Sly Cooper ve Infamous serileri ile bilinen Sucker Punch Productions tarafından geliştirilen Ghost of Tsushima, orijinal sürümüyle 2020 yılında oyunseverler ile buluşmuştu. Belli başlı noksanlarına karşın keşfettikçe ödüllendiren açık dünyası, keyifli savaş mekanikleri, Akira Kurosawa stili samuray filmi tadındaki sunumu ile oldukça da beğeni toplamıştı. 1274 yılında Japonya’ya bağlı Tsuşima Adası’nda geçen oyun, Moğol istilası sonrası düşen Sakai klanının onurlu savaşçısı Jin’in maceralarını konu alıyordu. Oldukça beğeniyle karşılanan oyunun devamı da yakın bir tarihte raflarda yerini alacak. Ghost of Yotei inceleme yazımızda orijinal oyunun 300 yıl sonrasında, ulu Yotei dağının etrafında toplanmış Ezo halkına zulmeden Saito klanı ve yine bu klan yüzünden ailesini kaybetmiş Atsu’nun macerasına şahit olacağız.

İntikamcı ruh, Onryo

Ghost of Yotei ilk oyundan yaklaşık 300 yıl sonrasında 1603’te geçiyor ve ismini Japonya’nın kuzeyinde bulunan Yotei Dağı’ndan alıyor. Oyuncular, Ezo halkı tarafından intikam peşindeki bir hayalet, yani Onryo olarak görülen Atsu’yu kontrol edecek. Atsu’nun ailesi, onun teker teker öldürmeye yemin ettiği Yotei Altılısı (Yotei Six) adlı bir grup tarafından katledilmiştir. Ailesinin ölümünün ardından Ezo’dan ayrılan Atsu, 16 yıl sonra geri döner. İntikam zamanı gelmiştir.

Onryo konusunu da biraz detaylandıralım. Ghost of Yotei, ilk oyunda olduğu gibi eylemleri nedeniyle “hayalet” lakabı alan bir kahramana sahip. Atsu için Yotei dağının Onryo’su deniyor. Japon mitolojisinde Onryo, düşmanlarını fiziksel olarak yaralayan ya da öldüren intikamcı bir hayalet olarak geçmekte, yani Atsu için harika bir betimleme olmuş.

Açık dünya mevzuları

Atsu yolculuğu boyunca hem geçmişiyle yüzleşiyor hem de kendini farklı silah türlerinde geliştirerek daha ölümcül bir savaşçı haline geliyor. Tek tabanca hayat stiline uygun olarak en büyük gelir kaynağı ise kelle avcılığı başta olmak üzere sıkıntılı insanların dertlerini uygun bir ücret karşılığı çözmek. Yotei Altılısı ile takıştıkça bizim de başımıza ödül konuyor ve zaman zaman bizi de avlamaya geliyorlar. Oyunun bu yeni yapısını çok beğendiğimi söyleyebilirim. Önceki oyunda da bulunan kamp basma, tapınak bulma gibi yan aktiviteler de var ama sayıları azaltılmış, onun yerine açık dünyada çoğu zaman doğal bir şekilde karşımıza çıkan olaylar ve karakterlere bağlı yan görevlere yer verilmiş. İlk oyuna kıyasla yaptığınız her aktivite size daha keyifli ve kendini çok tekrar etmeyen bir his vermeyi büyük ölçüde başarıyor.

Yotei’ye özel olarak Atsu’nın belirli anlarda geçmişteki anılarına geçiş yapıp normalde farketmediğimiz şeyleri bulabiliyoruz. Mesela Atsu’nun çocukluğunu geçirdiği evde bir anısını canlandırarak çatıya sakladığı bir eşyayı bulabiliyoruz. Yine anılarımızdan yola çıkarak demircilik yeteneğini açıyor ve kılıcımızı güçlendirebiliyoruz.

Açık dünya ile ilgili bir diğer beğendiğim yenilik ise NPC’lerle konuşarak elde ettiğimiz harita parçaları. Bunları dünya haritasında uygun noktalara yerleştirdiğimizde karakter gelişimimiz için önemli bölgeleri keşfedebiliyoruz. Bunun dışında kaplıcalar, sunaklar, usta silahşörlerle düello noktaları gibi önceki oyundan kalan detaylar da var.

Oyunun dünyasında görevlerimizi kovalarken yine rüzgardan yardım alıyoruz ve estiği yönü takip ediyoruz. Önceki oyunda da sıkça gördüğümüz yol gösterici kuşlar artık daha seyrek çıksa da yine bizi belli başlı odak noktalara yönledirmeye devam ediyor.

Mücadelenin elli tonu

Ghost of Tsushima’da Jin’in ana silahı geleneksel Japon kılıcı katanaydı. Düşman tiplerine bağlı olarak dört farklı tutuş arasında geçiş yaparak uygun saldırılarla etkili bir şekilde çarpışıyorduk. Atsu’nun savaş mekanikleri ise tutuşlar yerine farklı silahlara dağıtılmış. Maceramıza katana ile başlıyoruz ama kısa süre içinde farklı ustalardan yeni silah teknikleri öğreniyoruz. Örneğin ilk ustamız bize çift kılıç tekniğini öğretiyor ve bunun için dominant olmayan kolumuzu güçlendiriyoruz. Bu arada kendisi tek kollu bir usta, Kurosawa’nın Rashamon filmine bir selam çakılmış. Bir diğer usta mızrak kullanmayı öğretiyor ve bunun için öncelikle bize mızrakla balık avlatıyor. Her ustanın inceden bir “usta – çekirge” tarzında bir hikayesi olması ve Atsu’nun kontrolünü devralarak süreçte aktif yer almak çok keyifli bir deneyim olmuş. Bu şekilde odachi (uzun kılıç), kusarigama (gürzlü orak) gibi silahları da repertuarımıza ekledikte sonra Jin gibi dört saldırı şemasına ulaşıyoruz ve her birinin farklı düşman tiplerine karşı üstünlüğü oluyor.

Atsu’nun marifetleri bununla da bitmiyor. Seriye yeni eklenen fırlatma mekaniği ile yerde bulduğunuz (ya da düşmandan düşürdüğünüz) silahları fırlatabiliyor ve bu sayede genellikle zayıf düşmanları tek hamlede indirebiliyorsunuz. Özellikle kalabalık gruplarla savaşırken gerçekten nefes aldıran bir yenilik, çok sevdim. Belli başlı aletlerle düşmanları kör etme ya da ateşe verme gibi opsiyonlarımız da mevcut.

Gizlilik gene belli bir ölçüde var. Sizi farketmeyen düşmanları arkalarından yakalayıp tek hamlede öldürebiliyorsunuz. Atsu açılışta bu konuda çok etkili değil, öldürdüğü düşmanlarla biraz boğuşuyor ve bu sırada çıkan ses etraftaki diğer düşmanların sizi farketmesine yol açabiliyor ama yetenek ağacınızda ilgili geliştirmeleri açarsanız daha sessiz, daha hızlı ve daha zorlu düşmanları kolayca indirecek hale gelebiliyorsunuz.

Ghost of Yotei | Sucker Punch, Sony

Uzak menzil silahlarımız da mevcut. Biri hızlı ama zayıf, diğeri güçlü ama daha ağır olan iki yay tipimiz ve tüfeğimiz var. Bunlar da yakın temas riski almadan düşmanları etkili şekilde indirmemiz için eğlenceli alternatifler.

Meydan okuma mekaniği de önceki oyundaki ile benzer bir şemaya sahip. Kılıcı kınında bekleterek uygun zamanı kollayıp, düşman size hamle ettiği an vuruşunuzu yaparak tek hamlede indirebiliyorsunuz. Bu da ilk oyundaki gibi yetenek ağacı geliştirmeleri ile peşpeşe birkaç düşmanı indirmenize olanak tanıyor.

Vee.. serinin ünlü “hayalet” mekaniği. Yeni oyunda onryo modu olarak geçiyor ve Jin’in aksine Atsu bu moda çok daha erken erişim sağlıyor. Darbe almadan belirli bir sayıda düşman öldürürseniz dolan barınız ile onryo moduna geçerek düşmanı korkudan tir tir titretiyorsunuz ve savunmasız bırakıyorsunuz. Bu da özellikle kuvvetli düşmanları tek hamlede bertaraf etmek için güzel bir seçenek.

Savunma tarafında ise yine dodge / parry ikilisi mevcut. Son anda savunma yaparak düşmanın dengesini bozabilir ya da hızlı bir hareketle direkt düşman saldırılarından kendinizi güvenli bir noktaya hareket ettirebilirsiniz. Her ikisinin de kendi çapında bir avantajı var ama özellikle savunma tarafına odaklanıp reflekslerinizi geliştirirseniz düello tarzı kapışmalarda çok daha rahat edersiniz. Yeni ama başlarda çok hayatınızı kurtarmayacak olan bir kurt mekaniğimiz de mevcut; ne kadar etkili olacağı yetenek ağacınızdaki geliştirmelere bağlı. Kurdunuz sağlığınızı yitirdiğinizde ölümcül vuruşu yemenizi engellemek, düşmana saldırıp savunmasız bırakmak gibi güzellikler yapabiliyor.

Saldırı – savunma ekseninden oyun aşağı yukarı bu şekilde. Sucker Punch ekibi ellerinden geldiğince tüm mekanikleri cilalamaya ve çeşitlilik getiremeye gayret etmiş.

Türkçe dil desteği

Özellikle birinci parti PlayStation oyunlarında sıkça merak edilen Türkçe desteği konusuna da eğilelim. Ghost of Tsushima’da olduğu gibi Ghost of Yotei de Türkçe altyazı desteği ile geliyor. Ama asıl merak ettiğiniz konuya gelelim: Yeni oyunun çevirisinde nasıl bir yaklaşım var?

Ghost of Tsushima’nın Türkçe çevirisinde çok ilginç bir şey denenmişti. Oyun çok eski bir dönemde geçtiği için çeviri ekibi de eski Türkçe tarzında bir üslup uygun görmüştü. Mesela: “Pusatını kuşanasın yiğit! Düşman amansızdır”. Son dönem çok ihlal ettiğimiz bir kural olan yabancı kelimelerin okunduğu gibi yazılması konusuna da çok özen gösterilmiş. Edebiyat tarafından örneklemek gerekirse Tolkien’ın Lord of the Rings kitaplarında Rohan’ların konuşmalarını tercüme ederken de benzer bir şey yapılmıştı ve bence havaya sokma konusunda çok başarılıydı. Amma ve lakin bazı oyuncular bu çeviriyi beğenmemiş ve o dönemler TRT’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul replikleri ile kıyaslamıştı. Bu nedenle oyuncular ikiye bölünmüştü.

Ghost of Yotei’de sanıyorum bu polemiğin tekrar etmemesi için standart bir çeviri yapılmış. Cümleler ortalama bir oyun çevirisinde görebileceğiniz şekilde duru. Tsushima’nın çevirilerinin çok daha kimlik sahibi olduğunu düşünüyorum ama orijinal oyundaki ingilizce metinlerin de “ye olde English” tarzı özel bir üslup ile hazırlanmadıklarını hesaba katarak oyuncuların oynadıkları bir oyunda mümkün olan en anlaşılır ve sade çeviriyi istemelerini de haklı buluyorum.

Performans

Ghost of Yotei PlayStation 5 ve özellikle de PlayStation 5 Pro’nun tü imkanlarını sonuna kadar kullanmış. Özellikle PlayStation 5 Pro tarafında çok mutluyum çünkü özellikle Silent Hill 2 gibi “Pro Enhanced” bazı oyunlar ağzımızda kötü tat bırakmıştı (Bir senedir güncelleme bekliyoruz sayın Bloober Team!)

Oyunun PlayStation 5 sürümü için üç, Pro sürümü için ise dört farklı grafik modu seçeneği var. Kalite modumuz tipik yüksek çözünürlük / saniye başı 30 kare hızı ikilisi ile gelirken, performans modumuz çözünürlüğü düşürerek 60 kare hızını hedefliyor. Kalite moduna yakın bir ray trace (ışın izleme) modumuz daha var ve daha gelişmiş ışıklandırma ile bize ortalama bir çözünürlük ve 30 kare hızı sunuyor. PlayStation 5 Pro’da ise işler biraz daha şenleniyor ve hem 60 kare performans hem de ışın izlemeyi beraber sunan bir mod daha var ve mükemmel çalışıyor. PlayStation 5 Pro çıkalı neredeyse bir sene geçti ve bazı oyunlar belli miktarda yeni donanımdan yararlandı, bazıları ise güncellemeye ihtiyaç duyduğu için eski sistemleri aratan bir durumda. Ancak Ghost of Yotei bu donanımdan nasıl yararlanılır konusunda diğer firmalara ders verebilecek düzeyde bir performans çizmiş. Üstelik daha önümüzdeki sene gelecek olan FSR 4 güncellemesi bile sistemde yokken. Sucker Punch’ı bu konuda özellikle övmek istiyorum çünkü her oyunuyla bir şekilde PlayStation donanımının hakkını veriyor. Ghost of Tsushima da PlayStation 4’e çıktığında sonraki neslin SSD depomala birileri denkliğinde yükleme süreleri sunarak beğeni kazanmıştı. Ekip her seferinde bize gelecekteki bir teknolojiyi önden deneyim ettiriyor resmen.

Ghost of Yotei’nin hiç yabana atılmayacak bir diğer teknik marifeti ise DualSense kullanımı. Kılıçları çarpıştırdığımızda ya da yağmurlu – rüzgarlı hava koşullarında ufak dokunuşlara artık alıştık. Yotei bunları hakkını vererek bize hissettiriyor. Ancak benim en beğendiğim kısımlar shimasen çaldığımız veya mürekkeple resim ya da kaligrafi yaptığımız sekanslar oldu. Touchpad – hoparlör – titreşim üçlüsü ile çok ince düşünülerek ayarlanmış ve ancak kendiniz tecrübe ettiğinizde anlayabileceğiniz detaylara sahipler ve oyun deneyimini çok özel kılıyorlar.

Yönetmen dokunuşu

Önceki oyundaki gibi Kurasawa modunu da barındıran oyun, ünlü yönetmenin siyah beyaz filmleri tadında bir samuray draması haline gelebiliyor. Bunun yanında yine ünlü yönetmenlerin isimlerini ve stillerini taşıyan iki sinematik mod daha eklenmiş: Miike ve Watanabe modu.

Takeshi Miike sert ve kanlı filmleriyle bilinen bir yönetmen. Oyuncular vahşetin en detaylı halini bu modda gözlemleyebilecek. Bu modda kan daha yoğun ve kamera açısı biraz daha Atsu’ya yakın.

Cowboy Bebop ve Samurai Champloo gibi ünlü animelerin yönetmeni Watanabe modu seçildiğinde ise Samurai Champloo benzeri lo-fi müzik eşliğinde oyunu daha “chill” bir tarzda oynama şansı buluyorsunuz.

Final

Ghost of Yotei iki sürüm olarak satışa sunulacak. Standart sürüm 3499TL, Digital Deluxe sürümü ise 3899TL. Oynanış süresi ise açık dünya aktivitelerine ne kadar zaman ayıracağınıza bağlı. Ben ilk 20 saatimi devirdiğimde henüz ikinci büyük hedefe ulaşamamıştım mesela. Oyunun eşsiz sanat tarzı da manzaranın keyfini çıkartarak keşif yapma dürtünüzü sürekli tetikliyor. En kaba oynanışla bile 30-40 saat, keşifle özel olarak ilgilenirseniz rahatlıkla bunun iki katı bir süreyi oyuna geçriebilirsiniz. Sucker Punch Productions, çok yüksek olmayan bütçesine (iptal edilen Concord’dan çok çok daha düşük) rağmen ilk oyunun üstüne çokça şey ekleyerek ve gerekli yerlerde etkili cilalar çekere Ghost of Yotei’yi başarılı bir devam oyunu olarak karşımıza çıkarmış.

GENEL BAKIŞ
Görseller / Atmosfer
9
Hikaye / Sunum
8.5
Ses / Müzik
8.5
Oynanış
9
Önceki İçerikPac-Man World 2 Re-PAC inceleme (Nintendo Switch 2)
Sonraki İçerikBattlefield 6’nın 1. sezon yol haritası açıklandı
Emre Ozan Şirin
Başlat Tuşu'nun genel yayın yönetmeni. 1984 doğumlu. Sırasıyla İngilizce Öğretmenliği, Resim ve Animasyon bölümlerinde eğitim görmüş bir yazar / çizer / animatör. Siteye katkıları dışında çizgiroman, canlandırma ve sinematografi üzerine çalışmalar yapar. Çocukluğundan bu yana video oyunları onun için hobiden de öte bir tutku olmuştur.
ghost-of-yotei-incelemeÖnceki oyuna kıyasla farklı hissettirmeyi başaran ama iyi çalışan temel formüllerden de çok uzaklaşmamış, noksanlarını geliştirerek karşımıza çıkan başarılı bir devam oyunu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz