Ana SayfaOyun İncelemeleriInvincible VS inceleme

Invincible VS inceleme

1930’lu yıllardan bu yana süper kahramanlar hayatımızda. İmkansız düzeyde kaslı vücutları ve bu yapılarını vurgulamak için kuşandıkları gülünç taytları, rüzgarla dalgalanan pelerinleri ile sayısız kahraman 100 yıla yakındır çizgi roman, sinema ve video oyunlarıyla karşımıza bir şekilde çıkıyor. Bazıları bu süreçte ikonlar haline geldi, büyük bir çoğunluğu ise unutuldu, zira belli başlı formüllerin dışına çıkılması kahramanın anti-kahramana dönüşmesine ya da insanlaşarak hayran duyulacak yapısından uzaklaşması kaygısı ile kahramanlık müessesesi bir kısır döngüye girdi. Zaman ile elbette her şey gibi insanların zevkleri ve beklentileri de değişti. Artık kahramanlar “kusursuz” değil, dertleri ve zaaflarıyla daha içimizden gibi gösterilmeye çalışılıyorlar, hatta ahlaki açıdan da gri bölgelerde duran tipler artık daha çok ilgi çekiyor. 

Hal böyleyken son dönem Amazon’un dizi ve animasyon uyarlamalarıyla iki eser büyük bir popülarite yakaladı: The Boys ve Invincible. The Boys direkt olarak süper güçlere sahip insanların da aşağılık tipler olabileceğini vurgulayan “filtresiz” anlatısıyla dikkatleri çekerken Invincible ise iyi ve kötüyü sorgulatan, kahramanların da yeri geldiğinde duygusal ve fiziksel açıdan paramparça olabileceğini işleyen bir yapım. Özellikle kalabalık olmasına rağmen iyi işlenebilen karakter kadrosu ve sürpriz faktörü sağla hikaye örgüsüyle beğeni topladı. Animasyon serisi dördüncü sezona gelmişken oyun tarafında da güzel bir hamle oldu ve tam da seriye yakışır şekilde bir dövüş oyunu ile Quarter Up, Invincible VS ile karşımıza çıktı. 

Invincible VS inceleme: Kan, ter ve süper güçler

Invincible VS, son dönem oynadığım en kanlı dövüş oyunlarından biri. En az animasyon serisi kadar kanlı olan oyun için Mortal Kombat seviyesinde bir vahşet söz konusu. Eğer oyunlarda bu düzeyde şiddet size göre değilse ilk kırmızı bayrağı çekelim. Zaten oyun kaçınılmaz olarak Invincible çizgiromanları ya da animasyon serisindeki yoğun aksiyonlu ve bol kanlı yapıyı seven hayran kitlesi için hazırlanmış ve bu şiddeti oyuna aktarmak konusunda ciddi ölçüde başarılı olmuşlar. Açıkçası Invincible VS’taki dövüştükçe sizden ve rakibinizden saçılan kan, kostümlerin ve vücutların aldığı hasar, çizgiromandakine yakın bir görsel tarz için bile tesirli olmuş, hatta daha gerçekçi görselleri olan Mortal Kombat’ın Fatality sekanslarını saymazsak dövüş içi kan revan detaylarından Invincible VS kadar etkilendiğimi söyleyemem. Hem estetik hem de çarpıcı. 

Hikaye tarafında özgün bir senaryo yazılmış. Ana karakterimiz Mark (Invincible) ve arkadaşları klasik bir kahramanlık gününde şehrin altını üstüne getirirken bir şeylerin tuhaf olduğunu sezerler. Uzaylı bir ırk tarafından üst teknoloji bir yapıya kapatılmış ve burada ilk etapta birbirleri ile, sonrasında ise bu dövüşlerden toplanan veriler ile oluşturulmuş klonlarıyla çarpışmak zorunda kalmışlardır. 

Çoğu dövüş oyununda olduğu gibi Invincible VS da hikâye konusunda çok etkileyici bir iş çıkartmamış. Hikâye tarafında ise ilk 10-15 dakikanın verdiği kafa karışıklığı ve gizem hissi, hemen bir sonraki dövüş için sebep yaratma kaygısı ile kotarılmış kolajlara kendini bırakıyor. Bu çok alışık olduğum bir senaryo ama işin asıl üzücü tarafı hikayenin toplamda 1 saat kadar sürmesi. Üstelik hikaye tamama erdirilmiyor bile, cliffhanger final ile açık açık devam sinyalleri veriliyor. Bu konuya oyunun içerik satış stratejisine değindiğim kısımda tekrar yer vereceğim. 

Ayrıca sunum konusunda sektörden biri olarak iki kelam isterim. Sevgili animasyon ekibi, Spider-Man: Into the Spiderverse’den ilham alarak limited animation tarzında bir stil yakalamak istemişsiniz. Ama kullanılan kare sayısı o kadar düşük ki bazı sahneler sanki ara pozları doldurulmamış, yapım aşaması finallenmemiş sekanslara benziyor. Kamera açıları ve koreografi çok iyi ama animasyon maalesef genel etkiyi baltalamış.

Üçe üç, güce güç

Invincible VS, üç dövüşçü seçerek rakip takımlara karşı mücadel verdiğimiz bir dövüş oyunu. Bu yapıyı bize sevdiren Marvel vs Capcom’dan ilham alındığı çok belli. Temel mekanikler hemen hemen aynı. Birer dövüşçü ön tarafta çarpışırken diğer iki dövüşçü stokta bekliyor ve isterseniz anlık çağırıp bir vuruş yaptırıyor, isterseniz de aktif dövüşçünüzü geri gönderip arkadakilerden birini kontrol etmeye başlıyorsunuz. Dövüşler takımlardan birinin üç dövüşçünün de dayak yemesiyle son buluyor.

Hafif, orta ve güçlü olmak üzere üç saldırımız ve bir tane de özel vuruş tuşumuz var. Capcom oyunlarının aksine Invincible VS çeyrek, yarım daire ya da çek bıraklı hareket girdileri istemiyor, her şey sadece tek tuşla hallediliyor. Temel kombo hafif tuşuna peşpeşe basılarak yapılıyor. Özel vuruş tuşu ise ileri, aşağı veya geriye basarak üç farklı özel saldırıyı aktif ediyor. Ultimate ve Finisher olarak adlandırılan kuvvetli vuruşlar ise özel barların bir veya üçüncü seviyeleri doluyken yapılabiliyor. Bunun için de güçlü ve orta tuşa aynı anda basıyoruz. Bu özel hareket ile dövüşü sonlandırırsanız rakibinizi Mortal Kombat tadında parçalara ayırabiliyorsunuz.

Oyunun eğitim bölümü bile oyuncuya sanki şu ana kadar andığım başka dövüş oyunlarından gelmiş gibi davranıyor ve kendini pek izah etmeye uğraşmıyor. Neyse ki mekanikler genel olarak fazla çeşitlilik sahibi değil. Dövüşlerde başarılı olmanın yolu ise karakterlerin özel hareketlerinin birbirine nasıl bağlandığını çözmek ve ekip sinerjisini etkili kullanmaktan geçiyor. Oyunla geçirdiğim bir haftanın ardından dengelerin şu an için çok temiz olduğunu söylemem güç. Şüphesiz bazı karakterler diğerine göre daha avantajlı. Geliştirici ekip için bazı durumlar öncelikli olmuş ve bu kesinlikle karakter dengesi değil. Buradan da canımı sıkan esas konuya geçiyoruz.

Hırslı bir içerik stratejisi

Özellikle piyasada iyi bilinen, köklü dövüş oyunlarında karşımıza çıkan bir sıkıntı vardır; oyunun tam sürümünü alsanız bile bir şeyler eksik hissettirir. Bu bazen oyunla aynı anda duyurulan bir sezonluk karakter grubu, bazen kostüm, yeri geldiğinde bir ek bölüm olur. Çok büyük firmalar ve yıllardır süregelen devasa yapım maliyetlerini teraziye koyduğumuzda bu durum bazen denklenir, bazen de ağır basar.

Mesela Arc System Works’ün oyunlarında DLC fiyatları biraz tuzludur. Capcom ise Street Fighter’da karakterleri denemeniz ya da oyun içinde içerik elde etmeniz için oyun içi kupon gibi sistemleri vardır. Ama kaçınılmaz olarak bir dövüş oyunu uzun ömürlü olacaksa mutlaka ek karakter ve kostüm gibi içerikler ile bir şekilde ek gelir elde edilmeye çalışılır. Bunlara bir yere kadar okey veriyorum, Capcom espor tarafında da oyunlarını bir şekilde yaşatıyor. Mesela bu sene Capcom Pro Tour ödül havuzu 2.1 milyon dolar. Ayrıca ek karakterlerde büyük emek var ve hem oynanışta hem tasarımda bunu ağır şekilde hissetirmeyi başarıyorlar. 

Invincible VS tarafında ise daha ufak çaplı bir proje görüyoruz. Geliştirici ekip kesinlikle boş değil; klasiklerden sayabileceğimiz Killer Instinct’in eski ekibi Skybound çatısı altında birleşerek Quarter Up kurulmuş. Ama en nihayetinde seçilen proje ünlü bir animasyon dizisinin hayran kitlesi öncelik alınarak hazırlanmış bir oyun. 3 vs 3 yapıda bir oyun için 18 karakter maalesef günümüz standartlarında zayıf. Teke tek olsa çok sırıtmayabilirmiş ama üç karakteri tek dövüşte deneyim ettiğiniz bir oyunda aynı tiplerle karşılaşma oranımıza da çok yüksek oluyor.

invincible vs titan

İlk sezon içeriği oyunla birlikte direkt duyuruldu ve buraya kadar tamamız. Ancak firma deluxe edition’a bile dahil edilmemiş kostümleri ilk günden satışa koyarak agresif bir satış stratejisi belirlemiş. Yazının önceki kısımlarında da değindiğim üzere sadece bir saatlik hikaye modu bile gelecekte oyuncudan yeni bir şeyler koparacak gibi tasarlanmış. Oyunun taban fiyatı olan 50 dolar  da fiyat / performans tarafında yabancı oyuncular tarafından çok eleştirildi. Ülkemizde PlayStation tarafında 2150TL ve az önce bahsettiğim, Deluxe içeriğinde bile olmayan ek kostümlerin tanesi 429TL’den satılıyor. Çoğu dövüş oyununda bu fiyata kostüm değil, direkt yeni dövüşçü satın alabiliyorsunuz. 

Müzik konusuna da değinmeden geçemeyeceğim. İlk olarak seslendirme tarafının hakkını vereyim; çok iyi iş çıkartılmış. Zaten J.K. Simmons, Gillian Jacobs gibi animasyon tarafına hayat veren aktörler oyunda da yer alıyor. Oyunda yer alan parçalar ise, kötü değil ama 90’ların disko kültüründe sıkışıp kalmış bir hissiyata sahip. Genel olarak dövüşlerin sahip olması gereken o epik etkiyi vermekten maalesef uzaklar. 

Ne kadar ömrü kaldı?

Invincible VS hikaye veya arcade modlarıyla oyuncusunu uzun zaman başında tutabilecek bir oyun değil. Bu durum zaten pek çok dövüş oyunu için geçerli. SteamDB verilerine göre oyunun PC sürümünü ortalama 1500 kişi oynuyor. Zirvesini 8000+ oyuncu ile yapmış ve bir hafta içinde 1500’lere inmiş durumda. Konsol tarafında da aşağı yukarı bir bu kadar daha oyuncu olduğunu tahmin ediyorum ve cross-play desteği de olduğu için oyunun en azından birkaç ay buna yakın bir performans sergilemesi muhtemel, ancak sonrasında sayı ciddi olarak azalacak ve iki haneli rakamlara kadar inecektir. Özetle Invincible VS, rekabetçi oyunculardan çok çizgiroman / animasyon serisini seven ve hobi düzeyinde dövüş oyunlarından hoşlanan oyuncular için önerebileceğim bir oyun. 

Genel Değerlendirme

Görseller
8
Oynanış
7
Seslendirme
9
Müzik
7
Fiyat / Performans
7
Hikaye / Sunum
4

Son Karar

Invincible VS, animasyon serisinin hayranlarını sevindirecek düzeyde. Rekabetçi ve derin mekanikleri olan dövüş oyunları arayışında olan oyuncular için ise yeterli gelmeyebilir.
Emre Ozan Şirin
Emre Ozan Şirin
Başlat Tuşu Genel Yayın Yönetmeni Emre Ozan Şirin, oyun incelemeleri ve analizlerinde anlatı tasarımı ve görsel sanatı birleştiren uzman bir içerik üreticisidir. İngilizce Öğretmenliği ile Resim ve Animasyon eğitimini, oyun dünyasının teknik ve estetik yönlerini çözümlemek için kullanır. Sitenin editoryal stratejisini belirleyen Emre, çok disiplinli yaklaşımıyla nitelikli oyun gazeteciliğine odaklanmaktadır.
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Invincible VS, animasyon serisinin hayranlarını sevindirecek düzeyde. Rekabetçi ve derin mekanikleri olan dövüş oyunları arayışında olan oyuncular için ise yeterli gelmeyebilir. Invincible VS inceleme