FIFA 21 inceleme (PS4)

Her yıl piyasaya sürülen spor oyunlarından FIFA ve Pro Evolution Soccer (PES) uzunca bir süredir rekabet içinde. Her ikisinin de kendi etrafında topladığı bir oyuncu topluluğu olmasına karşın, FIFA serisi sahip olduğu takım ve lig lisansları ile büyük bir adım önde olmayı başarıyor. Yeni nesil konsollara geçiş yapmaya hazırlandığımız bu yılda PES yeni bir oyun yerine kadro güncellemesi ile yoluna devam ederken, FIFA tarafında her sene olduğu gibi yeni bir oyun piyasaya sürüldü. Fazla uzatmadan, oyunun artılarını ve eksilerini ele aldığımız FIFA 21 inceleme yazımıza geçelim.

FIFA 21 açıkçası her yönüyle aynı hissettiren bir oyun. Yanlış anlaşılmasın, PlayStation 4 nesli boyunca FIFA yıllar içinde büyük çapta yenilikler ve geliştirmeler yaşadı. Halihazırda yakalanan belli bir standardın üzerine FIFA 21’de de birtakım yenilikler var ancak bunlar ufak çaplı iyileştirmelerle sınırlı. Oyuncu kontrolü, topla hareket etme ve adam geçme gibi çeşitli mekanikler ve animasyonlar her zamankinden daha pürüzsüz bir deneyim sunuyor fakat geniş çaplı bir değişimden bahsetmek zor. Aynısı modların içeriği için de geçerli ve detaylara aşağıda değineceğim.

En çok zaman geçirdiğim kariyer modu geçen yılki oyuna kıyasla daha sorunsuz bir şekilde sunulmuş ve yerinde düzeltmeler barındırıyor. Öncelikle futbolcu veya antrenör kariyerlerinden birini seçtiğimiz bu modda, futbolcu kariyeriyle düşük nitelikli bir takımdan başlayıp, antrenörün gözüne girip, maçlarda iyi performans sergileyerek büyük takımlara transfer olarak kariyerimizde yükseliyoruz. Antrenör kariyeri ise hazır avatarlardan birini seçerek bu sefer istediğimiz bir takımın başına geçip lig ve kupa maçlarını oynadığımız, takımı her açıdan kontrol ettiğimiz yolda ilerliyor. Kariyer modunda, antrenman özelliğinde futbolcular oynadıkları pozisyonlara göre gruplara ayrıştırılmış ve bu sayede o grubun tümüne birden antrenmanı simüle ettirmek büyük kolaylık sağlıyor. Yeni bir mekanik olarak futbolcuların sıradaki maçtaki performansını ölçen “keskinlik” eklenmiş. Ayrıca genel anlamda kariyer modu oyuncuya daha fazla bilgi sunan, üzerinde kontrolünüzün daha fazla olduğu bir hale gelmiş ki bu harika bir durum. Oyuncu kiralama veya transfer etme işlemlerinden takımın moralini etkilmeye, transfer merkezinde yeni oyuncular bulmadan maç simule etme veya doğrudan oynamaya kadar her açıdan kariyer modu oldukça sorunsuz ve bilgilendirici bir şekilde çalışıyor. Kariyer modunun en zayıf yanı muhtemelen alt yapından yetişen oyuncuların gidişatı üzerinde çok fazla yönlendirme ve ayar seçeneğinin bulunmuyor olması, sadece oyuncuyu hangi pozisyonda oynatmak istediğinizi potansiyel performans puanlarına bakarak seçebiliyorsunuz.

Kariyer modundaki güzel detaylardan biri de bazı maçların öncesinde ve sonrasında basın toplantısı düzenleniyor olması ve burada sorulan sorulara verdiğiniz cevaplara göre takımın genelinin ve yaptığınız açıklamaların içerisinde yer alan oyuncuların moralinin yükselip alçalması. Ha keza transfer görüşmelerinde oyuncu satma veya satın alma işlemlerinde kulüple anlaştıktan sonra oyuncunun kendisi ile pazarlık süreci sinematik bir ekranda diyalog seçenekleri ile sunuluyor. Böylece güzel ve gerçekçi bir hissiyat ortaya çıkıyor. Burada oyuncunun beklentilerine karşın sizin vereceğiniz yanıtlar ve teklifler anlaşıp anlaşamama konusunda kritik öneme sahip. Orta yolu bulamadan görüşmeden ayrılan oyuncular olabileceği gibi her maç ilk 11’de oynama şartı ve yüksek maaş bonusları isteyen oyunculara karşı anlaşmak için ter dökeceğiniz anlar da yaşanacak.

Kariyer modunu, daha doğrusu oyunun genelini etkileyen en büyük problem ise FIFA’nın yıllar içerisinde giderek daha arcade bir yapıya kayması FIFA 21 ile devam ediyor. FIFA 21 serinin bu zamana kadar oynadığım tüm oyunlar arasında gol atması en kolay oyun olmuş. Yapay zekanın zaman zaman gerektiği gibi davranmadığı durumlar tüm FIFA’larda yaşanıyordu ancak FIFA 21’de gol atmak o kadar kolay bir hal almış ki, kariyer modunun zorluğu en sonda olmasına karşın oynadığım karşılaşmaların yüzde 80’ü en az 5-6 gollü geçti. Üstelik bu maçların birçoğu karşılıklı 3’er 4’er gol yerine benim 0’a karşı yendiğim veya rakibin tek gol attığı şekilde gerçekleşti. Kısaca, serinin 3-4 yıl önceki haline göre giderek arcade hale dönüşen FIFA, bu yıl da aynı yolda devam ediyor. Kolay gol atmanın nedeni, hem rakip defansın dolayısıyla yapay zekanın yetersizliğinden hem de kontrol ettiğimiz ileri hat oyuncularının daha güçlü ve genel olarak oyuncu kontrolünün daha rahat olmasından kaynaklanıyor gibi gözüküyor. Bu rahatlığı sağlayan mekaniklerden biri de futbolcu kontrolünde “agile dribbling” (çevik dribling) adlı özellik. Bu mekanik oynanışa büyük tazelik katıyor. Şöyle ki, topu kısa mesafelerle çok keskin ve sık bir şekilde kontrol etmeyi sağlayan agile dribbling, top ayaktayken çok hızlı bir biçimde yön değiştirmeyi sağlıyor. Aslında bu ileri hattayken gol atmayı da kolaylaştırıyor. Ek olarak, birebir mücadeleleri inanılmaz keyifli kılıyor. Oynanışa yönelik ufak bir diğer yenilik de pas atacağınız oyuncuya işaret vererek onu yönlendirebilmek ve zaman zaman kullanışlı olabiliyor.

Öte yandan, birkaç yıl önce eklenen yeni modlardan Volta yani az oyunculu sokak futbolu herhangi bir köklü değişim içermiyor ve açıkçası en fazla bir saatin ardından sıkılıp bıraktığım bir mod oldu. 5v5 online şekilde kendi futbolcunuzu seçerek oynayabildiğiniz Volta, bunun dışında FIFA’ya birkaç yıl önce eklenen hikaye modunun devam ettirilmesi açısından önemli sayılabilir ancak herkes için ilgi çekici olmayabilir. Yeni kıyafetler açıp avatarınızı özelleştirmek bir noktaya kadar iyi olsa da, bu modun en vurucu kısmı muhtemelen birkaç yıl önce eklenen sinematik hikayenin devam ettirilmesi. Fakat bu sinematik anlatım belli bir düzeyin üzerinde olmasına karşın zaman zaman bazı sahnelerde kötü seslendirmeler ve tam cilalanmamış yüz animasyonları göze çarpıyor.

Bir diğer mod, belki de birçoğu için oyunun en öneli modu, Ultimate Team ise her zamanki gibi. Lootbox çılgınlığının tam ortasında yer alan bu modda, online arenada kendi takımınızı oluşturmak için oyuncu paketleri açmak gerekiyor. Her sene bir önceki yıl yaptığınız tüm birikim birden çöpe gidiyor ve sıfırdan başlamak gerekiyor ve bu durum FIFA 21’de de geçerli. Evet, FIFA Ultimate Team (FUT) modu muhtemelen oyunun en uzun soluklu şekilde oynanabilecek modu ve burada birtakım oynanış iyileştirmelerini görmek mümkün ancak lootbox’lar o kadar etkin role sahip ki, çok uzun süre grind yaparak iyi bir takım oluşturmak gerekiyor. Üstelik her bir yıl yeni oyunla bunların sıfırlanıyor olması hiç bana göre değil, bu yüzden FUT modu da benim için bir hayal kırıklığı. Ancak seriyi sevenler bu modda çok uzun süre oynayacaktır çünkü tekrar oynanabilirliği oldukça yüksek. Daha yüksek puanlı oyuncuları bulabilmek için yeni desteler açmak, bunun için grind yapmak ve zamanla lig atlamak bu modun oynanış süresini epey uzatıyor. Uzayıp giden ikonik futbolcular listesi ise cabası. Zaten FUT’u seviyorsanız, kafanızda planladığınız takımı oluşturmak adına en fazla bu modda zaman geçireceksiniz.

Görsel anlamda FIFA 21, bir önceki oyunun üstüne çıkmıyor. Doğrusu burada haksızlık yapmamak gerekir. Zira FIFA 21 hem PS4 hem de PS5 için çıkış yapacak bu nedenle bir geçiş oyunu niteliğinde. Bu bağlamda grafiksel açıdan köklü bir değişim beklemek yanlış olabilir. Esas değişimin önümüzdeki yıl olması muhtemel. Teknik açıdan da performans PlayStation 4 Pro’da 4K çözünürlük ve stabil 60fps. Genel olarak herhangi bir büyük hatayla da karşılaşmadım fakat her penaltı pozisyonunda oyunun 10 saniye kadar duraklamasına neden olan garip bir durum var. Siz veya rakip fark etmeksizin ne zaman biri penaltıya sebebiyet verdiğinde, penaltı yapan futbolcu yakın çekime geliyor sonrasında da kamera sahayı gösteriyor ve o futbolcu düz bir şekilde yürüyor. Penaltı kullanımına geçene kadar ekran 10-15 saniye kadar futbolcunun yürüyüşünde takılıyor, bu süre dolmadan ekranı geçmek mümkün değil. Dediğim gibi büyük çapta oyun bozucu bir hata değil ancak çok sık karşılaşmanız olası. Ses ve müzik konusunda ise spiker anlatımları ve seslendirmelerdeki kalite her zamanki gibi üst düzey. Menüler arasında dolaşırken de çok çeşitli şarkılar duyacaksınız.

Genel itibarıyla FIFA 21 sahip olduğu temelin üzerine ufak çaplı yenilikler ve daha çok iyileştirmeler yaparak geliyor. Özellikle çevik dribling ile futbolcu kontrolü her zamankinden daha akıcı bir hal almış fakat giderek arcade hale gelen seri, FIFA 21 ile bunu sürdürüyor. Bu bağlamda da FIFA 21’yi “gol festivali” diye tanımlamak yanlış olmaz, zira gol atmak en yüksek zorlukta dahi şimdilik oldukça kolay. Yeni nesile geçiş yılında rakibi PES’in tam fiyattan bir oyun satmak yerine daha cüzi bir miktarla sadece kadro güncellemesi yapmasına karşın FIFA bunu tercih etmemiş. Doğrusu FIFA 21 de sadece kadro güncellemesiyle daha uygun bir fiyatla çıkış yapabilirmiş.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz