Geçen bana bir telefon geldi. Kamyonculuk ile çok zaman geçirdiğim için artık otobüs kısmına transfer olacağım söylendi. Birkaç kez şehirler arası otobüs maceram olmuştu ama şimdi EGO’da direksiyon sallayacağım. 298 numaralı hattı bana tahsis ettiler. İlk önemli kural olarak ise metrodan yeni inen yolcular gelmeden otobüsü hareket ettirmem gerektiğiydi. Yeter ki EGO’nun şanı yürüsün… Bus Simulator 18 inceleme Başlat Tuşu’nda karşınızda.

Nächste Station: Batıkent Zentrum

Otobüs simülasyonlarında etraf biraz sessiz sakin. Kamyon işinde Euro Truck Simulator aldı başını gitti, oyunu çok güzel yerlere getirdi. Herkes SCS’den bir de otobüs simülasyonu beklerken, hala bu isteğe bir cevap gelmedi. Bu sırada irili ufaklı (hepsi de Alman) yapım çıktı, çıkmaya da devam ediyor. Biliyorsunuz ki Almanlar bu simülasyon konusunda biraz takıntılı efenim. Adamlar kutulu oyun satarken simülasyon kısmına kocaman alan ayırıyorlar. Hiç aklınıza gelmeyecek simülasyon oyunlarını Almanya’da gezerken görebilirsiniz. “Havalimanı itfaiyesi simülasyonu”, “Börek hamuru açma simülasyonu”… Sonuncusu olmayabilir belki ama emin olun “Oha, bunu da mı yapmışlar?!” diyebileceğiniz bir sürü oyun var. Neyse konu dağıldı, asıl noktamıza hemen geri dönelim. Bus Simulator 18 de bu oyunlardan biri. Ben sizi şehir içi otobüs şoförü yapacağım diyor. Buna dair bazı iddiaları var. 8 adet orijinal lisanslı ve detaylı otobüs, 12 farklı bölge, trafik, çukur, kaos… Gerçekçilik konusunda kulağa hoş gelen söylemleri var. Tabii ki uzman olarak bunları irdelemek bana düşer.

 

İddialar güzel, evet. Ama en baştan şurada anlaşalım ki beklentilerinizi düşürmeniz hepimizin yararına olacaktır. İlk olarak oyunun görselleri iyi değil. Bu genel geçer simülasyon oyunlarında gördüğümüz; düşük çözünürlüklü, iç içe geçen modellerden oluşmuş bir şehir var karşımızda. Evet, çoğu bu tarzda yapım benzer görsellere sahip ama yıl 2018 olmuş… Bilemiyorum. Pek beni açmadı. Otobüs modellemesi ise olması gereken gibi. Kötü değil, ancak harika da değil. Etkileşim konusunda beni tatmin ettiğini söyleyebilirim. Düğmelere basılabiliyor, kadranlar hareket ediyor. Kokpit tasarımları gerçeğiyle aynı. Geçer notumu aldı. 12 bölge ise çok açık konuşacağım, hikaye. Tasarladıkları şehir çok çok çok küçük. O bölge dedikleri yerler 500 metre arayla oluşturulmuş. Güya sanayi bölgesi var, tarım bölgesi var, merkez var vs. Ama o kadar yakın ki bu yerler birbirlerine, bir süre sonra aynı yerleri görmekten baygınlık geliyor. 15 km^2 demişler ama 3×5’lik bir bölge oluşturduğunuzu düşündüğünüzde, bir uçtan öbür uca gitmek çok kısa süreceği aşikar. Zaten çevre tasarımı dediğim gibi kötü. Anlayacağınız çok sıkıntılı. Şehrin havasını yansıtma konusunda birtakım rastgele olaylar eklemeye çalışmışlar. Çabayı takdir ettim ama bu olayların sıklığı konusunda sorunlar var. Mesela yolcular kapının önünde duruyor, bu yolculara “Dayı kapının önünden çekil, otomatik kapı çarpar.” diye uyarmanız gerekiyor yoksa kapı kapanmıyor. Yüksek sesle müzik dinleyen yolcuları uyarmanız gerekiyor. Yollarda çukurlar olabiliyor, girerseniz yolculardan azar yiyorsunuz. Duracağınız yerde araç bekleyebiliyor, onu korna çalıp, sonra aşağıya inip dövmeniz gerekiyor… Tamam dövmeniz gerekmiyor, korna çalmanız yeterli oluyor; basıp gidiyor araç. Bunlarla ilk karşılaştığınızda çok hoşunuza gidiyor ama oyunu oynadıkça olaylar aynı şekilde tekrar ettikçe sıkılmaya başlıyorsunuz. Her zamanki gibi oyuna kürekle vura vura bir hal oldum ama o kadar da değil.


Şu bir gerçek: Şehir içi otobüs şoförlüğü yapmak istiyorsanız elinizdeki en iyi seçenek bu. Bus Simulator 18, önceki benzerlerine göre kesinlikle daha iyi bir yapım. En azından birçok noktayı bir şekilde birleştirip gerçekçiliği arttırmayı amaçlamış. En azından bir sonraki sürüm için güzel bir devam noktası olur. Sürüş dinamikleri de kötü değil. Eğer direksiyon setiniz varsa; koltuğunuza kurulup, teşbihinizi de vitese astığınız zaman kendinizi EGO şoförü olarak hissetmeniz olası. Ancak dediğim bu keyfi alabilmek için direksiyonunuzun 900 derece ya da daha fazla dönen cinsten olması lazım. Formula tarzındaysa otobüsü yolda tutamazsınız. Bir de birkaç tane hoşuma giden detay var: Bilet satışı yapabiliyoruz. Otobüs anonsları gerçekçi. Yolcuların ne kadar tekrar etse de arada yaptıkları muhabbet komik. Buraya kadar türüne hitap eden, oynanabilir ama çok da bir şey beklememiz gereken bir oyun profili çiziyor Bus Simulator 18. Ancak yapımcı firma ise hep istediğimiz bir konuya el atarak asıl farkı koymak istemiş: Çoklu oyuncu.

İşte burası eğlenceli. Oyunda çoklu oyuncu kısmı var. 4 kişiye kadar destekleyen bu modda, arkadaşlarla kuracağınız şirkete gerçek zamanlı olarak çalışabiliyorsunuz. Rotalarınızı belirleyebiliyor, otobüs alıp-satabiliyor, yolda karşılaştığınız zaman birbirinize korna çalabiliyorsunuz. Kazandığınız paralar ise şirketin hesabına yatıyor ve yeni bir EGO olma yoluna son sürat ilerliyorsunuz. Yani açıkçası ben para verip bu oyunu almaya niyetlensem, birkaç arkadaşımı daha kandırırım. Hem alacağınız zevk katlanacaktır hem de oyunun oynanma süresi uzayacaktır. Çünkü tek başına pek uzun bir süre vaat ettiğini söyleyemem. 2 saatlik bir seansta tüm bölgeleri yalayıp yutabileceğinizi düşündüğümüzde, tekli oyuncu modu çok uzun sürmüyor…


Görsel olarak tatmin etmeyen, yazılım olarak pek başarılı olmayan, alternatiflerine göre başarılı, çoklu oyuncuyla yenilikçi bir yapım karşımızda. Tabii ki bu oyunu sadece ve sadece türe ve otobüslere ilgisi olanlara önerebilirim. Ama bu türe sevdalı olsanız bile, şehir içi ya da dışı otobüs sürmek sizin için fark etmiyorsa Fernbus Simulator’e de bir göz atmanızı tavsiye ederim. Şehirlerarası taşımacılık yaptığınız oyun, Bus Simulator 18’e göre daha çok şey vaat ettiği gibi Almanya’nın tamamını kapsıyor. Tabii Fernbus’ta çoklu oyuncu kısmı olmadığını unutmayın. Eğer arkadaşlarınızla toplanıp geyik yapacaksanız düşünmeden de alabilirsiniz. Ama arkadaşlarınızla batak oynamak da eğlenceli ve daha ekonomik bir seçim olabilir…