Cat Quest 2 inceleme

Cat Quest’in ilkini çok beğenmiştim. (Zaten inceleme yazımı okuduysanız biliyorsunuzdur.) Basit ama etkili oyun yapısıyla beni hemen ekran başına bağlamış, baştan sona soluksuz oynamıştım. Belli bir başarıya ulaşan bu oyunla yapımcı ekip yeni oyun için hemen kolları sıvayıp Cat Quest 2’yi geliştirmeye başlamış. Apple geliştirici beta programında olan ben, Apple Arcade’e erkenden erişip hemen Cat Quest 2’yi görünce iki gün süren uykusuzluk serüveni benim için başlamış oldu. Ha bu iyi bir şey mi, tartışılır. Cat Quest 2 inceleme yazımıza geçip bir bakalım neler var, neler yok.

Gel pisi pisi 2

Cat Quest 2 ilk oyunun yapısıyla birebir aynı. Oynanış, harita ve görev yapısı, görseller… Temel bina aynı kalmış, üstüne kat çıkılmış.  Bu nedenle ilk oyunun inceleme yazısını okuduktan sonra bu yazıyı okumanızı istiyorum. Çünkü bu incelemede farklı olan noktalara odaklanacağım. Oyun bu sefer isminde bulunan rakamın hakkını verip, bir de yanımıza köpek eklemiş. Yani artık serüvenimize iki kişi devam ediyoruz demek oluyor bu. Kahramanların arasında istediğimiz gibi geçiş yapabildiğimiz gibi, ayrıca iki kişi de co-op olarak oynayabiliyoruz! Bu çok güzel olmuş, özellikle Apple’a artık Xbox ve PlayStation kollarını kolaylıkla bağlayabildiğimiz için co-op oynamak çok kolay.

Oyuna başladıktan kısa bir süre harita gözüme çarptı. Aman tanrım… Çok büyük. Sanırım yapımcılar co-op yapısının yanında ikinci oyunun farklılığını çok büyük harita ile koymak istemişler. İnanın git git bitmiyor. İlk oyunu oynadıysanız hatırlayacaksınızdır, harita mini minnacık olmasa da küçük sayılabilirdi. Bu nedenle de oyun nispeten daha kısa sürede bitiyordu. Şimdi ise “Bu oyun bitmeyecek herhalde…” hisleriyle oyuna başlangıç yaptım.

Yine karakterlerimiz konuşmuyor. Bu sefer hikâyede kötü krallar ülkeyi kötü yönetiyor. (Neden çoğul eki kullandığımı birazdan anlayacaksınız.) Biz de bu arkadaşları durdurmak ve ülkeye iyiliği yaymak için başlıyoruz uğraşmaya. İlk oyundaki gibi ana görevlerimiz yanında bol bol yan görevler bulunuyor ve seviye atlamak için biçilmiş kaftanlar. Tabii ki zindanlarımızda olduğu gibi duruyor. Bu sefer zindanları düz bir yapıda yapmak yerine daha çeşitli şekillerde yapmayı denemişler. Bulmaca, labirent, dalga dalga gelen düşmanlar gibi çeşitler bulunuyor. İyi olmuş.

Gel kuçu kuçu 2

Harita çok büyük dedim. Bu devasa haritamız iki kısımdan oluşuyor: Kedi ve köpek krallığı. İki tarafın da kendine has özellikleri var. Ayrıca keşfedebileceğiniz birkaç özel alan da bulunuyor. Hal böyle olunca ışınlanma noktaları koymuşlar oyuna. Bu noktaları aktifleştirdiğiniz zaman bir yerden bir yere hemen gidebiliyorsunuz. Emin olun öbür türlü bayağı uzun sürüyor, sık sık bu noktaları kullanacaksınız.

Şimdi bazı can alıcı kısımlardan söz etmek istiyorum. Oyun kendini daha çok oynatmak istiyor, bu aşikâr. Çok güzel, bir sürü detay, yan görev, eşya vs. eklemişsiniz. Ama bir sıkıntı var. Yaptığımız şey hep aynı. Oyunda mekanik olarak bir derinlik yok. Normalde bu durumu eksi olarak saymamıştım ilk oyunda. Çünkü o kadar tadında bitiyordu ki, oynadığınız süre içinde aynı şeyleri yapmak çok sıkmıyordu sizi. Şimdi ise ilk oyunun belki de iki katı sürecek bir oyun var. (Başta iki gece sabahladığımı söyledim…) Durum böyle olunca açıkçası bir noktadan sonra sıkılmaya başladım. Oyunun başka büyük bir eskisi de bu süreçte ortaya çıktı: Stratejik derinlik diye bir şey yok, çünkü gerek yok. Baştan sona aynı büyü ve eşya kombinasyonuyla oynadım, hiç de zorlanmadım. Birkaç kez strateji değiştireyim dedim sırf oynanış değişsin diye ama randıman alamadım. Eşyaların ve büyülerin çok büyük bir kısmı atıl vaziyette arkada bekledi.

Canavarlara da çeşit eklemişsiniz. Evet hepsinin direnç gösterebileceği özellikler var, ona göre takılmak da gerekebilecek durumlar var. Ama öyle bir güçleniyorsunuz ki, canavarlar direnç gösterdiği halde bile öldürmek kolaylaşıyor. Sanmıyorum ki Gentlebros bu oyunu sadece çocuklar oynasın diye yaptı… Tabii ki görsel şirinliği ile bu kitle de hedeflenmiş olabilir, çok normal, amma velakin (Cümbür cemaatin…) kazık kadar adamlar olarak biz de oynuyoruz. Zorluk işi hala çözülememiş.

Dağılın şimdi.

İlkine çok kısa demiştim. Tadı damağımda kalmıştı. Bu oyun ise uzunluğunun kurbanı oluyor. İkinci gece sadece bitirmek için oyunun başına oturdum. Hikâye de tahmin edebileceğiniz üzere meh. Böyle bir oyun için normal sayılabilir, plot twist falan var çok da kötü değil. Sevindiğim yanı ise ilk oyun ilk çıktığında Apple platformlarında olmayışıydı, daha sonrasında yorumuma dikkate alıp hem ilk oyunu mobile yaptılar hem ikinci oyunu PC ile aynı anda çıkardılar. İlk oyunun kısa zamanı size yetmediyse ikinci oyuna şans verebilirsiniz ama ilk oyun size yettiyse çok da bu taraflara gelmenize gerek yok… Belki eş, dost, arkadaş ile oynamak isteyebilirsiniz o da olur. Ancak öyle işler çok daha kolaylaşıyor baştan söyleyeyim.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz