40 yaşına basmak üzere olan Dragon Quest, 1986 yılından bu yana on bir ana oyun ve onun üç katı kadar da yan oyunuyla Japonya’nın en köklü rol yapma oyunu serisi haline geldi. Hem anavatanı hem de dünya çapında büyük bir üne sahip olan serinin fitilini ateşleyen ilk üç oyun için Square Enix’in meşhur HD 2D tekniği ile hazırlanan üç yeniden yapım duyrulmuştu. Bunlardan ilki olan DRAGON QUEST III HD-2D Remake geçtiğimiz yıl tüm platformlarda meraklıları ile buluşmuştu. Kronolojiyi devam ettiren bir ve iki numaralı oyunlar ise tek paket halinde gelerek meşhur Erdrick üçlemesini tamamlamış oldu. DRAGON QUEST I & II HD-2D Remake inceleme yazımızda orijinalleri 1986 ve 1987 yıllarında çıkmış olan ilk iki maceraya dönüyoruz.

Erdrick üçlemesi neydi, neden üçüncü oyunla başlamıştık?

DRAGON QUEST III HD 2D Remake incelememizde olduğu gibi konuya Erdrick üçlemesi ile girersek iyi olacak. Dragon Quest serisinin dünyaları zaman zaman birbirinden bağımsız, bazen de aynı evrendeki büyük bir maceranın parçalarını oluşturuyor. 1986-88 yılları arasında gelen oyunlar da kendi içlerinde bir üçleme oluşturmakta. Erdrick (Oyunun Japon versiyonunda Loto ya da Roto olarak geçer) Dragon Quest kahramanlarına verilen onursal bir ünvan. Üçüncü oyun aslında kronolojinin başında yer alıyor. Yani Dragon Quest I ve II’de oynadığımız karakterler Dragon Quest III’ün kahramanı Erdrick’in soyundan geliyor. O nedenle Square Enix de HD-2D uyarlamarında ilk olarak bize üçüncü oyunu, yani üçlemenin ilk parçasını sunmayı tercih etmişti.

Tabii çıkış yılları açısından oyunların arasında belirgin farklar vardı. Örneğin Dragon Quest I’de sadece bir oynanabilir kahramanımız varken ikinci oyunda üç karakterden oluşan bir partimiz oluyor ve ekip dayanışması, farklı yapıda savaşçılar ve buna bağlı yetenekler ile daha JRPG standartlarına uygun bir deneyim yaşıyorduk. Üçüncü oyun ise yan karakterler konusunda bizi çok daha özgür bırakmıştı.

DRAGON QUEST I & II HD-2D Remake, oyunların temel yapılarına çok ellemese de görseller, oynanış mekanikleri ve ek hikaye detayları gibi çok yerinde konularda sağlam bir cila çekiyor. Birinci oyunda yine yalnız ve sessiz kahramanımız ile bir maceraya giriyoruz ama oyun çok daha berrak bir yapıda, kafamızı karıştırmayan bir şekilde ilerliyor. Zaman zaman devreye giren seslendirilmiş diyaloglar ve muhteşem senfonik parçalar ile oyun mümkün mertebe canlı kılınmış.

Benim paketteki favorim olan Dragon Quest II’de ise her şey mükemmel olmuş ve oyun neredeyse üçleme içinde en çok övülen üçüncü oyunun ayarına gelmiş. Parti sistemi ve karakterlerin üçüncü oyundaki gibi özelleştirilebilir değil, hikaye kapsamında ekibe dahil olan karakterlerden oluşması sayesinde kendilerine ait bolca replik var ve bu sayede oyundaki çoğu sahne çok daha eğlenceli ve duyguyu vererek ilerliyor. Oyunlara ayrı ayrı detaylı bir bakış atalım:

DRAGON QUEST I HD-2D Remake

Çıkış yılına bağlı olarak hem paketin hem de Erdrick üçlemesinin en kısa oyunu olan Dragon Quest, fazla derin olmayan ama yine de ilgi çekici bir hikayeye sahip. Erdrick’in soyundan gelen kahramanımız dünyayı ele geçirme planları yapan ve her geçen gün güçlenen Dragonlord’un karşısına dikilmek için yollara düşer. Macerası boyunca türlü canavarlar ile kapışır, yeri geldiğinde prensesi kurtarır, yeri geldiğinde elfler ve cüceler ile müttefik olarak Dragonlord’u alt edecek yeni güçler edinir.

Çok düz ama kendi çapında sevimli olan bu oyunun orijinali o kadar eskimişti ki, koyu bir retro JRPG hayranı değilseniz kısa süresine rağmen sonuna dek dayanmanız pek mümkün değildi. HD 2D Remake ile en albenili haline kavuşan oyun artık modern oyuncuların da keyifle oynanabileceği bir yapıya kavuşmuş.
Tamamı tek karakter ile oynanan maceramızda tur tabanlı savaşlar zaman zaman sıradan hissettirebiliyor. Ayrıca oyunun ortalarına geldiğinizde kaynak yönetimi ve karakteri sürekli tam sağlıkta tutmak büyük önem taşıyor zira biraz da şans faktörüne bağlı olarak bazı düşmanlar bir ya da iki hamlede kahramanımızı öldürebiliyor. Kahramanımızın yanında ekip üyeleri olmaması bazı güçlendiri büyü veya yeteneklerin önemini azaltıyor. O nedenle savaşlarda tek turda iki kez hamle yapmanızı sağlayan Wild Side yeteneği çok büyük önem taşıyor. Bu yeteneği öğrenebileceğiniz parşömeni ise Citadel of Monarch of Medals adlı bölgeden 10 tane mini medal vererek alabiliyorsunuz. Mini medal’ler ise şehirlerde veya zindanlarda sandıklar veya çömleklerin içinden çıkabiliyor. Oyundaki bazı önemli parşömenlere de yine bu şekilde ulaşabiliyorsunuz, o nedenle çevrenizi her zaman dikkatlice araştırın.

Dragon Quest I, orijinal sürüme çeşitli hikaye eklentileri yapmış olsa yaklaşık 15 saatlik bir oyun süresine sahip. Zaten çıkış tarihi sıralamasında en eski ve çok yalın bir oyun üzerine kurgulanmış bir yeniden yapım kendisi.

DRAGON QUEST II HD-2D Remake

Paketin yükselen yıldızı kesinlikle Dragon Quest II. İlk oyun harika bir serinin meşalesini yakmış olsa da işleri çok daha iyi bir yere getiren ve halen kullanılmakta olan klasik JRPG formülünü tam anlamıyla oturatan yapım kesinlikle ikinci oyun.

Hikaye ile açılışımızı yapalım. DQ I’in ardından 100 yıl geçiyor ve Erdrick soyundan gelenlerin kurduğu üç krallık ile tanışıyoruz: Midenhall, Cannock ve Moonbrooke. Eşzamanlı doğan üç kuzen içinden ana kahramanımız olan Midenhall prensi, yeniden yükselen kötülüğe karşı kuzenleri Cannock prensi ve Moonbrooke prensesi ile birlik oluyor. Prensimizin büyü kullanamaması, kaba kuvveti ile öne çıkan Cannock prensi ve büyü konusunda hünerli Moonbrooke prensesi harika bir sinerji oluşturuyor. Ayrıca öykü sunumu birinci oyuna göre çok daha canlı. Bunda hem sunumdaki animasyonların hem de diğer karakterlerin diyaloglarının büyük etkisi var (ana karakterimiz yine sessiz). Bunun yanısıra HD-2D sürümüne özel Cannock prensinin küçük kardeşi de ekibe dahil edilerek parti 4 kişilik hale getirilmiş. Bu özellikle Cannock prensini aradığımız kısımlarda çok işe yarıyor çünkü DQ II, ilk oyuna göre biraz daha oyuncuyu zorlayan bir yapım. İlk oyundaki kahraman terminatör gibiyken ikinci oyundaki karakterler yavaş yavaş ama emin şekilde pişiyor ve güçleniyor. Ekip tamamlandığında ise ilk oyunda yapabilmeyi dilediğiniz tüm stratejileri etkili bir şekilde uyguluyorsunuz. DQ III’teki generic parti üyesi sistemi belki bizi biraz daha serbest bırakıyordu ama oynadığımız bir rol yapma oyunu, bir yol hikayesi olduğu için yan karakterlerin replik sahibi, renkli kişiliklere sahip karakterler olması ile DQ II en azından sunum tarafında benim daha çok hoşuma gitti diyebilirim.

DQ II grafik tasarımları ve genel mekaniklerini halihazırda her şeyi elden geçirilmiş olan DQ I ve III ile paylaşıyor. Tabii DQ I’e kıyasla çok daha dolu bir içerikle geliyor ve bitirmeniz rahatlıkla 20-25 saati buluyor.

Hayat kalitesi güncellemeleri

DQ III HD 2D’de de karşımıza çıkan hayat kalitesi güncellemeleri bu DQ I HD 2D’de de gerçekten değerli zamanımızı bize bağışlayarak kaybolma ve bazı şeyleri tekrar yapma, seviye kasma gibi eylemleri daha rahat ve hızlı bir hale getirmiş. Detaylarına inersek; Orijinal Dragon Quest oyunlarında kayıt yapmak için kiliselere gitmemiz gerekiyor, bunun haricinde ilerlememizi kaybetmeden maceramızı yarıda kesemiyorduk. Ayrıca oyunun herhangi bir noktasında ölürseniz paranızın yarısını kaybederek kiliseye geri dönüyorduk. Bu da bizi iki şeye zorluyordu, ya orijinal kaydımıza dönerek ölmeden önceki tüm ilerlememizden vazgeçecektik, ya da paramızı kaybedip aynı yolları tekrar geçecektik. HD 2D sürümleri ile gelen otomatik kayıt sayesinde oyunda ölmek ya da ara vermek gibi senaryolarda kilise kaydı tek opsiyonumuz olmaktan çıkıyor. Eğer normal bir savaşta ölürsek yakınlarda bir noktadan tekrar başlayabiliyoruz. Boss kapışmalarında ise savaşı tekrarlama seçeneğimiz mevcut.

Savaşlardan bahsetmişken; yine üçüncü oyunda olduğu gibi DQ I & II HD 2D’de de savaşları üç hız kademesinde oynayabiliyoruz. Hız ayarı hem savaş içinde hem de ana menüden yapılabiliyor. Ben her iki oyunda da ağırlıklı olarak en yüksek hızı tercih ettim. Özellikle “grinding” işini abartmayı seven oyuncular için biçilmiş kaftan diyebilirim.

İstediğiniz yere ışınlanmanızı sağlayan Zoom büyüsü, her iki oyunda da oldukça erken elde edilebiliyor ancak işin en can alıcı tarafı kullanımının harita içinden de yapılabiliyor olması. Haritada artık kısayolu bulunduğu için menülere geri dönüp büyüyü aramanıza gerek yok. Ayrıca belli büyüler için kısayol atama seçeneğiniz de mevcut. Buraya iyileşme veya haritada bulunabilen kaç tane hazine bulunduğunu öğrenmenizi sağlayan Nose for Treasure gibi yetenekleri atayabilirsiniz.

Yenilikler içinde iki seçenek ise biraz cheat code görevi gibi çalışıyor ama ikisini de açmanızı öneririm. Bunlardan ilki bir sonraki hedefinizin haritanın neresinde olduğunu gösteren imleç. Diyalogları dikkatli takip ederseniz nereye gideceğiniz oldukça net belirtiliyor ama bu özellik seri şekilde oyunda ilerlemek için çok işlevli. Ben oyunun orijinal haline yakın bir deneyim istiyorum derseniz kapalı da tutabilirsiniz; oyunun dünyası zaten düşman zorluğu ile bile sizi doğru yöne çekmeyi başarıyor. Eğer kaybolmuş hissediyor ve başıboş dolaşıyorsanız karşınıza çıkan düşmanlar aşırı zor geliyorsa bilin ki yanlış yoldasınız. İkinci ve daha da cheat code niteliği taşıyan seçenğimiz ise zindan ve şehir haritalarında hazine sandıklarını, dünya haritasında ise gizli bölgeleri gösteriyor (su dalgalanması gibi bir efek ile gösteriliyor). Geride bir şey bırakma kaygısı duyan oyuncular için bence bu seçenek de bulunmaz nimet, ama tam bir mücadele isteyenler veya oyunun dünyasındaki her köşeyi didik didik etmekten çekinmeyecek oyuncular bu seçeneği de kapatabilir ve orijinal sürümlere yakın bir hazine avı deneyimi yaşayabilirler. Nose for Treasure ile zaten bölgede bulunabilen hazine sayısını öğrenebiliyorsunuz. Bu seçeneği aktif etseniz dahi yeri gösterilmeyen çömlek gibi hazine barındıran objeler mevcut. Dragon Quest oyunlarına alışık olanlar iyi bilir ki bazen hazine sandıklarından daha iyi şeyler bu çömleklerden çıkar. O nedenle her türlü etrafı iyi araştırmanızda fayda var derim.

Teknik mevzular

Oyunu Switch 2 platformunda deneyim ettik. Orijinalde sadece Switch 1 için çıkan Dragon Quest III HD-2D Remake de bu konsola özel bir güncelleme almıştı. Tıpkı onda olduğu gibi Graphic ve Performance olmak üzere iki görüntü ayarımız var. Graphic çözünürlüğe öncelik verirken tahmin edeceğiniz üzere Performance de kare sayısını yüksek tutmayı hedefliyor. Performans başta daha cazibeli görünebilir ama ben grafik modunu öneriyorum. Bunun sebebi performans modunda piksel görsellerin biraz detay kaybı yaşaması; bu özellikle kamera uzaklaştığında iyice belli oluyor. Oyundaki tüm karakterler ve düşmanlar sprite grafikler olduğu için animasyonlarındaki kare sayısı çok kısıtlı, yani 30 ile 60 kare hızı arasında çok bir fark hissedilmiyor. Bu nedenle oyunu en azından görebileceğiniz en iyi şekilde görerek oynayacağınız grafik modunu öneriyorum.

Switch 1 sahipleri için iyi haber, oyunun bu konsol için çıkmış bir sürümü de var ancak bir falsosu da var bu konuda: Switch 1 ve 2 sürümleri arasında upgrade seçeneği yok. Eğer oyunu Switch 1 için alır ve gelecekte 2’de oynamayı düşünüyorsanız maalesef bu sürümü ayrıca satın almanız gerekiyor. Square Enix’in bir önce rol yapma oyunları Romancing SaGa’da bu konuda çok daha esnek olduklarını düşününce neden bu şekildel bir karar aldıklarına pek anlam veremedim. Ancak durum maalesef böyle. Açıkçası Dragon Quest III de tam anlamıyla bir Switch 2 upgrade’i görmedi; grafik ve performans opsiyonlarının ikisi de Switch 1 çözünürlük limitlerine göre tasarlanmış durumda. Buna rağmen Switch 2’de çok daha temiz görünüyor. Nintendo’nun yayınladığı rapora göre Switch 2 sahiplerinin %84’ü Switch 1’den geçiş yapmış durumda. Yani bir yandan da sadece %16’lık bir azınlığı ilgilendiren ama yine de değinmek istediğim bir konu oldu bu. Sürüm seçerken dikkat edin.

Maceracının rehberi

Yazımın son çeyreğine yaklaşırken her iki oyunda da işinize yarayacak ipuçları bırakayım:

  • Oyunda yeni bir bölgeye girdiğinizde her zaman çömlek, dolap, çekmece ve su kuyusu gibi basit arkaplan unsuru gibi duran şeyleri araştırın. Özellikle çömleklerden çok kıymetli şeyler bulabilir ve kuyulardan içinde hazine sandıkları olan gizli bölgelere ulaşabilirsiniz.
  • Başlangıç saatlerinizde karşınıza kırmızı ve mavi, kilitli kapılar çıkacak. Bunları nasıl açarım diye çok kafaya takmayın; hikayede biraz ilerleyince durumu anlayacaksınız. Ancak bu kapıların (ve bazen aynı renklere sahip kilitli sandıkların) yerlerini bir köşeye not ederseniz ileride daha raat dönüp bulabilirsiniz.
  • Her iki oyunda da çeşitli yetenek ve büyüleri seviye atlayarak açacaksınız. Ancak bazı büyü ve yetenekler sadece etrafta bulacağınız parşömenleri kullanarak açılıyor. Birinci oyunda tek karakter olduğu için bir parşömen bulduğunuz an hemen öğrenin. İkinci oyunda ise ekibin tamamını toplayıp kimin ne tarafta ağırlığı olduğunu tartana kadar bu konuda aceleci davranmayın.
  • Parşömenler gibi kuvvet, hız, sağlık gibi değerlerinizi artıran tek kullanımlık tohumlar (seed) bulacaksınız. Yine ilk oyunda bunları bulduğunuz gibi direkt kahramanınızı kuvvetlendirmek için kullanın. İkinci oyunda ise sadece karakterlerin üstün olduğu tarafları daha da kuvvetlendirmek için kullanın. 
  • Üçüncü kez değiniyorum ama çok önemli, bir şey kaçırmamak için Nose for Treasure’ı sık sık kullanın. Bölge bazlı bir büyü olduğu için eğer haritada başka bir kata / bölgeye geçerseniz bu yeteneği tekrar kullanmayı unutmayın. 
  • Dragon Quest serisine özgü iki önemli silah var: bumerang ve kamçı. Oyunda tüm düşmanlara aynı anda vurabilen tek silahımız bumerang. Soldan sağa giden ve hasar değerini düşman sayısı arttıkça kaybeden bumerangınız kuvvetli bir karakterin elinde bazen savaşları tek hamlede bitirebilen bir silaha dönüşebilir. Kamçı ise sadece “aynı türde” olan düşman grupları içindeki tüm canavarlara aynı anda vurabilir, tıpkı birden fazla düşmanı hedef alabilen büyüleriniz gibi. 
  • Savaş içinde ekipmanlarınızı anlık değiştirebilirsiniz. Bu, özellikle ilk oyunda çok büyük önem taşıyor. Örneğin kalabalık bir grupta bumerang daha çok işinize yarayabilir ama sayısı az düşmanlarda kuvvetli bir kılıca geçmeniz daha verimli olacaktır. Ayrıca bazı silahları eşya gibi kullanarak farklı büyü ve yetenekleri aktif etmeniz de mümkün oluyor. 
  • Lanetli bir silah ya da zırhı kuşanırsanız üstünüzden çıkaramazsınız. Bunun için kiliseye gidip arınmanız gerekiyor. Arındığınız eşya üstünüzden çıkar ve tekrar giymeye kalkarsanız yine lanetlenirsiniz. Bu tür eşyaların genellikle çok büyük avantajları da olmuyor, o nedenle satıp kurtulabilirsiniz. 
  • Oyunda iki tane yüksek getirisi olan düşman tipi var. Yüksek tecrübe puanı kazandıran metal slime’lar ve yüksek miktarda para kazandıran altın golem’ler. Slime’ların savuşturma oranı çok yüksek olduğu için kritik vurmak veya bir şekilde kaçmadan önce en az üç kere vurabilmeniz gerekiyor. Golemler ise metal slime’a kıyasla daha rahat öldürülebiliyorlar. Nadir görünmeleri ve genellikle öldürülemeden önce kaçmaları çok can sıksa da bir şekilde öldürebilirseniz çok güzel mükafatlandırılıyorsunuz. Metal türevi düşmanlara üstünlüğü olan bir bumerangımız var ama elde etmek için bayağı bir mini medal toplamanız gerekiyor, bol şans. 

Bu maceranın sonu

DRAGON QUEST I & II HD-2D Remake ile Erdrick üçlemesi sona eriyor. Geçtiğimiz yıl çıkan DRAGON QUEST III HD-2D Remake’i oynamadıysanız önce oradan başlamanızı tavsiye ediyorum (Unutmayın, kronolojik sıralamamız III-I-II) ama gözünüze kestirdiğiniz herhangi bir oyundan başlasanız dahi bazı arkaplan detaylar haricinde kaçıracağınız pek bir şey yok. Zamanı az oyuncular duruma göre DQ I’ı sona bile sarkıtabilir. Bu arada incelememin sonlarına yaklaşırken Japonya’dan harika bir haber geldi. Dragon Quest’in yaratıcısı Yuji Horii, Japonya’da devlet nişanı alan ilk oyun tasarımcısı oldu. Detaylar ve bu tarz bir ödülün oyun sektörü için önemini analiz ettiğim yazıma da aşaüıda paylaşacağım bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

İlgili haber: Dragon Quest’in mucidi Yuji Horii, Japonya’da devlet nişanı alan ilk oyun tasarımcısı oldu. 

Dragon Quest I & II, tıpkı III’de olduğu gibi başarılı bir şekilde ve köklerine sadık kalınarak modernize edildi ve meşhur Erdrick üçlemesi en taze haliyle oyunseverlerin beğenisine sunuldu. Old school / retro JRPG sevenler için harika bir seçim olmalarının yanısıra Dragon Quest serisine giriş yapmak için de oldukça güzel oyunlar. 

GENEL BAKIŞ
Nostalji
9
Fiyat / Performans
9
Önceki İçerikDragon Quest’in mucidi Yuji Horii, Japonya’da devlet nişanı alan ilk oyun tasarımcısı oldu
Sonraki İçerikState of Play Japan Kasım 2025 özeti
Emre Ozan Şirin
Başlat Tuşu'nun genel yayın yönetmeni. 1984 doğumlu. Sırasıyla İngilizce Öğretmenliği, Resim ve Animasyon bölümlerinde eğitim görmüş bir yazar / çizer / animatör. Siteye katkıları dışında çizgiroman, canlandırma ve sinematografi üzerine çalışmalar yapar. Çocukluğundan bu yana video oyunları onun için hobiden de öte bir tutku olmuştur.
dragon-quest-i-ii-hd-2d-remake-incelemeJaponya'da muhteşem bir popülariteye sahip Dragon Quest serisi her yeni yapımıyla birlikte batıdaki hayran kitlesini de büyütüyor. Serinin on ikinci oyunu bir yandan geliştirilirken eski nesil sistemlerde sıkışmış oyunlar birer birer en güzel halleriyle tekrar karşımıza çıkıyor. Erdrick üçlemesinin sona ermesiyle birlikte artık seriye en başından girişebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz