanikle ilgili detaylar ilerleyen kısımlarda) düşüş sağlayarak, yapay zeka veya rakip oyuncu fark etmeksizin savaşları çevirebiliyorsunuz.
- Recon, tamamen rakiplerini konumlarını öğrenme üzerine kabiliyetlere sahip. Prime Kabiliyet ile geniş bir alandaki rakiplerin yerlerini işaretliyor. Taktiksel kabiliyeti ile en yakın rakibe ulaşan ve temas ettiğinde patlayan robot örümcek gönderiyor. Bu sayede hem rakibin ısısını doldurarak hareketini kısıtlıyor hem de ciddi hasar bırakıyor. Trait yeteneklerinden biri sayesinde görmediğiniz bir rakip tarafından işaretlendiğinizde ise anında bildirim alarak gafil avlanmaktan kurtulabilirsiniz.
- Assassin, adından da anlaşıldığı üzere suikast yetenekleri ile öne çıkıyor. Prime Kabiliyet ile etrafta sis bulutları yaratıyorsunuz. Sisin içindeki rakiplerinizin görüşü kısıtlanırken, siz görünmez olarak mücadelelerde iki-sıfır öne geçebilirsiniz.
- Triage, özünde bir destek sınıfı. Bütün yetenek seti, kendinizi ve takım arkadaşlarınızı aksiyon yoğun anlarda olabildiğince hayatta tutma üzerine kurulu. Yere düşen dostlarınızı uzaktan kaldırabilir, zor durumdaki takım arkadaşlarınızın enerji ve kalkanını tazeleyebilirsiniz.
- Thief ile düşman oyuncu ve robotlarla savaşmakla uğraşmadan, Prime Kabiliyet ile kontrol ettiğiniz drone sayesinde rakiplerin çantalarındaki eşyaları çalabiliyorsunuz. Taktiksel kabiliyetindeki kanca, tırmanma ve sallanma gibi manevralarla yapılar arasında daha hızlı gezinmeye olanak tanıyor. Trait yeteneğiyle duvarların arkasından dahi ganimet kutularını görerek, neyi nerede arayacağınızla vakit kaybetmiyorsunuz.
- Rook, diğerlerinden önemli ölçüde ayrılıyor. Shell olarak Rook tercih ettiğinizde, öncelikle ekip arkadaşı olmadan tek kişi oynamak zorundasınız. Yetenek setindeki Prime kabiliyeti ile enerjinizi yavaşça tazeliyor. Taktiksel kabiliyeti sayesinde UESC robotları sizin varlığınızı fark etmiyor ve saldırmıyor. Kontrat görevlerini alamama, envanterden eşya kuşanamama gibi birtakım kısıtlamalar bu kazanımların bedeli oluyor.
Gelişim sistemi ve baş döndüren yoğunluk
Marathon’un sunduğu oynanış döngüsü onu ilk bakışta tipik bir extraction shooter olarak gösteriyor olabilir. Esasen birçok yönüyle de öyle bir oyun fakat arka planda oyunun yarattığı evrenle uyumlu birçok mekanik ve element de mevcut. Öncelikle, Runner olarak benliğinizi aktardığınz Shell’ler kapasite olarak birbirinden ayrılan niteliklere sahip.
Isı Kapasitesi (Heat Capacity) oyunun en kilit mekaniği olarak öne çıkıyor. Oyundaki normal hareketiniz dışında yaptığınız koşma, kayma, çift zıplama, yakın dövüş saldırısı gibi hamlelerin her biri ısınızı artırıyor. Isı kapasiteniz dolduğu anda ise bu hareketleri yapmanız bir müddet olanaksız hale gelirken, sadece yürümek zorunda kalıyorsunuz. Benzer şekilde, Donanım (Hardware) gücünüz hareket kısıtlayıcı etkilerden (aşırı ısınma, zehir ve don gibi) ne kadar süre boyunca etkileneceğinizi belirliyor. Güvenlik duvarınız (Firewall) ise Runner’ınızın elektronik sistemini bozan hacklenme ve yıldırım gibi durumlardan etkilenme sürenizi düşürmeye yarıyor. Yağmalama (Loot) hızı oyunun dünyasında keşfettiğiniz kutulardaki veya ölen rakiplerin çantalarındaki eşyaların ekranda belirme süresini etkiliyor. Enerji ve kalkan yenileme eşyalarının etki süresini hızlandırma, Runner’ınızın yeteneklerini yeniden kullanma süresini kısaltma, yüksekten düşüşte alınan hasarı azaltma gibi bir dizi nitelik mevcut.
Bu niteliklerin değerlerini geliştirmenin çeşitli yolları bulunuyor. Birincisi, oyundaki Faction’ların verdiği kontratları tamamlayarak yapabileceğiniz kalıcı yükseltmeler. Oyunun ilk saatlerinde Isı Kapasitesi artışı sağlayan yükseltme kritik öneme sahip. Diğeri ise Runner’ınızın kuşanabildiği Çekirdek (Core) ve Implant’lar. Faction’lar üzerinden yapılan geliştirmeler kalıcı olurken, kuşanılan implant ve çekirdekler sadece o koşuda fayda sağlıyor. Başarılı tahliye ile bir sonraki koşularınızda kullanmanız mümkün ancak ölmeniz halinde veda etmek zorundasınız.

Öte yandan, Bungie gunplay konusunda yine hünerlerini göstermekten çekinmiyor. Marathon’daki silahların kullanımı, animasyonları, tasarımları ve sesleri ince dokunuşlarla çok iyi hazırlanmış. Stüdyonun önceki oyunlarındaki her zamanki güçlü oynanış Marathon’da bir üst seviyeye taşınmış.
Tau Ceti IV’te Perimeter, Dire Marsh ve Outpost olan üç bölgede mücadele ediyorsunuz. Genel olarak çok geniş ölçekli haritalar değiller. Fakat katmanlı yapıları arasında keşfedilmeyi bekleyen birçok kapalı bölüm barındırıyorlar. Buralara erişim veren anahtarları bulmalı veya Armory üzerinden açtığınız geliştirmelerle kendiniz üretmeniz gerekiyor. Bu yönüyle, Metroidvania tarzı oyunlarda görülen kademeli bölüm açma sistemini andırıyor.
Arayüz 101
Marathon alışma eşiği yüksek bir oyun. İçerik bolluğu bir kenara, oyunun arayüzü sunulan içerik yoğunluğunu kolaylaştırmıyor. Şöyle ki, envanterinizde aynı görüme sahip onlarca çekirdek ve implant olabilir ve bunların hiçbirinin ortak bir özelliği olmayabilir. Böyle bir durumda her birinin üzerine giderek ne işe yaradığını, faydası kadar ne gibi zararı olduğunu (negatif etkide bulunan nitelikler barındırabiliyorlar) okumanız gerekiyor.
Bunu oyundaki tüm eşya türleri için yaptığınızı düşünün. Silahlar, silah modları, zırhlar, sırt çantaları, çekirdekler ve implantlar, el bombaları, negatif etkilerden kurtulmanızı sağlayan tüketilebilir paketler ve kitler. Bunların her birinin de kendi içerisinde nadirlik kademeleri bulunuyor. Aynı türdeki bir silah, implant veya çekirdeğin daha üst seviye varyasyonları ile karşılaştıkça iş daha da karmaşık bir hal alıyor.
Menüler arasında ve içinde gezinmek konsol sürümünde çoğu zaman rahat değil. Daha çok PC odaklı bir arayüz var. Ekrandaki imleci yapmak istediğiniz eylemin olduğu yere getirip onay butonuna basmanız gerekiyor. Özellikle Faction ekranında kontrat alıp teslim ederken imleci tam istenilen küçük bir konuma getirmeniz gerekiyor. Benzer şekilde, envanter ve sırt çantası arasında eşyaları taşırken de rahatsız edici bir durum mevcut. Örneğin, başarılı bir Run sonrası sırt çantanızdaki eşyaları envanterinize göndermek için DualSense’teki X tuşuna basarken, tam tersi senaryoda yani envanterden sırt çantasına bir şeyler taşımak için kare tuşuna basmanız gerekiyor.
Aynı şekilde, oyun içerisinde sağda-solda bulunan eşyaları sırt çantasına almak için kare tuşu basıyoruz fakat bir kutunun veya dolabın içinde yer alan eşyaları almak için X’e basmak gerekiyor. Normalde eşyaları topladığınız kare tuşu ne işe yarıyor diye sorarsanız. Bu sefer kare tuşu kutu içerisindeki eşyayı yere bırakıyor. Bu tutarsızlık nedeniyle çoğu zaman ölen rakiplerin sırt çantasını yağmalarken eşyaları kendi sırt çantanıza aktarmak yerine yere attığınızı fark edeceksiniz.
İyi haber şu, Bungie şimdiden arayüz üzerinde düzenlemeler yaptığını ve her türlü geri bildirimi topladığını açıkladı.

Yeni başlayanlar için kısa notlar
Bu türe yabancı olup Marathon’a şans vermek isteyenlere oyunun başlangıcında işe yarayabilecek ipuçları:
- Oyunun ilk saatlerinde sadece Perimeter bölgesinde oynayın. Dire Marsh ve ilerleyen seviyelerde açılan Outpost bölümleri her ne kadar daha zengin ganimetler barındırsa da çok zorlayıcılar.
- Özellikle konsol oyuncularının dikkatine: Savaş esnasında zor duruma düştüğünüzde aşağı d-pad tuşuna basıp R2’ye basarak akıllı iyileşme (Smart Healing) özelliğinden faydalanın. Bu sayede o esnada ihtiyacınız olan en kritik iyileştirme eşyasını -sırt çantanızda bulunması durumunda- oyun sizin yerinize seçip kullanıyor.
- İlk etapta Cyberacme kontratlarına ağırlık verin. Runner’ınızın temel niteliklerini önemli ölçüde geliştiren, envanter slotu ve kredi kazanım miktarını artıran kritik geliştirmeler barındırıyor.
- Başladığınız Run esnasında tahliye noktası belirene kadar aldığınız kontratı tamamlamaya ve bu esnada olabildiğince eşya toplamaya çalışın. Hangi eşyanın ne işe yaradığını çözene kadar önünüze çıkan her şeyi toplayacaksınız ancak kısıtlı sırt çantası slotunu yönetmek zamanla önemli hale gelecek. Zira karşılaştığınız daha değerli eşyaları vakit kaybetmeden anında sırt çantanıza eklemeniz gerekecek.
- Açgözlü olmayın. Kontratı tamamladınız, geliştirmelerinizi yapabilecek ve bir sonraki koşunuza çıkabilecek kadar yeterli düzeyde eşya topladığınızı düşünüyorsanız tahliye noktasına ilerlemeye başlayın. Haritalarda tahliye noktaları rastgele iki konumda beliriyor. Rakip oyuncuların sizden önce tahliyeyi aktif hale getirebileceğini unutmayın. Eğer yetişebilirseniz ve rakibiniz dostaneyse ikiniz de aynı yerden tahliye olabilirsiniz (ya da siz onu haklayabilirsiniz ve eğer varsa daha iyi ganimete çökebilirsiniz). Aksi durumda diğer tahliye noktasına yönelmeniz ya da sonradan açılan bonus noktaya gitmeniz gerekecek. Bu bonus tahliye noktası UESC robotları tarafından çok sıkı biçimde korunuyor, mecbur kalmadıkça tavsiye etmiyorum.
- En değerli silahlarınızı, silah modlarınızı, çekirdeklerinizi ve implantlarınızı, zorlu olan kontrat görevlerini yapacağınız koşularda kuşanmaya özen gösterin. Rakip Runner’lar bir yana, UESC robotları da zorluk çıkarmaktan çekinmiyorlar. Yapay zekanın kontrol ettiği bu robotlar düşük tehdit seviyesi içeren bölümlerde dahi çok iyi kodlanmış. (Yanında el bombası patlamak üzereyken çaresizce kafasını çevirerek bombaya bakıp silahını ateşlemeyi kesen robot, evet sana diyorum). Türe aşikar kişileri bile zorlayabilecek cinsten.
Tümü bi’ arada: Renkli, kasvetli, sıradışı, estetik
Tau Ceti IV’teki Perimeter bölgesinde yoğun yağış altında ilerlerken Shell’inizden damlayan yağmur damlaları görüşünüzü kısıtlıyor. Fırtına gittikçe etkisini artırıyor, sağa-sola yıldırımlar düşüyor. Kontratınızı tamamladınız ve çantanızda bir yığın ganimet var. Tahliye noktasına ilerliyorsunuz. Etraftaki bütün yapılar rengarenk, buna rağmen bölge bir o kadar da tekinsiz. Her an başka bir Runner’la karşılaşabilirsiniz. Tahliye için geri sayım bitmek üzere, yağmur ve fırtına yerini güneşli bir havaya bırakırken moleküllerinize ayrılıp çoktan Tau Ceti IV’ü ardınızda bıraktınız, ta ki bir sonraki koşunuza kadar.
Marathon görsel anlamda alışılmışın çok dışında ve açıkçası tarif etmesi epey güç. Oyunun dünyası organik ve teknolojik unsuları video oyunlarında tam karşılığı olmayan yapay bir görsel tarz ile sunuyor. Haritalarda tercih edilen renkli tasarımlara rağmen güçlü estetik ve zaman zaman da kasvetli bir atmosfer barındırıyor. Tercih edilen sanat tarzı, dinamik hava sistemi, silah ve karakter tasarımları gibi birçok yönüyle Marathon görsel anlamda kendine has bir oyun olduğunu rahatça ispatlıyor. Tek kelimeyle bayıldım diyebilirim.

Oyun için hazırlanmış soundtrack’ler de bundan nasibini alıyor. Bilim-kurgu teması ve sunduğu evrenle son derece uyumlu orijinal müzikler ile Tau Ceti IV’teki bir sonraki koşunuza hazırlanırken çoktan moda girip Shell’inizi kuşanıyorsunuz. Oyunun teknik performansı da kusursuz denebilir. Marathon inceleme için oyunu PlayStation 5’te oynadım. Onlarca saatlik oynanış esnasında herhangi bir sunucu problemi yaşamadım (bağlantınız gitmesi halinde o koşudaki tüm ilerlemeniz siliniyor). Oyun her zaman stabil 60 saniye başına kare (fps) değerinde ve keskin çözünürlükte çalışıyor. Tau Ceti IV’ü yağmalarken nadir de olsa birkaç kez yere düşen bazı eşyaları toplayamama gibi bir problem yaşadım ancak bunun dışında kusursuza yakın bir optimizasyon var diyebilirim. Shell’lerin yeteneklerinden silahların kullanımına ve yapay zeka davranışlarına kadar her şey sorunsuzca çalışıyor.
Bitiş çizgisi
Marathon arayüz kullanımı dışında neredeyse her yönüyle çok iyi bir oyun. Extraction shooter türüne yabancı olanlar için alışma eşiği yüksek olmasına rağmen sanat tarzı, görsel estetiği, rakipsiz sayılabilecek gunplay’i, tatmin edici Shell yetenekleri ve derin Runner geliştirme sistemi ile oyuncuya kancayı takmayı başarıyor. Dipsiz kuyu olarak tanımlanabilecek ekipman sistemi sadece ilk etapta korkutucu ve sindirimi zor gelebilir. Extraction shooter türündeki rekabet ortamında kalıcı olmayı hak eden, Bungie’nin ustalık işlerinden biri.





















