Ana SayfaOyun İncelemeleriDiablo IV: Lord of Hatred İnceleme

Diablo IV: Lord of Hatred İnceleme

Sanctuary’de kötülük hiçbir zaman yalnızca iblislerin işi olmadı; çoğu zaman insanların içindeki en karanlık duygular, en az cehennem kadar yıkıcı oldu. Diablo IV’ün yeni genişleme paketi de tam olarak bu noktaya odaklanıyor. Diablo IV Lord of Hatred inceleme yazımızda, Nefretin Efendisi’nin dönüşünün oynanışa ve atmosfere nasıl yansıdığını ele alıyoruz. Artık mesele yalnızca daha güçlü düşmanlar değil; birbirine olan güvenini yitiren dostlar, yayılan huzursuzluk ve giderek karanlığa gömülen bir dünya.

Kuzu postuna bürünmüş bir kurt


Diablo IV Lord of Hatred, hikayeyi bir önceki genişleme paketi Vessel of Hatred’ın bıraktığı yerden devam ettiriyor. Haliyle ana oyun ve ilk genişlemeyi deneyim etmiş oyunculara uygun olarak yazacağım. Eğer geriden geliyorsanız özellikle hikâye üzerine odaklanacağım sıradaki iki paragrafı atlayın.

Her şey Lilith ile başlamıştı. Çok kan döküldü ama zafer insanlığındı. Bilmedikleri şey ise arkaplanda Mephisto ipleri elinde tuttuğuydu. İlk etapta yeterli gücü ve fiziksel bir formu olmayan Mephisto, özellikle Vessel of Hatred’da gerçekleşen olaylarla güç kazandı ve Diablo evreninde peygamber sayılan Akarat’ın vücudunu ele geçirdi. Lord of Hatred’ın hikayesinin açılışında başından beri kötülüğün planlarını durdurmaya çalışan ama başarısız olan Neyrelle en azından son Horadrim Lorath ve isimsiz kahramanımıza Mephisto’yu nasıl durdurabileceklerine dair bir ipucu bırakmasıyla Lord of Hatred’ın hikayesi açılışını yapıyor. Bu ipucu ışığında eski dostlar düşman olacak, düşman bildiklerimiz ise çaresizlikten sığınacağımız bir liman haline gelecek. Yolun sonunda ışık mı yoksa tüm dünyayı yutacak bir karanlık mı olacağı ise tamamen size bağlı.

Diablo IV: Lord of Hatred’ın hikâye tarafında, ana oyun ve ilk genişleme paketinin yakalayamadığı bir heyecan seviyesine ulaştığını söylemek mümkün. Buraya kadar bizi taşıyan yapı büyük ölçüde önceki içeriklere dayanıyor olsa da, Lord of Hatred iki önemli noktada çıtayı yükseltiyor. İlki, hikâyenin ilk kez bu kadar dramatik bir ton yakalaması ve oyuncuda sürekli “sonra ne olacak?” hissini diri tutması. İkincisi ise bu etkiyi destekleyen, tempoyu yükselten ve sahneleri güçlendiren müzik kullanımı. Vessel of Hatred’da çözümlenmesini umduğum ama hayal kırıklığına uğradığım hemen her şeyin Lord of Hatred ile tertemiz bir şekilde halledilmesi de cabası. 

Aydınlık ve karanlık

Diablo IV: Lord of Hatred ile iki yeni sınıf oyuna dahil ediliyor. Bunlardan ilki olan Paladin, Lord of Hatred’ın önsipariş verenlere açılmıştı ve son iki sezondur oynanabilir durumdaydı. Warlock ise Lord of Hatred’in resmi çıkışı ile birlikte, yani 13. Sezon ile oyunculara sunuldu. Klasik tarafta takılanlar bu sınıfı ilk olarak Diablo II’de oynama şansı bulmuşlardı ama Diablo IV’ün Warlock’ı elbette çok daha karmaşık bir yapıya sahip.

Sınıflara şöyle bir göz atacak olursak;

Paladin

Kutsal savaşçımız Paladin, eski Diablo oyunlarında, özellikle Diablo II’de sevilen bir sınıftı. Kılıcı kadar kalkanını da etkili olarak kullanan Paladin fiziksel saldırılarının yanı sıra aktif ve pasif işleyen çeşitli aura saldırılarına sahip. Açıkçası 11. Sezonda erken erişim sağladığım Paladin’e bayılmıştım. Özellikle pasif halde bile tonla zarar verebilen, Auradin olarak bilinen build ile Diablo IV’teki en rahat güç fantezisi deneyimimi yaşamıştım. 

Paladin’in güç kaynağı Faith, yani inanç. Temel saldırılarla saldırarak doldurabildiği faith barını harcayarak core yeteneklerini gerçekleştirerek ana hasarını veriyor. 6 kategoride 24 farklı yeteneği bulunan Paladin’in iyileştirme, saldırı ve savunma bonusu sağlama gibi hem kendini hem de ekip arkadaşlarını savaşta destekleyen güzel numaraları mevcut. Seviye atlarken özellikle Aura tipi yetenekleri iyi değerlendirin. Aktif olarak kullanıldığı anlar haricinde sürekli olan pasif bonuslara da sahipler. 

Paladin’in yetenekleri Disciple, Judicator, Juggernaut ve Zealot olarak dört tipe, daha doğrusu dört yemine (oath) ayrılmış durumda. Yetenek ağacınızda istediğiniz oath grubundaki yetenekleri öğrenebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken kısım yeteneklerin yan sekmesinde bulunan yemin seçimi. Burada bir yemin seçerek onun özel bonuslarını alıyorsunuz. Diğer bir deyişle yemin seçimi ve yetenekler arasında sağlam bir sinerji yaratarak çok daha etkili bir savaşçıya dönüşmeniz mümkün.

Silah seçimi tarafında ise önerim kılıç ve kalkan olacak. Çift elle kullanılan silahlar da kuşanabilirsiniz ama Paladin, özellikle paragon seviyelerine geçtiğinizde blok konusunda çok etkili hale geliyor ve bundan yararlanmanız için kalkan kuşanmanız şart. Ayrıca bazı yetenekler de yine kalkan gerektirmekte. 

Warlock

Paladin’in ışıltılı yolu değil, cehennemin derinliklerinin gücünü tercih eden Warlock, Diablo IV’e gelmeden önce sürpriz bir güncelleme olan Reign of Warlock ile Diablo II’de görücüye çıkmıştı. Orada oldukça keyifliydi ama Diablo II’nin klasik tadına uygun olarak inşa edilmişti. Diablo IV’teki Warlock ile kaçınılmaz olarak çok daha farklı ve… bazı oyuncuları korkutabilecek düzeyde karmaşık. Bunun iyi mi ya da kötü mü olduğu ise tamamen oyuncunun Diablo IV’e ne kadar hakim olduğuna bağlı olarak değişiyor.

Warlock çok sayıda büyüye ve şeytan çağırma mekaniklerine sahip. Öyle ki oyunda aynı anda iki farklı kaynak kullanan ilk sınıf olarak karşımıza çıkıyor. Wrath ile yıkım büyülerini kullanırken Dominance ile şeytan çağırma ile ilgili yetenekleri kullanıyorsunuz. Özellikle sınıfa çok hakim değilken ve düşük seviyelerde Warlock’ın yeteneklerini kullanmaya çalışırken kendinizi elindeki topları sürekli yere düşüren amatör bir jonglör gibi hissedebilirsiniz. Özellikle dominance çok hızlı tükenen bir kaynak ve birden fazla yetenek kullanmaya pek müsade etmiyor.

Warlock ilk etapta Necromancer’ın ceset yerine şeytan çağıranı gibi görünebilir ama Necro’nun sadık iskeletleri ve golemlerinin aksine Warlock’ın çağırdığı çoğu şeytan savaş alanındaki kurşunlarınız gibi çalışıyor. Kimi düşmana ölümüne atlayıp patlıyor, kimi birkaç saniye sabit durup birkaç vuruş yaptıktan sonra kayboluyor. Özel bir quest ile daha kudretli dört şeytan arasından birini yanımızda gezidrebiliyor ve mini yetenek ağacından birkaç numara öğretebiliyoruz ama bunun dışında savaş alanında sabit tutabildiğimiz bir yardımcımız yok.

Warlock’ın yetenekleri çeşitli yan niteliklerle farklı formlara bürünebiliyor. Örneğin dülmana yolladığımız bir kurukafa büyüsü yan geliştirmelere bağlı olarak alev alabilir, ya da birden fazla parçaya dağıalbilir, hatta etrafımızda bir kalkan gibi dönebilir. Kombinasyonlar ve yarattıkları sinerji o kadar çeşitli ki aklıma gelen hemen her şeyi deneyip hangisinin ne kadar etkili olduğunu gözlemlemek Warlock’ı benim açımdan çok keyifli bir karakter haline getirdi. Ayrıca ekipmanlar ile normalde yetenek ağacımızda erişemeyeceğimiz bazı ekstraralar ve gizli formlar da mevcut. 

13. sezon nezdinde konuşursak Warlock başlarda biraz zorluk çekebileceğiniz ama iyi bir build yakalayabildiğinizde çok kuvvetli hale gelen bir sınıf. Yeni sistem sayesinde yapılabilecek çok fazla build kombinasyonu var ama deneyimlerimden ve diğer oyuncularla oynarken yaptığım gözlemlerden yola çıkarak Warlock’ın ofansif tarafta Paladin’i geride bıraktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Defans tarafında ise şüphesiz Paladin ayakları daha yere basan bir sınıf. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır diyerek kaseyi önünüze iteliyorum. 

Yenilikler: Seviye sistemi, yetenek ağacı ve zorluk

Diablo IV: Lord of Hatred ile birlikte oyun baştan aşağı değişti diyebiliriz. Yetenek ağacı tamamen yenilendi; yetenekler artık 5 yerine 15 seviye yükseltilebiliyor. Yetenekleri besleyen yan nitelikler artık çok daha ayrıştırıcı ve laf olsun diye konmamışlar, bazıları gerçekten çok güçlü. Bu nedenle bazılarına çok yüksek seviyelere geçene kadar erişemiyorsunuz bile, buna temel yeteneklere bağlı yan yetenekler bile dahil! Temel seviye limitimiz de 70’e yükseldi bu arada. 80 bile olsa puanlar çoğu şeyi almanıza yetmiyor zaten. Asıl oyun ise temel seviyeleri tamamlayıp Paragon’a geçmenizle başlıyor. Paragon’da 300’e kadar seviye alabiliyoruz.

Sezon içinde kazandığınız Paragon seviyesi ise TÜM karakterleriniz için geçerli durumda. Mesela bir Warlock açtınız ve 100 paragon seviyesi kastınız. Merak edip bir de Paladin’e bakayım dediniz. 70. temel seviyeye ulaştığınız an 100 paragon seviyeniz geliyor. Herhangi bir karakterle Paragon seviyesi yükseltmeniz otomatik olarak diğer karaktere de yansıyor. Böylece birden fazla karakter için ayrı ayrı uğraşmanız gerkemiyor ki bu çok iyi olmuş. Kaynaklar ve altın da her zamanki gibi karakterler arası paylaşılıyor.

Ek yetenek ve paragon puanları tamamen sezonluk başarımlara bağlanmış durumda. Sezon seviyelerini atlamanız için çeşitli şeyler yapmanız bekleniyor. Örneğin ilk iki seozn seviyesi zindanlara bağlıyken sonrakilerde lair boss yenmeniz, hatta hikaye bosslarının özel versiyonlarını belirli bir zorlukta yenmeniz gibi farklı koşullara bağlanıyor. 

Zorluk demişken, oyunda eskiden Torment IV’e kadar olan zorluk seviyesi artık Tormant XII’ye yükseltilmiş durumda. Evet, Torment’in tam 12 seviyesi var! Zorluk seviyelerinin kilitleri ise Pit’e bağlanmış durumda. İlk zorluk kilidi için 10. seviye bir pit zindanı tamamlamanız yeterliyken son zorluk seviyesi için 100. Seviyedeki boss’u pataklamanız lazım. Zorluk seviyelerinin sayısının artması ile önceki sezonlara kıyasla çok daha dengeli ve oyuncuyu sınayan bir skala “nihayet” yakalanmış. Önceki sezonlarda Torment IV’e geçmek oldukça rahattı ve sonrasında oyuncuyu sınayan pek de bir içerik kalmıyordu. Şu an Torment 12 için sağlam bir build yapmanız şart. Yoksa normal bir canavarı bile kesemiyorsunuz. Ekipman dağılımı da zorluklara uygun olarak ayarlanmış. Artık iyi düzeyde, yıldızlı ve kaliteli ekipmanlar için yüksek zorluklarda oynamanız gerekiyor.

diablo iv lord of hatred inceleme 02

Setler (kısmen) geri döndü! Seal ve Charm sistemi 

Yenilikler içinde kendi başına başlık altında irdelenmesi gereken bir diğer taraf da seal ve charm sistemi. Oyunun müdavimlerinin bildiği üzere Vessel of Hatred günellemesi ile eski oyunlardan rün sistemi Diablo IV’e dahil edilmişti. Rünler silah veya zırhlarımızdaki slotlara takılabiliyor ve çeşitli kombinasyonlar ile farklı özelliklerin kapılarını aralıyorlardı. Yeni gelen seal sistemi ile işler daha da derinleşiyor. Kendi özel sekmesi bulunan bu yeni sistem ile karakterimize daha fazla ek özellik kazandırabiliyoruz.

Ekipmanlarda olduğu gibi magic, rare, legendary ve unique gibi değerleri olan seal ve charmlar şu şekilde çalışıyor. İlk olarak merkezi bir seal seçiyoruz. Eşya değerine göre 3 ila 6 arası slotlara da charmları yerleştiriyoruz. Seal ve charmların nitelikleri oldukça değiken. Maviler tek nitelikle gelirken sarılar iki ve legendary’ler üç niteliğe sahip oluyor.

İşin eğlenceli kısmı ise setler ile ortaya çıkıyor. Evet, setler geri döndü. Diablo 3’teki gibi ekipman setlerimiz yok. Ama iyi denk getirdiğinizde harika etkilere sahip charm setlerimiz var. Setlerin çalışma mantığı basit. Aynı sette yer alan uyumlu charmları belirli bir sayıda yan yana kuşandığınızd güzel yan özelliklerin kilidi açılıyor. Her setin sınırları farklı; kiminde iki parça kiminde dört, hatta beş. Limit dahilinde ne kadar parça bir araya gelirse o kadar fazla yan niteliğin kilidini açıyorsunuz. Ayrıca bazı seal’lar belirli setler ile uyumlu ve bu charm setleri kullanırsanız ayrıca seal içindeki gizli nitelikleri de açabiliyorsunuz.

İlk bakışta biraz karşık görünebilir ama güç fantezsinde karakterinizin bel kemiği haline gelebilme potansiyeline sahip bir sistemden söz ediyoruz, bir şekilde bu yeniliğe hızlıca adapte olmaya bakın. 

diablo iv lord of hatred inceleme 03

Hayalinizdeki ekipmana giden yol: Horadric Cube

Lord of Hatred ile gelen en büyük yeniliklerden biri de Horadric Cube. Kendisi yine ilk etapta karşışık gelecek ama çözdüğünüzde çok işinizi görecek bir sistem. Kübe oyunun yeni şehri Temis üzerinden ulaşabiliyorsunuz, yani şu an için sadece genişleme paketi sahipleri erişebiliyor. Ekipmanların niteliğini yükseltme, yeni affix ekleme, mevcut affixleri değiştirme gibi çok çok kritik şeyleri Horadric Cube sayesinde yapabiliyorsunuz.

Örneğin niteliklerinden ikisi de yıldızlı, yani en üst düzeyde olan ama magic nadirlikte bir ancestral ekipman buldunuz. Normal koşullarda bu eşya iyi niteliklerine rağmen demircide kırılırdı. Çünkü legendary veya unique ekipmanlarda nitelik sayısı en az dörttür. Yeni sezonda ise iki yıldızlı bir legendary veya unique bulmak öyle pek de kolay değil. Peki iki yıldızlı magic ekipmanımızı legendary yapmanın bir yolu olsaydı? Artık var. Horadric Cube sayesinde yukarıda bahsettiğim senaryoda magic ekipmana hem yeni affix’ler (nitelikler) kazandırmak hem de nadirliğini rare veya legendary’e çekmek mümkün. Chaotic reroll ile nitelikler baştan düzenlemek, üç adet “çöp” eşyayı yok edip aynı türden başka bir ekipman elde etmek gibi bir sürü işlevi var. 

Horadric Cube’ün bir özelliği daha var ki, aslında tek başına benim için bu bile yeterli. Vessel of Hatred’dan bu yana, diğer bir deyişle oyuna rünlerin eklenmesiyle birlikte mytic ekipmanları kendimiz de dövebiliyoruz. Tabii bunu yapmak için belli başlı rünlere sahip olmamız gerekiyor ve çoğunu bulmak oldukça sıkınıtlıydı. Elimizdeki fazla olan rünleri parçalayıp “rastgele” yenilerini yapıyorduk ama bu girişim genellikle elimizdekileri ziyan etmekten öteye geçmiyordu. Hal böyleyken trade kanalında denk getirebildiklerinizi başka oyunculardan temin etmek dışında etkili bir yöntem yoktu. Horadric Cube bu konuya da bir el atmış. Artık istediğimiz rünü burada elde yapabiliyoruz. Koşulları biraz ağır ama rastgele boss sandıklarında aramak ya da başka oyuncuların merhametine kalmak haricinde bir alternatifimizin olması büyük gelişme.

Planlar ve aktiviteler

Endgame tarafındaki en büyük yenilik ise War Plans ve Activities olarak karşımıza çıkıyor. Lord of Hatred senaryosunu tamamlamanızın ardından Temis meydanındaki masadan aktif edebileceğimiz War Plans ile kendinize bir aktivite rotası seçiyor ve bu rotaya uygun eylemleri tamamladığınızda ise cömertçe ödüllendiriliyorsunuz. Seçilebilir aktivite rotası genelde iki yol ayrımından oluşuyor ve toplam aktivite sayısı aktivite seviyenize bağlı olarak artıyor.

Sistem kabaca şöyle; War Plan menüsünü açtınız. Pit dungeon tamamlamak ya da helltide’da sandık açmak arasında iki seçim sunulmuş. Birini seçtiniz, hemen altında nightmare dungeon ya da undercity arasında bir seçim daha var; burada da seçiminizi yaptınız ve bu şekilde en aşağıya ulaştınız. Seçimlerinize bağlı olan aktiviteleri sırasıyla tamamlayarak geri döndüğünüzde sandığınızı açıyor, tecrübe ve ekipman yağmuruna tutuluyorsunuz. War Plans sınırsız olarak tekrar edilebiliyor.

Aktiviteleri tamamladıkça topladığınız aktivite tecrübesi ile artık aktivite seviyeleri kazanıyoruz. Aktivitelerin kendine özel bir yetenek ağacı var (ya da bonus ağacı da diyebiliriz) ve kazandığınız seviye puanları ile bu ağaçlardaki çeşitli özelliklerin kilidini açıyorsunuz. Mesela helltide’da üzerimize şeytan püsküren devasa yılan daha güçlü ama daha iyi şeyler düşüren portallar açabiliyor, ya da Pit aktivite ağacında yapacağınız bir yükseltme ile Butcher tarafından pusuya düşürülebiliyor, yenerseniz Pit zindanını anında tamamlayabiliyorsunuz. Seçimlerinize bağlı olarak belirli zorluklar gelse de çok daha büyük ödüllerin kapıları da aralanıyor.

Kapanış

Lord of Hatred ile birlikte Diablo IV’ün çehresi büyük ölçüde değişti. Oyunu çıkış gününden beri aktif oynayan bir oyuncu olarak 13. sezonun oyunun ihtiyaç duyduğu hemen her şeyi tedarik ettiğini söyleyebilirim. Sınıflar eğlenceli, hikaye nihayet olması gerektiği eksene girdi, yalın bulduğum yetenek sistemi gelişti, zorluk sistemi oturaklı hale geldi ve harcayacağınız saatlere değecek, efor / ödül dengesi iyi tonla yenilik eklendi. Kısaca Diablo IV doğru yolda ilerliyor. Sadece bir konuda serzenişte bulunacağım: Ana oyun üstüne iki genişleme paketi aldık ve Mephisto dosyasını ancak kapattık. Oyuna adını veren muhteremi ne zaman görecek bu gözler sayın Blizzard yetkilileri?  Umarım bu uzun bekleyişe değecek şekilde her şeyin Diablo’ya bağlanacağı bir içerik için bizi çok fazla bekletmezsiniz.

Genel Değerlendirme

Hikaye
9
İçerik
9.5

Son Karar

Diablo IV doğru yolda, ancak biraz ağır adımlarla ilerliyor.
Emre Ozan Şirin
Emre Ozan Şirin
Başlat Tuşu Genel Yayın Yönetmeni Emre Ozan Şirin, oyun incelemeleri ve analizlerinde anlatı tasarımı ve görsel sanatı birleştiren uzman bir içerik üreticisidir. İngilizce Öğretmenliği ile Resim ve Animasyon eğitimini, oyun dünyasının teknik ve estetik yönlerini çözümlemek için kullanır. Sitenin editoryal stratejisini belirleyen Emre, çok disiplinli yaklaşımıyla nitelikli oyun gazeteciliğine odaklanmaktadır.

1 Yorum

Abone ol
Bildir
guest

1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Diablo IV doğru yolda, ancak biraz ağır adımlarla ilerliyor.Diablo IV: Lord of Hatred İnceleme