Ana SayfaOyun İncelemeleriDevil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme

Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme

DMC, Nintendo platformuna dönüyor

Devil May Cry 5, ilk kez 2019 yılında oyuncularla buluştuğunda unutulmak üzere olan seriyi yeniden zirveye taşımayı başarmıştı. Nero, Dante ve V’nin birbirinden tamamen farklı oynanış mekaniklerini tek bir macerada bir araya getiren yapım, aradan geçen yıllara rağmen türünün en başarılı örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Uzun bir aradan sonra Capcom bu macerayı Nintendo Switch 2 platformuna taşıdı. Dördüncü oynanabilir karatker Vergil’i ve daha önce yayınlanan çeşitli ek içerikleri beraberinde getiren sürüm, serinin beşinci ana oyununu ilk kez taşınabilir bir Nintendo konsolunda oynama fırsatı sunuyor. Peki Devil May Cry 5, yedi yıl sonra hâlâ aynı etkiyi yaratabiliyor mu? Daha da önemlisi, Switch 2 böylesine hızlı ve hassas bir aksiyon oyununu hakkıyla çalıştırabiliyor mu? Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition incelememizde bu soruların yanıtlarını arıyoruz.

Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme – Şeytani bir aile meselesi

Devil May Cry 5’in hikâyesi, Red Grave City’de ortaya çıkan devasa bir iblis ağacının şehri ele geçirmesiyle başlıyor. Qliphoth adı verilen bu ağaç, insanların kanını emerek büyürken merkezinde Urizen isimli son derece güçlü bir iblis bulunuyor. Nero, Dante ve serinin yeni karakteri V, Urizen’i durdurmak için farklı yollardan harekete geçiyor. Fakat ilerleyen bölümlerde yaşananların, Dante ile Vergil arasındaki yıllardır devam eden mücadeleyle yakından bağlantılı olduğu anlaşılıyor.

Hikâye farklı zaman dilimleri arasında gidip geldiği için başlangıçta biraz karmaşık görünebilse de oyun, karakterlerin yollarını aşamalı şekilde birleştirerek parçaları yerine oturtuyor. Serinin geçmişini bilen oyuncular için birçok önemli karşılaşma ve gönderme bulunurken yeni oyuncuların olayları takip edebilmesi için de yeterli açıklama sunuluyor.

Hikâyenin asıl gücü ise karakterlerin kişiliklerinden geliyor. Nero’nun öfkeli fakat kararlı tavrı, Dante’nin en ciddi durumlarda bile koruduğu rahatlığı ve V’nin gizemli duruşu oyunun temposunu sürekli canlı tutuyor. Yine de serinin dördüncü oyunundan beri Dante’nin sürekli geri plana atılması ve buna rağmen en ilgi çekici karakter olması durumu beşinci oyunda da devam ediyor. 

Devil May Cry 5 kendisini hiçbir zaman gereğinden fazla ciddiye almıyor. Dünyanın sonu yaklaşırken Dante’nin gösterişli hareketler yapması veya Nero’nun düşmanlarıyla dalga geçmesi, serinin kendine özgü havasını korumasını sağlıyor.

Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme
Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme

Üç ana karakter, üç farklı oynanış

Devil May Cry 5’in en güçlü özelliği, oynanabilir karakterlerinin yalnızca farklı silahlar kullanmakla kalmaması ve her karakterin adeta kendi aksiyon oyunlarının kurallarına sahip olması diyebiliriz. 

Nero, kılıcı Red Queen ve çift namlulu tabancası Blue Rose ile daha doğrudan bir dövüş sistemine sahip. Kılıcın motorunu doğru anlarda hızlandırarak saldırıları güçlendirmek, Nero’nun oynanışına ritim duygusu kazandırıyor. Karakterin en ayırt edici özelliğini ise Devil Breaker adı verilen mekanik kollar oluşturuyor. Her Devil Breaker farklı bir yetenek sunuyor. Bazıları düşmanları kendine çekiyor, bazıları elektrik saldırıları gerçekleştiriyor, bazıları ise Nero’nun havada hareket etmesini sağlıyor. Bu kollar savaş sırasında kırılabildiği için oyuncunun elindeki ekipmanı dikkatli kullanması gerekiyor. Bununla birlikte kollar arasında doğrudan geçiş yapılamaması zaman zaman kısıtlayıcı hissettirebiliyor. Yine de bu sistem, Nero’nun çatışmalarını sürekli değişen ve doğaçlamaya açık bir yapıya kavuşturuyor.

