Beat Cop inceleme | Mobil

Günden güne bilgisayara ya da konsola çıkan oyunların birebir olarak mobile daha çok aktarıldığını görüyoruz. Vallahi benim de işime geliyor. iPad hayatımın çok büyük bir kısmını oluşturuyor ve istediğim oyunları Switch gibi bir konsol gerekmeden elimdeki aletle oynayabilmek gayet güzel. Tabii buradaki engel kontrollerin dokunmatik ekrana aktarılması. Her oyun buna uygun olmuyor maalesef. Ekranın köşelerine konulan analog işi de beni bayıyor. Beat Cop inceleme yazımın devamında detaylarına değineceğim üzere Allah’tan oyunumuz bu tarz kontrollere sahip değil.

Kahve

Beat Cop çok önceden bilgisayar ortamına çıktı. Mobile de çıkmak bu aralar nasip olmuş. Ben oyunu önceden hiç oynamamıştım, o yüzden oyunun mobil platformdaki halini incelemektense oyunu incelediğim bir yazı bulacaksınız.

Beat Cop 80’li yılların filmlerinde gördüğümüz polislerin temasını sahip bir oyun. Lanet olası federaller bize bir kumpas kurmuş durumda ve dedektiflikten sürülerek normal bir polis olarak hayatımıza devam ediyoruz.

Öncesinde dedektiflik yapan biri için normal polis hayatına dönmek zor. Zaten burada yenileri sevmeyiz biz dostum. Git şimdi bana bir çörek ve tavşan kanı çay getir. (Gaza geldim.)

Çörek

Jack Kelly artık sıradan bir mahallede sıradan bir polis. Amirimiz isteklerini bağırarak anlatıyor, biz de uygulamaya çalışıyoruz. Ama burası Amerika dostum… İtalyan mafyası bir yanda, zenciler bir yanda. En ufak hatan ölüm olabilir ahbap!

Şimdi oyunda sıradan polislik işleri Allah’ın emri. Park cezası kesmek, far kontrolü yapmak, kaçan hırsızı yakalamak. İlk olarak günün başında size emir olarak geliyor. İşte “5 araça park cezası kes.”, “Lastikleri kontrol et.” gibi şeyler. Arada telsizden haber de geliyor, şurada olay var koş yetiş diye. Yetişemezsiniz azarı yiyorsunuz. Bir de arada dükkanlar soyuluyor, hırsızlara yetişmeye çalışıyorsunuz.

Öbür yandan bunları yaparken de ilişkileriniz var. Toplum, mafya, çete ve polisler. Verdiğiniz kararlar bu gruplarla olan ilişkinizi iyi ya da kötü etkileyebiliyor. E tabii bu etkiler de yaşamak ile ölmek arasında ince çizgide ne tarafta olduğunuzu belirliyor.

Göbek

Mahallemizde sokağın bir tek tarafında dönüp duruyoruz. Yönümüzü apartman numaralarından buluyor, insanlara güven dağıtıyoruz. Sokakta birçok çeşit dükkan var. Tabii ki pizzacıyı mafya yönetiyor. Çete ise rehincilik yapıyor, yani aslında tefeci.

Şimdi ilişkilerden bahsettik. Pizzacı size gelip “Hacı 4’te şuraya bir araba gelecek, ona bir park cezası kes hele.”nin İtalyancasını söyleyince yapıp ya da yapmamak sizin elinizde. Öbür yandan hırsızları yakalarsanız çetenin hedefi de olabilirsiniz. Her şey dengede bitiyor.

Tabii ki bunların hepsini yaparken asıl hikayemiz de devam ediyor. Güya biz elmaslara konmuşuz bir şekilde… Arada sırada bunu yüzümüze vuranlar oluyor. Bir de cinayet olayı var. Nasıl kurtulacağız acaba bunlardan? (Oyunu oynamaya ne dersiniz?)

Dostum

Oyunu ekrana dokunarak oynuyoruz. (Hadi canım sen de.) Demek istediğim o başta bahsettiğim analoglar yok, karakter nereye dokunursanız oraya gidiyor. Etkileşim kurmak istediğiniz şeye dokunuyorsunuz falan. Yani tablet ile hiç sıkıntı yaşamıyorsunuz.

Aslında oyun güzel, ilgi çekici, eğlenceli… Ama bir noktadan sonra olaylar kendini tekrar etmeye başlıyor. Tamam, hikayeyi merak ediyorsunuz. Ama     hikayeye devam etmek için de yaptığımız şeyler aynılaşmaya başlıyor. İlk başta “Aaa bu da mı varmış.” dediğiniz şeyler, “Tamam anladık yav…”a dönüşüyor.

İşte bu noktada oyunun mekaniklerinden ne kadar zevk aldığınız çok önemli bir husus oluyor. Eğer 1 saat sonra aynı şeyleri yapmaktan canınız sıkılmaya başladıysa geçmiş olsun. Oyunun hikayesini bitirmek için ya eziyet çekeceksiniz ya da kısayoldan YouTube’a falan bakacaksınız. Ancak öbür durumda ise uzunca bir süre keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Sessiz kalma hakkı

Ben maalesef oyunun “Kısa sürede sıkılanlar” grubundayım. Bu oyunu kesinlikle kötü yapmıyor ama benim çok uzun saatler oynamama engel oldu. YHT ile Ankara’dan İstanbul’a giderken başladığım oyunu trenden indikten sonra tekrar açıp oynayasım gelmedi.

Bence oyuna kısaca bir göz gezdirin ve mekaniklerine bakın. Hoşuunuza gitti mi? Güzel bir oyun var karşınızda, rahatça alıp oynayabilirsiniz. Sıkılırım mı diyorsunuz? Muhtemelen zamanınızı ve paranızı başka yere ya da iskendere harcamak istersiniz. Mobil mi PC mi konusunda ise mobili tercih ederim.

Oyun tamamen Türkçe bu arada. O yüzden dil sorununuz olmayacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz