Danganronpa V3: Killing Harmony inceleme

En masum duygularımızla oynamaya bayılan oyun serisi Danganronpa geri döndü. Yine kendine özgü konularda Japonya’nın en iyisi olan 16 öğrenci, hapishane gibi bir okula tıkılıyor ve ölüm oyunu başlıyor. Görsel roman, macera, detektiflik türündeki oyun hakkında her şey Danganronpa V3: Killing Harmony inceleme yazımızda.

Masum değiliz, hiç birimiz…

Benim Danganronpa ile olan maceram biraz garip başladı. İlk olarak bu sitedeki Danganronpa 2 inceleme yazımda giriş yaptığım seriye, ilk oyunun Steam versiyonuyla devam etmiştim ve iki oyundan da çok etkilenmiştim. Arada çıkan Danganronpa animeleri ise o kadar kötüydü ki beni bu markadan soğutmaya yetmişti. Yine iki arada çıkan Another Episode: Ultra Despair Girls’e hiç bulaşmadım.

Zaten iki oyunda anlatılacak her şeyi anlatmışlar, bizleri sürprizlere ve senaryodaki ters köşelere doyurmuşlardı. Bundan sonra çıkacak ana oyunlar zorlama olacaktı… Değil mi? Ne kadar da safmışım. Danganronpa V3: Killing Harmony, benim gibi bu serinin bittiğini düşünenlerin apış arasına tekmeyi basıyor. Ardından bizi arkamızdan yakalayıp German Suplex hareketiyle acı içinde yere yapıştırıyor.

Üçüncü Geleneksel Ölüm Şenlikleri Başlasın

Daha önce Danganronpa adını duymayanlar için kısa bir bilgilendirme geçelim. Spike Chunsoft tarafından 2010 yılında Japonya’da PSP için çıkarılan Danganronpa Trigger Happy Havoc oldukça beğeni toplamış ve ilerleyen yıllarda PS Vita‘ya port edilip batıya da gelmişti. Günümüze çok yakın bir gelecekte geçen serinin tüm ana oyunları hemen hemen aynı konsepti konu alıyor. Japonya’daki Hope’s Peak Academy isimli lise, ülkede bir konuda “Ultimate” yani en iyi unvanı almış öğrencileri kabul eden çok ünlü ve üstün bir okul. (Bundan sonra ultimate olarak bahsedeceğim) Bu okula yeni başlayan 16 öğrenci birden kendilerini: ilk oyunda okulun içine, ikinci oyunda bomboş bir tropik adaya veya V3’teki gibi yarı açık bir okul kampüsü hapishanesine tıkılmış buluyorlar. Üstelik hafızalarını neredeyse tamamen kaybetmiş olarak. Dış dünyayla tamamen ilişkisi kesilen bu öğrencilerin özgürlüğe giden tek yolu birbirlerini öldürmeleri.

Bu sefer Monokuma’nın “çocukları” da bize azap yaşatmaya gelmiş

Siyah-beyaz renklerde Monokuma isimli şeytani bir peluş ayı, kendisini okul müdürü olarak tanıtır ve öğrencilerden ölüm oyununa katılmasını ister. Belirli bir zaman dolana kadar oyuna katılmayanlar idam edilecektir. Ölüm oyununun kuralları: Yaşamak ve özgürlüğüne kavuşmak isteyen herkes ölüm oyununa katılacaktır. Birini öldüren kişi kimseye yakalanmamalıdır. En az üç kişi cinayet mahallini bulduğunda anons geçilecek ve tüm öğrenciler “sınıf mahkemesi” için bir mekanda toplanacaktır. Öğrenciler, sınıf mahkemesinde topladıkları deliller üzerinden katili bulmaya çalışacaklar. Eğer katil bulunamazsa herkes idam edilecek, katil ise bu başarısı sonucunda özgürlüğüne kavuşacak. Öte yandan, katil bulunursa idam edilecek. Ardından geride kalan öğrencilerle ölüm oyunu devam edecek. Ta ki 2 kişi kalana kadar… Bu kurallara uymayan ve düzeni bozmaya çalışan kişiler Exisal denen korkunç robotlar tarafından parça pinçik edilecek. 3. oyunda yeni eklenen Monokuma’nın “çocukları” Monodam, Monokid, Monophanie, Monosuke ve Monotaro bu exisal’lere binip akademiyi şekillendiriyor, yeni binalar inşa ediyor veya kurallara uymayanları cezalandırıyor.

Kimin Eli Kimin Cebinde

Danganronpa birden fazla türü içinde barındıran bir seri. Günlük okul saatlerinde kapatıldığımız kampüsü keşfediyor, diğer öğrencilerle konuşup konuyu ilerletiyor, gizlenmiş eşyaları buluyor, boş kalan saatlerde ise dating sim türüne benzer bir şekilde gözümüze kestirdiğimiz biriyle zaman geçirip ona uygun bir hediye vererek arkadaşlığımızı ilerletiyoruz. Cinayet işlendiği zamansa bir anda oyun point and click adventure türü delil arama sekanslarına geçiyor. Cinayet mahallindeki ipuçlarını bulmaya çalışıyor ve diğer öğrencileri sorguluyoruz. Sınıf mahkemesi başladığında ise işler tamamen değişiyor.

Adalet Mülkün Temelidir

Sınıf mahkemeleri, cinayeti kimin işlediğini bulmak için tüm ekibin delilleri ve savunmalarını sunduğu çok önemli bir bölüm. Bu bölüm boyunca gerçeğe ulaşana kadar mantık ve bulmaca temelli bir sürü mini oyunu geçmemiz gerekiyor. Bu mini oyunlardan bazıları:

Non-Stop Debate: Bir iddia ortaya atıldığında sürekli konuşmaya başlayan arkadaşlarımızın çelişen sözcüklerini bulup, ekranın sol kısmında delillerden oluşan “Truth Bullet” yani gerçeklik mermilerini ateşlememiz gerekiyor. Ekrandan geçen çelişkili sözcüğü ilgili mermiyle vurduğumuz anda savunma veya saldırıdaki rakibi gafil avlayıp gözleri kendi üzerimize çeviriyoruz. Ayrıca bazen gidişatı başka yere çekmek adına bu anahtar kelimeleri kullanarak yalan söylememiz veya bu sözcüğü söyleyen kişiyle hemfikir olmamız da gerekebiliyor.

Hangman’s Gambit: Karakterimizin çok önemli bir noktada dilinin ucuna gelen ama bir türlü söyleyemediği bir sözcüğü bulmak için kendimizi adam asmaca oynarken buluyoruz. Karanlıkta gezinen harfleri kısa sürelerle aydınlatarak doğru harfleri seçip anahtar kelimeyi bulmamız gerekiyor.

Psyche Taxi: Doğruya ulaşmak için cevaplanması gereken soruları ve cevapları zihnimizde Outrun benzeri bir mini oyunla açıklığa kavuşturuyoruz. Rengarek 3D bir araba yarışı olan Psyche Taxi’de yoldaki harfleri toplayıp soruyu oluşturmalı ve sorunun doğru cevabı için de şeritlerde duran şıklardan doğru olanı seçmeliyiz.

Debate Scrum: Benim en sevdiğim mahkeme sekansı. Grup bir konuda ikiye bölündüğünde Monokuma mahkeme salonunun şeklini değiştiriyor ve iki görüşün savunucuları karşı karşıya geliyor. Burada amaç karşı taraf bir iddia sunduğunda o iddiya karşılık verecek ekip arkadaşınıza söz vermek. Bunu doğru şekilde yaptığınızda karşı ekibin lafı ağzına tıkıyoruz. Bunun ne kadar tatmin edici olduğunu anlatamam, oynamanız gerekiyor.

Bunlar dışında teke tek düello, 3 kişinin sürekli konuştuğu başka bir mini oyun, can sıkıcı bir ritim oyunu gibi başka sekanslar da yer alıyor. Katili bulduğumuzda ise olayların nasıl geliştiğini anlatan bir çizgi romanın panellerini doldurmamız ve ardından oylamaya geçmemiz gerekiyor. Oylama sonucu başarıya ulaştığında ise katilimiz Monokuma’nın oldukça garip yöntemleriyle idam ediliyor. Bu kısımlar karakterleri ve bizi duygusal olarak en çok etkileyen anlar.

Ders: Vahşet Konu: Şiddet

Bu oyunda, yukarıda da bahsettiğimiz üzere, Monokuma’ya 5 tane velet ayı daha eşlik ediyor. Sabah, akşam ve ölüm anonslarını geçmek, kuralları hatırlatmak veya sinirimizi bozmak için bir anda ortaya çıkabiliyor bu mini kumalar. Her oyunda olduğu gibi bu oyunda da birbirinden acayip “ultimate” öğrenciler bulunuyor. Ana karakterimizi Kaede Akamatsu “ultimate” piyanist. Kendisi olaylardan ötürü panikleyen kalabalığa karşı umut aşılayan ve liderlik vasfı bulunan birisi. Ona en yakın olan kişi ise ultimate detektif Shuichi Saihara. Daha çocukken kanlı bir cinayeti çözerek bu unvanı almayı başarmış Shuichi, aslında gerçeği ortaya çıkarmak konusunda kendine hiç güvenmeyen bir tip.

Kaito Momota, yani ultimate astronot ise yaşı yetmediği halde girdiği astronot sınavlarında büyük başarı göstermiş bir genç. Ryoma Hoshi, ufacık boyuna rağmen 30’lu yaşlarının ortasındaymış gibi konuşan ultimate tenis oyuncusu. Kendisi, bir mafya grubunun tüm üyelerini kafalarından demir topla öldürdüğü için hapishaneye düşmüş. Gonta Gokuhara, iri yarı ve aşırı güçlü görünse de aslında aşırı saf ve böcek düşkünü, ultimate entomolojist. K1-B0 (KIBO) ise ultimate robot unvanını almak için robot olması yetmiş bir liseli robot. Bunlar dışında ultimate cosplayci, antropolog, çocuk bakıcısı, hizmetçi gibi yine acayip tiplerle dolu kadro toplanmış.

Bu oyunun her bir adımı insanı ters köşeye yatıran dönüm noktalarıyla dolu olduğu için  hikaye hakkında söyleyeceğim her şey spoiler sayılacak. Eğer iyi bir İngilizceniz varsa çok şaşırmaya hazır olun. Örnek verecek olursam; daha oyunun ilk sınıf mahkemesinin sonlarında öyle bir şey oldu ki yaşadığım şoktan dolayı PS4 kolumu duvara fırlatıyordum. Senaryo her zamankinden daha çılgın. Bu sefer Danganronpa standartlarını bile zorlamışlar desem yalan olmaz. Toplam 6 bölümden oluşan oyunda, her bölüm sınıf mahkemesinin ardından gerçekleşen idamla sona eriyor. Danganronpa her yeni bölümle birlikte oyuna yeni elementler ve ilginçlikler ekleyerek bizi oyundan soğutmamayı başarıyor.

Favorilerimden Kokichi’nin şirin gözüktüğüne bakmayın, kendisi tam bir şer odağı

Oyunun sonu ise şimdiye kadar herhangi bir oyunda şahit olmadığım bir dönüm noktasına sürüklüyor bizi. Oyunu inceleyen diğer siteler, bu sonun hayranları ikiye böleceğini söylemişler. Fakat ben tam ortada kaldım. Böyle cesur, eleştirel ve derin bir sonun karşısında saygıyla eğilsem mi yoksa koskoca seriyi bir anda (biiiiiiip) için sinirden kudursam mı bilemiyorum. Sonuç olarak Danganronpa yine beklenmeyeni yapıyor ve bizi şok etmeyi başarıyor. Bu yazıdan sonra gidip bir süre varlığımı sorgulayacağım galiba…

Veya varlığımı sorgulamak yerine, kendimi oyunu bitirince açılan şu garip yeni modlara vururum

Daha önce Danganronpa oynadıysanız kesinlikle bu oyunu almalısınız. Eğer seriye hiç bulaşmadıysanız ilk oyundan itibaren beyin mıncıklayan bu seriye başlamanızı ve oyunları sırayla oynamanızı öneririm.