Ana SayfaOyun HaberleriMarvel’s Wolverine İnceleme

Marvel’s Wolverine İnceleme

Örümcek Adam sırasını Wolverine'e verdi

Sony’nin özel oyunları uzun yıllar boyunca teknik kaliteleri, hikâye anlatımları ve yüksek prodüksiyon değerleriyle sektörün standartlarını belirledi. Ancak şirketin son dönemde aldığı bazı kararlar ve beklentilerin altında kalan projeleri, bu güvenilir tablonun bozulmaya başladığını düşündürüyor. Marvel’s Wolverine incelememizde PlayStation’ın en yeni özel oyunu bu gidişattan sıyrılabilmiş mi, birlikte karar vereceğiz.

Marvel’s Wolverine inceleme: Keskin pençeler, dümdüz bölümler

Marvel’s Wolverine, Spider-Man oyunlarıyla ünlü Insomniac Games imzası taşıyor. Ancak arkadaş canlısı komşumuz örümceğin aksine Wolverine, açık dünya tasarıma sahip değil. Bu tercihin tek başına bir sorun olduğunu söylemek mümkün değil. Hatta Logan gibi doğrudan, sert ve sürekli hareket hâlindeki bir karakter için daha kontrollü ve çizgisel bir yapı oldukça iyi çalışabilirdi. Ne var ki çizgisel bir oyun hazırlamak, oyuncuyu neredeyse tamamen koridorlardan geçirmek anlamına gelmemeli.

Bölümlerin büyük kısmı A noktasından B noktasına ilerleyip, önünüze çıkan düşmanları ortadan kaldırmak ve ardından bir sonraki alana geçmek üzerine kurulmuş. Ana güzergâhtan ayrıldığınızda gerçek anlamda keşfedilecek çok az şey bulunuyor. Çevrede parçalandığında tecrübe puanı kazandıran bazı nesneler, kostüm veya yeteneklerin kilidini açmaya yarayan materyal kutuları ve viski şişeleri var. Ancak bunların hiçbiri bölümlerin yapısını araştırmaya değer hâle getirmiyor. Genelde bu tarz toplanabilirleri kaçırmamaya gayret eden biri olarak oyunun ortalarından sonra bölümlerde 100% ilerleme kaydetmiş miyim diye bakmayı bıraktım.

Nightmare Gate adı verilen mücadeleler bu rutin içinde biraz daha fazla dikkat çekiyor. Logan’ın geçmişiyle yüzleşmesini konu alan bu özel meydan okumalar, hem karaktere dair bazı ayrıntılar sunuyor hem de oyuncunun dövüş becerilerini sınamaya çalışıyor. Yine de bölüm tasarımındaki tekdüzeliği gidermeye yeterli değiller.

Sonuçta karşımızda sinematik anlatıyı ve aksiyonun temposunu kontrol altında tutmak isteyen, fakat bunu yaparken oyuncunun hareket alanını fazlasıyla daraltan bir oyun bulunuyor. Bölümlerin çizgisel olması sorun değil; bu çizgiselliğin yaratıcı karşılaşmalar, çevresel bulmacalar, alternatif güzergâhlar veya anlamlı keşiflerle desteklenmemesi asıl problem.

Tanıdık ama zaman zaman yabancı bir Logan

Hikâyede iyi düşünülmüş sahneler ve çizgi roman okurlarını memnun edecek göndermeler bulunuyor. Karakterlerin fiziksel tasarımlarında kaynak materyalin dikkate alınması da oyunun başarılı taraflarından biri. Oyunda Logan’ın kısa boylu ve tıknaz yapısının korunması, sinema uyarlamalarında genellikle göz ardı edilen, benim nezdimde önemli bir ayrıntı. Insomniac’ın karakteri yalnızca filmlerdeki popüler tasvirinin bir kopyası hâline getirmeyip çizgi romanlardaki görünümüne yaklaştırması takdiri hak ediyor. Ancak aynı şeyi yüz hatları ve mimikleri için söylemek güç; Logan’ın oldukça tehditkar ve vahşi bir görünümü olması gerekirken bana oyundaki hali zaman zaman köpek yavrusu yumuşaklığında göründü.

Logan’ın kişilik tasvirinde de tutarlılıktan söz etmek zor. Bazı sahnelerde karşımızda geçmişinin yükünü taşıyan, öfkesiyle mücadele eden ve çevresindekilerle arasına mesafe koyan tanıdık Wolverine var. Bazı anlarda ise davranışları ve diyalogları karakterle alakasız hissettirebiliyor. Bu tutarsızlık, hikâyenin duygusal ağırlığını da azaltıyor.

Anlatı bütünüyle başarısız değil. Logan’ın geçmişine değinen bölümler, çizgi romanlara yapılan göndermeler ve karakterler arasındaki bazı sahneler belirli bir özen taşıyor. Ancak hikâye hiçbir zaman oyuncuyu gerçekten sarsacak ya da oyun bittikten sonra uzun süre hatırlanacak bir seviyeye ulaşamıyor. Güçlü fikirleri ve başarılı anları var, fakat bunlardan güçlü bir bütün çıkarılamamış.

Wolverine gibi dövüşmek

Oyunun en başarılı taraflarından biri, Wolverine’in dövüş tarzını kontrolcüye aktarabilmesi. Logan son derece hızlı, saldırgan ve ölümcül hareket ediyor. Pençeleriyle rakiplerinin üzerine atılması, hedefler arasında seri şekilde geçiş yapması ve aldığı hasarı hızla iyileştirmesi karakterin doğasını iyi yansıtıyor.

Çatışmalar, özellikle kalabalık düşman gruplarıyla karşılaşıldığında oldukça kaotik hâle gelebiliyor. Logan’ın hedefler arasında hızla hareket ettiği, pençelerin, çevresel saldırıların ve kan efektlerinin birbirine karıştığı bu anlarda adrenalin seviyesi ciddi biçimde yükseliyor. Karakterin kontrolünü kaybederek tam anlamıyla bir “berserker”a dönüştüğü bölümler ise oyunun en başarılı anlarını oluşturuyor. Marvel’s Wolverine, bu sahnelerde kontrol edilmesi zor ve son derece tehlikeli bir vahşi hayvanı yönetiyormuşsunuz hissini verebiliyor.

Dövüş sistemi, Marvel’s Spider-Man oyunlarına kıyasla daha akıcı ve tempolu. Bununla birlikte Wolverine’i yalnızca Insomniac’ın önceki yapımlarıyla karşılaştırmak yeterli değil. Çizgisel ve çatışma ağırlıklı bir aksiyon oyunu olarak aynı kulvarda Devil May Cry, Bayonetta ve hatta Onimusha gibi güçlü rakipleri bulunuyor. Wolverine’in dövüş dinamikleri ve kombo çeşitliliği, bu oyunların ulaştığı derinlik seviyesine yaklaşamıyor.

İlk saatlerde son derece etkileyici görünen saldırılar, sistemin sınırları anlaşılmaya başladıkça tekrar etmeye başlıyor. Düşman çeşitliliğinin az olması da bu sorunu büyütüyor. Oyuncuyu taktiklerini değiştirmeye ve farklı yetenekler kullanmaya zorlayan rakiplerin sayısı oldukça sınırlı.

Boss dövüşleri ise çok daha büyük bir hayal kırıklığı. Wolverine gibi güçlü bir karakterin ve zengin bir çizgi roman evreninin sunduğu olanaklara rağmen karşılaşmaların hiçbiri yeterince yaratıcı veya akılda kalıcı değil. Aksiyon oyunlarının en önemli parçalarından biri olması gereken bu mücadelelerin böylesine zayıf kalması, oyunun genel temposuna da zarar veriyor.

Yeni Marvel's Wolverine oynanış videosu

Spider-Man’den çok daha kanlı ve acımasız

Marvel’s Wolverine, Insomniac’ın Spider-Man oyunlarından yalnızca oynanış temposuyla değil, şiddetin sunumuyla da keskin biçimde ayrılıyor. Oldukça kanlı ve acımasız bir oyun var karşımızda. Logan’ın pençeleri rakiplerinin yalnızca sağlık göstergesini azaltmıyor; düşmanların kolları ve bacakları kopabiliyor, çatışma alanları yoğun kan efektleriyle kaplanabiliyor.

Bu vahşet, Wolverine’in saldırılarının gerçek sonuçlarını göstermek bakımından önemli. Spider-Man rakiplerini etkisiz hâle getirmeye çalışırken Logan ölümcül bir savaşçı ve oyun bu farkı saklama ihtiyacı duymuyor. Pençeler artık yalnızca havalı kombo hareketlerinin parçası değil; karşısındaki insanlara korkunç zarar verebilen silahlar.

Çatışmaların görsel ayrıntıları da dikkat çekici. Hem Logan’ın hem de düşmanların kıyafetleri dövüş sırasında parçalanabiliyor. Logan hasar aldıkça vücudunda aktif olarak yaralar ve bereler oluşuyor. Bazı anlarda yaraların altında bulunan adamantium iskeleti bile görülebiliyor. Böylece Logan’ın iyileşme yeteneği yalnızca bir sağlık mekaniği olarak kalmıyor; karakter modelinde gerçek zamanlı şekilde gözlemlenebiliyor. Kıyafetlerin parçalanması, yaraların açılması ve vücudun kendisini yenilemesi, çatışmaların sürekliliğini görsel olarak hissettiren başarılı ayrıntılar arasında.

Yoğun şiddet kullanımı her oyuncuya hitap etmeyebilir. Ancak Logan’ın dünyası, mizacı ve dövüş biçimi düşünüldüğünde bu tercih karaktere uygun görünüyor. Oyunun vahşeti yalnızca dikkat çekmek için kullanılan yüzeysel bir unsur değil; Wolverine’i Spider-Man’den ayıran kimliğin temel parçalarından biri.

Tuşa basıyormuş gibi yap kanka

Hikâye sunumu sırasında zaman zaman Quick Time Event, yani QTE sekanslarına başvuruluyor. Ancak oyunun bu sahnelerdeki yaklaşımı oldukça garip. Ekranda gösterilen tuşlara basmasanız bile sekanslar aynı şekilde devam ediyor. Başarısız olma animasyonları veya oyuncunun hatasına göre değişen sonuçlar hazırlanmadığı için gösterilen komutların oynanış üzerinde gerçek bir etkisi bulunmuyor.

Dolayısıyla oyuncunun karşısına gerçekten etkileşimli bir sahne çıkarılmıyor; yalnızca etkileşimliymiş gibi davranan bir sinematik sunuluyor. Bu yöntem, oyuncuyu aksiyonun bir parçası hâline getirmek yerine kandırılmaya çalışıldığı hissini uyandırıyor. Sunum ayrıntıları konusunda genellikle oldukça titiz davranan Insomniac Games’e yakışmayan bir tercih.

Gardırobu pençelerinden daha büyük

Özelleştirme seçenekleri, Marvel’s Wolverine’in en zengin taraflarından biri. Logan için çizgi romanlardan ve filmlerden esinlenenler de dâhil olmak üzere çok sayıda açılabilir kostüm bulunuyor. Bu kostümler yalnızca farklı renklerden ibaret değil; karakterin yıllar içinde kazandığı farklı görünümlere ve hayranların tanıyacağı tasarımlara yer veriliyor.

Kostümler tamamen estetik tercihlere dayanıyor. Oyuncu, istatistik avantajı elde etmek için beğenmediği bir kıyafeti kullanmak zorunda bırakılmıyor. Bunun yerine belirli sayıda kostüm açıldığında Logan’ın maksimum sağlık değeri kademeli olarak yükseliyor. Sağlık artışı giyilen kostüme değil, koleksiyonun ne kadar genişlediğine bağlı.

Bu sistem, kozmetik özgürlüğü bozmadan keşfi ve koleksiyon yapmayı ödüllendiren başarılı bir çözüm. Oyuncu dilediği görünümü kullanmaya devam ederken yeni kostümlerin peşine düşmek için oynanış açısından da bir nedene sahip oluyor.

Özelleştirme yalnızca kıyafetlerle sınırlı değil. Logan’ın pençeleri de değiştirilebiliyor ve bu tarafta da oldukça zengin seçenekler sunuluyor. Kostüm ve pençe alternatiflerinin bolluğu, özellikle karakterin çizgi romanlardaki geçmişine hâkim oyuncular için oyunun en keyifli yanlarından birine dönüşüyor.

Yine de açılabilir içeriklerin zengin olması, bu içerikleri bulduğumuz bölümlerin zayıflığını tamamen telafi edemiyor. Ödüller başarılı olsa da onlara ulaşma süreci daha yaratıcı olabilirdi.

ps5 icin marvels wolverine oyunu geliyor

Teknik açıdan gerçek bir canavar

Marvel’s Wolverine’in tartışmaya en az açık tarafı görsel kalitesi. Karakter modelleri, animasyonlar, ışıklandırma ve çevre ayrıntıları son derece etkileyici. Çatışmalar sırasında ekrana yansıyan yoğun hareketlilik, parçalanan kıyafetler, oluşan yaralar ve kan efektleri oyunun sert atmosferini başarıyla destekliyor.

Özellikle PlayStation 5 Pro’daki performans takdiri hak ediyor. Grafik veya performans modu seçimi fark etmeksizin akıcı bir deneyim sunulurken ışın izleme özelliklerinden de vazgeçilmiyor. Performance Pro modu, VRR destekli ekranlarda 60 FPS sınırının üzerine çıkabiliyor. Bu seviyedeki görsel kaliteye rağmen performansın istikrarlı kalması, optimizasyon konusunda ne kadar ciddi bir çalışma yapıldığını gösteriyor.

Teknik açıdan bakıldığında Marvel’s Wolverine tam anlamıyla bir canavar. Görsel kalite ile performans arasında seçim yapmak zorunda kalmamak, özellikle PlayStation 5 Pro kullanıcıları için önemli bir avantaj. Oyunun tasarım tarafındaki sorunları ne kadar belirginse teknik başarısı da o kadar açık.

Ses tasarımı görsel sunumun gerisinde kalmıyor. Pençelerin çıkardığı metalik seslerden darbelerin ağırlığına kadar çatışmaların vahşeti seslerle güçlü biçimde desteklenmiş. Üç boyutlu ses teknolojisi, çevrenin ve düşmanların konumunu başarılı şekilde hissettiriyor.

DualSense tarafında da işler tıkırında. Dokunsal geri bildirimler ve uyarlanabilir tetikler, hem saldırılarda hem de çevresel etkileşimlerde etkili biçimde kullanılıyor. Pençelerin, darbelerin ve farklı yüzeylerin yarattığı hisler birbirinden ayrılabiliyor. Bu da kontrolcüyü oyunun sunumunu tamamlayan önemli bir parçaya dönüştürüyor.

Sonuç

Marvel’s Wolverine kötü bir oyun değil. Dövüşleri hızlı ve eğlenceli, çatışmaları kaotik, görsel kalitesi olağanüstü ve teknik performansı neredeyse kusursuz. Logan’ın hızlı iyileşme yeteneği, pençeleri ve kontrolünü kaybettiği berserker anları başarılı biçimde oyuna aktarılmış. Çizgi romanlara sadık fiziksel tasviri, zengin kostüm seçenekleri ve detaylı hasar sistemi de karakterin hayranlarını memnun edecek önemli tercihler.

Fakat bütün bunlar, oyunun temelindeki tasarım sorunlarını gizleyemiyor. Son derece düz ilerleyen bölümler, neredeyse hiç bulunmayan keşif hissi, sınırlı düşman çeşitliliği, zayıf boss karşılaşmaları ve türün en iyilerine yaklaşamayan dövüş derinliği deneyimi aşağı çekiyor. Hikâyenin bazı iyi fikirleri olsa da hem anlatı hem de Logan’ın karakterizasyonu bakımından tutarlı ve etkileyici bir bütün ortaya konulamıyor.

Oyunun teknik detaylara gösterdiği özen ile temel tasarım kararları arasında şaşırtıcı bir uçurum bulunuyor. Logan’ın vücudunda açılan yaraların altında adamantium iskeletini gösterecek kadar ayrıntılı bir hasar sistemi hazırlanırken, bir QTE sekansında oyuncunun başarısız olmasına karşılık verecek alternatif bir animasyonun bulunmaması bu çelişkiyi iyi özetliyor.

Insomniac Games, Wolverine’in nasıl görünmesi, dövüşmesi ve hissettirmesi gerektiğini büyük ölçüde çözmüş. Ancak onun nasıl bir oyunun merkezinde yer alması gerektiğine aynı ölçüde güçlü bir cevap verememiş. Sonuç olarak ortaya teknik açıdan olağanüstü, özelleştirme bakımından zengin fakat bölüm ve karşılaşma tasarımı açısından şaşırtıcı ölçüde sıradan bir aksiyon oyunu çıkmış. En önemlisi ise… Marvel’s Wolverine, PlayStation özel oyunu olmanın ağırlığını kaldırabilmiş mi? Bu konuda pozitif düşünmek çok güç; özellikle de oyunun 5 yıl gibi uzun bir süre önce duyurulduğunu ve bu kadar uzun bir yapım sürecinin beklentileri ne denli yükselttiğini hesaba katarsak.

Şeffaflık Notu: Bu incelemede kullanılan oyun kodu yayıncı tarafından ücretsiz olarak sağlanmıştır. İncelemenin hazırlanması karşılığında herhangi bir ücret alınmamıştır.

Genel Değerlendirme

Görseller
9.5
Hikaye / Sunum
6
Oynanış
8
Bölüm Tasarımı
4
Ses / Müzik
8.5
Performans
10

Son Karar

Marvel’s Spider-Man serisiyle süper kahraman oyunları konusunda kendisini kanıtlayan Insomniac Games’in imzasını taşıyan Wolverine, ilk bakışta emin ellerde gibi görünüyor. Görsel kalite, teknik performans ve çatışmaların sunumu konusunda stüdyonun tecrübesini hissetmek mümkün. Ancak zayıf bölüm tasarımları, sınırlı düşman çeşitliliği, etkileyici olmaktan uzak boss dövüşleri ve potansiyelini tam olarak kullanamayan hikâye, oyunun bütününe ciddi şekilde zarar veriyor.
Emre Ozan Şirin
Emre Ozan Şirin
Başlat Tuşu Genel Yayın Yönetmeni Emre Ozan Şirin, oyun incelemeleri ve analizlerinde anlatı tasarımı ve görsel sanatı birleştiren uzman bir içerik üreticisidir. İngilizce Öğretmenliği ile Resim ve Animasyon eğitimini, oyun dünyasının teknik ve estetik yönlerini çözümlemek için kullanır. Sitenin editoryal stratejisini belirleyen Emre, çok disiplinli yaklaşımıyla nitelikli oyun gazeteciliğine odaklanmaktadır.
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Marvel’s Spider-Man serisiyle süper kahraman oyunları konusunda kendisini kanıtlayan Insomniac Games’in imzasını taşıyan Wolverine, ilk bakışta emin ellerde gibi görünüyor. Görsel kalite, teknik performans ve çatışmaların sunumu konusunda stüdyonun tecrübesini hissetmek mümkün. Ancak zayıf bölüm tasarımları, sınırlı düşman çeşitliliği, etkileyici olmaktan uzak boss dövüşleri ve potansiyelini tam olarak kullanamayan hikâye, oyunun bütününe ciddi şekilde zarar veriyor.Marvel’s Wolverine İnceleme