- Advertisement -

Korku oyunları oynayamadığımı biliyorsunuz. Bırakın korkuyu, gerilim bile oynamak benim için zor. Ama sevgili sitemiz Başlat Tuşu sanki bana nispet yaparcasına bu tür oyunları bana veriyor. (Teşekkürler Başlat Tuşu.) Benim için oyunun içine girmesi zor ama oyunu kısık ses ve parlak ışık ile oynayarak (oyun içi parlaklığı da sonuna dayayarak) kısmen de olsa oyunu oynayabilir hale geliyorum. Bindim bir alamete, gidiyorum kıyamete ya; hadi bakalım. observer inceleme Başlat Tuşu’nda karşınızda.

Dzień dobry!

Dzień dobry Lehçe: Polonya’nın resmi dili olan Lehçe’nin güzide “cindobre” diye okunan kelimesi. Kendileri bu kelimeyi her şey için kullanabiliyorlar: merhaba, günaydın, hoş geldiniz… Polonya’ya giderseniz ilk öğreneceğiniz bu kelime olsun. (Yazarınızdan gezi ipuçları. vol. 457871)

>observer_ Polonyalı stüdyo Bloober Team tarafından geliştirilmiş, psikolojik korku ve “polisçilik” oyunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu stüdyo Krakow’da konuşlanmış durumda ve oyunumuz da Krakow’da geçiyor. Bu yapımcıyı önceden duymuş gibi misiniz yoksa? Layers of Fear‘i yapan ekip bizzat kendileri. (Hatta Layers of Fear’a sahipseniz bu oyunda da fazladan indirimi kapabiliyorsunuz, hemen belirteyim.)

Oyunumuz 2084 yılında geçiyor. Daniel Lazarski adıyla tanınan, “observer” lakabı uygun görülmüş bir dedektifsiniz. Suçluların zihinlerini ele geçirmek gibi bir amacı olan birimde görev yapan dedektifimiz, bir anda oğlundan gelen ileti ile neye uğradığını şaşırır. “C sınıfı” insanların yaşadığı Krakow’un kenar mahallelerine (Ankara’nın Çinçin’i gibi mesela.) gelen bir ileti üzerine gider ve gördüğü manzara karşısında olaylar başlar.

C sınıfı insanlar veba salgınından en fazla darbeyi almış insanlar. B bölgelerine ancak izinle geçebilirken, A  bölgelerine adım atamıyorlar.

Krakow, Gdansk, Varşova; cindobre deriz kankaya .

 

Krakow, Polonya’nın en güzel şehirlerinden biri (kimilerine göre en güzeli) olmasına rağmen çok küçük bir şehir. İki günde şehri tamamiyle gezebilirsiniz. Coğrafik olarak dağların ortasında çukur olarak kaldığı içinse özellikle kışları hava kirliliği sağlığınızı ciddi şekilde etkileyecek kadar fazla. Bunun sebebi şehrin kömür ile ısınması ve yaratılan kirli havayı dağıtacak rüzgarı alamaması. Otobüslerde ve şehrin içindeki tabelalarda anlık hava kirliliğinin seviyesini gösteren uyarılar bulunmakta ve vatandaşlar buna göre uyarılmakta.

Oyunun atmosferi en önemli silahı. Dünya kaosa sürüklenmiş, Avrupa uzun süren savaşın etkisinden çıkamamış. Uyuşturucu ve suç kol geziyor. (Güzelim şehri ne hale getirmişler.) Teknoloji ilerlemiş ancak ortalık 90’lardan kalma gibi duruyor. (Far Cry 3 Blood Dragon’a çok benzettim.) Bu bahsettiğim ortamı oyun size gerçekten başarılı bir şekilde sunuyor. Karanlık ve yağmurlu hava, neon ışıklar… Ekran efektleri, etraftaki posterlerdeki detaylar, teknolojinin nispeten antika yıllarla harmanlanması cidden ayakta alkışlanası. Ve bu benim hiç hoşuma gitmedi, çünkü atmosferin sağlam olması demek benim daha çok korkacağım anlamına geliyor.

Korku oyunlarını seven kitle benim gördüğüm kadarıyla “jump scare” denen “aniden hortlak çıkarıp yerinden zıplatma” diyebileceğimiz olaydan pek tatmin olmuyor sanırım. Bunun sebebi de bu yolun çok “ucuz” ve “garanti” yol olmasından herhalde. İnsanı psikolojik olarak etkileyen korku oyunları topluluk tarafından el üstünde tutuluyor fazlasıyla. Sanırım ben de korku oyunlarıyla fazlasıyla haşır neşir olsam aynı şeyi düşünür ve “jump scare” kullanan oyunlara fazlasıyla “giydirirdim“. (Beni bilirsiniz, hayatta acımam.)

İşte bu noktada atmosfer bir korku oyunun en etkili silahı oluyor ve Observer bu silahı çok iyi kullanıyor.

Bunları bilelim, bildirelim, coşalım.

Oyun çok ünlü bir roman olan “1984“e birçok yerde gönderme yapıyor. Georger Orwell’in yazdığı bu distopik romanın birkaç kısmını oyunda bulabilirsiniz. Yapımcılar birçok yerde bu romandan esinlenmişler.

Bir yanım Krakow, diğer yanım Katowice.

Katowice herhalde gezdiğim bütün şehirler arasında en niteliksiz yerlerden biri. Sırf Auschwitz-Birkenau’ya gitmek için konakladığım bir şehirdi ancak bu bir şehir bu kadar mı boş olur arkadaş. Şehrin boşluğuna ne yazık ki yöre halkının fakirliği de eklenince ortaya Katowice gibi bir yer çıkmış. Büyük e-spor turnuvaları neden birçok kez burada yapıdı ve yapılıyor, onu ise anlamış değilim.

Atmosferi çok övdüm ama maalesef oyunda hoşuma gitmeyen birçok yön bulunuyor. Genelde yazılım kısmına incelemelerimde sondan bir önce değinirim ama Observer kafamdaki tek teli de döktü. Dairesel fare hareketlerinde takılmalar, kare saniye düşüşleri ve midemi bulandıran o efekt… Burası öznel ama cidden fiziksel olarak etkileyen blurumsu garip bir efekt hiç hoşuma gitmedi. Benim için Mac desteği olmaması da büyük bir eksi.

Diğer bir kusur ise yürüme simülasyonundan ileri gidemeyen bir yapısı var. Tabii ki bir dedektifsiniz, bazı özellikleriniz var onları kullanarak ilerliyorsunuz vs. Ama yine de benim fikrimi değiştiremedi. “Yürü, incele, sonraki yere ilerle” döngüsünü kıramamış. Bu tabii ki yine öznel bir şey, bunu seviyor olabilirsiniz.

Oynanış süresi ise bence fiyatına göre kısa ve bu süreyi de sanki biraz uzatmak için klasik hilelere başvurmuş gibi. Bazen tekrara düşüş hissi yaşatıyor. Ve ben bunu yapan oyunlardan nefret ediyorum. (Mesela açık dünya oyunlarda sırf oyun süresini uzatmak için sürekli aynı görevi yaptıran NPC’ler ya da bir uçtan bir uca gitmenizi gerektiren görevler gibi.)

Polonya iyidir hojdur, hem de ucuzdur.

Benim için ciddi puan kırılacak tarafları olsa da, eğer nesnel gözle bakarsak Observer “cyberpunk” temasını başarılı kullanarak yarattığı atmosfer ile korku oyunlarını seven kitleye sevindirecek bir yapım olarak karşımızda duruyor. Amaç gerilmek/korkmak ise bu oyun size göre. 50 lira (Amerika’da 30 dolar) olan fiyatını oynanış süresine göre birazcık fazla bulsam da, eğer Layers of Fear sahibiyseniz tam alınası fiyatıyla düşünmeden alabilirsiniz.

Ama yukarıda belirttiğim gibi bana benzer bir oyun zevkiniz varsa biraz daha düşünmeniz yararınıza olabilir. O zaman indirimde bir adet sardırırsınız Gaben Amca’ya.