Battle Chasers Nightwar inceleme

Japonları ve Caponları severim. Kültürleriyle pek alakam yoktur ama arabaları ve insanlarıyla içli dışlıyımdır. (Arabalarının direksiyonları sağda olmasa iyiydi ama neyse.) Ancak gelin görün ki JRPG olayına hiç girmedim. Evet, Final Fantasy de hiç oynamadım. (Vurmayın.) Battle Chasers Nightwar, bir sıra tabanlı JRPG. Sıra tabanlı olması benim yüzümü güldürüyor tabii ki ama JRPG olması beni biraz düşündürmüyor değil… Battle Chasers Nightwar inceleme Başlat Tuşu’nda karşınızda.

Erkekseniz sırayla gelin.

Battle Chasers Nightwar; 90’lı yıllarda yayımlanmış ve benim hiç duymadığım-okumadığım bir çizgi romandan uyarlanan, izometrik kamera açısından dünyasını bizlere sunan, sıra tabanlı bir JRPG. (“Sıra tabanlı JRPG” meyve satan manav gibi bir tabir oldu sanki.) Sevgili, biricik karakterimiz Gully ile başlayan hikayemiz, yanımıza eklenen karakterlerle dallanıp budaklanıyor.

Gully, zamanında ortada kaybolmuş dünya lideri Aramus’un kızı. Bu kızcağızımıza güçlü, büyülü eşyalar kalıyor. Ancak bu eşyalar çok değerli olduğu için başı derde giriyor ve sevgili kocaoğlanımız Calibretto ve yiğidimiz Garrison’un da Gully’e katılmasıyla birlikte maceramız başlıyor. Bu karakterler arasında hikaye olarak da bağlantılar bulunuyor. Aralarındaki konuşmalara dikkat ederseniz bu detayları öğrenebiliyorsunuz. Yani yoldan geçerken “Ya siz savaş falan yapıyormuşsunuz, ben de geleyim mi başkan?” gibi bir durum yok ortada.

Oyunumuz genel anlamda açık dünyada geçiyor. Ama açık dünya diyince aklınıza hemen bir GTA falan gelmesin, bir harita üzerinde karakterlerinizi istediğiniz gibi ilerletebiliyorsunuz. Bu haritada şehir merkezleri, zindanları, yolları kaba taslak görüyorsunuz. Yolda toplanabilir eşya ve ödül de bulma ihtimaliniz var. NPC’ler ile diyaloglarınız bu haritadan hallettiğiniz gibi, zindanlara girdiğinizde ise alt taraflarda bahsedeceğim duruma geçiyorsunuz. Eğer harita üzerinde bir düşman ile karşılaşırsanız direkt savaş durumuna geçiyorsunuz.

Bu arada görseller ise eğer çizgi roman seviyorsanız gayet başarılı gelecektir. Sevmiyorsanız da sorun yok. Oyunun bir çizgi romandan çıktığı gayet iyi yansıtılmış, göze gayet hoş görünüyor.

Biz Aduket’e kafa atan çocuklarız.

Dediğim gibi ben hiç JRPG oynamadım ama oyunda savaş haline geçtiğiniz zaman “Bu oyun JRPG.” diyorsunuz. Sonrasında ise klasik sırayla birbirinize vuruyorsunuz. Ancak benim ilk defa karşılaştığım bir özellik olarak hareketlerin belli hızları var. Yani yapacağınız hareketi sıra sizdeyken anlık da yapabilirsiniz ya da hızına göre birkaç sıra sonra da yapabilirsiniz. Yani planınızı buna göre yapmalısınız. Güçlü vuruş yapacağım diye özel güçlerinizi kullanmak istiyorsanız önceden canınıza dikkat edin yoksa helva kokusu zindanları sarıyor.

Zindan demişken, zindanlar zorlu. Çünkü savaştan hangi can ve manayla çıkarsanız zindan da öyle hareket ediyorsunuz. İlk zamanlarda zindanlara girerken yanıma ne bir pot ne bir başka şey almadım, kafa göz girdim ve dayak yiyip çıktım. Düşmanlar da bazen seviyenize bakmadan zor olabiliyor. İlk birkaç dövüş yarasa, YouTube slime’ı vs karşınıza çıkarken; daha sonrasında bir anda canları bitmeyen Yeniçeriler sizi dövmeye başlıyor. (Bir arkadaşın bıyıkları Yeniçeri gibi olduğu için öyle dedim, yoksa gerçekten adı o değil.)

Zindanda ise mekanik şöyle işliyor: Girdiğiniz bölgede gerçek zamanlı hareket ediyorsunuz. Etrafınızda hikayeden parçalar sunan kağıtlar, hazineler, altınlar bulabiliyorsunuz. Tabii ki bu sırada düşmanlarınız da etrafta kol geziyor. Eğer başarabilirseniz bir düşmana yakalanmadan dolanabilirsiniz. Ancak düşmanla üst üste gelirseniz işte o noktadan sonra sıra tabanlı savaş sistemine geçiyorsunuz. Bu arada her karaktere özel olan bir güç ile düşmana gerçek zamanlı tarafta vurabilirseniz savaşa da o güce göre handikapla başlıyor.

Savaş sisteminde benim daha önce karşılaşmadığım, özgün bir mekanik var: Overcharge. Bu mekanikte normal hareket yaparsanız, geçici olarak fazladan mana kazanıyorsunuz. Normal bir sıra tabanlı oyunlarda genelde yaptığımız hareketler karakterlerin özel hareketleri olur. Çünkü, doğal olarak, normal bir “yumruktan” ziyade mana harcayıp “alev alan yumruk” atmak daha etkilidir. Battle Chasers Nightwar’da ise Overcharge ile birlikte oyuna çeşitlilik geliyor. Duruma göre normal hareketlerinizi yapıp mana kazanmak, bu şekilde kombinasyon sayısının artması güzel olmuş.

Oyunda ayrıca etraftan toplayabileceğimiz çiçek ve böcük ile çeşitli eşyalar yaratabilir, bulduğunuz eşyalar ile karakterlerinizi daha da güçlendirebilirsiniz. Bu kısmı atlamak biraz olası çünkü oyun pek bunu gözünüzün önüne getirmiyor. Eşya toplasanız bile fark etmeden karakteriniz çıplak geziyor olabilirsiniz.

Sorunsuz oyun çıkmaz oldu.

Battlechasers Nightwar’ın tek sorunu yaşadığı başarım (performans) sorunları. Çok güçlü makinelerde bile bazı kare/saniye düşüşleri yaşanabiliyormuş. (Yorumlarda okudum.) Ben de kendi bilgisayarımda bazı zindanlarda bu düşüşü yaşadım. Bunun dışında hakkında söyleyebileceğim kötü bir şey yok, ben herhangi bir yazılım sorunu ile karşılaşmadım ancak yine yorumlarda okuduğuma göre bazı oyuncular kayıtlarını kaybetme gibi ciddi sorunlar yaşamış. (Sizin başınıza gelmez umarım.)

Oyun tamamen bu türü sevenlere hitap ediyor ve bu tür ile de içli dışlıysanız da eğlenceli zaman geçireceğinizi garanti edebilirim. 30 dolar ve 49 lira olan fiyatıyla sanki biraz fazla mı dedirtse de alın, oynayın. Oyunu Steam’den satın almak için ise buraya tıklayabilirsiniz.