- Advertisement -

Cyberpunk 2077 bu seneki E3‘ün en büyük oyunlarından biriydi. Yıllardır beklenen resmi duyurunun nihayet gerçeklemiş olması, yeni bir fragmanın yayınlanması ve her şeyden öte kapalı kapılar ardında video oyun basınına yaklaşık bir saatlik oynanış demosu gösterilmesi oyunun arkasındaki hype rüzgarının artmasına neden oldu.

Öyle ki, bu oynanış demosu daha sonra Ağustos ayındaki Gamescom 2018 fuarında yine sadece basına özel gösterildi. Ancak bunun üzerinden çok geçmeden de tüm dünya ile paylaşıldı. İlk oynanış görüntüleri açısından Cyberpunk 2077 oyuncu topluluğundan olumlu tepkiler topladı.

 

Peki, böyle bir oyunun ortaya çıkmasını sağlayan kişiler nasıl bir araya geldi? PAX East etkinliğinde konuşan Mike Pondsmith, ki kendisi Cyberpunk 2077’nin esin kaynağı Cyberpunk 2020 masaüstü RPG oyununun yaratıcısı, nasıl Polonya’nın en iyi oyun stüdyosu ile birlikte çalışmaya başladığını detaylarıyla anlattı.

“90’lara geri dönersek, Cyberpunk’ı yazdık ve bunun lisansını pek çok şirkete sattık. Bunlardan biri de Cyberpunk’ın Polonya’da lisansını elde etmek isteyen CD Projekt Red idi.” diyen Pondsmith, sözlerine şöyle devam etti:

“Unutmuyorum, Avrupa’da demir perde hala vardı, Dayanışma popülerleşmeye başlamıştı. İş danışmanım olan eşime bakıp ‘[Cyberpunk lisanslarımız] yaklaşık 5 kopya satar’ demiştim. Sanırım, o beş kopyayı CD Projekt Red’in bir parçası olan kişilere sattık. Bu kişiler gençti ve üniversite öğrencileriydi. İçlerinden birisi yıllar sonra bana ‘Komünizmimiz vardı ve bir de Cyberpunk’ımız vardı’ dedi.”

The Witcher 1 ve 2’nin oyuncu topluluğundan aldığı olumlu notlar ve ticari açıdan da başarı getirmesi sonucu CD Projekt Red, Mike Pondsmith ile iletişime geçerek bir Cyberpunk oyunu yaratmak için harekete geçti, ona birlikte çalışma teklifinde bulundu. O zamanlar Pondsmith Microsoft’ta çalışıyordu. Bu kapsamda da eski Sovyetler Birliği ülkelerinde bulunan çeşitli video oyun geliştirme stüdyolarını ziyaret ediyordu. Doğu Bloğu’nda yer alan ve teknolojik imkanların diğer varlıklı ülkelere göre çok geride olduğu ülkelere seyahat ediyordu.

“Külüstür bilgisayarlar ve bir keçi ile bir odaya sıkışmış 10 adam hayal edin. Gerçekten de böyle bir stüdyoya gittim. Daha sonra onlar bana The Witcher 2’nin bir kopyasını yolladılar ve [oyunu gördükten sonra] dedim ki ‘Bu oyun gerçekten çok iyi. O keçi gerçekten de kodlama yapabiliyor’.”

Polonya’ya gittim ve bu adamların [CD Projekt RED], Microsoft’ta çalıştığımda ziyaret ettiğim stüdyolardan daha iyi bir stüdyosu olduğunu gördüm.

“Kendi kendime, ‘Vay canına, çok şanslıyım’ dedim. CD Projekt Red’teki ilk günümde gördüm ki bu adamlar işini biliyordu, işini seviyordu. Yetenekliydiler.”

Pondsmith, stüdyoyu ziyaretinin ardından CD Projekt Red’in teknolojik altyapısından ve vizyonundan etkilendi. Özellikle de The Witcher 3 yapım aşamasındayken gördüğü dinamik hava değişikliğinden…

Bunun ardından da, yalnızca Cyberpunk’ın lisansını CD Projekt Red’e vermekle kalmadı, video oyun geliştirme işindeki daha önceki tecrübelerine de güvenerek aynı zamanda geliştirme aşamasının içine de dahil oldu. Pondsmith, Cyberpunk’ın geçmişten bu yana zaman zaman oyunlarda kullanılmasına rağmen çoğu şirketin bunun altından kalkabilme yeterliliğine sahip olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Cyberpunk, 1990’lardan bu yana bir video oyunu için seçenekti ancak ya geliştiriciler teknolojik açından yetersizdi ya da birkaç durumda olduğu üzere dış görünüşünü değiştirip oyunlarına ‘Cyberpunk’ demeyi tercih etmek gibi ucuz numaralar denediler. Buna karşı benim cevabım hep ‘Ah evet, bu işe yaramayacak’ şeklinde oldu.”

“CD Projekt Red ile birlikte çalıştığım için çok şanslı hissediyorum. Onlarla birlikte çalışmak harika çünkü aslında onlara yararlı bilgiler de sunuyorum. Onlara sadece Cyberpunk’ı sunan birisi değilim, aynı zamanda ‘Bu işe yarayabilir ancak bu daha farklı yapılabilir’ diyerek karar verme işine de dahil oldum.”

Cyberpunk 2077 için henüz bir çıkış tarihi yok fakat PlayStation 4, Xbox One ve PC için geliştirildiği resmi olarak doğrulandı. Oyunun yapım sürecinin ise planlandığı şekilde ilerlediği biliniyor. Öyle ki, Pondsmith bu konuda şu ifadeyi kullandı:

“Pek çoğunuz benim gördüğüm çalışma miktarını bilemeyeceksiniz. Sadece altı hafta içinde inanılmaz işler yaptılar.”