V ise serinin geleneksel oynanışından tamamen ayrılıyor. Düşmanlarla doğrudan savaşmak yerine Shadow, Griffon ve Nightmare isimli iblisleri kontrol ediyor. Shadow yakın mesafeli saldırılar gerçekleştirirken Griffon uzaktan yıldırım gönderiyor. Nightmare ise çağrıldığında savaş alanına ağır saldırılarla giriyor. V’nin kendisi düşmanlara son darbeyi vurmak zorunda olduğu için oyuncunun hem çağırdığı yaratıkları hem de karakterin konumunu aynı anda yönetmesi gerekiyor. Bu fikir oldukça yaratıcı olsa da V’nin bölümleri, Nero ve Dante’nin sunduğu doğrudan aksiyon kadar tatmin edici olmayabiliyor.

Dante’ye geçtiğimizde ise oyun bütün sınırlarını ortadan kaldırıyor. Farklı yakın dövüş silahları, ateşli silahlar ve dört ayrı savaş stili arasında anlık olarak geçiş yapılabiliyor. Swordmaster silahların ek hareketlerini kullanmayı sağlarken Gunslinger ateşli silahları geliştiriyor. Trickster hareket kabiliyetini artırıyor, Royalguard ise doğru zamanlamayla saldırıları engelleyip biriktirilen gücü düşmana geri göndermeye imkân tanıyor. 

Rebellion, Balrog, Cavaliere ve King Cerberus gibi birbirinden tamamen farklı silahların stillerle birlikte kullanılabilmesi, Dante’ye son derece geniş bir hareket havuzu kazandırıyor. Karakterin bütün sistemlerini etkili şekilde kullanmak başlangıçta zorlayıcı olsa da mekaniklerine alışıldığında oyun, başka çok az aksiyon yapımının sunabildiği bir özgürlük sağlıyor.

Devil May Cry 5 Devil Hunter Edition inceleme 03

Vergil sahnede

Devil Hunter Edition ile oynanabilir kadroya katılan Vergil ise Dante’nin doğaçlamaya dayalı yapısının karşısına daha kontrollü ve hassas bir savaş anlayışıyla çıkıyor. Yamato, Mirage Edge ve Beowulf arasında geçiş yapabilen karakter; hızlı kılıç saldırılarını, ağır yakın dövüş vuruşlarını ve mesafeli Summoned Swords hamlelerini bir araya getirebiliyor.

Vergil’in oynanışının merkezinde Concentration göstergesi bulunuyor. Kontrollü hareket etmek, saldırıları isabetli kullanmak ve gereksiz yere hasar almamak bu göstergeyi yükseltiyor. Rastgele saldırmak, boş hamleler yapmak veya savaş alanında amaçsızca koşmak ise seviyenin düşmesine neden oluyor. Concentration yükseldikçe Vergil’in saldırılarının gücü, menzili ve etkinliği de artıyor.

Karakterin düşmanlara anında yaklaşmasını sağlayan teleport hareketleri, Doppelganger yeteneği ve güçlü Devil Trigger biçimleri Vergil’i oyunun en etkili karakterlerinden biri hâline getiriyor. Judgement Cut gibi hassas zamanlama isteyen teknikler ise karakterin ilk bakışta erişilebilir görünen oynanışına önemli bir ustalık alanı ekliyor.

Vergil ana hikâyede Nero, Dante ve V gibi kendisine özel görevler veya yeni ara sahneler edinmiyor. Bunun yerine mevcut bölümler onunla baştan sona yeniden oynanabiliyor. Hikâye açısından sınırlı kalan bu uygulama, karakterin mekanik derinliği sayesinde yine de oyunu tekrar tamamlamak için güçlü bir neden sunuyor.

Fiyakalı kombo rehberi

Devil May Cry serisinde bir düşmanı yenmek yeterli değil. Önemli olan bunu ne kadar gösterişli biçimde yaptığınız. Savaş sırasında aynı hareketleri tekrarlamadan farklı saldırılar kullanmak, havada kombolar gerçekleştirmek ve hasar almamak stil derecesini yükseltiyor. Derecelendirme sistemi D seviyesinden başlayarak S, SS ve SSS seviyelerine kadar çıkıyor.

Bu yapı, oyunun temel döngüsünü tamamen değiştiriyor. İlk oynayışta bölümleri tamamlamak ve düşmanları yenmek yeterli görülürken zamanla daha yaratıcı kombinasyonlar kurma isteği ortaya çıkıyor.

Yeni yetenekler açıldıkça daha önce tamamlanan bölümlere dönmek de anlam kazanıyor. Oyunun farklı zorluk seviyeleri yalnızca düşmanların canını yükseltmekle kalmıyor; düşman yerleşimlerini ve karşılaşmaların yapısını da değiştirebiliyor.

Bu nedenle Devil May Cry 5, hikâyesi tamamlandıktan sonra sona eren bir aksiyon oyunu değil. Asıl derinliği, karakterlerin bütün yeteneklerini öğrenmeye ve daha yüksek stil derecelerine ulaşmaya başladığınızda ortaya çıkıyor.

Zayıf halka

Devil May Cry 5’in savaş sistemi yıllar sonra bile etkileyiciliğini koruyor. Ancak çevre ve bölüm tasarımı için aynı şeyi söylemek daha zor.

Oyunun ilk bölümlerinde Red Grave City’nin sokakları, yıkılmış binaları ve metroları daha çeşitli alanlar sunuyor. Hikâye Qliphoth’un içine taşındığında ise ortamlar birbirine benzemeye başlıyor. Kırmızı ve organik yüzeylerden oluşan koridorlar, ilerleyen saatlerde görsel çeşitliliği azaltıyor. Bazı gizli yollar ve görevler keşfetmeyi teşvik etse de bölüm tasarımı çoğunlukla bir savaş alanından diğerine ilerlemekten ibaret kalıyor.

Buna karşılık bölüm sonu karşılaşmaları oyunun en güçlü anları arasında yer alıyor. Boss’ların görsel tasarımları kadar saldırı düzenleri de başarılı. Oyuncunun yalnızca hasar vermesi değil, karakterin hareket sistemlerini doğru kullanması gerekiyor. Özellikle hikâyenin sonlarına doğru gerçekleştirilen karşılaşmalar, mekanik derinlik ile görsel gösteriş arasında çok başarılı bir denge kuruyor.

Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme – Switch 2 performansı nasıl?

Devil May Cry 5 gibi hızlı ve hassas bir aksiyon oyununda kare hızı yalnızca teknik bir ayrıntı değil, oynanışın temel parçalarından biri. Komboların zamanlaması, kaçış hareketleri ve doğru anda tepki vermeyi gerektiren mekanikler doğrudan performansın istikrarına bağlı. Bu nedenle Switch 2 sürümünün en önemli sınavını da görüntü kalitesinden önce kare hızı oluşturuyor.

Devil Hunter Edition bu konuda oldukça başarılı bir sonuç ortaya koyuyor. Oyun, normal oynanış sırasında büyük ölçüde istikrarlı bir şekilde 60 FPS çalışıyor. PlayStation 4 ve 5 sürümlerine kıyasla Switch 2 ise daha düşük çözünürlükten yararlanarak aksiyon sırasında çok daha kararlı bir performans sergiliyor. Hızlı bir karakter aksiyonu oyunu düşünüldüğünde Capcom’un önceliği doğru yere verdiğini söylemek mümkün.

Switch 2’nin sistem ayarlarında 120 Hz çıkış etkinleştirildiğinde oyun kare hızı sınırını kaldırıyor. Ancak bu seçenek sabit bir 120 FPS modu değil. Dock kullanımında performans çoğunlukla 80–90 FPS aralığında seyrediyor ve sahnenin yoğunluğuna göre değişiklik gösteriyor.

Dock modunda değişken yenileme hızının kullanılamaması, bu dalgalanmaların daha belirgin hissedilmesine yol açıyor. Bu nedenle 120 Hz çıkışın açık olduğu durumda daha yüksek kare hızına ulaşılsa da görüntü, sabit 60 FPS seçeneği kadar tutarlı görünmeyebiliyor. Büyük ekranda daha dengeli bir deneyim isteyen oyuncuların Switch 2’nin 120 Hz çıkışını kapatarak oyunu sabit 60 FPS hedefiyle çalıştırması daha doğru bir tercih olacaktır.

Taşınabilir kullanımda Switch 2 ekranının değişken yenileme hızı desteği, serbest bırakılan kare hızındaki dalgalanmaları daha iyi karşılayabiliyor. Buna rağmen 120 FPS’ye sürekli ulaşılamadığı için bu seçenek yine kusursuz bir yüksek kare hızı modu hâline gelmiyor. Daha yüksek tepki hızı isteyen oyuncular açısından fayda sağlayabilirken tutarlılığı önemseyenler için 60 FPS hâlâ en güvenilir seçenek.

Görüntü kalitesi tarafında Capcom oldukça düşük iç çözünürlük değerleri kullanıyor. Oyun dock modunda yaklaşık 540p çözünürlükte oluşturuluyor ve DLSS aracılığıyla 1080p çıkışa yükseltiliyor. Taşınabilir modda ise yaklaşık 360p iç çözünürlük kullanılarak 720p görüntü elde ediliyor.

Bu değerler ilk bakışta oldukça düşük görünse de DLSS, özellikle hareketsiz veya nispeten sakin sahnelerde beklenenden daha temiz bir sonuç ortaya çıkarıyor. Switch 2 sürümü, 1080p iç çözünürlük kullanan PS4 versiyonundan daha düşük bir temel görüntü üzerinden çalışmasına rağmen kenar yumuşatma ve görüntü kararlılığı açısından yer yer daha temiz görünebiliyor.

Grafik detaylarıı ve efektler bakımından ise Switch 2 sürümü şaşırtıcı derecede güçlü. Gölgelendirme, çevre ayrıntıları, karakter modelleri ve görsel efektler genel olarak PS4 ve PS5 sürümlerine yakın tutulmuş. En belirgin farklılık çözünürlük ve görüntü keskinliğinde ortaya çıkıyor. Bunun yanında Switch 2 sürümünün diğer platformlara göre daha parlak bir görüntü verdiği görülüyor. Bunun Devil Hunter Edition’a özel bilinçli bir tercih mi yoksa RE Engine’ın Switch 2 üzerindeki görüntü işleme biçiminden kaynaklanan bir durum mu olduğu konusunda resmi bir açıklama yok.

Yükleme süreleri de PS4 sürümüne kıyasla ciddi ölçüde kısalmış durumda. Görevlere giriş, yeniden başlatma ve farklı bölümler arasındaki geçişler daha hızlı gerçekleşiyor. Bu gelişme özellikle yüksek zorluk seviyelerinde tekrar tekrar deneme yapılan karşılaşmalarda oyunun temposunu olumlu etkiliyor.

Sonuç olarak Devil Hunter Edition, Switch 2 üzerinde görüntü kalitesinden çok performansı önceliklendiren bir uyarlama. Düşük iç çözünürlük ve tam anlamıyla değerlendirilemeyen performans payı daha iyi bir optimizasyonun mümkün olduğunu gösteriyor. Buna karşılık büyük ölçüde sabit 60 FPS, kısa yükleme süreleri ve PS4 sürümünden daha temiz görünen DLSS yükseltmesi sayesinde Devil May Cry 5’in oynanış açısından ihtiyaç duyduğu akıcılık eksiksiz biçimde korunuyor.

Kayıp modlar

Devil Hunter Edition önemli ek içerikleri bir araya getiriyor. Vergil, alternatif karakter renkleri, ek müzikler, bonus silahlar ve daha önce yayımlanan çeşitli içerikler pakete dâhil edilmiş. Bununla birlikte bu sürüm, PlayStation 5 ve Xbox Series X|S için yayınlanan Special Edition’ın bütün özelliklerini taşımıyor. Ekrandaki düşman sayısını ciddi şekilde artıran Legendary Dark Knight modu Switch 2 sürümünde bulunmuyor.

Oyunun hızını artıran Turbo Mode’un eksikliği de daha önce Special Edition oynayanlar açısından hissedilebilir. Bu nedenle Devil Hunter Edition ismindeki “özel” sürüm algısına rağmen içerik bakımından mevcut en kapsamlı Devil May Cry 5 paketi değil.

Ray tracing gibi gelişmiş görsel seçeneklerin bulunmaması daha anlaşılır bir eksiklik olsa da oynanışa doğrudan etki eden modların çıkarılması, özellikle oyuna yeniden dönmeyi düşünen deneyimli oyuncular için önemli.

Buna karşılık Devil May Cry 5’i daha önce oynamamış Nintendo kullanıcıları açısından paket hâlâ oldukça zengin. Ana hikâye, farklı zorluk seviyeleri, Bloody Palace, Vergil ve karakterlerin kapsamlı yetenek sistemleri onlarca saatlik içerik sunuyor.

devil may cry 5 devil hunter edition inceleme 04 1280x720 2

Sonuç: Yedi yıl sonra hâlâ zirvede

Devil May Cry 5’in en etkileyici tarafı, aradan geçen yıllara rağmen savaş sisteminin eskimemiş olması. Günümüzde birçok aksiyon oyunu daha sinematik anlatımlar veya daha geniş dünyalar sunuyor. Ancak çok azı oyuncuya Dante, Nero ve Vergil kadar kapsamlı hareket seçenekleri veriyor. Üç ana karakterin farklı oynanış sistemleri, başarılı bölüm sonu karşılaşmaları ve stil odaklı derecelendirme sistemi Devil May Cry 5’i tekrar oynanabilirliği son derece yüksek bir yapım hâline getiriyor.

Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition, Capcom’un modern aksiyon klasiğini Switch 2’ye başarılı biçimde taşıyor. Görüntü kalitesinde bazı fedakârlıklar yapılmış ve Special Edition’ın birkaç önemli modu geride bırakılmış olsa da oyunun asıl ihtiyacı olan akıcılık korunmuş.

Devil May Cry 5’i daha önce oynamayanlar için bu sürüm, taşınabilirlik avantajıyla birlikte güçlü ve kapsamlı bir başlangıç noktası. Oyunu başka platformlarda tamamlamış olanlar açısından ise satın alma kararı büyük ölçüde Devil May Cry 5’i elde oynama isteğine bağlı.

Genel Değerlendirme

Görseller / Atmosfer
8.5
Oynanış
9
Hikaye / Sunum
7.5
Performans
9

Son Karar

Birkaç mod ve raytrace desteği gibi noksanlarına karşın Devil May Cry 5’i daha önce oynamamış Nintendo kullanıcıları için paket oldukça zengin. Mobil bir cihazda 60+ fps Devil May Cry oynamak harika bir deneyim.
Emre Ozan Şirin
Emre Ozan Şirin
Başlat Tuşu Genel Yayın Yönetmeni Emre Ozan Şirin, oyun incelemeleri ve analizlerinde anlatı tasarımı ve görsel sanatı birleştiren uzman bir içerik üreticisidir. İngilizce Öğretmenliği ile Resim ve Animasyon eğitimini, oyun dünyasının teknik ve estetik yönlerini çözümlemek için kullanır. Sitenin editoryal stratejisini belirleyen Emre, çok disiplinli yaklaşımıyla nitelikli oyun gazeteciliğine odaklanmaktadır.
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Sayfa İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Birkaç mod ve raytrace desteği gibi noksanlarına karşın Devil May Cry 5’i daha önce oynamamış Nintendo kullanıcıları için paket oldukça zengin. Mobil bir cihazda 60+ fps Devil May Cry oynamak harika bir deneyim.Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme