Nioh Bloodshed’s End (DLC 3) İnceleme

William’ın yolculuğu sona eriyor.

Artık 2017’nin son demlerine girmişken Koei Tecmo ve Team Ninja’nın büyük bir özenle hazırlamış oldukları Nioh’un PlayStation 4’e çıkmış olan en iyi 5 oyundan biri olarak gösterebilirim.  Ana oyun dahi kolay tüketilemeyecek bir içerik ile dolu iken üç adet indirilebilir içerik ile daha da harika, dolu dolu bir hale getirilen oyunu sene boyunca belirli aralıklarla tekrar tekrar oynadım. Dark Souls ve Diablo’dan çeşitli mekanikleri bünyesinde başarı ile harmanlayan oyunun son indirilebilir içeriği Nioh Bloodshed’s End de geçtiğimiz hafta çıkışını yaptı. Şu ana kadarki üç indirilebilir içerik içinde en kapsamlı olan paket William’ı Japon topraklarına geri döndüren büyük savaşın, klanlar arası güç mücadelesinin, diğer bir deyişle dökülen kanların da sonunu getiriyor.

Güneşin Oğlu Hideyori

Şu ana kadarki hikayeyi kısaca özetleyelim. William İngiltere’den Japonya’ya uzanan büyük macerasının sonuna gelmiş ve kendisini bu çılgınlığa sürükleyen kişinin defterini dürmek üzere tekrar İngiltere’ye dönmüştü. Ancak gördüğü bir kendisini yeniden Japonya’ya yelken açmaya itmiş ve kendisini klanlar arası büyük bir savaşın ortasında bulmuştu.  Arkaplanda Maria adlı İspanyol bir kadın tıpkı Kelly gibi amritanın gücünü kullanarak işin içine dünya dışı güçleri karıştırıp işleri daha da kızıştırmakta ve William da onun planlarına engel olmaya çalışmaktaydı. Bu sırada yolu Masamune Date ve Sanada Yukimura gibi tarihi figürlerle de kesişmiş ve türlü maceralar sonunda (2. Dlc’nin finlinde) Osaka Kuşatması sona barış antlaşması ile sona ermişti. Olayların ardından kısa bir an gördüğümüz Toyotomi Hideyori ve annesi Yodogimi (diğer bilinen adıyla Lady Chacha) Bloodshed’s End’in odak noktasında. Savaş son ve en kızgın halini alıyor ve yokai ordusu her zamankinden daha da kudretli. Bu son mücadelede William’a ayrıca bir çok eski dost da eşlik ediyor.

Son DLC ile birlikte yeni bir haritamız ve buna bağlı yeni oynanabilir bölgeler, yeni düşman tipleri ve elbette yeni bir zorluk daha geliyor. Sırasıyla Way of the Strong, Way of the Demon ve Way of the Wise’ın üstüne eklenen son zorluk seviyemiz adı Nioh. Yapımcılar sanki “Gerçek Nioh şimdi başlıyor!” dercesine isimlendirmişler zorluğu. Tıpkı önceski zorluklardaki gibi Nioh’a ulaşmak için de önceki zorluklardaki görevlerin büyük çoğunluğunu ve ana hikayenin son bölümü tamamlamanız gerekmekte. Zorluk çıldırırcasına artarken elbette düşürdüğümüz ekipmanların kalitesi de bir hayli yükseliyor. Hatırlarsanız Way of the Wise oyuna etheral sınıfı eşyalar eklemişti. Ana oyunu bitirdiğimizde açılan divine sınıfının da üstünde parametrelere saihp bu ekipmanlar ile karakterlerimizi çok daha güçlü hale getirmiş, Way of the Wise’ın ezici zorluğuna göğüs germiştik. Son DLC ile birlikte defiled adlı yeni bir sınıf daha oyuna eklenmiş durumda. Ancak durumlar bu sefer biraz farklı, ona The Abyss modu ile birelikte değinsem daha iyi olacak.

Cehennemin Derinliklerinden Gelen Mod

Bloodshed’s End oyuna The Abyss adlı yeni bir mod ekliyor. Cracked Ochoko adlı yeni bir ochoko türünü kullanarak giriş yapabildiğiniz Abyss’te amaç her katta bulunan bölüm sonu canavarını alt edip bir alt kata inmek. Ancak her katta üzerinizde dört adet lanet bulunuyor ve bunları kırmak için bölümün başındaki kayıklarla dört ayrı rastgele oluşturulmuş bölgeye gidip oradaki kodamaları bulmanız gerekiyor. Bazen keşif, bazen de mücadele odaklı bu bölümleri tamamladıkça lanetlerinizden arınıyorsunuz. İsterseniz bunlarla uğraşmayıp direkt boss’a da gidebiliyorsunuz tabii. Karakteriniz yeterince güçlü ise (Way of Wise’a kadar geldiyseniz) aşağı yukarı ilk on katı bu şekilde halledebilirsiniz. Ancak Abyss’in kendi kuralları var. Mesela bir kez öldünüz ve guardian spirit’inizi kaybettiniz, eğer ona ulaşamadan ikinci kez ölürseniz Abyss’ten ditekt atılıyorsunuz.  İşin iyi tarafı Abyss’te yanınıza yeni bir eşya olan White Ochoko ile iki adet oyuncu çağırabiliyorsunuz. Ancak bunu yaparsanız ekstra bir boss daha beliriyor, haberiniz olsun.

Gelelim defiled eşya sınıfına.  Sadece Abyss modunda elde edebildiğiniz defiled ekipmanların gücünü ve seviyesini ilk düşürdüğünüz an göremiyorsunuz, ayrıca bu ekipmanları kuşanamıyorsunuz da. Bu eşyalar aynı zamanda ölürseniz guardian spirit ile geride kalıyor, yani ulaşamadan ikinci kez ölürseniz hem amritanızdan, hem Abyss moduna giriş hakkınızdan hem de defiled eşyalarınızdan oluyorsunuz.  Öte yandan her kattaki boss savaşından galip gelip sonraki kata geçtiğinizde defiled ekipmanlarınız bonus kazanıyor, bu işlemi beş kez tekrar edebiliyorsunuz ve Abyss’i terk ettiğinizde ekipmanın defiled niteliği siliniyor ve eşyanızın aslında ne olduğunu görebiliyorsunuz. İsterseniz mevcut ekipmanlarınızı da Abyss’teki tapınakta yüklü bir amrita karşılığı defiled ekipmana çevirebiliyorsunuz. Kaybetme riskini göze alarak favori ekipmanlarınızı bu şekilde çok daha güçlü bir hale getirebilirsiniz. Oyunu son zorluğa kadar ilerletmek ve ulaşabileceği gücün sınırlarını zorlamak isteyen oyuncular için ideal bir mod olan The Abyss’e geri döndüğünüzde önceden tamamladığınız katlardan da başlayabilmeniz mümkün kılınmış, ancak cracked ochoko’ları düşürmek biraz zor.

Hayabusa? Bir Yerden Tanıdık Geliyor…

Ara sahneleri, bölüm sayısı ve yeni ekipmanlarla gelen Bloodshed’s End bize sürpriz bir boss savaşı da getiriyor.  Sonradan Koei ile birleşen Tecmo’nun köklü serisi Ninja Gaiden’ın ana karakteri Ryu Hayabusa’nın atası Jin Hayabusa ile kapışabildiğimiz bir bölüm DLC ile bize sunulmuş durumda. Bu bölümde ikonik kostümü ve meşhur izuna drop hareketiyle Hayabusa size iyi ter döktürecek.

Hatırlarsanız önceki DLC’ler odachi ve tonfa olmak üzere iki yeni silah tipini oyuna eklemişti. Önceki DLC’lere kıyasla daha çok içerik getirmesine karşın Bloodshed’s End maalesef beraberinde yeni bir silah sınıfı getirmiyor. Ancak yetenek ağacımıza bazı yeni yetenekler eklemeyi de ihmal etmiyor. Ayrıca bir başka süper yenilik ise kısayollara geliyor. Artık ikiden fazla eşya kısayolu kullanabiliyorsunuz (Blacksmith menüsünden upgrade seçeneği ile 3 tane ekstra kısayol daha oluşturabiliyorsunuz). Oyunda çok fazla jutsu ve onmyo magic olduğu ve özellikle endgame içerikle haşır neşir olurken bunlara bolca ihtiyaç duyduğumuz için çok istediğim bir şeydi.

Bu Maceranın Sonu?

DLC’yi içerik olarak iyi olarak bulsam da, ana oyundan DLC’lere devretmiş ve uzun zamandır merak ettiğim o finalin beni çok tatmin etmediğini belirtmeliyim. Yanlış anlaşılmasın, sunum olarak çok iyi, olay örgüsü çok iyi, ancak bazı şeyler hala ucu açık bir şekilde kalıyor.  Yapımcılar William’a oturaklı bir son vererek gelecek maceralarına gölge düşürmek istememişler gibi görünmekte. Üç DLC ile birlikte Nioh artık inanılmaz kapsamlı, neredeyse dipsiz bir oyuna dönmüş durumda. Eğer ana oyuna sahip olup season pass için tereddütte iseniz pek düşünmeyin derim. Her biri diğerinden daha başarılı olduğunu düşündüğüm üç DLC de parasının hakkını verecek düzeyde içerik ekledi. Artık bize de muhtemel bir devam oyunu duyurulana kadar eşya kasıp çıldırtıcı zorluk düzeylerinde yokai kesmek kaldı.