- Advertisement -

Gran Turismo’yu birkaç fuar dışında hiç oynamadım. Yarış simülasyonu maceralarım hep PC tarafında oldu. Bu yılın başında hayatımda ilk defa PlayStation alınca en büyük merakla beklediğim oyunlardan biri Gran Turismo’ydu. Zaman geçti, koskoca otomotiv mühendisine kapalı beta anahtarı gönderilmedi. Beklemeye devam ettim ve sonunda oyunun çıkmasına yakın oyunun tam sürümü elime ulaştı. Direksiyonumu bilgisayar monitörümün karşısından aldım ve TV’nin karşısına yerleştirdim. Eldivenimi ve tulumumu giydim, direksiyonun başına geçtim. Heyecan dorukta. Gran Turismo Sport inceleme Başlat Tuşu’nda karşınızda.

Das Beste oder nichts.

Gran Turismo çok büyük bir seri. Yıllardır ismini ve namını duyduğum ama uzaktan baktığım bir oyun. Klasik oyun geliştirme yöntemlerinden ziyade demosunu bile oyun gibi piyasaya sunan, geliştirilmesi yıllar süren bir oyun. Benim için en önemli olay ise Gran Turismo Academy. Cidden yetenekli sürücüleri evlerindeki kokpitlerden çıkarıp piste çıkma imkanı sunan, artık Türkiye’de de ayağı olan harika bir etkinlik. Benim yarış mühendisliği-yarış pilotluğu arasındaki gel gitlerimi çoğaltan bu akademi, zaten bu seriyi benim gözümde diğerlerinden daha değerli kılan çok büyük bir unsur.

Gran Turismo, Japonya’dan çıkma bir oyun ve bu oyunun her noktasında belli oluyor. Arayüz tasarımları, çok önemli bir yarışta bile simülasyon olmasına rağmen çistak çistak müzik çalması… Özellikle bu müzik olayı beni benden alsa da kapatabiliyoruz sorun yok.

Bir süre önce incelediğim Project Cars 2, benim için şu anda PlayStation 4 kısmında Gran Turismo Sport’un en büyük rakibi. Forza ise bu konu dışında, o benim için ayrı bir kulvarda. Xbox kanadında Microsoft Forza’yı -pek bu tabiri sevmesem de- simcade dediğimiz türe çevirdi. (Simülasyon ögeleriyle birlikte arcade’e kayan sürüş dinamiklerinin birleşmesiyle oluşan tür.) Kontrolcü ile yarış oyunu oynamak istiyorsunuz Forza çok iyi bir seçenek ama benim gibi yarış simülasyonu sevdalıları için ilk elenen isim.

Project Fail.

Project Cars 2 beni birçok yönden çıldırtmış durumda. İncelememde çoklu oyuncu kısmı, Project Cars 2’nin kaderini belirleyecek demiştim ve topluluk kısmının yarış simülasyonlarında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Koydukları centilmenlik ve yetenek seviyeleri bile işe yaramadı. Centilmenlik sistemi o kadar kötü ki, size birisi arkadan çarpsa bile sizin de puanınızı düşürüyordu. Siz ne kadar temiz bir yarış sürdürseniz bile; gereksizin biri dönüşlerde hızınızı kesmeyip size ortadan vuruyor, viraj keserek aranızdaki 20 saniyeyi bir anda eritiyor, ittirerek pistten dışarı çıkarıyor ama oyun bunları yapan işbilmezi yarış içinde cezalandırmadığı gibi, oyun dışında sizi de cezalandırıyor.

Bu etken dışında Project Cars 2 yazılım hatalarıyla da saç baş yoldurdu. Çıkardıkları 2.0 sürümlü yama oyunu daha da berbat hale getirdi. Ve yapımcı Slightly Mad Studios, forumda bu hataları bildiren oyunculara “Bunları bırakın da eğlenmeye bakın.” gibi baştan savma cevap verip, konuları sildi.

Şimdi ben bunları neden anlatıyorum? Çünkü Gran Turismo Sport’ta bu tür hatalar ve sorunlar yok.

Freude am Fahren.

Gran Turismo Sport, ilk açtığınızdan itibaren dolu dolu bir oyun olduğunu gösteriyor. Arcade, senaryo, çevrim içi, market, lobi gibi bölümlerin yanında karakterinizi ve arabanızı özelleştirebileceğiniz, birçok firma ve araba ile ilgili bilgi alabileceğiniz, manzaralara istediğiniz arabaları ekleyip fotoğraf çekip bunları paylaşabileceğiniz sosyal kısımlar da bulunuyor.

İlk olarak ise senaryo modundaki yarış okuluna değinmek istiyorum. Hayatında hiç yarışmamış oyuncular bu bölümü bitirdikten sonra gerçek hayatta bile bir pistte hızlı bir tur atabilir. Dersler tamamen gerçek ile paralel ve öğretici. İlk olarak direksiyonu sabit tutmaktan başlıyor, daha sonrasında ise iz frenlemesine (trail braking) kadar yol alıp artık pistlerde tur atmaya başlıyorsunuz. (Bu arada iz frenlemesi gelinebilecek en üst düzey frenleme tekniğidir. Bu teknikte arabayı döndürürken de frenleme yaparsınız ve frenleme yaparken arabayı da döndürdüğünüz için arabayı stabil tutmak çok zordur ve el-ayak koordinasyonu ile birlikte alışkanlık ister.) Yarış okulunu bitirdikten sonra ise size garanti ederim ki yarış oyunları oynayan çoğunluğun büyük bir kısmından daha iyi süreler elde etmeye başlayacaksınız. Gerçek hayatta bile araba sürüşünüze etkisini göreceksiniz.

Daha sonra ise pistleri öğreten bir bölüm bulunuyor. Bu bölümde pistlerde nerede frenleme yapacağınızı, hangi yolu izleyeceğinizi, kritik araba geçme (overtaking) kısımları nelerdir bunlar öğretiliyor. Spesifik olarak bir pisti öğrenebilmenizin en iyi yollarından biri buradan geçiyor. (Daha iyisi gerçek yarışçıları izleyip analiz etmek.)

Arcade kısmı ise stresinizi atabileceğiniz, size büyük görevler vermeyen kısımlardan oluşuyor. Yapay zekaya karşı yarışabilir ya da pistlerde en hızlı turları atmaya çalışabilirsiniz.

Oyunda pist yarışları dışında toprak yollarda ralli arabaları sürebiliyor, drift yapabiliyor ve karting organizasyonlarına katılabiliyoruz. Ralli çok ayrı ve özel bir ar-ge çalışması isteyen bir konu. Bundan dolayı ralli tarafı Gran Turismo Sport’a çeşit katmaktan fazla ileri gidemiyor. Ralli işini çok iyi yapan bir oyun zaten hali hazırda bulunuyor: Dirt Rally. Bıyıksız Dali, co-pilotsuz ralli olmaz arkadaşlar. O yüzden bu noktaya pek takılmayın.

Das Auto.

Bana göre en önemli kısım -ve oyuna da ismini veren- çevrim içi modu. Gran Turismo, belli ki son yılların yükselen değeri e-spora daha fazla eğilmiş durumda. Burada “Dedicated” sunucularda sağlanan ve her hafta konsepti değişen yarışlar yapılıyor. Şu anda 20 dakikada bir olan bu yarışlara ilk önce giriş isteğinizi belirtiyor, daha sonrasında ise beklerken sıralama turu atabiliyorsunuz.

Bu yarışlarda genelde hangi arabayı seçerseniz seçin, diğer oyuncularla rekabeti arttırmak ve haksızlığı önlemek için araba başarımları dengeleniyor. Daha sonrasında ise geliştirici ekibin yarışçılar arasındaki rekabeti korumak için atılabilecek en iyi adım olan yetenek ve centilmenlik dereceleri geliyor.

Yukarıda anlattığım Project Cars 2 faciasından ziyade, Gran Turismo Sport harika bir sistem getirmiş durumda. Yetenek sınıfı olarak E, sportmenlik sınıfı olarak B’den başlıyorsunuz. Yetenek sınıfında yarışlarda üst sıralarda yer aldıkça yükseliyorsunuz, burada sıkıntı yok. Ancak spormtenlik kısmı çok daha komplike bir yapıya sahip.

Oyun ilk olarak çevrim içi oynayabilmeniz için sizden bir araba yarışında nasıl yarışılacağını ve neler yapılmayacağını gösteren videoları izlemenizi istiyor. Daha sonrasında çevrim içi yarışabiliyorsunuz. Sportmenlik puanınız yarışlarda diğer arabalara karşı tutumunuza göre her tur ve sektör için belirleniyor. Ve bu puanı hatayı yapan kişi kaybediyor. Bu çok önemli bir nokta, çünkü Project Cars 2’de arkanızdaki adam virajda diklemesine size geçirse bile iki taraftan da puan gidiyor. Bundan dolayı battıkça batıyordunuz. Gran Turismo Sport’ta ise hatalı kimse onun puanı düşüyor. Her insan hata yapabilir tabii ki, gerçek hayatta da oluyor bunlar. Bu nedenle birkaç kere başka arabaya vursanız bile, yarışı genel olarak puanınız yükselmiş olarak bitirebiliyorsunuz. Çünkü dediğim gibi bu puan her sektör sonunda size ekleniyor ya da azalıyor. Oyun sonunda ise temiz bir yarış sürdürdüyseniz kazanacağınız puanlar bayağı yüksek bir oranda artıyor.

My race is fair race.

Ayrıca bazı yarışlar belli seviyede sportmenlik puanı gerektirdiği gibi, büyük resmi turnuvalara katılabilmeniz sportmenlik puanınızdan geçiyor. FIA isminin altında yapılan bu turnuvalar belli bir zaman aralığında yapılıyor ve derecelendirmeye göre ödüller dağıtılıyor.

Genel olarak topluluk yapısı ise gözümden yaş getirir cinsten. Assetto Corsa’ya benzer bir yapıdaki topluluk Gran Turismo camiasında da var. Yarış öncesi iyi dileklerin sunulması, yarış sonu tebriklerin edilmesi, daha da güzeli size çarpan kişinin sizden yarış sonrası özür dilemesi cidden harika. Project Cars 2’de dağarcığımda olmayan bile küfürleri eden ben, Gran Turismo Sport’ta gözümde bir damla yaş ve mutluluk ile yarışları bitiriyorum. Çok büyük bir hata yapıp son sıralarda yer alsam bile keyfim yerinde oluyor.

Gran Turismo Sport’un dediğim gibi en büyük olayı bu kısmı ve sizin de büyük bir zamanınızı harcayacağınız yer burası. Ve çevrim içi yarış kısmı işini gayet başarılı yerine getiriyor.

Die Zukunft des Sportwagens gestalten.

Şimdi bildiğiniz üzere oyun içi para olmayan oyun neredeyse kalmadı. Gran Turismo Sport’ta da bu tarz paralardan var. Ancak hayatımda gördüğüm en dengeli oyun içi para sistematiği bu oyunda. Kesinlikle oyuncuyu sıkan ve yoran bir sistem yok. Her yaptığınız yarıştan, araba sürdüğünüz metreden puan ve para kazanıyorsunuz. Oyunda iki tür puan bulunuyor. Normal olanı ile markette bulunan arabaları alabilirken, mil puanlarıyla daha özel arabalara, özelleştirme seçeneklerine ulaşabiliyorsunuz. Ama dediğim gibi bu puanlar kesinlikle rahatça kazanılıyor ve oyuncuyu “Bana para ver, bana para ver!” diye darlamıyor.

Gran Turismo Sport çok güzel bir oyun ama benim açımdan bazı kusurları da yok değil. Bunlardan ilki ise benim istediğim profesyonellik düzeyinde yarış sunumları olmaması. Oyun bir simülasyon ama sunum kısmı benim olmasını istediğimden “cafcaflı”. Yarış başlarken uçan kamera hareketleri, yarış müzikleri (Kapatabiliyoruz, şükür.) gibi çok daha genele hitap eden tarzlar kullanışmış ama dediğim gibi bu benim şahsi görüşüm. Benim gibi otomotiv ve yarış dünyası ile içli dışlı değilseniz sıkıntı olmayacaktır.

Diğer bir kısım ise araba ayarlamanın çok arka planda kalması. Çevrim içi kısımda dengeleme konusundan bahsettim, bazı yarışlarda araç ayarlamak direkt kapalı ama normal yarışlarda bile çok göz önüne getirelen bir nokta değil. Sanırım Project Cars 2’nin Gran Turismo Sport’tan ayrıldığı tek kısım burası. Project Cars 2’de araba ayarlamak çok daha ön planda ve nasıl Gran Turismo Sport’ta nasıl yarışılacağı harika bir şekilde öğretiliyorsa, Project Cars 2’de de bir arabayı nasıl ayarlayabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Son olarak ise sürüş seçeneklerini genel olarak ayarlayamamak benim sinirimi bozuyor. Ben sürüş yardımlarını tamamen kapatarak oynuyorum. Ancak her yarış öncesi bunları tekrar tekrar kontrol edip düzeltmem gerekiyor. Özellikle çekiş kontrolü çok süre kaybettiren bir unsur, kapatmayı unuttuğunuzda kafanızı direksiyon simidine vurasınız geliyor. Oyunun genel ayarlarında “tercih edilen sürüş seçenekleri” gibi bir kısım olmalıydı ve her yarışta bu ayarlar geçerli olmalıydı.

Kadı kızının kusuru.

Bunlar dışında ise arada sunucular gidip gelebiliyor. Birkaç tefek ufak yazılım hatası ise zaten yapımcı ekip tarafından listelenmiş ve üstünde çalışılıyor durumda. Hasar desteği ise yok. Çok önemli değil zaten, pist yarışlarında hasarın görünmesinin bir anlamı yok.

Araba ve pist konusunda ise beklentim pek karşılanmış değil. Az mı? Değil ancak diğer oyunlardan özellikle pist konusunda bayağı geride kalmış durumda. Popüler pistlerden de çok azı oyunda bulunuyor. Özellikle Formula 1 izleyicileri alıştıkları pistleri pek göremeyecekler.

Bu arada oyunun 4K, HDR ve VR desteği tam olarak bulunuyor. Ancak bende 4K ve HDR destekleyen televizyon, VR kaskı ve PlayStation Pro olmadığı için deneme şansı bulamadım. Görseller benim en son baktığım kısım ama kesinlikle kötü değil.

Vorsprung durch Technik.

Gran Turismo Sport, başarılı bir oyun. Direksiyonunuz olmasa bile zevk alabileceğiniz bir yapım. Üstüne fazla bir şey söylemeye gerek yok: Eğer PlayStation tarafında yarış simülasyonu oynamak istiyorsanız alacağınız oyun Gran Turismo Sport’tur. Assetto Corsa gibi bir seçeneğiniz de var ama PlayStation kanadında PC oyuncusuna göre oyuncu sayısı az. Project Cars 2’yi aklınızın ucundan geçirmeyin bile…