- Advertisement -

NBA 2K serisinin ana oyunlarını son iki senedir bayağı yerden yere vuruyorum (Haklıyım da). Bunun sebebi de her geçen senede 2K’in gözünü bürüyen para hırsı. Şimdi bu arkadaşların gözü hala dolardan başka bir şey görmüyor olsa gerek, NBA serisinin suyunu daha da nasıl çıkartırız diye düşünüp Playgrounds‘ın devamını çıkarmışlar. Yeni oyunun artıları da var, onlara da değineceğim ama oyuncuyu düşünmeden para odaklı geliştirilen oyunlara ilk başta sopayı vuruyor daha sonra saçını okşuyorum. NBA 2K Playgrounds 2 inceleme yazımda da artık bu düsturdan devam!

Koca kafalar koskocaman kafalar (Komik değil.)

Bilmeyenler için söyleyelim, bu Playgrounds serisi 2K’nin NBA tarafındaki arcade oyunu. Çok daha önceden NBA Jam vardı, eski nesil onu hatırlayabilir; ha işte onun uzaktan kuzeni. Biraz daha köyden şehire inmiş hali.

Playgrounds tamamen eğlenceye odaklanmış ve ona göre dizayn edilmiş durumda. Kocaman kafalar, abartılı hareketler, daha çizgi film vari görseller… Kartlarla oyuncular açıyor, 2’ye 2 maçlar yapıyor, birbirinize yumruklar sallıyorsunuz (Bir NHL değil tabii).

Şimdi zaten olayın başında kart mevzusu açıldı. Böylece benim neden ilk paragraftan ateş püskürtmeye başladığımı anlamışsınızdır. Daha oyunu ilk kez açıyorsunuz, hemen oyun size kart açtırıyor. O kartlardan oyuncular çıkıyor ve o anlık siz sadece o oyuncularla oynayabiliyorsunuz.

İşte yıllardır bu gibi durumlarda yanımda taşıdığım uzun menzilli tüfeği çıkarıp ateş edesim geliyor ama bizim sitede böyle şeyler yasak.

Altın düşmüş diyorlar.

Neyse. Öfkemi bir kenara koyup oyunun ana mekaniklerine dönelim (Bir son sopa daha vuracağım merak etmeyin). Aslında bu oyunun mekanikleri ilk oyunu oynadıysanız birebir aynı. Sizin için değişen bir şey yok. Hiç oynamadıysanız şöyle sizi bir alt paragrafa alalım.

2’ye 2 maçlar yaptığımız oyunun asıl amacı arkadaş arası eğlence ve hiç basketbol bilmeyen birisinin bile oyunu oynanabilmesi olduğu için çok basit tuş kombinasyonlarıyla çok büyük işler başarabiliyorsunuz. İşte oyunun güzel yanı bu. Normalde eline kontrolcü almamış, oyunlar ile hiç arası olmayan sevgili eşim bile (Çeyrek altınını ulaştıramayan varsa sosyal medyadan bana ulaşabilir) 2-3 dakikada olayı çözüp oyunu oynamaya başlayabiliyor.

Kart olayından bahsetmiştim (Maalesef). Oyunda takımlarınızı kartlardan çıkan oyuncularla kurabiliyorsunuz. Gösteri maçı ya da sezon başı (Ne yapmak istediğinize göre artık) takımınızı istediğiniz gibi kuruyorsunuz. (Bu arada NBA’deki her oyuncu yok tabii ki.) Bu oyuncuların belli başlı puanları var: Hız, üçlük, ribaunt vs. Bildiğimiz temel şeyler yani. Oyuncular birbirinden bu şekilde ayrılıyor. Kart paketlerini oyun içi parayla alabildiğiniz gibi tabii ki ve tabii ki gerçek parayla da alabiliyorsunuz (Sakin kalamıyorum). NBA 2K serisi gibi acımasız olmasa da tat tuz bırakmıyor insanın ağzında.

Bize gelsene sana basketbol oyuncu kartlarımı göstereyim 🙂

Hal böyleyken (Telefunken hehehe) oyun sizin tek başınıza saatlerinizi harcayacağınız, üzerinde kafa patlatacağınız bir oyundan ziyade parti oyununa doğru bir yön çiziyor. Tabii ki tek kişilik ve çevrim içi modları da var. Onlara da değineceğiz.

Tek kişilik mod denince oyunda sezon kısmını görüyoruz. Tabii ki bu gerçekteki gibi 82 maçlık bir NBA sezonu değil, biraz daha farklı bir sürümü. 14 maçlık bir maç serisinden sonra, “2 olan kazanır” play-off formatı ile sonuçlanan bir sezon bu. Durum böyle olunca birkaç saat içinde bir sezonu bitirebiliyorsunuz. Bu arada dört adet zorluk modumuz var, en zoru da bayağı zor öyle çerez değil haberiniz olsun.

Sezon modunun esprisi şu: Eğer kupayı kaldırırsanız takımına göre efsaneler açılıyor. Atıyorum Lakers ile şampiyon olursanız Magic Johnson kartına sahip oluyorsunuz. Bu efsanelerin kendine has özellikleri ve animasyonları oluyor. Bu nedenle de sezon biraz daha kart koleksiyonunu geliştirmek için oynanan bir mod halini alıyor. Farklı takımlarla şampiyon olup efsaneleri tek tek açmayı amaçlıyorsunuz.

Bu arada sezonu arkadaşınızla da tamamlayabilirsiniz. Yanınızda ya da uzaktan olması fark etmiyor. Arkadaşınızla oynamak kesinlikle daha eğlenceli oluyor, en azından geyik muhabbeti falan çevirebiliyorsunuz.

Çevrim içi demeye ağzım varmıyor

Şimdi oyunun çevrim içi oyunculu tarafı da var. Ama sakın buraya güvenip de oyunu almayın. Oyuncu sayısı hissedilir şekilde az. Normalde oyuncu olsa oyunu daha eğlenceli kılabilecek olan bu taraf şu an atıl şekilde bekliyor.

Oyuncu olduğunu farz edersek; bu kısımda normal olarak rekabet ön plana çıkarılmış. Lider tabloları ve birçok istatistiği görebiliyorsunuz. Normal maçlar dışında üçlük yarışması falan da var. Ha çok büyük bir esprisi yok bence, belki şut zamanlamanızı geliştirebilirsiniz.

Kısacası, yazının bu bölümünün kısalığından da anlayabileceğiniz üzere, çok büyük şeyler vaat etmiyor çoklu oyuncu. Yani buraya güvenip oyunu almayın.

Bir de oyun çok karikatürize edildiğinden midir nedir, bir piksellik var görsellerde. Yani gözünüze çok net durmuyor. Ha bu oyun için çok önemli değil ama yıl da 2018, bilemedim.

Party Rock

Bazı oyunlar vardır, normalde tek başınızayken hiç açmazsınız ama bir arkadaş gelir diye hard diskinizde bulundurmaya devam edersiniz. NBA 2K Playgrounds 2 tam böyle bir oyun.

Oyun eğlenceli mi? Evet. Uzun süreçte bayar mı? Kesinlikle. Bu nedenle bir arkadaşınızı da almaya zorlayın, oynarsınız diyemiyorum. Çünkü kısa bir sürede beraber sıkılacaksınız. Oyundaki derinlik çok az. Bu oyunun kategorisini spor oyunundan çok parti oyunları kısmına almak gerekir. 1-2 saatlik arkadaş ortamlarında gayet güzel gider. Daha uzun süreli ortamlar için size kutu oyunlarını öneriyorum.