<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oyun İncelemeleri &#8211; Başlat Tuşu</title>
	<atom:link href="https://www.baslattusu.com/oyun-incelemeleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.baslattusu.com</link>
	<description>Başlat Tuşu, en kapsamlı oyun haberleri, detaylı incelemeler ve pratik rehberler sunar. PlayStation, Xbox, PC, mobil oyunlar ve gelişmeler.i</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 18:21:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2019/02/baslattusu-150x150.jpg</url>
	<title>Oyun İncelemeleri &#8211; Başlat Tuşu</title>
	<link>https://www.baslattusu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Echoes of Aincrad inceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/echoes-of-aincrad-inceleme-62456.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/echoes-of-aincrad-inceleme-62456.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bandai Namco Entertainment]]></category>
		<category><![CDATA[Echoes of Aincrad]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sword Art Online evreni, yıllardır anime ve oyun dünyasında kendine sağlam bir yer edinmiş durumda. Sanal gerçeklik teknolojisinin ölümcül bir oyuna dönüşmesini konu alan seri, özellikle ilk sagası olan Aincrad hikâyesiyle milyonlarca hayran kazanmıştı. Echoes of Aincrad ise bu ikonik macerayı günümüz oyuncularına yeniden sunmayı hedefliyor. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/echoes-of-aincrad-inceleme-62456.html">Echoes of Aincrad inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sword Art Online evreni, yıllardır anime ve oyun dünyasında kendine sağlam bir yer edinmiş durumda. Sanal gerçeklik teknolojisinin ölümcül bir oyuna dönüşmesini konu alan seri, özellikle ilk sagası olan Aincrad hikâyesiyle milyonlarca hayran kazanmıştı. Echoes of Aincrad ise bu ikonik macerayı günümüz oyuncularına yeniden sunmayı hedefliyor. Peki bunu ne kadar başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor? Hem seriyi yıllardır takip eden hayranlar hem de Sword Art Online evrenine ilk kez adım atacak oyuncular için hazırladığımız Echoes of Aincrad incelememizde tüm detaylarıyla değerlendiriyoruz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="Zn7Bjyh33kg"><iframe title="Echoes of Aincrad | Opening Cinematic" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/Zn7Bjyh33kg?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Sword Art Online ne ola?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Sword Art Online, Reki Kawahara&#8217;nın aynı adlı light novel serisinden uyarlanan ve 2012 yılında yayınlanan animesiyle dünya çapında büyük bir popülerlik kazanan bir yapım. Hikâye, oyuncuların tam dalış (FullDive) teknolojisi sayesinde bilinçlerini sanal gerçeklik dünyasına aktardıkları Sword Art Online adlı MMORPG&#8217;de geçiyor. Ancak oyuna giriş yapan on bin oyuncu, geliştirici Akihiko Kayaba tarafından içeride mahsur bırakılıyor. Oyundan çıkış yapmanın tek yolu, uçan kale Aincrad&#8217;ın 100 katını tamamlayarak oyunu bitirmek. Üstelik oyunda hayatını kaybedenlerin gerçek dünyada da yaşamını yitirmesi, bu sanal macerayı ölüm kalım mücadelesine dönüştürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Echoes of Aincrad ise serinin en sevilen hikâyesi olarak kabul edilen Aincrad Saga&#8217;sını yeniden ele alıyor ve oyunculara kendi yaratacakları bir karakterle bu maceranın bir parçası olma fırsatı tanıyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="fRmKMYuhxZU"><iframe title="Echoes of Aincrad | Story Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/fRmKMYuhxZU?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Echoes of Aincrad inceleme &#8211; Eski hikaye, yeni yüz</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Echoes of Aincrad, alışık olduğumuz Sword Art Online oyunlarından farklı olarak bizi Kirito&#8217;nun yerine koymuyor. Bunun yerine tamamen kendi oluşturduğumuz bir karakterle Aincrad&#8217;ın ölümcül dünyasına adım atıyor ve hikâyeyi kendi bakış açımızdan deneyimliyoruz. Kirito, Asuna ve serinin diğer ikonik karakterleri yolculuğumuz boyunca zaman zaman karşımıza çıksa da bu kez sahnenin merkezinde bizim avatarımız yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyun, Sword Art Online beta testinin son günü ile başlıyor. Bu kısmı oyunun ücretsiz demosunda da oynayabiliyor ve kayıt dosyanızı tam sürüme aktarabiliyorsunuz. Sword Art Online&#8217;ın resmi açılış gününde on bin oyuncuyla birlikte oyuna giriş yapıyor, kısa süre sonra da Akihiko Kayaba&#8217;nın ölümcül planının bir parçası olduğumuzu öğreniyoruz. Aincrad&#8217;dan kurtulmanın tek yolu, yüz katlı kaleyi tamamlamak. Ancak Echoes of Aincrad, bu tanıdık hikâyeyi birebir anlatmak yerine oyuncuya özel olaylar, yeni karakterler ve alternatif senaryolarla zenginleştirerek seriye farklı bir bakış açısı kazandırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun anime estetiğini başarıyla yansıtan görsel tasarımı ise beni yaklaşık on dört yıl önce Sword Art Online&#8217;ı ilk kez izlediğim günlere götürdü. Özellikle seriyi yakından takip eden oyuncuların fark edeceği küçük ama etkileyici detaylar, nostalji hissini güçlendiriyor. Bunlardan biri de karakter yaratma sürecinde karşımıza çıkıyor. Oyunda karakter yaratmamıza rağmen beta aşamasında bize geçici bir avatar veriliyor ve hikâyenin kritik anında, animede olduğu gibi tüm oyuncular gerçek dünyadaki görünümlerine geri dönüyor. Tam bu noktada bizim karakterimiz de oluşturduğumuz görünüme kavuşuyor. Animeyi birebir yansıtan bu küçük dokunuş, daha ilk saatlerden itibaren kendimi gerçekten Aincrad&#8217;ın içinde hissetmemi sağlayan hoş sürprizlerden biri oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sunumda ise biraz karışık fikirdeyim. Oyunun hikâyesi bazen iyi hazırlanmış ara sahneler ile sunulurken, bazen de çok robotik ve basite kaçmış yakın plan çekimler ile de geçiştirilmiş. Bu anlarda oyun bir ya da iki nesil eski bir yapım oynuyormuşsunuz hissi bile verebiliyor. Teknik analizde bu konuya daha detaylı değineceğim.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="zQvrW2LHo0Q"><iframe title="Echoes of Aincrad | Story Trailer 2" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/zQvrW2LHo0Q?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Dijital esaret</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Aksiyon rol yapma türünde olan Echoes of Aincrad, şehirler, açık alanlar ve zindanlar üçgeninde sizi döndüren bir oyun. Açık dünya bir yapı olmadığı gibi bölgeler arasında serbest dolaşma imkanınız dahi yok. Oyunda bir bölgeye sadece görev alarak geçebiliyoruz ve buraya kadar okeyim. Ancak bölgelerde de sadece görevin belirlediği sınırlar içinde gezebiliyoruz. Açık görünen bir yol var ve ötesinde ne var merak mı ediyorsunuz? Eğer görev sınırları dışındaysa izin yok. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir süre sonra da her şey A noktasından B noktasına ulaş, güvenli bölgeleri aç ve bölüm sonu canavarını kes moduna dönüyor. Bu arada bu sınırlara karşın bölüm tasarımları o kadar sığ ki anlatamam. Çayır çimen gezdiğimiz bölgelerde bu bir yere kadar tamam, ama zindanlarda o kadar sırıtıyor ki bu durum, aynı yerlerden geçiyor hissi alıyor hatta çok karışık olmamasına karşın bu niteliksiz yapı yüzünden yolunuzu bile şaşırmaya başlayabiliyorsunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Peki bölüm tasarımları bu kadar vasatsa bizi bu oyuna ne çekebilir?” diye sorarsanız, cevabım öncelikle oyunun fena sayılmayan oynanış mekanikleri olabilir. Echoes of Aincrad tamamı yakın dövüş odaklı altı farklı silah seçeneği sunuyor. Her silahın kendi saldırı disiplini ve kullanıp seviye atladıkça öğrendiğiniz özel silah yetenekleri var. İşleri daha da eğlenceli hâle getiren kısım ise düşmanların uzuvlarını kopartabiliyor olmanız. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-1024x576.webp" alt="echoes of aincrad inceleme 01 1280x720" class="wp-image-62459" title="Echoes of Aincrad inceleme 1" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/echoes-of-aincrad-inceleme-01_1280x720.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Uzuv kopartma sistemi genel olarak havalı olsun diye eklenmiş ama nadiren oyunda lehinize de çalıştığı senaryolar var. Mesela kalkanına yapışmış, her saldırınızı bloklayan bir koboldun kalkanını tutan kolunu kesip kopartabilir ve savunmasız hale getirebilirsiniz. Ya da bazı iri kıyım bossların bacağını kesip hareketlerini sınırlayabiliyoruz. Fikir olarak fena değil ama genel olarak havalı bitiriciler olarak tasarlanmışlar. Yine de animede ilk gördüğümde “Vay be!” dedirten bir şeyi oyunda da deneyim edebilmek hoş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karakterimiz düşman öldürdükçe ve görev tamamladıkça tecrübe puanı alıyor ve seviye atlıyor. Puanları dağıtma konusunda oldukça özgürsünüz. İstediğiniz değere dağıttığınız puanları az miktar altın karşılığında geri alabilir ve başka taraflara dağıtabilirsiniz. Aynı şeyi silah yetenekleri seviyeniz için de yapabiliyorsunuz. Bir silahta onuncu seviyeye ulaştığınızda artık yetenek kazanmak yerine yetenek puanları almaya başlıyorsunuz. Bu esnada bir yan görev açılıyor ve bunu tamamladığınızda puanlarınızı silah yeteneklerinizi kuvvetlendirmek için kullanabiliyorsunuz. Karakteriniz aynı anda üç yetenek kuşanabiliyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görevlerde yanımıza bir arkadaş alıyoruz (bazen hikaye kapasamında daha fazla kişi katılabiliyor) ve onlar da aktif şekilde mücadelede yer alıyor. Yapay zekaları oldukça agresif ve savaşlarda yardımcı oluyorlar, ayrıca bu karakterlerle aktif komut vererek bir destek bir de ofansif yan yetenek kullanabiliyorsunuz. Ofansif yetenekler iki kişinin aynı anda saldırdığı ağır hasar veren yetenekler olurken destek yetenekleri iyileştirme, defans artırma ya da düşmanı analiz etme gibi karakterden karaktere değişiklik gösteren şeyler oluyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="K3O2Nteb10o"><iframe loading="lazy" title="Echoes of Aincrad | System Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/K3O2Nteb10o?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Teknik analiz</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Echoes of Aincrad teknik tarafta çok etkileyici bir yapım değil. PlayStation 5 yerine 4’e de çıksa aynı şeyi söylerdim. Grafikler kabul görür düzeyde detaylara sahip ama bu kadar büyük bir eserin “öze dönüş” projesinin daha ihtişamlı olmasını beklerdim. Daha önce değindiğim oyuncuyu özgür bırakmayan ve yavan bölüm tasarımları işleri biraz yokuşa sürüyor. Sword Art Online hayranlığım ve bir yere kadar keyif aldığım oynanış mekanikleri, iflah olmaz karakter kasma dürtümle birleşince oyun bir şekilde kendini götürdü ama Sword Art Online ile pek de ilgisi olmayan biri için piyasada tonla rol yapma oyunu varken Echoes of Aincrad ne kadar albenili görünür emin değilim.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun optimizasyonu çok başarılı değil. Quality ve Performance arasında seçim yaparak kare sayısı ve görsel detay arasında bir seçim yapabiliyorsunuz. Sorun şu ki oyun o kadar üst düzey grafiklere sahip değil. PlayStation 5 Pro’da her türlü uçuşa geçmesi gereken oyunda performans modunu seçerseniz vejetasyon ve gölge gibi detayların düşürüldüğü rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalite modunda 4K çözünürlük hedefleniyor ve oyun, saniyede 30 kare hızına sabitleniyor. Ancak özellikle dış bölgelerde kare sayısının stabil kalamadığını belirteyim. Kapalı mekanlarda ise durum daha iyi. 60 kare sunan performans modunda ise 1440p hedefleyen dinamik çözünürlük karşımıza çıkıyor. İşi sadece çözünürlük düşürerek çözebilselermiş açıkçası performans modunu çok yadırgamayacaktım, zira anime stili görseller için 2K dinamik çözünürlük yeterli. Buna bir yama gelir mi bilmiyorum ama oyunun resmi sayfasında PC için bile önerilen sistemlerde 1080p / 60fps performans vereceği not düşüldüğü için pek bir beklentim yok.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="czs8S3kncpM"><iframe loading="lazy" title="Echoes of Aincrad | Death Game Mode Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/czs8S3kncpM?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Övsek mi dövsek mi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yazı boyunca roller coaster misali bir yükseldik bir alçaldık. Çünkü Echoes of Aincrad çok uzun zamandır beklenen ideal Sword Art Online oyunu olma yolunda doğru yönde ama yamuk yumuk adımlar atmış bir yapım. Savaş mekanikleri anime serisindeki hissiyata yakın ve keyifli, silah yetenekleri ve karakter geliştirme işi de fena değil ve rol yapma oyunu sevenler için motive edici. Ama oyunun özellikle dünyası o kadar bomboş bir his veriyor ki&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Girişte beta fazının son anlarını oynuyorduk diye çok irdelemedim ama açılış gününde on bin oyuncu ile başbaşa kalıyoruz ve görevlere girdiğimizde… yine her yer bomboş? Nerede yüzlerce oyuncu? Echoes of Aincrad dünyası kesinlikle yaşamıyor ve heyecan verici değil.  Düşman çeşitliliği de çok fazla değil. Yan görevleri de atlamadan peşpeşe yaparsanız aynı yaratık ve bölüm sonu canavarlarını bıkkınlık verecek kadar çok göreceksiniz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">En üzücü detay ise oyunun …çapı. Aincrad 100 kattan oluşuyor ve oyunda, spoiler değil &#8211; resmi sayfada paylaşılan bilgi &#8211; sadece ve sadece iki kat oynanabiliyor. İki kat. Animede toplamda 75 kat çıkıldığını hesaba katarsak bu işin nereye varacağını ve ne kadar işlenebileceğini de oldukça merak ediyorum.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Echoes of Aincrad’ın bazı içeriklerinin standart sürümde bulunmaması da ayrıca dikkatimi çekti. Mesela oyunda tıpkı hikâyedeki gibi ölürseniz kayıt dosyanızın silindiği (yani oyunda gerçekten öldüğünüz) bir mod olan Death Game Mode bulunuyor. Ama Deluxe ya da Ultimate Edition satın almazsanız bu moda oyunun başında değil, oyunu bitirdikten sonra erişebiliyorsunuz. Yeni başlayanlar tasviye edeceğim bir mod değil, zira bazen düşmanlar çok ucuz numalaralar sizi öldürebiliyor ama gene de bunun bir zorluk seviyesi olarak sunulmak yerine oyun sonuna kilitlenmesi ve sadece özel edisyon sahiplerinin erken erişebilmesi biraz üzücü. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun hikayesine değişik bir bakış açısı getiren Unanswered // butterfly adlı bir film de yine sadece Ultimate Edition satın alanların erişimine açılmış durumda. İzlemezseniz devasa bir kaybınız olur mu, hayır… ama yine de bir edisyon arkasına saklanmış olması üzücü. Standart sürümün 3000TL, Ultimate sürümün de 4750TL olduğunu da not düşeyim bu arada. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Bu macera bitmez</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.bandainamcoent.com/games/echoes-of-aincrad" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Echoes of Aincrad</a>, Sword Art Online animesini sevmiş biri olarak beni oldukça heyecanlandırmıştı. En sevdiğim sagayı işliyordu ve önceki oyunlara göre daha kapsamlı görünüyordu. 30 saatlik oynanış sonunda bazı doğru adımlar atılmış olsa da gol olmamış bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca hikayeyi nihayete erdirme konusunda nasıl bir yol izlenecek, oyun ya da içerik başına 2-3 kat koyulan bir formül ile ne kadar ilerlenebilir emin değilim. Sword Art Online animesine aşinaysanız, “Sonunu düşünen kahraman olmaz” modunda detaylara takılmadan popüler bir animenin dünyasında maceradan maceraya koşmak dışında beklentiniz yoksa oyun sizi eğlendirecektir. Diğer grupta kalan oyuncular için de bitirmesi en az 2-3 saat süren, oyun hakkında yeterli izlenim sahibi olmanızı sağlayacak dolu dolu bir demo olduğunu tekrar hatırlatayım.</p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/echoes-of-aincrad-inceleme-62456.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/echoes-of-aincrad-inceleme-62456.html">Echoes of Aincrad inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/echoes-of-aincrad-inceleme-62456.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Digimon Story Time Stranger inceleme (Nintendo Switch 2)</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/digimon-story-time-stranger-inceleme-nintendo-switch-62452.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/digimon-story-time-stranger-inceleme-nintendo-switch-62452.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 15:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62452</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl PlayStation 5, Xbox Series X&#124;S ve PC için çıkan Digimon Story Time Stranger, serinin uzun süredir beklenen geri dönüşü olmayı başarmıştı. Çıkış döneminde Nintendo platformlarında yer almayan oyunun nihayet Switch ve Switch 2 sürümü ile de oyuncularla buluşuyor. Hâl böyleyken Digimon Story Time Stranger incelememizi bu kez Switch sürümünün getirdiği yeniliklerle tekrar kaleme aldık.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/digimon-story-time-stranger-inceleme-nintendo-switch-62452.html">Digimon Story Time Stranger inceleme (Nintendo Switch 2)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Geçtiğimiz yıl PlayStation 5, Xbox Series X|S ve PC için çıkan Digimon Story Time Stranger, serinin uzun süredir beklenen geri dönüşü olmayı başarmıştı. Çıkış döneminde Nintendo platformlarında yer almayan oyunun nihayet Switch ve Switch 2 sürümü ile de oyuncularla buluşuyor. Hâl böyleyken Digimon Story Time Stranger incelememizi bu kez Switch sürümünün getirdiği yeniliklerle tekrar kaleme aldık.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="2dMQbVN4vXg"><iframe loading="lazy" title="Digimon Story Time Stranger – Nintendo Switch™ 2 / Nintendo Switch™ Announcement Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/2dMQbVN4vXg?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Digimon Story Time Stranger inceleme &#8211; Switch &amp; Switch 2 ile yeniden</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çocukluğu 90’lara denk gelen bir neslin çok iyi bildiği çizgi film serisi Digimon, rakibi Pokemon gibi çok sayıda oyun uyarlaması ile karşımıza çıktı. 8 yıllık uzun bir yapım süreci sonrası hayranların beğenisine sunulan Time Stranger’ı ilk incelediğimde eski assetleri kullanmak yerine tamamı baştan modellenmiş Digimonlar, oynanış ve hikayesi ile beğenmiş olsam da teknik taraftaki pürüzleri nedeniyle eleştirmiştim. Switch &amp; Switch 2 sürümü ile birlikte bu konuda da bazı gelişmeler olmuş, yazının devamında paylaşacağım. İlk olarak hikayeyi hatırlayalım:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Time Stranger’ın hikayesi, hem insan dünyasını hem de dijital dünyayı tehdit eden büyük bir felaket etrafında şekilleniyor. Oyuncular, ADAMAS adlı bir örgüt için çalışan bir ajan rolünü üstleniyor. Oynanabilir karakter olarak Dan Yuki (erkek) veya Kanan Yuki (kadın) isimli kahramanlardan birini seçebiliyoruz. Seçtiğiniz karakter bir JRPG klişesi olan “sessiz kahramana” dönüşürken diğer karakter ise size operatör olarak uzaktan bağlanarak yardımcı oluyor. Oynadığımız karakteri istediğimiz zaman değiştirebiliyoruz. Farklı zaman çizgilerinde ilerlerken oyuncunun seçimleri, senaryonun seyrini değiştiren alternatif yollar yaratıyor. Bu da oyunu yalnızca lineer bir hikaye olmaktan çıkarıp tekrar oynanabilir bir deneyime dönüştürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle insanlarla Digimon arasındaki bağ, hikayenin duygusal merkezini oluşturuyor. Partner Digimon’larla kurulan dostluk sadece savaşlarda değil, dramatik sahnelerde de öne çıkıyor. Yan hikayelerde Digimon’ların kendi kişilikleriyle ön plana çıkması, oyuncuların onlarla bağ kurmasını daha da kolaylaştırıyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="bFEu9XOLmg0"><iframe loading="lazy" title="Digimon Story Time Stranger | Story Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/bFEu9XOLmg0?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Time Stranger, JRPG ve monster-taming (canavar yetiştirme) türlerini birleştiren klasik yapısını korumaya devam ediyor. Oyunda savaşlara üç ana Digimon ve üç yedek Digimon dahil olabiliyor. Yedek Digimon’lar da anında değiştirilebiliyor, bu da savaşlarda stratejik esneklik sağlıyor. Sıra tabanlı savaşlar Shin Megami Tensei serilerini andırıyor. Düşmanları haritada görüp onlara ön saldırı yaparak avantaj elde etmek mümkün. Ayrıca savaş hızını artırma özelliği sayesinde rutin karşılaşmalar daha hızlı geçilebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapışmalarda önem taşıyan tür ve elementler de Cyber Seluth oynayanların hatırlayacağı hiyerarşiyi koruyarak geri dönmüş. Digimon’lar Virus, Data ve Vaccine olmak üzere üç ana gruba ayrılıyor. Virus Data’ya, Data Vaccine’e, Vaccine ise Virus’e karşı etkili. Bunun ardından elementler devreye giriyor. Bunlar da kendi içlerinde üçlü gruplara ayrılıyor. Kısaltarak yazarsak Fire &gt; Plant &gt; Water &gt; Fire. Bu grubu takiben Electric &gt; Wind &gt; Earth &gt; Electric. Özel durumu olan Light ve Dark birbirlerine karşı eşit derecede zayıf, yani kim saldırırsa diğerine ağır hasar veriyor. Son olarak Neutral’ın ise hiç bir elemente zayıflığı ya da üstünlüğü yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Digimon toplama ve evrim mekanikleri ise biraz daha geliştirilerek daha eğlenceli hale gelmiş. Oyuncular, düşman Digimon’ları analiz ederek koleksiyonlarına katabiliyor. %100 analiz seviyesine ulaşıldığında Digimon yakalanabiliyor, %200’de ise daha güçlü varyantları elde edilebiliyor. Bu sistem, oyuncuya koleksiyon yaparken ekstra motivasyon sağlıyor. Bunun yanısıra Digimon’ları ekstra eğitebildiğimiz çiftlikler mevcut. Burada istediğiniz Digimon’u geliştirip zayıf taraflarına abanabiliyor ve istediğiniz gibi özelleştirebiliyorsunuz. Oyunda 450 üzeri Digimon olduğu için bu tarz pasif gelişim alanları büyük önem taşıyor.<br>Tüm bu detayları dikkate alarak Digimon’larınızı geliştirir ve tür / element üstünlüklerine dikkat ederseniz genel olarak savaşlarda hiç zorluk çekmeyeceksiniz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="Kx-oV3hcqns"><iframe loading="lazy" title="Digimon Story Time Stranger – Nintendo Switch™ 2 / Nintendo Switch™ How to Play Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/Kx-oV3hcqns?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Teknik mevzular</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Digimon Story Time Stranger’ın görselleri, Dragon Quest Monster ya da Pokemon gibi dengi sayılabilecek canavar kapıştırmalı JRPG’ler ile kıyaslarsak oldukça iyi duruyor. Anime stili cel shade üç boyutlu görseller animasyon tarafında zaman zaman bizi üzse de genel olarak eli yüzü düzgün sekanslardan oluşuyor. Oyunun vurucu noktası olan canavar tasarımları ise elden geçirilmiş ve az buz değil, tam 450 Digimon’dan bahsediyoruz; her biri oldukça güzel şekilde elden geçirilerek baştan modellenmiş. Müzik tarafında da işler tıkırında. Bestelere emek veren Masafumi Takada sektörün alaylılarından; Evil Within, Danganronpa, God Hand ve Fatal Frame gibi ünlü yapımlarda yer almış bir usta kendisi. Bu oyuna özel olan bestelerin yanısıra opsiyonel olarak geçmiş Digimon oyunlarının parçalarını da dinleyebiliyorsunuz, bu da yine bir JRPG klişesi olan aşırı tekrar eden parça sorunsalını bir nebze kurtarıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Performans tarafına baktığımızda ise Bandai Namco’nun bize hoş sürprizler hazırladığını görüyoruz. Oyunun orijinal çıkışında tuhaf bir durum vardı; ister Xbox Series X, isterseniz PlayStation 5 Pro’da oynayın, tüm sürümleri saniye başı 30 kareye kilitli durumdaydı. O dönem oyunun genel yapısının Switch 2’de dahi çalışmaya müsait olduğunu ve 60 karenin rahatlıkla yakalanabileceğini söyleyerek teknik analizi biraz acı bir şekilde sonlandırmıştım. Şimdi iyi haberler; oyun artık 60 kare hızına sahip bir performans moduna sahip.&nbsp; Switch 2 sürümü direkt bu şekilde çıkarken 9 Temmuz’dan itibaren diğer konsollara da güncelleme ile bu seçenek eklenecek. Biraz geç kalınmış olsa da düzeltilmesine sevindim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Time Stranger’ın Switch ve Switch 2 sürümleri donanım kapasitelerine göre farklı performanslar sergiliyor. İlk olarak oyunun Switch sürümüne bakalım. Bu sürüm sistemin üst sınırı olan 1280 x 720 çözünürlüğe ve 30 kare hızına sahip. 9 yıllık bir konsol için sanırım daha fazlasını da beklemeye gerek yok. Switch 2 tarafına gelirsek; bu sürüm iki grafik moduyla geliyor. Quality Mode, TV’de 4K (3840&#215;2160) çözünürlük ve saniye başı 30 kare kombinasyonuyla gelirken Performance Mode hem TV’de hem de elde 1080p (1920&#215;1080) çözünürlük ve 60 kare akıcılığı sunuyor. Oyunun Switch 1 sürümünü Switch 2’ye yükseltmek ve kayıt transferi yapmak da mümkün olacak.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle Switch 2 geçişi ile birlikte Digimon Story Time Stranger evine döndü diyebilirim. Bu tarz konsolun mobil yapısına uygun, performans tarafında aşırı zorluk yaratmayan oyunları elde oynamanın keyfi her zaman başka oluyor. Özellikle performans modunda tam çözünürlük yakalanabilmesi iyi olmuş. Geliştirici ekip orijinal çıkış döneminden bu yana optimizasyon üzerinde çalışmış ve verimli sonuçlar elde etmiş belli ki.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="-yf0WEPzLy0"><iframe loading="lazy" title="Digimon Story Time Stranger - Cool Digimon Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/-yf0WEPzLy0?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Karar</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://en.bandainamcoent.eu/digimon/digimon-story-time-stranger" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Digimon Story Time Stranger</a>, yazıda daha önce de andığım “kulvarındaki oyunlar” içinde şu an için en iyi görünen oyun. Oynanış mekanikleri Cyber Seluth kadar keyifli ve üstüne doğru yerlerde iyileştirilmeler yapılmış olması harika. İlk çıkış tarihinde yaşanan frame kilidi mevzusu artık tüm sistemler için ortadan kalkmış durumda ve oyun en başından beri olması gereken platformlar olan Switch &amp; Switch 2’de sonunda boy gösteriyor. Özellikle Switch 2 sahibiyseniz ve bu tür oyunlara ilgi duyuyorsanız Time Stranger kaçırılmaması gereken bir oyun. Son kararınızı vermeden önce tüm sistemlerde yer alan demosuna da göz atabilirsiniz. Oyun yaklaşık 40-50 saatlik bir oynanış süresi sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/digimon-story-time-stranger-inceleme-nintendo-switch-62452.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/digimon-story-time-stranger-inceleme-nintendo-switch-62452.html">Digimon Story Time Stranger inceleme (Nintendo Switch 2)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/digimon-story-time-stranger-inceleme-nintendo-switch-62452.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Assassin’s Creed Black Flag Resynced inceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-inceleme-62446.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-inceleme-62446.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Assassin's Creed Black Flag Resynced]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[Ubisoft]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Assassin’s Creed Black Flag Resynced incelememizde, Korsanlığın Altın Çağı'na bugüne kadar gördüğümüz en cilalı sürümüyle yelken açıyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-inceleme-62446.html">Assassin’s Creed Black Flag Resynced inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Tarihi olayları kurgusal bir anlatıyla harmanlayan Assassin’s Creed serisinin en sevilen oyunlarından biri olan Assassin’s Creed IV: Black Flag, 2013 yılında oyuncularla buluşmuştu. Seri açık dünya yapısıyla tanınsa da Black Flag, ilk kez oyuncuları Karayip Denizi&#8217;nin uçsuz bucaksız sularına çıkararak deniz keşfi, gemi savaşları ve korsan yaşamını başarıyla deneyimletmişti. Aradan geçen yıllara rağmen aynı hissi verebilen bir yapımın hâlâ ortaya çıkmamış olması, Black Flag&#8217;i serinin en özel oyunlarından biri hâline getirdi. Uzun süredir yeniden hayat bulması beklenen bu macera nihayet geri dönüyor. Assassin’s Creed Black Flag Resynced incelememizde, Korsanlığın Altın Çağı&#8217;na bugüne kadar gördüğümüz en cilalı sürümüyle yelken açıyoruz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="U9EmVkQ5v54"><iframe loading="lazy" title="Assassin&amp;apos;s Creed Black Flag Resynced: Official Summer Game Fest Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/U9EmVkQ5v54?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Assassin’s Creed Black Flag Resynced inceleme: Korsanlıktan Suikastçılığa Uzanan Bir Yolculuk</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Assassin’s Creed Black Flag Resynced, bizi 1715 yılına, Korsanlığın Altın Çağı&#8217;nın en hareketli dönemine götürüyor. Bu kez hikâyenin merkezinde Altair ya da Ezio gibi eğitimli bir suikastçı değil, servet ve şöhret peşinde koşan hırslı bir korsan olan Edward Kenway yer alıyor. Daha iyi bir hayat kurma hayaliyle Karayipler&#8217;e açılan Edward, kısa süre içinde kendisini Suikastçılar ve Tapınakçılar arasındaki yüzyıllardır süregelen savaşın tam ortasında buluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Black Flag&#8217;in hikâyesini özel kılan nokta ise Edward&#8217;ın karakter gelişimi. Başlangıçta yalnızca ganimet ve zenginlik peşinde koşan kahramanımız, yaşadığı kayıplar ve karşılaştığı olaylar sayesinde zamanla bambaşka bir insana dönüşüyor. Bu değişim yalnızca ana hikâyede değil, tanıştığımız karakterlerle kurduğu ilişkilerde de başarılı şekilde hissettiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan oyun, dönemin efsanevi korsanlarını da hikâyeye ustalıkla dahil ediyor. Kara Sakal (Edward Thatch), Benjamin Hornigold, Charles Vane, Anne Bonny ve William Kidd gibi tarihi isimlerle kurduğumuz dostluklar ve rekabetler, Karayipler&#8217;i yalnızca keşfedilecek büyük bir haritadan ibaret olmaktan çıkarıp yaşayan bir dünyaya dönüştürüyor. Black Flag Resycned hikayeyi orijinaline oldukça yakın bir şekilde işliyor ve aradan geçen yıllara rağmen Black Flag&#8217;in anlatımı ve karakter kadrosu hâlâ serinin en güçlü hikâyelerinden biri olduğunu söyleyebilirim.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward-.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="540" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward-.webp" alt="Assassin&#039;s Creed Black Flag Resynced ile gelen yenilikler" class="wp-image-62148" title="Assassin’s Creed Black Flag Resynced inceleme 2" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward-.webp 960w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward--300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward--768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward--747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward--150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward--600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/AC-Black-Flag-Resynced-Edward--696x392.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a><figcaption class="wp-element-caption">Assassin&#8217;s Creed Black Flag Resynced | Ubisoft</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Korsanlığın kitabı</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Assassin’s Creed Black Flag Resynced, serinin klasik parkur ve gizlilik mekaniklerini koruyor. Çatılarda hoplaya zıplaya ilerlemek, düşman kamplarına fark edilmeden sızmak, samanlıklara atlayarak iz kaybettirmek ve yakın dövüşte kılıçlarla mücadele etmek, Assassin&#8217;s Creed hayranlarının yıllardır aşina olduğu deneyimi sunuyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Assassin’s Creed serisinin en sevdiğim yönlerinden biri, düşmanları gafil avlayarak ya da gardını kırıp tek hamlede etkisiz hâle getirebilmekti. Seri, AC: Origins ile seviyeli RPG sistemine geçiş yaptıktan sonra bu hissiyat büyük ölçüde kaybolmuştu. Yüksek seviyeli düşmanların gizli suikastlarla bile öldürülememesi, kendimi bir suikastçıdan çok sıradan bir rol yapma oyunu savaşçısı gibi hissettirmeye başlamıştı. Black Flag Resynced ise beni yeniden serinin köklerine döndürdü. Düşmanları sessizce avlamak, tekmeyle dengelerini bozmak, ayaklarına çelme takarak yere düşürmek ve ardından tek hamlede işlerini bitirmek, uzun zamandır özlediğim o klasik Assassin’s Creed oynanışını yeniden yaşattı.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="y5QEQzyFULg"><iframe loading="lazy" title="Assassin&amp;apos;s Creed Black Flag Resynced: Health to the Company - Cinematic" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/y5QEQzyFULg?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Black Flag&#8217;i serinin geri kalanından ayıran en önemli unsur ise hiç şüphesiz deniz oynanışı. Edward&#8217;ın gemisi Jackdaw ile Karayipler&#8217;in dört bir yanını özgürce keşfetmek, ticaret gemilerine saldırmak, düşman donanmalarıyla top düellolarına girmek ve ele geçirilen gemileri filonuza katmak, oyunun en keyifli anlarını oluşturuyor. Gemi savaşları bugün bile sunduğu tempo ve stratejik derinlikle etkileyiciliğini koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ana gemimiz Jackdaw&#8217;ın gelişim sistemi de keşif yapmayı sürekli ödüllendiriyor. Toplarınızı güçlendirmek, gövdeyi dayanıklı hâle getirmek, ağır atışlar ve döner toplar gibi yeni silahlar açmak için kaynak toplamak doğal bir ilerleme hissi yaratıyor. Bu nedenle açık dünyada geçirilen zaman hiçbir zaman yalnızca haritadaki simgeleri temizlemekten ibaret hissettirmiyor; yapılan hemen her aktivite geminizi güçlendirmeye ve daha zorlu deniz savaşlarına hazırlanmanıza katkı sağlıyor. Bunun haricinde karaya çıktığımızda yüksek noktalardan kuş bakışı atarak haritamızı güncellemek, yan görevler almak ve sağda solda gizlenmiş objeleri / hazineleri bulmak gibi Assassin’s Creed klasiği haline gelmiş diğer eylemleri de oyun boyunca sürdürüyoruz.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="540" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02.webp" alt="Assassin&#039;s Creed Black Flag Resynced" class="wp-image-61781" title="Assassin’s Creed Black Flag Resynced inceleme 3" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02.webp 960w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resynced-02-696x392.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a><figcaption class="wp-element-caption">Assassin&#8217;s Creed Black Flag Resynced</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Teknik mevzular</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Elimizde bir yeniden yapım oyun olunca ister istemez en merak edilen kısım nelerin geliştiği ve ne şekilde performans gösterdiği oluyor. Assassin’s Creed serisi Ubisoft’un meşhur Anvil oyun motoru ile geliştiriliyor. İlk olarak Scimitar adıyla kodlanan ve ilk kez Assassin’s Creed için kullanılan bu motor sonradan güncellendikçe Anvil, AnvilNext, AnvilNext 2.0 ve son olarak Ubisoft Anvil adını aldı. AC IV: Black Flag, yani orijinal sürüm AnvilNext ile geliştirilmişti. Black Flag Resynced ise motorun en güncel sürümü olan Ubisoft Anvil ile geliştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Oyun motorundaki iki nesillik fark ve günümüz donanımlarının sunduğu potansiyel sayesinde Assassin’s Creed Black Flag Resycned şu ana kadar en iyi görünen Ubisoft oyunlarından biri olabilir. Mimari yapı ve dönem farkı yüzünden yakın dönem çıkan Shadows’la kafa kafaya kıyaslamak güç ama bol deniz manzralı ferah yapısıyla Black Flag biraz daha gözümü okşadı diyebilirim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;PlayStation5, Xbox Series X|S ve PC platformları için hazırlanan oyunu PlayStation 5 Pro’da deneyim ettik. Güzel haberleri önden verelim; oyunun standart PS5 sürümü de PS5 Pro sürümü de Ray Trace (Işın izleme) ve 4K desteği ile geliyor; tabii oynayacağınız platform ve seçtiğiniz performans moduna göre detaylarda kaçınılmaz farklılıklar var. Geliştiriciler performans moduna göre çözünürlüğü limitlemek yerine PSSR’a bağlı olarak dinamik bir şekilde bırakmış. O nedenle tüm modlarda 2160p, yani 4K’ya kadar çözünürlük desteğimiz mevcut. Performans modlarına detaylı bakarsak;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fidelity:</strong> Bu mod en üst düzeyde Ray Trace ve 4K çözünürlük değerlerini sunmayı hedefliyor. Kare sayısı 30’a kilitleniyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Balanced:</strong> 120/240hz desteğine sahip bir TV’niz varsa, kare sayısını 40’a yükseltebileceğimiz bu mod yüksek çözünürlük ve yüksek kalite Ray Trace değerlerini korumaya çalışarak bize biraz daha akıcı bir performans sunmaya çalışıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Performance:</strong> Bu mod ile Ray Trace kalitesi azaltılarak saniye başı 60 kare değeri yakalanıyor. Ancak durum PlayStation 5 Pro tarafında çok çok daha iyi. PlayStation 5 Pro’da bu mod hem en üst düzey Ray Trace hem de 60 kare performansını aynı anda sunmayı başarıyor!</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="U-aWl8_7P58"><iframe loading="lazy" title="Assassin&amp;apos;s Creed Black Flag Resynced: PS5 Pro Immersion Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/U-aWl8_7P58?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Genel olarak baktığımızda PlayStation 5 sahipleri için rüya gibi bir performans sunulmuş. Standart PlayStation 5 kullanıcılarının dahi limitli bile olsa tüm modlarda Ray Trace deneyimleyebilmesi müthiş. Uygun bir ekran varsa önerim Balanced mode olacak. Pro sahipleri ise hiç düşünmeden direkt Performance’ı seçerek oyunu en iyi haliyle deneyim edebilirler.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">PC tarafında ise işler biraz daha karışık. Oyunun PC sistem gereksinimleri ile ilgili kapsamlı bir haberimiz vardı, detaylar için sizi oraya alalım:<br><br><strong>İlgili içerik:</strong> <a href="https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-sistem-gereksinimleri-61784.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Assassin’s Creed Black Flag Resynced sistem gereksinimleri</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ses tarafında ise Dolby Atmos’a tam destek verilmiş. Destekleyen sistemlerde çevresel ses, hava değişimleri gibi detaylar derinliği hissedilir bir şekilde deneyim edilebiliyor. Besteler hem sinema hem de oyun dünyasında sağlam projelerde imzası bulunan Brian Tyler’a ait ve geçen yıllar değerlerinden hiçbir şey kaybettirmemiş. Özetle oyun görsel ve işitsel bir şölen.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Assassin’s Creed Black Flag Resynced, yalnızca çözünürlük ve kare hızını artırmakla yetinmeyen kapsamlı bir yenileme sunuyor. Yeniden elden geçirilen karakter modelleri, modern aydınlatma sistemi, geliştirilmiş çevre detayları, güncellenen animasyonlar ve yaşam kalitesi odaklı birçok iyileştirme sayesinde Black Flag, bugünün oyuncularına daha çağdaş bir deneyim vadediyor. Oyuna eklenen tüm teknik yenilikleri ve geliştirilen sistemleri daha önce ayrıntılı olarak ele almıştık. Detaylarına haberimizden göz atabilirsiniz:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İlgili içerik:</strong> <a href="https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-yeni-detaylar-62347.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Assassin&#8217;s Creed Black Flag Resynced &#8211; Yeni detaylar</a></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-1024x576.webp" alt="assassins creed black flag resycned" class="wp-image-61778" title="Assassin’s Creed Black Flag Resynced inceleme 4" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/assassins-creed-black-flag-resycned.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Korsanın şafağı</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Assassin’s Creed Black Flag, aradan geçen yıllara rağmen neden serinin en sevilen oyunlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Etkileyici hikâyesi, unutulmaz karakterleri, hâlâ rakipsiz sayılabilecek deniz oynanışı ve keşfetmesi keyifli açık dünyası, ilk günkü cazibesini büyük ölçüde koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer daha önce Edward Kenway&#8217;in macerasını hiç deneyimlemediyseniz, <a href="https://www.ubisoft.com/en-us/game/assassins-creed/black-flag-resynced" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Assassin’s Creed Black Flag Resynced</a> bunun için tartışmasız en iyi fırsat. Yıllar önce Karayipler&#8217;e yelken açmış oyuncular içinse bu sürüm, nostaljinin ötesinde, unutulmaz bir macerayı bugünün teknik standartlarında yeniden yaşama imkânı sunuyor.</p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-inceleme-62446.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-inceleme-62446.html">Assassin’s Creed Black Flag Resynced inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/assassins-creed-black-flag-resynced-inceleme-62446.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rhythm Paradise Groove inceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/rhythm-paradise-groove-inceleme-62438.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/rhythm-paradise-groove-inceleme-62438.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 16:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nintendo Entertainment Planning & Development]]></category>
		<category><![CDATA[Nintendo Switch]]></category>
		<category><![CDATA[Rhythm Paradise Groove]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nintendo'nun uzun yıllardır sessizliğini koruyan sevimli ritim oyunu serisi sonunda geri döndü.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/rhythm-paradise-groove-inceleme-62438.html">Rhythm Paradise Groove inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Nintendo&#8217;nun uzun yıllardır sessizliğini koruyan sevimli ritim oyunu serisi sonunda geri döndü. Sade ve tatlı sunumu, kolay adapte olunabilen oynanış yapısı ile Rhythm Paradise Groove incelememizde oyunun detaylarına ve püf noktalarına değineceğiz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="ofHdoW-l3m0"><iframe loading="lazy" title="Rhythm Paradise Groove (Nintendo Switch) – Trailer panoramico" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/ofHdoW-l3m0?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ritim cennetinin üç ismi</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu seriyi daha önce farklı isimlerle görmüş olabilirsiniz, zira çıktığı bölgeye göre isminde hafif değişiklikler oluyor. 2006 yılında Japonya’da GameBoy Advance’e özel çıkan ilk oyun <em>Rhythm Tengoku</em> olarak olarak adlandırılırken serinin batıdaki ilk sürümü Nintendo DS platformundaki <em>Rhythm Heaven</em> oldu. Oyun, Amerika’daki çıkışının bir ay sonrasında Avrupa bölgesinde ise Rhythm Paradise olarak piyasaya sürüldü. Devam oyunları da bu geleneği sürdürdü. Diğer bir deyişle seri NTSC-J, NTSC-U ve PAL bölgeler için üç ayrı ada sahip. Avrupa bölgesinde yer alan oyuncular olarak biz de oyuna Rhythm Paradise adıyla erişim sağlıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oynanış tarafına gelirsek; serinin diğer oyunlarında olduğu gibi Rhythm Paradise Groove&#8217;un da temel mantığı oldukça basit. Oyuncudan müziğin ritmine uygun şekilde doğru anda tek veya iki tuşa basması bekleniyor. Ancak oyunun asıl başarısı, bu basit mekanikleri onlarca farklı mini oyuna dönüştürebilmesinde yatıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Rhythm Paradise Groove tek oyunculu modda 80, çok oyunculu modda ise 30 farklı mini oyun ile geliyor ve bu oyunların her biri kendi görsel kimliğine, müzik yapısına ve ritmine sahip. Bir bölümde havada uçan sebzeleri yakalarken, diğerinde ritme uygun şekilde çekiç sallıyor, ardından tamamen farklı bir tempoda dans eden karakterleri yönetiyorsunuz. Her mini oyun kendi kurallarını birkaç saniye içerisinde öğretiyor ve hemen ardından sizi sınamaya başlıyor ve işin büyülü kısmı ise gerçekten de saniyeler içinde bölüme adapte olabiliyorsunuz. Zaten serinin 2006 yılından beri başarıyla uyguladığı bu formül de çok sevilmesinin en büyük nedeni. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Rhythm Paradise Groove oynanışın bel kemiğini oluşturan mini oyunlarının yanı sıra keyifli bir rol yapma oyununa da sahip. Ritimle büyüler yaparak canavarlala savaştığımız bu modda harita üzerinden ilerleyerek büyülerimizi güçlendirmeye ve bölüm sonu canavarına ulaşmaya çalışıyoruz. Çok uzun soluklu bir macera olmasa da tutturduğunuz ritimler, ne kadar hasar aldığınız gibi kriterlere göre belirlenen skorlar ve dereceler, yüksek skor peşine düşecek oyuncular için tekrar oynanabilirliği artırıyor.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="x13I4TGDYCU"><iframe loading="lazy" title="Rhythm Paradise Groove – Coming 2026 (Nintendo Switch)" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/x13I4TGDYCU?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rhythm Paradise Groove inceleme: Püf noktaları</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ana mod olarak kabul edebileceğimiz tek oyunculu modda her ana bölüm dört mini oyundan ve remix olarak adlandırılan önceki dört mini oyunu karma bir şekilde oynadığınız final kısmından oluşuyor. Oyunlar başarınızı üç dereceyle notluyor. Bölümde başarısız olursanız <em>Keep Trying</em> notu alıyoruz, yani denemeye devam etmemiz gerekiyor. <em>Good,</em> “geçer not” olarak karşımıza çıkıyor ve bir bölümden sonraki bölüme geçmek için Good ya da Really Good almamız yeterli oluyor. Ancak işlerin eğlenceli hale geldiği kısım Amazing notunda saklı. Çok az ritim kaçırır ya da kusursuz bir performans sergilerseniz Amazing notu alıyor ve bir madalya kazanıyoruz. Madalyalarımız belirli sayılara ulaştıkça oyunun gizli fonksiyonlarını aktifleştiriyor veya ekstra bölümlerin kilitlerini açmaya başlıyoruz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Madalyalarımız arttıkça zaman zaman oyun size bir bölümü kusursuz (perfect) olarak bitirmemiz için meydan okuyor ve üç deneme hakkı veriyor. Bunu başarabilirseniz gizli Perfect madalyasını elde ediyoruz. Notumuz Amazing olarak görünmeye devam ediyor ve ekstra madalyon kazanmıyoruz ama göğsümüz gururla kabarıyor. 🙂&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunda gözlerinizden çok kulaklarınıza güvenmeniz gerekiyor. Sonuçta bir ritim oyunu oynuyoruz ve bölümlerin yapısını kavradığınız an gözleriniz kapalı bile geçebilmeniz mümkün. Oyun da bu yapısını vurgulamak istercesine zaman zaman matrak hamlelerle görüş alanızı kapatmaya ya da odağınızı bozmaya çalışabiliyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise <em>input lag</em>. Bu durumu kabaca tuşlara basmanız ve ekrandaki tepkimesi arasındaki gecikme süreci olarak nitelendirebiliriz. Input lag özellikle dövüş oyunları ve ritim oyunları gibi anlık tepkilerin çok önemli olduğu oyunlarda sıkça anılır. Her cihazda farklı input lag değerleri gözlemlendiği için Rhythm Paradise Groove da açılışta özellikle TV ekranına ya da harici bir kulaklığa bağlı olarak oynayacaksanız sizi uyarıyor ve kalibre etmenizi istiyor. Oyunda ideal skorlar elde etmek istiyorsanız bu aşamayı kesinlikle pas geçmeyin. Öte yandan oyunu Switch ya da Switch 2’nizde elde ve kendi hoparlörü ile oynayacaksanız her şey kusursuz çalışıyor, özel bir ayar yapmanıza gerek yok.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-1024x576.webp" alt="Rhythm Paradise Groove inceleme" class="wp-image-62442" title="Rhythm Paradise Groove inceleme 5" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/07/rhythm-paradise-groove-inceleme-beatspell.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><figcaption class="wp-element-caption">Rhythm Paradise Groove inceleme</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rhythm Paradise Groove inceleme: Artılar ve eksiler</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">20 yıllık bir serinin uzun zaman sonra gelen ilk devam oyunu Rhythm Paradise Groove ile keyifli saatler geçirdikten sonra ister istemez eski oyunlarla kıyaslamaya başladım. Groove arada geçen zamanın hakkını verecek kadar öne çıkan özelliklere sahip, ve tartışmalı olarak birkaç noksana sahip diyebilirim. Sıralayacak olursak;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Artılar:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>+</strong> Mini oyun sayısı tarafında büyük bir gelişme var. Oyunun ilk dikkat çeken tarafı 80 tek oyunculu, 30 çok oyunculu olmak üzere 110 mini oyunla geliyor olması. Bu mini oyunların tamamı yeni. Bu rakama en yakın olan Rhythm Paradise Megamix, önceki üç oyunun derlemesinden oluşuyordu. </li>



<li><strong>+</strong> Müzik kalitesinde çıta yükseltilmeye çalışılmış. Vokalli parçalarda artış var ve Hikaru Ohashi and Hotzmic gibi eski oyunlarda da yer alan vokalistlerin arasına Ado gibi ünlü isimler de katılmış.</li>



<li><strong>+</strong> Serideki diğer oyunlar gibi Groove’un da tekrar oynanabilirlik değeri yüksek.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Eksiler:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>&#8211;</strong> Groove’un mini oyunlarına alışma süreci çok sürmese de bu durum kesinlikle Nintendo DS’teki kalemli kontrollerle boy ölçüşebilir düzeyde değil. Bazı oyunların alıştırma sekansları akışı biraz yavaşlatabiliyor.</li>



<li><strong>&#8211;</strong> Switch 2 sürümü yok; haliyle Switch 2’yle birlikte gelen yeniliklerden faydalanılmamış. </li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kapanış</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.nintendo.com/au/games/nintendo-switch/rhythm-paradise-groove/?srsltid=AfmBOorO7elAAqMTAeEZf9kNm6kL5UY1riU4liNv9m2f0y-Q55Cfr07i" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Rhythm Paradise Groove</a>, 10 yıldan fazla zamandır Nintendo platformlarında görmediğimiz, eksikliği hissedilen bir seriydi. Bir önceki oyun olan Megamix&#8217;in aksine tamamı yeni bölümlerden oluşan, bununla da kalmayıp serinin şu ana kadarki en dolu oyunu olan Rhythm Paradise Groove, 110 mini oyun ve barındırdığı ufak sürprizlerle aile dostu bir oyun arayanlar ve ritim / müzik temalı oyunlardan hoşlananlar için tereddüt etmeden önerebileceğimiz bir oyun. Denemek isterseniz ilk beş bölümü içeren demo da eShop üzerinden indirilebilir durumda.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/rhythm-paradise-groove-inceleme-62438.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/rhythm-paradise-groove-inceleme-62438.html">Rhythm Paradise Groove inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/rhythm-paradise-groove-inceleme-62438.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-62395.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-62395.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:23:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Capcom]]></category>
		<category><![CDATA[Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62395</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dördüncü oynanabilir karatker Vergil’i ve daha önce yayınlanan çeşitli ek içerikleri beraberinde getiren sürüm, serinin beşinci ana oyununu ilk kez taşınabilir bir Nintendo konsolunda oynama fırsatı sunuyor. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-62395.html">Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5, ilk kez 2019 yılında oyuncularla buluştuğunda unutulmak üzere olan seriyi yeniden zirveye taşımayı başarmıştı. Nero, Dante ve V’nin birbirinden tamamen farklı oynanış mekaniklerini tek bir macerada bir araya getiren yapım, aradan geçen yıllara rağmen türünün en başarılı örneklerinden biri olmayı sürdürüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzun bir aradan sonra Capcom bu macerayı Nintendo Switch 2 platformuna taşıdı. Dördüncü oynanabilir karatker Vergil’i ve daha önce yayınlanan çeşitli ek içerikleri beraberinde getiren sürüm, serinin beşinci ana oyununu ilk kez taşınabilir bir Nintendo konsolunda oynama fırsatı sunuyor. Peki Devil May Cry 5, yedi yıl sonra hâlâ aynı etkiyi yaratabiliyor mu? Daha da önemlisi, Switch 2 böylesine hızlı ve hassas bir aksiyon oyununu hakkıyla çalıştırabiliyor mu? Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition incelememizde bu soruların yanıtlarını arıyoruz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="lhmW5GDCBFI"><iframe loading="lazy" title="Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition - Launch Trailer ｜Nintendo Switch 2" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/lhmW5GDCBFI?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme &#8211; Şeytani bir aile meselesi</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5’in hikâyesi, Red Grave City’de ortaya çıkan devasa bir iblis ağacının şehri ele geçirmesiyle başlıyor. Qliphoth adı verilen bu ağaç, insanların kanını emerek büyürken merkezinde Urizen isimli son derece güçlü bir iblis bulunuyor. Nero, Dante ve serinin yeni karakteri V, Urizen’i durdurmak için farklı yollardan harekete geçiyor. Fakat ilerleyen bölümlerde yaşananların, Dante ile Vergil arasındaki yıllardır devam eden mücadeleyle yakından bağlantılı olduğu anlaşılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hikâye farklı zaman dilimleri arasında gidip geldiği için başlangıçta biraz karmaşık görünebilse de oyun, karakterlerin yollarını aşamalı şekilde birleştirerek parçaları yerine oturtuyor. Serinin geçmişini bilen oyuncular için birçok önemli karşılaşma ve gönderme bulunurken yeni oyuncuların olayları takip edebilmesi için de yeterli açıklama sunuluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hikâyenin asıl gücü ise karakterlerin kişiliklerinden geliyor. Nero’nun öfkeli fakat kararlı tavrı, Dante’nin en ciddi durumlarda bile koruduğu rahatlığı ve V’nin gizemli duruşu oyunun temposunu sürekli canlı tutuyor. Yine de serinin dördüncü oyunundan beri Dante’nin sürekli geri plana atılması ve buna rağmen en ilgi çekici karakter olması durumu beşinci oyunda da devam ediyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5 kendisini hiçbir zaman gereğinden fazla ciddiye almıyor. Dünyanın sonu yaklaşırken Dante’nin gösterişli hareketler yapması veya Nero’nun düşmanlarıyla dalga geçmesi, serinin kendine özgü havasını korumasını sağlıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-1024x576.webp" alt="Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme" class="wp-image-62399" title="Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme 6" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-1536x864.webp 1536w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-1493x840.webp 1493w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-1392x783.webp 1392w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-02.webp 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><figcaption class="wp-element-caption">Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Üç ana karakter, üç farklı oynanış</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5’in en güçlü özelliği, oynanabilir karakterlerinin yalnızca farklı silahlar kullanmakla kalmaması ve her karakterin adeta kendi aksiyon oyunlarının kurallarına sahip olması diyebiliriz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nero, kılıcı Red Queen ve çift namlulu tabancası Blue Rose ile daha doğrudan bir dövüş sistemine sahip. Kılıcın motorunu doğru anlarda hızlandırarak saldırıları güçlendirmek, Nero’nun oynanışına ritim duygusu kazandırıyor. Karakterin en ayırt edici özelliğini ise Devil Breaker adı verilen mekanik kollar oluşturuyor. Her Devil Breaker farklı bir yetenek sunuyor. Bazıları düşmanları kendine çekiyor, bazıları elektrik saldırıları gerçekleştiriyor, bazıları ise Nero’nun havada hareket etmesini sağlıyor. Bu kollar savaş sırasında kırılabildiği için oyuncunun elindeki ekipmanı dikkatli kullanması gerekiyor. Bununla birlikte kollar arasında doğrudan geçiş yapılamaması zaman zaman kısıtlayıcı hissettirebiliyor. Yine de bu sistem, Nero’nun çatışmalarını sürekli değişen ve doğaçlamaya açık bir yapıya kavuşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">V ise serinin geleneksel oynanışından tamamen ayrılıyor. Düşmanlarla doğrudan savaşmak yerine Shadow, Griffon ve Nightmare isimli iblisleri kontrol ediyor. Shadow yakın mesafeli saldırılar gerçekleştirirken Griffon uzaktan yıldırım gönderiyor. Nightmare ise çağrıldığında savaş alanına ağır saldırılarla giriyor. V’nin kendisi düşmanlara son darbeyi vurmak zorunda olduğu için oyuncunun hem çağırdığı yaratıkları hem de karakterin konumunu aynı anda yönetmesi gerekiyor. Bu fikir oldukça yaratıcı olsa da V’nin bölümleri, Nero ve Dante’nin sunduğu doğrudan aksiyon kadar tatmin edici olmayabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dante’ye geçtiğimizde ise oyun bütün sınırlarını ortadan kaldırıyor. Farklı yakın dövüş silahları, ateşli silahlar ve dört ayrı savaş stili arasında anlık olarak geçiş yapılabiliyor. Swordmaster silahların ek hareketlerini kullanmayı sağlarken Gunslinger ateşli silahları geliştiriyor. Trickster hareket kabiliyetini artırıyor, Royalguard ise doğru zamanlamayla saldırıları engelleyip biriktirilen gücü düşmana geri göndermeye imkân tanıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rebellion, Balrog, Cavaliere ve King Cerberus gibi birbirinden tamamen farklı silahların stillerle birlikte kullanılabilmesi, Dante’ye son derece geniş bir hareket havuzu kazandırıyor. Karakterin bütün sistemlerini etkili şekilde kullanmak başlangıçta zorlayıcı olsa da mekaniklerine alışıldığında oyun, başka çok az aksiyon yapımının sunabildiği bir özgürlük sağlıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-1024x576.webp" alt="Devil May Cry 5 Devil Hunter Edition inceleme 03" class="wp-image-62400" title="Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme 7" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/Devil_May_Cry_5_Devil_Hunter_Edition_inceleme_03.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Vergil sahnede</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil Hunter Edition ile oynanabilir kadroya katılan Vergil ise Dante’nin doğaçlamaya dayalı yapısının karşısına daha kontrollü ve hassas bir savaş anlayışıyla çıkıyor. Yamato, Mirage Edge ve Beowulf arasında geçiş yapabilen karakter; hızlı kılıç saldırılarını, ağır yakın dövüş vuruşlarını ve mesafeli Summoned Swords hamlelerini bir araya getirebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vergil’in oynanışının merkezinde Concentration göstergesi bulunuyor. Kontrollü hareket etmek, saldırıları isabetli kullanmak ve gereksiz yere hasar almamak bu göstergeyi yükseltiyor. Rastgele saldırmak, boş hamleler yapmak veya savaş alanında amaçsızca koşmak ise seviyenin düşmesine neden oluyor. Concentration yükseldikçe Vergil’in saldırılarının gücü, menzili ve etkinliği de artıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karakterin düşmanlara anında yaklaşmasını sağlayan teleport hareketleri, Doppelganger yeteneği ve güçlü Devil Trigger biçimleri Vergil’i oyunun en etkili karakterlerinden biri hâline getiriyor. Judgement Cut gibi hassas zamanlama isteyen teknikler ise karakterin ilk bakışta erişilebilir görünen oynanışına önemli bir ustalık alanı ekliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vergil ana hikâyede Nero, Dante ve V gibi kendisine özel görevler veya yeni ara sahneler edinmiyor. Bunun yerine mevcut bölümler onunla baştan sona yeniden oynanabiliyor. Hikâye açısından sınırlı kalan bu uygulama, karakterin mekanik derinliği sayesinde yine de oyunu tekrar tamamlamak için güçlü bir neden sunuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Fiyakalı kombo rehberi</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry serisinde bir düşmanı yenmek yeterli değil. Önemli olan bunu ne kadar gösterişli biçimde yaptığınız. Savaş sırasında aynı hareketleri tekrarlamadan farklı saldırılar kullanmak, havada kombolar gerçekleştirmek ve hasar almamak stil derecesini yükseltiyor. Derecelendirme sistemi D seviyesinden başlayarak S, SS ve SSS seviyelerine kadar çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yapı, oyunun temel döngüsünü tamamen değiştiriyor. İlk oynayışta bölümleri tamamlamak ve düşmanları yenmek yeterli görülürken zamanla daha yaratıcı kombinasyonlar kurma isteği ortaya çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni yetenekler açıldıkça daha önce tamamlanan bölümlere dönmek de anlam kazanıyor. Oyunun farklı zorluk seviyeleri yalnızca düşmanların canını yükseltmekle kalmıyor; düşman yerleşimlerini ve karşılaşmaların yapısını da değiştirebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Devil May Cry 5, hikâyesi tamamlandıktan sonra sona eren bir aksiyon oyunu değil. Asıl derinliği, karakterlerin bütün yeteneklerini öğrenmeye ve daha yüksek stil derecelerine ulaşmaya başladığınızda ortaya çıkıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Zayıf halka</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5’in savaş sistemi yıllar sonra bile etkileyiciliğini koruyor. Ancak çevre ve bölüm tasarımı için aynı şeyi söylemek daha zor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun ilk bölümlerinde Red Grave City’nin sokakları, yıkılmış binaları ve metroları daha çeşitli alanlar sunuyor. Hikâye Qliphoth’un içine taşındığında ise ortamlar birbirine benzemeye başlıyor. Kırmızı ve organik yüzeylerden oluşan koridorlar, ilerleyen saatlerde görsel çeşitliliği azaltıyor. Bazı gizli yollar ve görevler keşfetmeyi teşvik etse de bölüm tasarımı çoğunlukla bir savaş alanından diğerine ilerlemekten ibaret kalıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşılık bölüm sonu karşılaşmaları oyunun en güçlü anları arasında yer alıyor. Boss’ların görsel tasarımları kadar saldırı düzenleri de başarılı. Oyuncunun yalnızca hasar vermesi değil, karakterin hareket sistemlerini doğru kullanması gerekiyor. Özellikle hikâyenin sonlarına doğru gerçekleştirilen karşılaşmalar, mekanik derinlik ile görsel gösteriş arasında çok başarılı bir denge kuruyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="MOYl5Oz4nQk"><iframe loading="lazy" title="Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition – Nintendo Direct 6.9.2026" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/MOYl5Oz4nQk?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme &#8211; Switch 2 performansı nasıl?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5 gibi hızlı ve hassas bir aksiyon oyununda kare hızı yalnızca teknik bir ayrıntı değil, oynanışın temel parçalarından biri. Komboların zamanlaması, kaçış hareketleri ve doğru anda tepki vermeyi gerektiren mekanikler doğrudan performansın istikrarına bağlı. Bu nedenle Switch 2 sürümünün en önemli sınavını da görüntü kalitesinden önce kare hızı oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devil Hunter Edition bu konuda oldukça başarılı bir sonuç ortaya koyuyor. Oyun, normal oynanış sırasında büyük ölçüde istikrarlı bir şekilde 60 FPS çalışıyor. PlayStation 4 ve 5 sürümlerine kıyasla Switch 2 ise daha düşük çözünürlükten yararlanarak aksiyon sırasında çok daha kararlı bir performans sergiliyor. Hızlı bir karakter aksiyonu oyunu düşünüldüğünde Capcom’un önceliği doğru yere verdiğini söylemek mümkün.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Switch 2’nin sistem ayarlarında 120 Hz çıkış etkinleştirildiğinde oyun kare hızı sınırını kaldırıyor. Ancak bu seçenek sabit bir 120 FPS modu değil. Dock kullanımında performans çoğunlukla 80–90 FPS aralığında seyrediyor ve sahnenin yoğunluğuna göre değişiklik gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dock modunda değişken yenileme hızının kullanılamaması, bu dalgalanmaların daha belirgin hissedilmesine yol açıyor. Bu nedenle 120 Hz çıkışın açık olduğu durumda daha yüksek kare hızına ulaşılsa da görüntü, sabit 60 FPS seçeneği kadar tutarlı görünmeyebiliyor. Büyük ekranda daha dengeli bir deneyim isteyen oyuncuların Switch 2’nin 120 Hz çıkışını kapatarak oyunu sabit 60 FPS hedefiyle çalıştırması daha doğru bir tercih olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taşınabilir kullanımda Switch 2 ekranının değişken yenileme hızı desteği, serbest bırakılan kare hızındaki dalgalanmaları daha iyi karşılayabiliyor. Buna rağmen 120 FPS’ye sürekli ulaşılamadığı için bu seçenek yine kusursuz bir yüksek kare hızı modu hâline gelmiyor. Daha yüksek tepki hızı isteyen oyuncular açısından fayda sağlayabilirken tutarlılığı önemseyenler için 60 FPS hâlâ en güvenilir seçenek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüntü kalitesi tarafında Capcom oldukça düşük iç çözünürlük değerleri kullanıyor. Oyun dock modunda yaklaşık 540p çözünürlükte oluşturuluyor ve DLSS aracılığıyla 1080p çıkışa yükseltiliyor. Taşınabilir modda ise yaklaşık 360p iç çözünürlük kullanılarak 720p görüntü elde ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu değerler ilk bakışta oldukça düşük görünse de DLSS, özellikle hareketsiz veya nispeten sakin sahnelerde beklenenden daha temiz bir sonuç ortaya çıkarıyor. Switch 2 sürümü, 1080p iç çözünürlük kullanan PS4 versiyonundan daha düşük bir temel görüntü üzerinden çalışmasına rağmen kenar yumuşatma ve görüntü kararlılığı açısından yer yer daha temiz görünebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grafik detaylarıı ve efektler bakımından ise Switch 2 sürümü şaşırtıcı derecede güçlü. Gölgelendirme, çevre ayrıntıları, karakter modelleri ve görsel efektler genel olarak PS4 ve PS5 sürümlerine yakın tutulmuş. En belirgin farklılık çözünürlük ve görüntü keskinliğinde ortaya çıkıyor. Bunun yanında Switch 2 sürümünün diğer platformlara göre daha parlak bir görüntü verdiği görülüyor. Bunun Devil Hunter Edition’a özel bilinçli bir tercih mi yoksa RE Engine’ın Switch 2 üzerindeki görüntü işleme biçiminden kaynaklanan bir durum mu olduğu konusunda resmi bir açıklama yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yükleme süreleri de PS4 sürümüne kıyasla ciddi ölçüde kısalmış durumda. Görevlere giriş, yeniden başlatma ve farklı bölümler arasındaki geçişler daha hızlı gerçekleşiyor. Bu gelişme özellikle yüksek zorluk seviyelerinde tekrar tekrar deneme yapılan karşılaşmalarda oyunun temposunu olumlu etkiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak Devil Hunter Edition, Switch 2 üzerinde görüntü kalitesinden çok performansı önceliklendiren bir uyarlama. Düşük iç çözünürlük ve tam anlamıyla değerlendirilemeyen performans payı daha iyi bir optimizasyonun mümkün olduğunu gösteriyor. Buna karşılık büyük ölçüde sabit 60 FPS, kısa yükleme süreleri ve PS4 sürümünden daha temiz görünen DLSS yükseltmesi sayesinde Devil May Cry 5’in oynanış açısından ihtiyaç duyduğu akıcılık eksiksiz biçimde korunuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kayıp modlar</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil Hunter Edition önemli ek içerikleri bir araya getiriyor. Vergil, alternatif karakter renkleri, ek müzikler, bonus silahlar ve daha önce yayımlanan çeşitli içerikler pakete dâhil edilmiş. Bununla birlikte bu sürüm, PlayStation 5 ve Xbox Series X|S için yayınlanan Special Edition’ın bütün özelliklerini taşımıyor. Ekrandaki düşman sayısını ciddi şekilde artıran Legendary Dark Knight modu Switch 2 sürümünde bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun hızını artıran Turbo Mode’un eksikliği de daha önce Special Edition oynayanlar açısından hissedilebilir. Bu nedenle Devil Hunter Edition ismindeki “özel” sürüm algısına rağmen içerik bakımından mevcut en kapsamlı Devil May Cry 5 paketi değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ray tracing gibi gelişmiş görsel seçeneklerin bulunmaması daha anlaşılır bir eksiklik olsa da oynanışa doğrudan etki eden modların çıkarılması, özellikle oyuna yeniden dönmeyi düşünen deneyimli oyuncular için önemli.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşılık Devil May Cry 5’i daha önce oynamamış Nintendo kullanıcıları açısından paket hâlâ oldukça zengin. Ana hikâye, farklı zorluk seviyeleri, Bloody Palace, Vergil ve karakterlerin kapsamlı yetenek sistemleri onlarca saatlik içerik sunuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-1024x576.webp" alt="devil may cry 5 devil hunter edition inceleme 04 1280x720 2" class="wp-image-62401" title="Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme 8" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-04_1280x720-2.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç: Yedi yıl sonra hâlâ zirvede</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5’in en etkileyici tarafı, aradan geçen yıllara rağmen savaş sisteminin eskimemiş olması. Günümüzde birçok aksiyon oyunu daha sinematik anlatımlar veya daha geniş dünyalar sunuyor. Ancak çok azı oyuncuya Dante, Nero ve Vergil kadar kapsamlı hareket seçenekleri veriyor. Üç ana karakterin farklı oynanış sistemleri, başarılı bölüm sonu karşılaşmaları ve stil odaklı derecelendirme sistemi Devil May Cry 5’i tekrar oynanabilirliği son derece yüksek bir yapım hâline getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.capcom.co.jp/ir/english/news/html/260610b.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition</a>, Capcom’un modern aksiyon klasiğini Switch 2’ye başarılı biçimde taşıyor. Görüntü kalitesinde bazı fedakârlıklar yapılmış ve Special Edition’ın birkaç önemli modu geride bırakılmış olsa da oyunun asıl ihtiyacı olan akıcılık korunmuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devil May Cry 5’i daha önce oynamayanlar için bu sürüm, taşınabilirlik avantajıyla birlikte güçlü ve kapsamlı bir başlangıç noktası. Oyunu başka platformlarda tamamlamış olanlar açısından ise satın alma kararı büyük ölçüde Devil May Cry 5’i elde oynama isteğine bağlı.</p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-62395.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-62395.html">Devil May Cry 5: Devil Hunter Edition inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/devil-may-cry-5-devil-hunter-edition-inceleme-62395.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Adventures of Elliot: The Millennium Tales inceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/the-adventures-of-elliot-the-millennium-tales-inceleme-62384.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/the-adventures-of-elliot-the-millennium-tales-inceleme-62384.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 11:23:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Square Enix]]></category>
		<category><![CDATA[The Adventures of Elliot: The Millennium Tales]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dört çağa yayılan bin yıllık macera! Kulağa harika geliyor ama bir yerlerden gözüm ısırıyor gibi?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/the-adventures-of-elliot-the-millennium-tales-inceleme-62384.html">The Adventures of Elliot: The Millennium Tales inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Square Enix, HD-2D sanat tarzını bugüne kadar ağırlıklı olarak sıra tabanlı rol yapma oyunlarında kullandı. <a href="https://www.baslattusu.com/octopath-traveler-0-inceleme-57638.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Octopath Traveler</a> ile geniş kitlelere ulaşan bu görsel yaklaşım, zaman içinde <a href="https://www.baslattusu.com/live-a-live-inceleme-53947.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Live A Live</a> ve <a href="https://www.baslattusu.com/dragon-quest-iii-hd-2d-remake-inceleme-56613.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dragon Quest III HD-2D Remake</a> gibi yapımlarda da karşımıza çıktı. The Adventures of Elliot: The Millennium Tales ise tanıdık estetiği bu kez gerçek zamanlı bir aksiyon-RPG yapısıyla bir araya getiriyor. The Adventures of Elliot: The Millennium Tales<strong> </strong>incelememizde, insanlığın son güvenli bölgesi olarak görülen Huther Krallığı’ndan ayrılarak gizemli kıtayı keşfe çıkıyoruz. Elliot ve ona eşlik eden peri Faie’nin yolculuğu, kısa sürede yalnızca farklı bölgeleri değil, binlerce yıllık bir zaman dilimini kapsayan büyük bir maceraya dönüşüyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="N9gCPws7lzE"><iframe loading="lazy" title="The Adventures of Elliot: The Millennium Tales | Launch Date Announcement Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/N9gCPws7lzE?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>The Adventures of Elliot: The Millennium Tales inceleme &#8211; Bin yıla yayılan bir yolculuk</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">The Adventures of Elliot: The Millennium Tales, canavar kabilelerinin hakimiyet kurduğu Philabieldia kıtasında geçiyor. Kıtanın tarihi ise insanlığın gelişimini ve yaşadığı büyük yıkımları temsil eden farklı çağlara ayrılıyor. Yazılı tarihten öncesine uzanan Efsaneler Çağı (Age of Myth) hakkında çok az şey bilinirken, Filizlenme Çağı’nda (Age of Budding) insanlar canavar kabilelerine karşı koyabilmek için büyü kullanmayı öğreniyor. Bunu takip eden Büyü Çağı (Age of Magic), insan medeniyetinin gelişip zirveye ulaştığı ancak ardından çöküşe geçtiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Yaşanan yıkımın ardından başlayan Yeniden Yapılanma Çağı’nda (Age of Reconstruction), Kahraman Kral olarak anılan bir lider hayatta kalan insanları bir araya getirerek Huther Krallığı’nı kuruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun günümüzdeki olayları ise Muhafaza Çağı (Age of Safekeeping) içerisinde yaşanıyor. İnsanlığın son güvenli bölgesi hâline gelen Huther Krallığı, Prenses Heuria’nın sürdürdüğü güçlü bir büyü bariyeri sayesinde dışarıdaki tehditlerden korunuyor. Hikâyenin merkezinde krallığın maceracılarından Elliot bulunuyor. Huther’ın koruyucu duvarlarının dışında yeni keşfedilen gizemli kalıntıları araştırmakla görevlendirilen Elliot ile yollara düşüyoruz. Başlangıçta sıradan bir araştırma görevi gibi görünen bu yolculuk, Elliot’ın geçmiş ile bugünü birbirine bağlayan Zaman Geçidi (Doorway of Time) adlı gizemli bir eser bulmasıyla tamamen farklı bir hâl alıyor. Böylece macera yalnızca Philabieldia’nın farklı bölgelerine değil, kıtanın binlerce yıla yayılan tarihine de uzanıyor. Elliot ve Zaman Geçidi keşfinden sonra tanıştığı peri Faie, insanlığın yaşadığı yükseliş ve çöküş dönemlerinin izini sürerken günümüzdeki dünyanın ardında yatan gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="3QQjg0EdRxw"><iframe loading="lazy" title="The Adventures of Elliot: The Millennium Tales | Launch Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/3QQjg0EdRxw?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bir yerlerden tanıdık geliyor gibi?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">The Adventures of Elliot: The Millennium Tales inceleme yazımı hazırlarken kafamda en çok tarttığım bölüm Nintendo’nun efsanevi serisi Legend of Zelda’dan esinlendiği sayısız unsuru nasıl kaleme alacağım oldu. Oyun ilk bakışta tam bir Zelda klonu gibi görünüyor, paralellikler çok fazla. En belirgin örneklerinden biri olan sağlık sistemi Zelda ile birebir aynı. Zelda’daki kalpler yerine kırmızı damla ikonları halinde resmedilmiş sağlığımız dört damla parçası birleştirince (sayı Zelda ile aynı) ekstra kalıcı bir sağlık birimi kazanmamızı sağlıyor. Peşimizde bizi takip eden peri yoldaşımız yine ikonik bir Zelda unsuru. Aynı anda iki aktif eşya kuşanma detayı retro Zelda’larda sıkça karşımıza çıkıyordu. Bomba ile patlayan platformlar, zindan yapıları gibi çok fazla detay yine Zelda oyunlarından esinlenme. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine de Sezar’ın hakkı Sezar’a, yapımın ilk bakışta klasik The Legend of Zelda oyunlarından ve Square Enix’in 16-bit dönemindeki rol yapma oyunlarından izler taşıdığı açıkça görülse de Adventures of Elliot yedi farklı silah türü, Magicite sistemi, Faie’nin keşif ve çatışmalardaki rolü ve zamanlar arasında ilerleyen hikâyesi ile oyunun kendisine ait bir kimlik oluşturmaya çalışmasını sağlıyor. Bunlara da bir sonraki kısımda detaylı değineceğim.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Mücadelenin yedi formu</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">The Adventures of Elliot: The Millennium Tales, sıra tabanlı sistem yerine tamamen gerçek zamanlı çatışmalara dayanan bir aksiyon-RPG yapısı sunuyor. Elliot yolculuğu boyunca kılıç, yay ve zincirli orak gibi yakın ya da uzak mesafeye yönelik toplam yedi farklı silah türünü kullanabiliyor. Her silahın standart saldırısının yanında tuşa basılı tutularak gerçekleştirilen güçlü bir saldırısı bulunuyor. Böylece silahlar yalnızca hasar değerleriyle değil, saldırı menzilleri, hızları ve özel işlevleriyle de birbirinden ayrılıyor. Silahların büyük bölümü bir, iki ve üç yıldızlı kademelere sahip. Daha yüksek yıldız seviyesine ulaşan silahlar yalnızca daha fazla hasar vermekle kalmıyor, temel özelliklerini de daha etkili biçimde kullanabiliyor. Bazı silahlar yan görevlerden bazıları da zindanlardan bulunabiliyor. Elinizdeki silahın daha iyisini bulursanız otomatik olarak en güçlü versiyonu kuşanıyorsunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elliot aynı anda iki silah kuşanabildiği için oyun, farklı seçenekler arasında hızlı geçiş yapılmasına da imkan tanıyor. Kılıç yakın mesafede güvenilir ve dengeli bir seçenek sunarken, yay tehlikeli düşmanlara yaklaşmadan hasar vermeyi kolaylaştırıyor. Zincirli orak ise yalnızca saldırı amacıyla değil, bazı düşmanları veya çevredeki nesneleri kendimize doğru çekmek için de kullanılabiliyor. Böylece silahlar çatışmaların yanında keşif ve bulmaca bölümlerinin de bir parçasına dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Silahlara detaylı bakarsak;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kılıç, Elliot’ın sahip olduğu en temel ve güvenilir yakın dövüş seçeneği. Hızlı saldırıları sayesinde standart düşmanlara karşı oldukça etkili olan silah, yakın mesafede arka arkaya darbeler indirmeyi kolaylaştırıyor. Güçlü saldırısı ise düz bir hat üzerinde ilerleyen enerji dalgası göndererek kılıcın normalde sınırlı olan menzilini geçici olarak genişletiyor. Kullanımı kolay ve dengeli yapısı nedeniyle kılıç, özellikle oyunun ilk bölümlerinde hemen her durum için güvenli bir tercih oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mızrak, kılıca kıyasla daha uzun bir saldırı menzili sunuyor. Düşmanlara fazla yaklaşmadan art arda saplama saldırıları gerçekleştirebilmek, özellikle doğrudan temasın riskli olduğu karşılaşmalarda önemli bir avantaj sağlıyor. Silahın daha yüksek yıldızlı sürümleri, dayanıklı düşmanlara karşı etkili delici hasarıyla öne çıkıyor. Dar bir alana yoğunlaşan saldırıları nedeniyle kalabalık gruplar karşısında daha sınırlı kalsa da tek bir hedefe odaklanılan mücadelelerde oldukça kullanışlı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çekiç ise hızdan vazgeçerek yüksek hasara yönelen oyunculara hitap ediyor. Ağır ve yavaş saldırıları, rakiplere kısa sürede büyük miktarda hasar verebildiği gibi düşmanların kalkanlarını kırmak için de kullanılabiliyor. Bununla birlikte uzun saldırı animasyonları, darbelerin doğru zamanda yapılmasını gerekli hâle getiriyor. Gelişigüzel kullanılan çekiç saldırıları Elliot’ı savunmasız bırakabilirken, düşmanların açıklarını doğru değerlendirmek oldukça tatmin edici sonuçlar ortaya çıkarıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun en eğlenceli seçeneklerinden biri olan zincirli orak, hem kalabalık düşman gruplarını kontrol etmek hem de rakiplerle aradaki mesafeyi kapatmak için kullanılabiliyor. Silahın dairesel saldırısı Elliot’ın etrafındaki düşmanlara 360 derece hasar vererek kuşatıldığı anlarda önemli bir çıkış yolu sağlıyor. Güçlü saldırı ise ileriye doğru uzanarak hedefleri Elliot’a çekiyor. Böylece düşmanları yakına getirdikten sonra hızlı saldırılarla devam etmek mümkün oluyor. Zincirli orağın bu yapısı, onu yalnızca yüksek hasar veren bir silah olmaktan çıkararak savaş alanını kontrol etmeye yarayan bir araca dönüştürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yay, uzaktan mücadele etmek isteyen oyuncular için en güvenli seçeneklerden biri. Yaklaşması tehlikeli olan düşmanları mesafeyi koruyarak zayıflatmak veya erişilmesi güç hedefleri vurmak için kullanılabiliyor. Yakın dövüş silahlarının daha hareketli yapısına kıyasla daha kontrollü bir oynanış sunan yay, özellikle belirli saldırılardan uzak durmayı gerektiren düşmanlara ve boss mücadelelerine karşı değer kazanıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bumerang da menzilli bir silah olsa da çalışma biçimi sayesinde yaydan ayrılıyor. Fırlatıldıktan sonra Elliot’a geri dönen bumerang, hem gidiş hem de dönüş yolunda düşmanlara hasar verebiliyor. Oyuncunun doğru konum alması hâlinde aynı hedefi tek atışla iki kez vurmak mümkün. Aynı zamanda birden fazla düşmanı aynı hat üzerinde yakalayabilmesi, bumerangı kalabalık gruplara karşı kullanışlı bir destek silahı hâline getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bomba ise diğer altı seçenekten biraz daha farklı çalışıyor. Standart silah geliştirme kademelerine sahip olmayan bombalar, doğrudan yüksek patlayıcı hasar vermek amacıyla kullanılan bağımsız bir yardımcı ekipman niteliğinde. Düşman gruplarının ortasına fırlatıldığında geniş bir alanı etkileyebiliyor, boss karşılaşmalarında ise kısa süre içinde yüksek hasar vermeyi kolaylaştırıyor. Sınırlı ve duruma bağlı kullanım biçimi nedeniyle temel bir silahın yerini tutmasa da doğru anlarda mücadelelerin seyrini değiştirebiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="530" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-1024x530.jpeg" alt="The Adventures of Elliot: The Millenium Tales inceleme" class="wp-image-62388" title="The Adventures of Elliot: The Millennium Tales inceleme 9" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-1024x530.jpeg 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-300x155.jpeg 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-768x398.jpeg 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-811x420.jpeg 811w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-150x78.jpeg 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-600x311.jpeg 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-696x360.jpeg 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-1068x553.jpeg 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme.jpeg 1228w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><figcaption class="wp-element-caption">The Adventures of Elliot: The Millenium Tales inceleme</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Magicite sistemi</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Silahların temel özellikleri, yolculuk boyunca elde edilen Magicite parçalarıyla geliştirilebiliyor. Farklı Magicite kombinasyonları saldırı gücü, kullanım biçimi veya silahın sağladığı ek etkiler üzerinde değişiklik yaparak oyuncuya kendi savaş tarzını oluşturma fırsatı veriyor. Bu sistem ilk bakışta oldukça sade görünse de ilerleyen bölümlerde bulunan yeni parçalarla birlikte daha fazla deneme yapmaya teşvik ediyor. Oyuncu ister doğrudan hasarı artıran bir yapı kurabiliyor, ister silahların belirli özelliklerini güçlendirerek daha kontrollü bir oynanış benimseyebiliyor. Dolayısıyla karakter gelişimi yalnızca daha güçlü ekipman bulmaktan ibaret kalmıyor; kullanılan silahlarla Magicite parçaları arasında uyumlu bir kombinasyon oluşturmak da ilerleyişin önemli bir kısmını meydana getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her silahın kendine özel bir Magicite çantası var ve taşları bu çantalara yerleştirerek özelliklerini aktif hâle getiriyoruz. Her taşın kendine has bir yükü var ve çanta kapasitemiz kadar istediğimiz taşı yükleyebiliyoruz. Çanta kapasitemiz yükseltilebiliyor ve bu sayede daha fazla taş kullanabiliyoruz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Magicite’lar oyunda karşınıza çıkan sandıklardan bulunabilse de kataloğunuzu geliştirmek için başvuracağınız ana yöntem düşmanlardan çıkan beyaz taşları kullanmak. Bunları şehirdeki tüccara vererek her beş tanesi için bir tane rastgele magicite elde ediyorsunuz. Silahlarda olduğu gibi magicite’ların da yıldızlarla belirlenen güç seviyeleri var. Beyaz taşlarla magicite oluşturdukça daha kaliteli versiyonları elde etme şansınız yükseliyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Peri tozu</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Elliot’ın yanında bulunan Faie de yalnızca hikâyeye eşlik eden bir karakter olarak kalmıyor. Peri büyüsü, hem çatışmalarda hem de çevreyle etkileşime girilen bölümlerde Elliot’a destek sağlıyor. Silahlar, Magicite sistemi ve Faie’nin yetenekleri bir araya geldiğinde oyun, ilk bakışta basit görünen yapısının altında oldukça esnek bir oynanış sunuyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peri büyüleri düşmanı veya objeleri ateşe verme, rüzgarla hızlı hareket etme, teleport gibi çeşitli formlarda karşınıza çıkıyor. Bunları haritada bulacağınız tapınaklara girerek keşfediyor ve küçük bir test bölümü sonrasında kalıcı olarak elde ediyorsunuz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Perimiz öykü boyunca çeşitli replikler ve tepkileriyle Elliot’a yoldaşlık ediyor ama hiçbir zaman Zelda’nın Navi’si gibi sinir bozucu olmuyor, aksine verdiği tepkiler çok doğal ve oyuncuya yol gösterici. Özellikle yan görevler ve henüz çözülemeyecek bulmacalara sahip zindanlarda bize verdiği minik fikirler ile Faie boşa zaman harcamamı birkaç kez engellemeyi başardı. Oyun da retro yapısına karşın geneliyle oldukça temiz bir sunuma ve oyuncunun elini tutmayan ama zamanını da boşa harcatmayacak nitelikte yol gösterici bir yapıya sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son olarak çok minik ama tatlı bir detay olarak perinin kontrolünü ikinci oyuncu devralabiliyor. Aynı hanede beraber oynanabilen oyunların iyice azaldığı bir dönemde hoş bir düşünce olmuş. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" width="700" height="438" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2.jpeg" alt="The Adventures of Elliot: The Millenium Tales inceleme" class="wp-image-62389" title="The Adventures of Elliot: The Millennium Tales inceleme 10" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2.jpeg 700w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2-300x188.jpeg 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2-671x420.jpeg 671w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2-150x94.jpeg 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2-600x375.jpeg 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/The-Adventures-of-Elliot-The-Millenium-Tales-inceleme-2-696x435.jpeg 696w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a><figcaption class="wp-element-caption">The Adventures of Elliot: The Millenium Tales inceleme</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Teknik analiz</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">The Adventures of Elliot: The Millinium Tales inceleme yazımızı PlayStation 5 platformunda elde ettiğimiz deneyimlerle kaleme aldım. Ancak ondan önce oyunun Switch 2 demosunu oynamış ve 3-4 saat kadar zaman geçirmiştim. Malum, bazı oyunlar her platformda aynı performansı vermiyor ama bu durum Elliot için kesinlikle geçerli değil. Bunu da oyunun HD-2D sanat tarzına borçluyuz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Square Enix’in geliştirdiği bu formül 16 bit karakter sprite’ları ve yine 16 bit dönemin estetiğine göre tasarlanmış üç boyutlu arkaplanları hoş bir şekilde harmanlıyor. Kuvvetli bir nostaljinin yanısıra minimalist yapı sayesinde sistemler üzerindeki yük de hafif oluyor. Haliyle oyun çıktığı tüm sistemlerde saniye başı 60 kare değerini kolaylıkla yakalayabilmiş. PlayStation 5’te 4K çözünürlükte çalışan oyun Switch 2’de ise 1080p çözünürlükte çalışıyor. Kısaca TV’de oynamak isteyenler için PlayStation 5, mobil şekilde oynamayı planlayanlar için de Switch 2 sürümünü önerebilirim. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada işin müzik tarafını es geçmemek lazım. Oyunun henüz ana menüsünde bile çakılı kalmamı sağlayacak kadar sağlam bir soundtrack var ve işin en ilgi çekici tarafı ise bestekarlar sektörde henüz çok yeni sayılan iki isim: Yuta Moritani ve Tomohiro Nakamachi. İkili o kadar iyi iş çıkarmış ki ilk etapta parçalarda Square Enix’in emektarlarından Yasunoro Nishiki’nin (Octopath Traveller serisi, Kingdom Hearts III, Granblue Versus) imzası var sandım. Bestelerin yapısı, kullanılan enstrümanlar Square Enix’in yakın dönem RPG oyunlarının imza yapısına o kadar yakın ki bestekar değişimini (iyi anlamda) fark etmedim. Umarım gelecek projelerde de aynı kaliteyle karşımıza çıkarlar; yolları açık olsun.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kapanış</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.square-enix.com/the-adventures-of-elliot-the-millennium-tales/en-us/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">The Adventures of Elliot: The Millinium Tales</a>, ilk etapta bir retro-Zelda klonu gibi görünen ama çeşitli açılardan kendi kimliğini de oturtmayı başarmış bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Zengin bir karakter kadrosuna sahip hikayesi, hoş parçaları, eğlenceli oynanış mekanikleri ve tam dört çağa yayılmış, bolca zindan ve keşfedilmeyi bekleyen gizler içeren dünyasıyla aksiyon-rol yapma türünde oyunları seven oyuncular için keyifli bir tercih olacaktır.  </p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/the-adventures-of-elliot-the-millennium-tales-inceleme-62384.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/the-adventures-of-elliot-the-millennium-tales-inceleme-62384.html">The Adventures of Elliot: The Millennium Tales inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/the-adventures-of-elliot-the-millennium-tales-inceleme-62384.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Final Fantasy VII Rebirth &#8211; Switch 2 incelemesi</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-rebirth-switch-2-62337.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-rebirth-switch-2-62337.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 07:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Final Fantasy VII REBIRTH]]></category>
		<category><![CDATA[Nintendo Switch 2]]></category>
		<category><![CDATA[Square Enix]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62337</guid>

					<description><![CDATA[<p>Final Fantasy VII Rebirth - Switch 2 incelememizde, Square Enix’in bu büyük macerayı Nintendo’nun yeni konsoluna nasıl uyarladığını, teknik tavizlerin oyunun büyüsünü zedeleyip zedelemediğini ve Gaia’yı avuç içinde keşfetmenin deneyime ne kattığını ele alıyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-rebirth-switch-2-62337.html">Final Fantasy VII Rebirth &#8211; Switch 2 incelemesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Square Enix’in 90’lara damgasını vuran oyunu Final Fantasy VII, batıda henüz yeni sayılabilecek PlayStation markasının en büyük kozlarından biri haline gelmiş ve pek çok oyuncuyu Japon rol yapma oyunlarıyla tanıştırmıştı. Yıllar sonra bu efsaneyi yeniden yorumlamak için başlatılan remake projesi, 2020’de yayınlanan ilk bölüm olan <a href="https://www.baslattusu.com/final-fantasy-7-remake-intergrade-inceleme-53226.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Final Fantasy Remake</a> ile büyük ilgi görmüş, üçleme olarak planlanan yapının ikinci halkası <a href="https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-rebirth-inceleme-55200.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Final Fantasy VII Rebirth</a> ise 2024’te oyuncularla buluşmuş ve yine büyük bir heyecan yaratmayı başarmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu yolculuk, Nintendo tarafında uzun süre eksik kaldı. Gerek Final Fantasy VII Remake, gerekse Rebirth, çıkış döneminde donanım sınırlarına takılan Nintendo Switch’e uğramadı. Neyse ki Nintendo Switch 2 ile birlikte tablo değişti. Daha güçlü donanım ve DLSS teknolojisi sayesinde daha önce Nintendo ekosisteminin dışında kalan pek çok büyük yapım gibi Final Fantasy VII remake projesi de bu platforma taşındı. Square Enix de yeni sisteme hızlı adapte olarak önce Final Fantasy VII Remake Intergrade’i, ardından Final Fantasy VII Rebirth’ü Switch 2 oyuncularıyla buluşturdu.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Final Fantasy VII Rebirth &#8211; Switch 2 incelememizde, Square Enix’in bu büyük macerayı Nintendo’nun yeni konsoluna nasıl uyarladığını, teknik tavizlerin oyunun büyüsünü zedeleyip zedelemediğini ve Gaia’yı avuç içinde keşfetmenin deneyime ne kattığını ele alıyoruz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="vKbIQTq2EUU"><iframe loading="lazy" title="FINAL FANTASY VII REBIRTH – Launch Trailer – Nintendo Switch 2" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/vKbIQTq2EUU?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yeniden doğuş ve açık dünyaya ilk adım</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Güzel haberlerle başlayalım. Final Fantasy Rebirth, oyuncusunu önceki bölümü oynamadığı için zorlayan bir yapım değil. Önceki bölümü, yani Final Fantasy VII Remake’i oynamadıysanız ya da hatırlamakta güçlük çekiyorsanız ana menüdeki “Story So Far” seçeneğinden önemli detaylara değinen özeti izleyebilirsiniz. Karakter seviyeleri, eşyalar ve ekipmanlar ise önceki oyundan taşınmıyor, ancak oyuncu tercihine bağlı olarak Rebirth’e bir miktar envanter yardımı alarak başlayabiliyorsunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Final Fantasy VII Rebirth, Cloud ve ekibinin Midgar’dan ayrıldıktan sonra Gaia’nın geniş topraklarına açıldığı bölümü konu alıyor. Shinra’nın gezegenin hayat enerjisi olan Lifestream’i sömürmesine karşı verilen mücadele, bu kez Sephiroth’un gezegeni hedef alan çok daha büyük planıyla birleşiyor. Cloud, Tifa, Barret, Aerith, Red XIII ve Yuffie’den oluşan ekip, bir yandan Shinra’nın izlerini takip ederken diğer yandan Sephiroth’un gezegendeki tüm yaşamı yok etme potansiyeli taşıyan hamlesini durdurmaya çalışıyor. Oyun, orijinal yapımın Midgar sonrası olaylarını yeniden yorumlayarak hikayeyi orijinal oyunda da büyük önem taşıyan Forgotten Capital’a kadar taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Remake’teki lineer yapıdan sonra FF VII Rebirth ilk kez açık dünya tarzı bir yapı ile bizi karşılıyor. Oyunun açılış şehri Kalm’ı geride bıraktığımızda özgürce dolaşıp yan görevler, avlar, ve keşfedilmeyi bekleyen detaylarla dolu açık dünyaya adımımızı atıyoruz. REBIRTH’ün dünyası tamamı kesintisiz şekilde bağlı olmasa da harita üzerinde bütünlük oluşturan büyük bölgeler halinde keşfedilmeyi bekliyor. Bu konuda ise en büyük yardımcımız Final Fantasy serisinin maskotu haline gelmiş binek kuşları chocobolar oluyor. Her bölgede belirli bir şartı yerine getirerek elde ettiğimiz sevimli dostlarımız bulundukları bölgeye göre farklı özelliklere sahipler. Örneğin Junon’daki gri chocobolar duvarlara tırmanabilirken Gongaga bölgesindeki yeşil chocobolar yükseğe zıplama ve süzülme yetenekleriyle oyunun keşif yaparak geçireceğiniz kısımlarına bir tat bir doku katmayı amaçlamış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölgesel haritalar geneliyle oldukça dolu ve keşfetmesi keyifli. Her bölgede belirli sayıda canavar çeşidi bulunuyor ve bunlara av görevlerini oluşturan boss tipi canavarlar eşlik ediyor. Ayrıca Final Fantasy evreninin en büyük gücü olarak kabul edebileceğimiz, “summon” kategorisindeki varlıkların da her bölgede keşfedilmeyi bekleyen üç mabedi bulunmakta. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunları bulmanız iki açıdan çok önemli. Summon büyülerini kullanmak için ihtiyacınız olan materilar boss dövüşleriyle aktif oluyor. Kazanması oldukça zor olan bu savaşlar her mabet keşfi ile bu savaşta avantaj elde ediyorsunuz. İkinci ve daha önemli olan faydası ise her mabet keşfi ile materia daha da kuvvetleniyor ve yeni özellikler kazanıyor. Bu arada düşmanları assess komutu ile incelemenizi sağlayan materianın da önemini vurgulamak isterim. Her karşılaştığınız canavarı assess komutu ile taramanız ve Chadley’nin veritabanına kaydetmeniz size yeni ve güçlü materia ödüllerinin kapısını açıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2024/08/square-enix-final-fantasy-7-rebirth.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="405" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2024/08/square-enix-final-fantasy-7-rebirth.jpg" alt="Japon oyun firması Square Enix, Final Fantasy 7 Remake Part 3 ile Unreal Engine 5 oyun motoruna geçiş yapabilir. " class="wp-image-55857" title="Final Fantasy VII Rebirth - Switch 2 incelemesi 11" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2024/08/square-enix-final-fantasy-7-rebirth.jpg 720w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2024/08/square-enix-final-fantasy-7-rebirth-300x169.jpg 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2024/08/square-enix-final-fantasy-7-rebirth-150x84.jpg 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2024/08/square-enix-final-fantasy-7-rebirth-600x338.jpg 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2024/08/square-enix-final-fantasy-7-rebirth-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Seviye atlayan oynanış</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Final Fantasy VII Rebirth, tıpkı Remake’te olduğu gibi 97’ yapımı atasının tur tabanlı mekaniklerini aksiyon yapısıyla ilginç bir şekilde harmanlamış ve işleri Remake’in bir adım ötesine taşımayı başarmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Temelleri hatırlayalım:<br>Savaşlarda aktif olarak kontrol edebileceğimiz bir lider karakter var ve dpad ile istediğimiz an savaştaki diğer karakterlerin kontrolünü alabiliyoruz. Yönettiğimiz karakteri serbestçe hareket ettirebiliyor ve saldırabiliyoruz. Her karakterin kendine has mekanikleri olsa da kabaca Y tuşu ile seri saldırı, X ile de karaktere özel bir ara komut veriyoruz (örneğin Cloud’un punisher moduna geçişi, ya da Yuffie’nin shuriken fırlatması gibi). ATB barımız artık iki ve gerekli koşullar sağlandığında üç dilime ayrılmış durumda. Her karakterin açılışta iki bar dilimi bulunmakta. Savaşlarda saldırı yaptıkça ATB bar dilimleri doluyor. Özel saldırılarımızı, büyülerimizi ise bu dilimleri harcayarak yapabiliyoruz. Teknikler sadece ATB barı tüketirken (türüne göre bir ya da iki dilim) büyüler ise ATB + MP (magic points) değerlerimizi kullanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rebirth ile savaşlara yeni bir sinerji mekaniği de dahil oluyor. ATB barımızın hemen altına yerleştirilmiş olan sinerji barımız beş dilimden oluşuyor. Adından da anlaşılabileceği üzere sinerji komutlarını kullanabilmemiz için iki karaktere ihtiyacımız var. Bu komutları da yine oyuna yeni eklenmiş bir sistem olan Folio üzerinden yetenek puanı harcayarak aktif ediyoruz. Savunma tuşu olan RB’ye bastığımızda aktif kullanılabilen basit sinerji saldırılarının yanısıra iki karakterin de sinerji barını harcayarak yapabildiğiniz, limit break tadında ve ek bonusları devreye sokan havalı sinerji komboları var. Örneğin Cloud ve Tifa’nın hem iyi hasar veren hem de bir süre MP kullanımını sıfırlayan sinerji saldırısı savaşlarda çokça yakamı kurtardı. Garddan yapılan sinerji saldırıları da önceki oyunda yaşadığım bazı kısır döngülere çözüm oldu. Tamamı yakın dövüş yeteneklerine sahip olan bir grupla uçan düşmanlara karşı savaşırken sinerji saldırısıyla karakterimi havaya savurup kombo başlatabilmeme sağlayan yeni sinerji saldırısını örnek olarak verebilirim. Belirli sinerji hareketleri ayrıca oyunun en ağır hasar veren limit break saldırılarının daha da güçlü olan ikinci seviyelerini aktif ediyor. Özetle savaş sistemi hayli derinleştirilmiş ve özelleştirmeye açık hale gelmiş.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="WKTuMgINNg8"><iframe loading="lazy" title="FINAL FANTASY VII REBIRTH – Coming June 3rd (Nintendo Switch 2)" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/WKTuMgINNg8?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Teknik mevzular: Beklentileri doğru kurguladığımız sürece her şey yolunda</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">2020 yapımı Final Fantasy VII Remake, PlayStation 4 platformu ve takibinde PlayStation 5’e özel güncellenmiş bir sürümle piyasaya çıkmıştı. Rebirth ise PlayStation 4’ü tamamen terk ederek sadece PlayStation 5 platformunda boy göstermişti. Bunda ana neden teknik açıdan oldukça talepkar bir oyun olmasıydı. Öyle ki oyun bu platformda bile uzun süre teknik açıdan oyuncuları yüzde yüz tatmin eden bir performans göstermemişti. Özellikle kare sayısını yüksek tutan modda çözünürlük oldukça düşüktü. Oyunu çıkış dönemi beğenerek oynasam da teknik tarafta nefes almamı sağlayan şey PlayStation 5 Pro’nun çıkışı ardından gelen Versatility grafik modu olmuştu. Oyun nihayet bu konsol ile kabul edilebilir bir çözünürlük ve kare hızı kombinasyonunu sunmayı başarmıştı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Final Fantasy VII Rebirth Switch 2 cephesinde ise Remake’te olduğu gibi PlayStation 5 ayarında görseller ve makul bir performansa odaklanmış. Dock modunda oyun 540 ile 1080p arasında çözünürlük değerlerine ulaşıyor ve DLSS yardımı ile çıkış 1080p’de sabitleniyor. Bu değer pek yüksek sayılmasa da PlayStation 5’teki dip çözünülürlük değerleri ile kıyaslandığında daha keskin bir görüntü veriyor diyebiliriz. Handheld tarafında ise durum biraz daha karışık, ancak anlaşılabilir: Sahne yoğunluğuna göre 380p ile 756p arası çözünürlükte renderlanan görseller DLSS ile 576p’de sabit tutuluyor. TV modundaki gibi en üst çözünürlüğe sabitlenmemesi başta ilginç gelse de şarj süresi, seçilmiş sabit çözünürlüğün dahili ekran için yeterli olması gibi faktörler devreye girince neden böyle bir tercih yapıldığını anlamamızı sağlıyor. Saniye başı kare sayısı ise tıpkı FF VII Remake’te olduğu gibi 30’a kilitli.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bağlamda Final Fantasy VII Rebirth Switch 2 sürümüne yaklaşırken beklentiyi doğru ayarlamak gerekiyor. Bu sürüm, en keskin görüntüyü ya da en yüksek görsel kaliteyi sunma iddiasında değil. Onun yerine oyunu taşınabilir yapıya uyarlarken temel deneyimi mümkün olduğunca korumaya odaklanıyor. Oyunu kabul görür düzeyde bir performans ile mobil bir cihazda oynamak isteyenlere Switch 2 sürümünü rahatlıkla önerebilirim. Switch 2 sürümü, “en iyi teknik sürüm” değil. Ancak “en esnek oynanış şekli” olabilir. Rebirth gibi devasa bir RPG için bu esneklik hiç küçümsenecek bir şey değil. Her halükarda oyunun demosunu indirip son kararı kendiniz verebilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="ZXnKkv2dzPg"><iframe loading="lazy" title="FINAL FANTASY VII REBIRTH – Demo Trailer – Nintendo Switch 2" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/ZXnKkv2dzPg?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Teknik tarafta yapabileceğim tek haklı eleştiri kayıt transferi hakkında olabilir. Oyuna 2024 yılında 100 saat civarı zaman ayırmış, kritik olduğunu düşündüğüm bölümlerde kayıt dosyaları oluşturmuştum ve bu kayıtlara Switch tarafında ulaşabilmeyi çok ama çok isterdim. İnceleme için ana senaryo odaklı ilerlemiş olsam da özellikle PS5&#8217;te kastığım mini oyunlar ve bazı challenge&#8217;lara bir kez daha Switch 2&#8217;de uğraşacağımı hiç düşünmüyorum ve eminim Switch sürümünün hitap ettiği oyuncu kitlesinin büyük bir kısmı da geçtiğimiz yıllarda oyunu mutlaka başka platformlarda deneyim etmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nintendo ve PlayStation arasında doğrudan kayıt transferi mümkün olmasa da firmalar kendi sunucuları üzerinden farklı sistemlere kayıt taşımanıza olanak tanıyor. Mesela Ubisoft&#8217;un Prince of Persia: The Lost Crown oyununu hem Switch hem de PlayStation tarafında kayıt taşımanızı sağlıyor. Cyberpunk 2077, Hades gibi oyunlar da aynı şekilde kayıtlarınızı diğer sistemlere götürebileceğiniz diğer örnekler. Square Enix&#8217;in de bu konuda bir avantaj sunmasını çok beklerdim, zira ilk bölüm 6 senelik, Rebirth de 2 senelik. Oyunu başka sistemlerde almış oyuncular için kayıt transferi çok motive edici olurdu, özellikle de yarıda bırakan oyuncular için böyle bir oyunu taşınabilir şekilde kaldıkları yerden devam ettirme seçeneği sunulması Switch 2 sürümünü çok daha anlamlı kılabilirdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.square-enix.com/ffvii/en-us/games/rebirth/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Final Fantasy VII Rebirth</a>, Switch 2’de teknik olarak bazı tavizler verse de ruhunu kaybetmeyen başarılı bir port olarak öne çıkıyor. Özellikle çözünürlük tarafında daha güçlü platformların gerisinde kalıyor, ancak taşınabilir oynanış avantajı bu farkı büyük ölçüde dengeliyor. Oyunun devasa dünyası, güçlü karakterleri, başarılı savaş sistemi ve unutulmaz müzikleri Switch 2’de de etkisini koruyor. Final Fantasy VII Rebirth, Nintendo Switch 2 sahipleri için yalnızca etkileyici bir teknik uyarlama değil, aynı zamanda konsolun büyük ölçekli üçüncü parti oyunlar konusunda neler yapabileceğini gösteren önemli örneklerden biri.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İncelemeyi sonlandırırken üçlemenin son bölümü Revelation&#8217;ın Switch 2 sürümünün diğer sürümlerle aynı anda çıkacağının müjdesini de vereyim. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İlgili haber:</strong> <a href="https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-revelation-duyuru-62287.html">Final Fantasy VII Revelation resmen duyuruldu</a></p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-rebirth-switch-2-62337.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-rebirth-switch-2-62337.html">Final Fantasy VII Rebirth &#8211; Switch 2 incelemesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/final-fantasy-vii-rebirth-switch-2-62337.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme (Nintendo Switch 2)</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-nintendo-switch-2-62262.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-nintendo-switch-2-62262.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 02:25:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bandai Namco Entertainment]]></category>
		<category><![CDATA[Little Nightmares II Enhanced Edition]]></category>
		<category><![CDATA[Nintendo Switch 2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62262</guid>

					<description><![CDATA[<p>Little Nightmares II Enhanced Edition, çocukluk korkularını bozulmuş bir masal gibi anlatan, sessizliğiyle konuşan ve oyuncuyu uzun süre peşinden sürükleyen özel bir deneyim. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-nintendo-switch-2-62262.html">Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme (Nintendo Switch 2)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme yazımızda, Tarsier Studios’un karanlık masalını Nintendo Switch 2 platformunda yeniden değerlendiriyoruz. İlk kez 2021 yılında çıkan Little Nightmares II, atmosferi, çevresel hikaye anlatımı ve rahatsız edici dünya tasarımıyla seriye harika bir eklenti olmuştu. Enhanced Edition ise bu deneyimi baştan aşağı değiştirmekten çok, onu daha akıcı, daha net ve daha etkileyici hale getirmeye odaklanıyor. Bu nedenle karşımızda yeni içeriklerle genişletilmiş bir sürümden ziyade, mevcut kabusu daha iyi gösteren ve daha güçlü hissettiren teknik bir iyileştirme paketi var.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="34AzWr9LkMA"><iframe loading="lazy" title="Little Nightmares II Enhanced Edition - Nintendo Switch 2 Announcement Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/34AzWr9LkMA?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme: Mini mini Mono, bahtsız Six</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II, oyuncuyu Mono adlı küçük bir çocuğun kontrolünü devrediyor. Yüzünü kese kağıdından bir maske ile gizleyen Mono, uzaklardaki Sinyal Kulesi tarafından bozulan tekinsiz bir dünyada hayatta kalmaya çalışıyor. Yolculuğu sırasında sarı yağmurluğuyla serinin simge karakteri haline gelen Six ile karşılaşıyor ve ikili, bu çarpık dünyanın ardındaki sırları çözmek için birlikte ilerliyor. Ancak Little Nightmares evreninde hiçbir şey doğrudan anlatılmadığı için hikayenin asıl gücü, diyaloglardan değil, görüntülerden, mekanlardan ve sessizlikten geliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Çocukluk korkularının karanlık bir masalı</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II’nin en güçlü tarafı, korkuyu doğrudan oyuncunun üzerine fırlatmaması. Bu oyunda korku çoğu zaman bağıran yaratıklardan, jump scare ya da kanlı sahnelerden doğmuyor. Asıl rahatsızlık hissi, dünyanın kendisinin bozuk olmasından kaynaklanıyor. Ormanda yürürken, okul koridorlarında saklanırken ya da hastanenin karanlık odalarında ilerlerken her mekan oyuncuya <em>“burada olmamalısın”</em> hissini veriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun atmosferi özellikle ölçek duygusuyla güçleniyor. Mono ve Six çok küçük, çevrelerindeki dünya ise aşırı büyük, kirli ve tehditkar. Sandalyeler, kapılar, masalar, oyuncaklar ve televizyonlar bile bu evrende sıradan nesneler gibi görünmüyor. Her şey çocuk gözünden büyümüş, çarpılmış ve kabusa dönüşmüş gibi duruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, Little Nightmares II’yi klasik bir korku oyunundan ayırıyor. Oyunun asıl derdi oyuncuyu sürekli korkutmak değil, onu huzursuz etmek. Bu huzursuzluk da oyunun sonuna kadar neredeyse hiç dağılmıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Enhanced Edition neyi değiştiriyor?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.baslattusu.com/little-nightmares-2-enhanced-edition-switch-2-62177.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Enhanced Edition</a>, Little Nightmares II’nin temel yapısını değiştirmiyor. Hikaye aynı, bölüm akışı aynı, bulmacalar aynı ve genel oynanış iskeleti korunuyor. Fakat görsel kalite, performans, yükleme süreleri ve ses tasarımı tarafında yapılan iyileştirmeler oyunun atmosferine ciddi katkı sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nintendo Switch 2 sürümünde en dikkat çekici farklardan biri 60 FPS desteği. Yüksek çözünürlük ve geliştirilmiş görsel efektler de oyunun dünyasını daha güçlü gösteriyor. Little Nightmares II zaten sanat tasarımıyla öne çıkan bir oyundu. Enhanced Edition ile ışıklandırma, gölgeler, çevre detayları ve parçacık efektleri daha belirgin hale geliyor. Tozlu odalar, karanlık koridorlar, televizyon ışıkları ve puslu dış mekanlar artık daha temiz ve etkileyici görünüyor. Bu da Little Nightmares II gibi görsel anlatıma yaslanan bir oyun için oldukça değerli.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="DoOzOIhtT_8"><iframe loading="lazy" title="Little Nightmares II Enhanced Edition - Nintendo Switch 2 Launch Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/DoOzOIhtT_8?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Atmosfer hala oyunun en büyük silahı</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II’nin sanat tasarımı, aradan geçen yıllara rağmen etkisini koruyor. Oyunun her bölümü kendi içinde ayrı bir kabus gibi tasarlanmış. Ormandaki avcı bölümü daha ilkel ve vahşi bir korku hissi yaratırken, okul bölümü çocukluk travmalarını, zorbalanma gibi toplumsal problemleri rahatsız edici bir şekilde yeniden yorumluyor. Hastane ise serinin en gerilimli ve görsel olarak en akılda kalıcı alanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Enhanced Edition, bu alanların etkisini artırıyor. Daha net görüntü ve geliştirilmiş efektler sayesinde arka plandaki küçük detayları fark etmek kolaylaşıyor. Duvarlardaki lekeler, nesnelerin yerleşimi, ışığın odaya düşme biçimi ve karakter animasyonları, hikayeyi sözsüz şekilde desteklemeye devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun görsel dili o kadar güçlü ki, çoğu zaman ne olduğunu tam olarak anlamasanız bile ne hissetmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Bu, Little Nightmares II’nin en büyük başarılarından biri. Oyun size hiçbir açıklama yapmıyor, tek parça diyalog bile yok ama bulunduğunuz dünyanın yanlış, bozuk ve tehlikeli olduğunu her saniye hissettiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Oynanış basit ama etkili</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II, temel olarak sinematik platform, bulmaca ve gizlilik unsurlarını bir araya getiriyor. Mono ile çevredeki nesneleri itiyor, çekiyor, tırmanıyor, saklanıyor ve zaman zaman düşmanlardan kaçıyor ve belirli sekanslarda çevrede bulduğumuz objelerle saldırı yapabiliyoruz. Six ise bazı noktalarda size yardım ediyor. Birlikte kapıları açıyor, yüksek yerlere ulaşıyor ya da bazı engelleri aşmaya çalışıyorsunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oynanış derinlik açısından çok karmaşık değil. Oyunun amacı, mekanik çeşitlilikten çok atmosferi ve gerilimi korumak. Bu nedenle bulmacalar genellikle çevreyi dikkatli incelemeye dayanıyor. Nereye tırmanmanız gerektiğini, hangi nesneyi hareket ettireceğinizi ya da düşmanı nasıl atlatacağınızı anlamaya çalışıyorsunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte oyunun bazı bölümlerinde deneme yanılma hissi hala mevcut. Özellikle kaçış sahnelerinde ne yapmanız gerektiğini ilk seferde anlamak her zaman kolay olmayabiliyor. Bazen yanlış yöne koştuğunuz, zamanlamayı kaçırdığınız ya da oyunun sizden ne istediğini geç fark ettiğiniz anlar yaşanıyor. Bu durum oyunun temposunu kısa süreliğine bozabilse de otomatik kayıt noktaları aşırı derecede bonkör ve neredeyse öldüğünüz yerin birkaç adım gerisinden oyuna dönüyorsunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II genel olarak başarılı bir ritme sahip. Oyun ne bulmacalarda fazla oyalanıyor ne de aksiyon dozunu gereksiz yere artırıyor. Kısa süren ama yoğun bir deneyim sunuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-1024x576.webp" alt="Little Nightmares II Switch 2 çıkış tarihi 29 Mayıs 2026 olarak belirtildi." class="wp-image-61177" title="Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme (Nintendo Switch 2) 12" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/04/little-nightmares-ii-switch-2-cikis-tarihi.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Mono ve Six arasındaki sessiz bağ</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II’nin duygusal tarafı, Mono ve Six arasındaki ilişkiden geliyor. İki karakter de hiç konuşmuyor. Buna rağmen aralarındaki bağ, küçük animasyonlar ve birlikte yapılan hareketler üzerinden kuruluyor. Six’in Mono’ya el uzatması, onu beklemesi ya da birlikte bir engeli aşmaları, oyunun sessiz anlatısını güçlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ilişki oyunun finaline doğru daha da önemli hale geliyor. Little Nightmares II’nin sonu, serinin genel karanlık tonuna uygun şekilde akılda kalıcı ve rahatsız edici. Oyunun hikayeyi açıkça anlatmaması bazı oyuncular için eksiklik gibi görünebilir. Fakat Little Nightmares evreninin etkisi biraz da burada yatıyor. Oyun her şeyi açıklamadığı için bittikten sonra da akılda kalıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ses tasarımı kabusu tamamlıyor</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Enhanced Edition’ın dikkat çeken taraflarından biri de geliştirilmiş 3D ses deneyimi. Nintendo tarafında buna çok alışık değiliz ama Switch 2 ile işin artık hakkı daha çok verilmeye başlandı ve Little Nightmares II gibi atmosfer odaklı bir oyunda ses tasarımı, görsellik kadar önemli. Tahta zeminin gıcırtısı, uzaktan gelen televizyon uğultusu, düşmanların ayak sesleri ve çevredeki küçük sesler, gerilimi sürekli canlı tutuyor ve oyunun içine girmeyi kolaylaştırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzik ise ölçülü kullanılıyor. Little Nightmares II çoğu zaman sessizliği tercih ediyor. Bu sessizlik, oyuncuyu daha dikkatli hale getiriyor. Bir ses duyduğunuzda bunun önemli olduğunu hemen anlıyorsunuz. Bu da gerilimi yapay şekilde yükseltmek yerine doğal biçimde kuruyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Little Nightmares II Enhanced Edition Nintendo Switch 2’de nasıl hissettiriyor?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nintendo Switch 2, Little Nightmares II Enhanced Edition için oldukça uygun bir platform hissi veriyor. Oyunun yapısı, kısa bölümler halinde oynanmaya elverişli. El konsolu modunda da atmosferini büyük ölçüde koruyor. Ancak Little Nightmares II’nin karanlık görsel yapısı nedeniyle oyunu mümkünse karanlık bir ortamda ve kulaklıkla oynamak deneyimi ciddi şekilde güçlendiriyor. İnceleme sürecimde oyunu birkaç gece uyku öncesi başucu oyunu olarak oynama şansım oldu ve inanılmaz bir deneyimdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TV modunda ise geliştirilmiş çözünürlük ve 60 FPS desteği daha belirgin hale geliyor. Büyük ekranda çevre detaylarını görmek daha kolay. Özellikle hastane ve şehir bölümlerinde görsel iyileştirmeler kendini daha net hissettiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yükleme sürelerinin iyileştirilmiş olması da oyunun akışına katkı sağlıyor. Little Nightmares II’de ölmek deneyimin bir parçası olduğu için kısa yükleme süreleri önem kazanıyor. Bir kaçış sahnesini tekrar denediğinizde oyunun sizi fazla bekletmemesi, gerilimin dağılmasını engelliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/02/little-nightmares-2-inceleme-01.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="405" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/02/little-nightmares-2-inceleme-01.jpg" alt="little nightmares 2 inceleme 01" class="wp-image-52803" title="Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme (Nintendo Switch 2) 13" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/02/little-nightmares-2-inceleme-01.jpg 720w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/02/little-nightmares-2-inceleme-01-300x169.jpg 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/02/little-nightmares-2-inceleme-01-150x84.jpg 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/02/little-nightmares-2-inceleme-01-600x338.jpg 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/02/little-nightmares-2-inceleme-01-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Eksikleri yok mu?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II Enhanced Edition’ın içerik olarak hiçbir yenilikle gelmiyor. Enhanced Edition, mevcut oyunu daha iyi teknik koşullarda sunuyor. Eski sürüm ile fark bu kadar azken Switch 1 sürümü sahipleri için bir yükseltme opsiyonu sunmaması oyunun en büyük eksisi olarak dikkat çekiyor. Bu durum maalesef ilk oyunun Enhanced sürümünde de aynıydı. Hal böyleyken oyunu yakın zamanda bitirmiş birinin tekrar satın alma ya da yeniden oynama motivasyonu bulması güç olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer sorun, orijinal oyundaki bazı küçük kontrol ve zamanlama problemlerinin tamamen ortadan kalkmamış olması. Mono’nun hareketleri bilinçli olarak ağır ve kırılgan hissettiriyor. Özellikle mücadele ettiğimiz anlarda çok net bir zamanlama tutturmazsanız tek hatada ölüyor ve sekansı defalarca tekrar etmek zorunda kalabiliyorsunuz. Bu atmosfer açısından doğru bir tercih olsa da bazı platform anlarında sinir bozucu olabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca hikayenin kapalı anlatım tarzı herkes için uygun değil. Little Nightmares II, olayları net şekilde açıklayan bir oyun değil. Daha çok semboller, mekanlar ve görsel ipuçları üzerinden ilerliyor. Bu tarzı sevenler için oyun çok etkileyici. Ancak daha açık hikaye anlatımı bekleyen oyuncular, finalden sonra bazı sorularla baş başa kalabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-1024x576.jpeg" alt="Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme" class="wp-image-62267" title="Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme (Nintendo Switch 2) 14" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-1024x576.jpeg 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-300x169.jpeg 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-768x432.jpeg 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-747x420.jpeg 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-150x84.jpeg 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-600x338.jpeg 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-696x392.jpeg 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01-1068x601.jpeg 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-01.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><figcaption class="wp-element-caption">Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Son karar</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://en.bandainamcoent.eu/little-nightmares/news/little-nightmares-ii-enhanced-edition-arrives-nintendo-switch-2-29-may-2026" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Little Nightmares II Enhanced Edition</a>, zaten güçlü olan bir korku macerasını daha iyi teknik koşullarda sunan başarılı bir sürüm. Daha akıcı performans, yüksek çözünürlük, geliştirilmiş görsel efektler, daha iyi yükleme süreleri ve 3D ses desteği oyunun atmosferini güçlendiriyor. Bu iyileştirmeler oyunun temelini değiştirmiyor, fakat Little Nightmares II’nin karanlık dünyasını daha etkileyici hale getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha önce Little Nightmares II oynamadıysanız, Enhanced Edition kesinlikle tercih edilmesi gereken sürüm. Oyunun kısa ama yoğun yapısı, güçlü sanat tasarımı ve unutulmaz atmosferi hala etkisini koruyor. Daha önce bitirenler için ise bu sürüm, özellikle Nintendo Switch 2’de daha akıcı ve temiz bir deneyim arayanlar için güzel bir geri dönüş bahanesi olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Little Nightmares II Enhanced Edition, çocukluk korkularını bozulmuş bir masal gibi anlatan, sessizliğiyle konuşan ve oyuncuyu uzun süre peşinden sürükleyen özel bir deneyim. Yeni bir oyun değil, ama bu kabusu yeniden görmek için en iyi yollardan biri.</p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-nintendo-switch-2-62262.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-nintendo-switch-2-62262.html">Little Nightmares II Enhanced Edition inceleme (Nintendo Switch 2)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/little-nightmares-ii-enhanced-edition-inceleme-nintendo-switch-2-62262.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tales of Arise Beyond the Dawn Edition inceleme (Nintendo Switch 2)</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/tales-of-arise-beyond-the-dawn-edition-inceleme-62168.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/tales-of-arise-beyond-the-dawn-edition-inceleme-62168.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 03:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bandai Namco Entertainment]]></category>
		<category><![CDATA[Nintendo Switch 2]]></category>
		<category><![CDATA[Tales of Arise: Beyond the Dawn Edition]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tales of Arise da geç olsun güç olmasın denilerek sonunda Nintendo saflarına katılmış. Peki bu geçiş ne derece başarılı?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/tales-of-arise-beyond-the-dawn-edition-inceleme-62168.html">Tales of Arise Beyond the Dawn Edition inceleme (Nintendo Switch 2)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Oldukça köklü bir rol yapma oyunu serisi olan Tales, 2021 yılında on yedinci oyunu Tales of Arise ile karşımıza çıkmıştı. İncelemesini övgülerle kaleme aldığım oyun için 2023 yılında da Beyond the Dawn adlı bir genişletme paketi çıkmış ve oyun nihai sürümüne kavuşmuştu. Oyun Nintendo Switch hariç dönemin tüm güncel sistemlerinde çıkış yapmıştı… ve 2026 yılındayız. Nintendo yeni sistemi Switch 2 ile artık daha kuvvetli bir duruş sergiliyor ve zamanında kaçırdığı güzel yapımları da ufak ufak kütüphanesine kazandırıyor. Tales of Arise da geç olsun güç olmasın denilerek sonunda Nintendo saflarına katılmış. Peki bu geçiş ne derece başarılı?</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="HwSr5RbQ-t4"><iframe loading="lazy" title="Tales of ARISE – Beyond the Dawn Edition – Launch Trailer – Nintendo Switch 2" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/HwSr5RbQ-t4?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>Tales of Arise Beyond the Dawn Edition inceleme: Küllerinden doğanlar</strong></h1>



<p class="wp-block-paragraph">Öykümüz <em>Dahna</em> adlı medieval ve mistik bir dünyada geçmekte. Üç yüz yıl önce <em>Rena</em> adlı başka bir dünyanın istilası sonucu fethedilen Dahna halkı esir düşmüştür. Dahna beş bölgeye ayrılmış ve bu bölgelere hükmeden lordlar Dahna halkını köle olarak çalıştırıp astral enerji adı verilen mistik bir gücü toparlamaktadır.&nbsp; Bu eylem aynı zamanda lordların hangisinin bir sonraki Rena hükümranı olacağını da belirlemektedir. En çok enerjiyi toplamak adına her lord türlü taktikler ve işkencelerle Dahna halkına nesilden nesile kabus dolu bir hayat yaşatmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çarpık düzenin içinde Calaglia adlı bölgede bulunan demir maskeli, hafızasını kaybetmiş gizemli bir kölenin yolu Renalı bir kadın olan Shionne ile kesişir. Renalı olmasına karşın halkı tarafından dışlanmış ve  tutsak edilmiş olan Shionne ile maskeli savaşçı özgürlükleri uğruna bir arada savaşmak durumunda kalır. Hiç acı hissetmemek gibi tuhaf bir kabiliyeti olan maskeli savaşçımız yanına yaklaşanı ve kendisine temas edenin korkunç acılar hissetmesine neden olan Shionne ile ilginç bir uyum yakalar. Ayrıca Shionne’un himayesinde bulunan ve alevler içinde yanan büyülü kılıcı da kullanabilecek en uygun kişi yine maskeli savaşçımızdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Bu uyumlu-uyumsuz özgürlüklerini kazanmalarının ardından  Rena lordlarını alt etmeye ve Dahna’yı bağımsızlığına kavuşturmaya karar verirler. Yolcukları boyunca direniş grupları ve hikaye boyunca karşımıza çıkacak ve partimize katılacak özel yoldaşlar da bu amansız mücadelede yanlarında olacak.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/06/tales-of-arise-icin-iki-yeni-karakter-tanitildi-dohalim-ve-kisara.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="404" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/06/tales-of-arise-icin-iki-yeni-karakter-tanitildi-dohalim-ve-kisara.jpg" alt="tales of arise icin iki yeni karakter tanitildi dohalim ve kisara" class="wp-image-53181" title="Tales of Arise Beyond the Dawn Edition inceleme (Nintendo Switch 2) 15" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/06/tales-of-arise-icin-iki-yeni-karakter-tanitildi-dohalim-ve-kisara.jpg 720w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/06/tales-of-arise-icin-iki-yeni-karakter-tanitildi-dohalim-ve-kisara-300x168.jpg 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/06/tales-of-arise-icin-iki-yeni-karakter-tanitildi-dohalim-ve-kisara-150x84.jpg 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/06/tales-of-arise-icin-iki-yeni-karakter-tanitildi-dohalim-ve-kisara-600x337.jpg 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2021/06/tales-of-arise-icin-iki-yeni-karakter-tanitildi-dohalim-ve-kisara-696x391.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></figure>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Aksiyon ve Ötesi</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Japon rol yapma oyunları ile beraber anılan tur tabanlı savaş sistemlerinin aksine Tales serisi, 1995 yılında çıkan ilk oyunu Tales of Phantasia’dan beri aksiyon tabanlı savaş sahnelerine sahip. Tales of Arise atalarından devraldığı aksiyon sistemini en gelişmiş haliyle bize sunuyor. RB ile normal saldırılarımızı, Y, B ve X ile <em>arte </em>adı verilen özel saldırılarımızı kullanıyor, RT ile gard ya da savuşturma yapıyor, A ile sıçrıyoruz. Özel saldırılarımız karada ve havada olmak üzere iki gruba ayrılıyor ve aktif kontrol ettiğimiz karakterde iki gruptan toplamda 6 hareketi kullanma şansımız oluyor. Bu rakam hikayede belirli bir noktaya geldiğimizde ikiye katlanıyor ve LT’ye basılı tutarak daha fazla arte’ye erişim sağlayabiliyoruz.   </p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunda çok sayıda saldırı çeşiti bulunuyor ve bunları birbiri üzerinden devam ettirip kombo haline çevirmek mümkün. Özellikle yerde başlayıp havaya doğru devam ettirdiğiniz, finalde ise düşmanı tekrar yere çaktığınız komboların verdiği keyif harika. Düşmanlara yeterli düzeyde vurup sersemletirseniz istediğiniz bir ekip üyesi ile <em>boost attack</em> yapma şansınız doğuyor. Bunu da dpad’deki karaktere atanmış yön tuşları ile gerçekleştiriyorsunuz. Bu arada tüm tuşların özelleştirilebildiğini not düşeyim; oynayış tarzınıza ve elinizin rahatlığına göre tüm tuşları baştan atayıp savaşlarda daha da etkin olabilmeniz mümkün.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Yeni Bir Sistem, Daha Büyük Bir Dünya</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Tales of Arise seriyi ilk kez Unreal oyun motoru ile tanıştırıyor. <em>Unreal Engine 4</em> ile hazırlanan Arise, açık dünya olmasa da ona yakın çevre detayları ve büyüklük sunan yeni bir boyuta geçmiş durumda. Özellikle dış mekanlar ve zindanlarda önceki oyunlarda pek rastlamadığımız güzel bir ferahlık hissi gelmiş durumda. Eski oyunlardaki gibi yine anime tarzı hazırlanan görseller ön planda. Sulu boya tarzında hazırlanmış dokular, karakterleri çok albenili gösteriyor. Bazı ara sahneler <em>Kimetsu no Yaiba</em> (Demon Slayer) ile büyük bir başarıya imza atmış animasyon stüdyosu <em>Ufotable </em>tarafından hazırlanmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir Tales klasiği olan kostümler ise bize adeta kepçeyle servis ediliyor. O kadar çok kozmetik unsur var ki, oyunun her noktasında bir şeyler ortaya çıkıyor: Hikayede ilerledikçe, oyunun dünyasında çeşitli yerlerde gizlenmiş baykuşlar ile etkileşime geçtikçe, bu baykuşları topladıkça göç ettikleri bölgede belirli rakamları yakaladıkça yeni kostümler açılıyor. Daha önce parayla satılan DLC kostümlerin de tamamı bu sürümün içinde yer alıyor ve bazıları size yeni özel yetenekler kazandırıyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="1MEmNHG2VmQ"><iframe loading="lazy" title="Tales of ARISE – Beyond the Dawn Edition – Announcement Trailer – Nintendo Switch 2" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/1MEmNHG2VmQ?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Yükleme süreleri için ise aşağı yukarı PlayStation 5’in denkliğinde diyebiliriz. Malum, Switch 2 artık hızlı bir depolama sistemi kullanıyor ve harici kaynak olarak da sadece Micro SD Express kabul ediyor. Bu, SSD denkliğinde bir hıza denk gelmekte.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hazır teknik detaylara girmişken çözünürlük ve kare hızı konusuna da değinelim. Tales of Arise Switch 2’de hem handheld hem de dock modunda 1080p çözünürlük ve saniye başı 30 kare performans sergiliyor. Ara sahnelerde ise kare hızı 60. Biraz tuhaf bir kombinasyon; özellikle dock modunda çözünürlüğün değişmemesi çok ilginç. Bandai Namco’nun optimizasyonda biraz daha iyi bir işçilik çıkarmasını dilerdim. En azından 720p çözünürlük x 60fps gibi bir seçenek sunulması oyunu handheld modu için tadından yenmez hale getirebilirdi. Yine de Bandai Namco’nun bu haliyle bir oyunu Nintendo kütüphanesine kazandırması güzel.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Seriye iyi bir giriş oyunu mu?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tür oyunlara ilginiz var ve uzun bir seriye girme konusunda endişeleriniz mi var? Merak edilecek bir şey yok. Tales serisinde nadiren birbirini devam ettiren oyunlar olsa da evrenler, dünyalar ve karakterler birbirinden bağımsız. İyi bir hikayenin yanısıra seride en iyi görseller ve oynanışa sahip olmasıyla Tales of Arise rahatlıkla önerebileceğim bir giriş oyunu. Ana karakterlerin hepsi sevilesi ve kendine has oynanış mekaniklerine sahip. Aksiyon dozu yer yer gayet yüksek ve sizi hep içine çekmeyi başarıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Arise için savaş sahnelerinden hiç sıkılmadığım nadir rol yapma oyunlarından biri diyebilirim. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Keşif yapmayı ödüllendiren bir dünya sunuşu, eşya üretme, kamp, yemek yapma, serinin klasik unsurlarından <strong>skit </strong>sahneleri eşliğinde karakterlerin arasında oluşan bağı gözlemleme gibi faktörler ile (ki Bandai Namco Scarlet Nexus gibi yeni ip’lerde de bu mekaniği kullanmaya başladı) oyunumuz sadece iyi bir giriş oyunu olmakla kalmıyor, şu ana kadar çıkmış <em>en iyi Tales oyunu</em> olma niteliğini de taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seriye aşina oyuncular için ise yapım ekibinde Tales of Phantasia’da çalışmış ustaların da bulunduğunu söylemeliyim. Müzik tarafında ise Bandai’nin rol yapma oyunlarında sıkça karşımıza çıkan, tüylerimizi diken diken eden besteler yapma konusunda olukça hünerli olan&nbsp;<strong>Motoi Sakuraba</strong>&nbsp;ustanın yer aldığını not düşeyim.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="jsSQ3eqbnqI"><iframe loading="lazy" title="Tales of ARISE – Beyond the Dawn Edition – Nazamil Character Trailer – Nintendo Switch 2" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/jsSQ3eqbnqI?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Beyond the Dawn</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun genişletme paketi olan Beyond the Dawn içeriğini ana oyundan sonra deneyim etmeniz gerekmekte. Tales of Arise’deki ana olaylardan yaklaşık bir yıl sonra geçen Beyond the Dawn, Alphen ve Shionne’nin dünyayı keşfederek, yeni oluşan dünyayı gerginleştiren ve farklı unsurların tam olarak dengeye gelmesini engelleyen mausoleum’ları kapatmaya çalışmasıyla açılışını yapıyor. İkili yolculukları sırasında, bir Renan lordu ile Dahnan bir annenin kızı olduğu için yerel halk tarafından rahatsız edilen genç bir kız olan Nazamil ile karşılaşırlar. Tabii ki iyi kahramanlarımız olaya el atar ve hayatı boyunca dışlanmış olan Nazamil’i kanatları altına alırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genişletme paketi ana oyuna 20 saat kadar ek içerik getiriyor. Ancak yeni harita veya karakter konusunda büyük bir iş çıkarmıyor. Nazamil potansiyel olarak ilginç bir karakter ama beklenilenin aksine pek de oynanışın merkezinde yer edinmiyor ve çok da derinlemesine yerleştirilemediği hikayedeki ajitasyon ve devamındaki klişelere malzeme olarak kullanılıyor. 2023 incelememde de değindiğim gibi yazarların bazı ilginç fikirleri varmış gibi geliyor, ancak hak ettikleri düzeyde işlenememişler gibi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ek içeriğin zayıflığına karşın Tales serisinde çıtayı yükselten bir yapım olan <a href="https://en.bandainamcoent.eu/tales-of/tales-of-arise" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Tales of Arise Beyond the Dawn Edition</a>, özellikle ana senaryosunda umutsuzluğun esiri haline gelmiş bir dünyada özgürlük için savaşan 6 savaşçının hikâyesini bize bir anime serisi tadında yaşatıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir rol yapma oyunu için tadında sayılacak bir uzunluğa sahip olan oyunumuzun ana hikayesi 40 saat civarı sürüyor. Ekstralarına kasarsanız 50, her şeyini keşfetmek isterseniz de 60 saatin üzerinde bir oynanış vaat etmekte. Beyond the Dawn ise halihazırda iyi olan bir oyuna 20 saat daha içerik ekliyor, ancak çok devrimsel bir dokunuş yapmadan… Yine de ana oyunu severek oynadıysanız sizi biraz daha ekran başında tutma konusunda işini de yapıyor. Tales serisinin en iyilerinden biri olan Tales of Arise artık Nintendo Switch 2 ile avuçlarınızın içinde; daha önce oynamadıysanız ve bu tatlı sisteme sahipseniz iyi bir fırsat. </p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/tales-of-arise-beyond-the-dawn-edition-inceleme-62168.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/tales-of-arise-beyond-the-dawn-edition-inceleme-62168.html">Tales of Arise Beyond the Dawn Edition inceleme (Nintendo Switch 2)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/tales-of-arise-beyond-the-dawn-edition-inceleme-62168.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lego Batman: Legacy of the Dark Knight inceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-62161.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-62161.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 12:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight]]></category>
		<category><![CDATA[TT Games Studios]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros. Games]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=62161</guid>

					<description><![CDATA[<p>TT Games uzun bir aradan sonra Batman evrenine geri dönerken gerçekten büyük bir misyonu, LEGO dünyasına uygun mizahi yapısını da koruyarak başarmış.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-62161.html">Lego Batman: Legacy of the Dark Knight inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kim bilebilirdi ki gün gelecek, Rocksteady Games’in bıraktığı büyük bir boşluğu bir Lego oyunu dolduracak. <strong>LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight inceleme</strong> yazıma çok iddialı bir giriş yaptım ama gerçekten TT Games uzun bir aradan sonra Batman evrenine geri dönerken gerçekten büyük bir misyonu, LEGO dünyasına uygun mizahi yapısını da koruyarak başarmış. Bununla da kalmayıp, bugüne dek Batman namına çekilmiş, dizi, animasyon ve sinema filmlerine, çizgiromanlara ve klişe açılışından derin Batman külliyatının en bilinenlerinden, karanlıkta kalmış en minik detaylarına kadar bir şekilde oyuna yedirmeyi başarmışlar.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="DfJaUpW_P00"><iframe loading="lazy" title="LEGO® Batman™: Legacy of the Dark Knight – Official Launch Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/DfJaUpW_P00?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><br>Lego Batman: Legacy of the Dark Knight inceleme: Kara Şovalye’nin kitabı baştan yazılıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Neredeyse kanun gibi yazılmış bu giriş haricinde Batman öyküleri ikonik kötülerin üzerinden yürür. Suçun soytarı prensi Joker, yer altı dünyasının kirli işler müdürü Penguen (Penguin), adalet ile kaosun iki yüzünü temsil eden Çift Yüz(Two-Face), suçu zeka oyunlarıyla birleştiren Bilmececi (Riddler) ya da insanları korkularıyla yüzleştiren Korkuluk (Sacrecrow) gibi nice iyi işlenmiş kötü karakter Batman’i diğer çizgiroman eserlerinden çok net bir şekilde ayırır; Batman’i Batman yapan bu karakterlerdir. Hatta Joker gibi tiplerin hayranları Batman’inkilerle yarışır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyuna dönersek Warner Bros Games, Lego Batman: Legacy of the Dark Knight ile hikaye tarafında hiç beklemediğim kadar büyük bir şey denemiş. Girişte bahsettiğim doğuş hikayesinden girip, çizgiromanlar, animasyon serileri, Christopher Nolan, Tim Burton gibi ünlü yönetmenlerin kült filmleri ve daha aklınıza gelip gelemeyecek nice eserden beslenerek büyük bir LEGO Batman lore’u oluşturmuşlar. Anlatıda öyle bir denge yakalanmış ki çocuklara göre genel bir yapı olmasına karşın yetişkin veya iflah olmaz Batman fanatiklerinin dahi “Vay be!” diyerek deneyim edecekleri tonla sürpriz ve gönderme söz konusu. Küçük Bruce’dan amatör kahramana, zaman içinde de Gotham’ın ikonu haline gelecek kahramana dönüşümümüz belki bugüne kadar yapılmış Batman oyunları içinde en kapsamlısı olabilir. Evet, buna Rocksteady oyunları da dahil.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="1hQAoGj01Rc"><iframe loading="lazy" title="LEGO® Batman™: Legacy of the Dark Knight - Official Reveal Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/1hQAoGj01Rc?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">İyi çalışıyorsa baştan icat etme</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Lego Batman: Legacy of the Dark Knight, hikâyenin ardından ikinci büyük sürprizini ise oynanış tarafında yaşatıyor. Bugüne kadar en iyi oynanışa sahip Batman oyunları şüphesiz Rocksteady imzalı Arkham serisinden çıkmıştı. Kombo odaklı saldırılar esnasında doğru zamanlamayla rakiplerin vuruşlarına karşılık verdiğimiz, şiir gibi akan oynanış, ilerleyen yıllarda Shadow of Mordor, Mad Max ve Spider-Man gibi yapımlara da ilham vermişti. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Lego Batman’in de oynanış mekanikleri olduğu gibi Arkham serisinden devşirilmiş, ne eksik ne de fazla. Rocksteady’nin 10 yıl önce Arkham üçlemesini <a href="https://www.baslattusu.com/batman-arkham-knight-inceleme-ps4-22935.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">sonlandırdığını</a> hesaba katarsak özlemle andığım seriye yeniden dönmüş gibi hissettim. İşin daha da güzel tarafı her şeyin en cilalı olduğu kısımlar Lego Batman’de hayat bulmuş. Kanca atma, açık dünyada araçla gezme gibi mekanikler oldukça iyi yedirilmiş; hatta Arkham Knight’ta en az sevdiğim şey olan araç sürmeye dayalı sekanslar Lego Batman’de çok daha organik şekilde oyuna yedirilmiş ve gereksiz uzatılmamış. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Lego Batman: Legacy of the Dark Knight’ın tamamı iki kişilik oynanışa göre tasarlanmış. Oyunun her anında yanınızda mutlaka bir karakter size eşlik ediyor. Bazı bulmacaların çözümü ve gizli odalara erişim de bu yan karakterlerin yetenekleri üzerine kurulu. Tek başınıza oynuyorsanız yapay zeka kontrolünde olan yan karakterler dilerseniz ikinci bir oyuncu ile de oynanabiliyor. Günümüzde couch co-op, yani tek koltukta kankanız, evladınız yahut sevdiceğinizle ekranı ikiye bölüp oynayabileceğiniz oyunların sayısı ciddi şekilde azaldı. Bu tarz bir projede bunun es geçilmemesi, hatta ana dinamiklerden biri oluşu çok hoş; Lego ruhuna da oldukça uygun.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="540" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02.webp" alt="lego batman legacy of the dark knight inceleme 02" class="wp-image-62166" title="Lego Batman: Legacy of the Dark Knight inceleme 16" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02.webp 960w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/06/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-02-696x392.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Teknik mevzular</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Lego Batman: Legacy of the Dark Knight, karakterleri ve dünyası Lego ürünlerinden oluşan yapısıyla dikkatleri çekiyor. Oyun daha önceden Traveller’s Tales olarak bilinen TT Games Studios tarafından geliştirilmiş. Ekibin Lord of The Rings, Indiana Jones, Star Wars gibi sinema uyarlaması çok sayıda Lego oyununda imzası bulunuyor. Unreal Engine 5 ile geliştirilen oyun Batman temasına uygun şekilde gece uyumayan Gotham’ın ışıltılı yapısını hoş bir şekilde yansıtmış. PlayStation 5 sürümü ile gerçekleştirdiğimiz incelemede 60 kare hızı sunan performans modu oyunun aksiyon yapısıyla oldukça iyi bir ikili oldu. Maalesef oyunu iki oyunculu modda deneyim etmek isterseniz sadece grafik modunda, 30 kare hızında oynayabiliyorsunuz. Bu handikapa rağmen oyunu hangi modda oynarsanız oynayın kare dağılımı oldukça pürüzsüz, takılma ve donma söz konusu değil.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">En az görseller kadar önemli ses tarafında da her şey tıkırında. Başta Batman’i seslendiren Shai Mateson olmak üzere Colin McFarlane, Rich Keeble, Matt Berry gibi eğlence sektöründen çeşitli isimler öykünün ikonik karakterleri için Lego oyunlarının matrak yorumlarına uygun harika bir performans çıkarmışlar. Oldukça zengin soundtrack’te de 90’lardan bu yana çeşitli Batman eserlerinde duyduğumuz melodileri müthiş bir şekilde harmanlamışlar. Bir Batman hayranının edinebileceği en zengin oyun deneyimini bir Lego yapımının sunacağını kim tahmin edebilirdi?</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bu maceranın sonu</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://legobatmangame.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Lego Batman: Legacy of the Dark Knight</a>, eğlenceli ve konsantre bir Batman macerası. Çizgiromanlar ve filmlerden çokça element barındırmasına karşın oyuncusundan uzun bir mesai istemiyor. Bölümler ve serbestçe gezebileceğiniz Gotham şehrinde keşfedebileceğiniz çokça şey olmasına karşın aşağı yukarı 30 saat kadar bir süre içinde oyunun büyük bir kısmını tüketebilirsiniz. Bu sürecin sonunda ise kesinlikle masadan doymuş şekilde kalkacaksınız. Sadece Lego oyunları arasında değil, son dönem oynadığım en keyifli oyunlardan da biri olan Lego Batman: Legacy of the Dark Knight, Rocksteady’nin 10 yıllık yokluğunda imdadımıza yetişen gerçek kahraman olmayı başarıyor. </p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-62161.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-62161.html">Lego Batman: Legacy of the Dark Knight inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/lego-batman-legacy-of-the-dark-knight-inceleme-62161.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Directive 8020 inceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/directive-8020-inceleme-61937.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/directive-8020-inceleme-61937.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:01:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bandai Namco Entertainment]]></category>
		<category><![CDATA[Directive 8020]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[pc]]></category>
		<category><![CDATA[PlayStation 5]]></category>
		<category><![CDATA[Supermassive Games]]></category>
		<category><![CDATA[Xbox Series X/S]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=61937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu kez tehlike yalnızca dışarıda değil; mürettebatın arasında, hatta belki de güvenmeye çalıştığınız kişinin ta kendisinde.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/directive-8020-inceleme-61937.html">Directive 8020 inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Supermassive Games, yıllardır sinematik korku deneyimlerini oyuncu seçimleri, dallanan hikaye yapısı ve “kim hayatta kalacak?” gerilimi üzerine kuruyor. <strong>Directive 8020 inceleme</strong> yazımızın merkezinde ise bu tanıdık formülün bu kez karanlık koridorlardan, terk edilmiş kasabalardan ve lanetli mekanlardan çıkıp doğrudan uzaya taşınması var. Cassiopeia adlı kolonileştirme gemisinin Tau Ceti f gezegeninde düşmesiyle başlayan hikaye, kısa sürede klasik bir hayatta kalma mücadelesinden çok daha paranoyak bir yapıya bürünüyor. Çünkü bu kez tehlike yalnızca dışarıda değil; mürettebatın arasında, hatta belki de güvenmeye çalıştığınız kişinin ta kendisinde.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Directive 8020 - Story Reveal Trailer | PS5 Games" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/4a_VXgNSfME?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Directive 8020 inceleme: The Dark Pictures uzaya açılıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">2015 yapımı Until Dawn ile ilgileri üzerine çeken Supermassive Games, Hidden Agenda, The Inpatient gibi oyunlarla interaktif korku / gerilim tarafında ilerlemeye devam etti.  2019 yılında işi bir adım daha ileri götürerek firma karşımıza <strong>Dark Pictures Anthology</strong> ile çıktı. Bir dönemin meşhur korku dizisi Alacakaranlık Kuşağı’nı (Twilight Zone) andıran bu seri ünlü aktör Pip Torrens’in sunumuyla firmanın yeni korku oyunlarına ev sahipliği yaptı. Şu ana kadar Men of Medan, Little Hope, <a href="https://www.baslattusu.com/house-of-ashes-inceleme-53620.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">House of Ashes</a> ve <a href="https://www.baslattusu.com/the-devil-in-me-inceleme-54264.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">The Devil in Me</a> olmak üzere birbirinden bağımsız senaryolara sahip dört bölüm yayınlandıktan sonra Dark Pictures Anthology’nin “birinci sezonu” tamamlandı ve Directive 8020 serinin yeni çehresini tanıtan ilk yapım olarak karşımıza çıkıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Directive 8020 ile artık Dark Pictures Anthology bir ön takı olmaktan çıkıyor ve Supermassive Games geliştirdikleri bölümün adını ilk kez öne çıkartıyor. Bununla da kalmayarak Alacakaranlık Kuşağı benzetmesi yaptığım sunum da kaldırılmış. Önceki bölümlerde curator adlı karakter (Pip Torrens) hikayeyi bize zaman zaman dış ses, zaman zaman da bizzat karşımıza çıkarak anlatıyordu. Açıkçası bu sunumu seviyordum; curator ve oyuncuya hitaben kurduğu gizemli cümleler genellikle ilgi çekiciydi. Yeni sezonla birlikte artık direkt hikayenin içinde başlıyoruz ve hikaye daha episodik bir şekilde oyuncuya aktarlıyor. Alan Wake tarzında bölüm sonlarına kısa bir es vermek için havalı parçalar bile konulmuş. Esinlenmeler bununla sınırlı değil; özellikle hikayenin kendisi ile ilgili de ilginç noktalar yakaladım. Önce hikayeden bahsedip ardından o konuya da geleceğim.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="fC4e2RnJ_Hc"><iframe loading="lazy" title="Meet the Crew | Brianna Young" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/fC4e2RnJ_Hc?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Bir cisim yaklaşıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Directive 8020’nin hikayesi 2075 yılında geçiyor. Dünya büyük bir krizle yüzleşmekte ve insanlık yok olmamak için radikal yöntemlerle bir alternatif aramaktadır. Bu noktada keşfedilen Tau Ceti f, insanlığın son umududur ve keşif için koloni gemisi Cassiopeia gönderilir. Yolculuk uzun olduğu için mürettebatın ikisi hariç tamamı dondurulmuştur ancak dört yıllık seyahatin sonuna yaklaşılmış, gezegenin yörüngesine girilmiştir. Dondurulmuş mürettebattan sorumlu uyku teknisyenleri Simms ve Carter, gemiye bir cismin çarpması sonucu oluşan sarsıntı ile oluşan arızayı düzeltmek için harekete geçerler. Çok geçmeden bunun uzaylı bir organizma olduğunu ve hasarın ise tahmin ettiklerinden daha kritik olduğunu fark ederler.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seriden başka bir oyunu daha önce oynadıysanız giriş karakterleri ile oynadığınız sekansın ana ekibin tanıtılmasından önceki ısınma turu olduğunu bilirsiniz. Nitekim Directive 8020’de de aynen böyle oluyor ve gizemli ve hafif gerilimli girişten sonra öykümüz bizi çarpma nedeniyle uzun uykularından desteksiz bir şekilde uyanmak zorunda kalan ana ekiple tanıştırıyor. Holywood oyuncularından Lashana Lynch’in canlandırdığı astronot ve yardımcı pilot Briana başta olmak üzere kaptan Nolan, kaptan yardımcısı Eisele, mühendis Cernan, bilim insanı Anders ve doktor Cooper’dan oluşan bu ekibe projenin kurucusu ve finansörü LaMarcus Williams da bizzat katılmıştır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şeylerin ters gittiğini fark eden ekip hem geminin gitgide kötüye giden durumu, hem de içeride kendilerini avlamaya çalışan organizma ile yüzleşir. İşin daha da dehşet verici tarafı uzaylı mürettebattaki kişilerin görüntüleri hatta kişiliklerini birebir taklit edebilmektedir. Ölüm kalım mücadelesi bir yana, dost ve düşman da birbirine karışmıştır.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="9CtX9O7nZeQ"><iframe loading="lazy" title="Directive 8020 | Story Trailer Reveal" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/9CtX9O7nZeQ?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">The Thing’e saygı kuşağı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Hikayeyi bölüm bölüm deneyim ederken aklıma sinema klasiklerden The Thing geldi. Supermassive Games’in bu filmden ilham aldığı çok açık. Tüm senaryo uzayda geçiyor olsa da gizem örtüsü, yabancı korkusu teması, düşmanın içeriye sızması ve adaptasyondaki kusursuzluğu ile kimin dost kimin düşman seçilememesi 82 yapımı filmin günümüzde bile saygı ile anılmasının zeminini oluşturan eşsiz unsursurlardı. Supermassive Games zaman zaman tarihi olayları da bizzat oyunlarındaki hikayeye dahil etmesiyle bilinen bir firma ve Thing’den esinlenilerek hazırlanmış bir korku oyunu benim için lezzetli bir sürpriz oldu. Carpenter ustanın filmini de bir paragraf içinde dahi olsa anmak ve saygılarımı iletmek istedim.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Türk var mı Türk?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Oyunun bir sürprizi de karakter tarafında oldu. İsimlerin hepsi yabancı ve açıkçası etnik tarafta da karışık oldukları için (mesela Simms Hint kökenli bir İngiliz) kimin nereden olduğuna aşırı dikkat etmemiştim. Elbette üniformalarda ve zaman zaman geminin dışına çıktığımız dış sekanslarda giyilen uzay elbiselerinde sol kolda giyen kişinin ülkesinin bayrağı olur. İşte o an karakterlerden birinin Türk olduğunu fark ettim. Karakterlerden Josef Cernan meğer Türkmüş. İsmi neden yabancı çözemedim ama… haydi Josef, Yusuf desek… Cernan ne ola ki? Neyse, bir şekilde oyunda yer almış olmak güzel ve mürettebat içinde de felsefi görüşleri, sakin ve optimist yapısıyla Cernan iyi de işlenmiş, ayakları yere basan bir arkadaş. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Merak edip karakter modeli ve sesi ilgili detaylara ulaştığımda modelin Brezilyalı-İtalyalı aktör Luis Augusto’dan tasarlandığını, seslendirmesini ise İngiliz asıllı Philip Arditti tarafından yapıldığını öğrendim. Etnik tarafta keşke bizi daha belli edecek seçim yapılsaymış. Koldaki bayrak armasını fark etmesem oyunda bir Türk olduğunu fark etmeyebilirdim bile. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="720" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_.webp" alt="Directive 8020 inceleme" class="wp-image-61939" title="Directive 8020 inceleme 17" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_.webp 960w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-300x225.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-768x576.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-560x420.webp 560w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-80x60.webp 80w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-160x120.webp 160w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-150x113.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-600x450.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-696x522.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/directive-8020-inceleme-turk_-265x198.webp 265w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu model / ses olayına girmişken araştırmaları biraz daha genişlettim ve ilginç bir detay daha fark ettim. Supermassive Games oyunlarında, özellikle eski yapımlarda çok sayıda ünlü aktör olurdu ve bu aktörler mocap çekimlerinden seslendirmeye kadar emek verirlerdi. Mesela Until Dawn’da Rami Malek seslendirmeden mocap’e Joshua karakterine %100 hayat vermişti. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Directive 8020’de ise çoğu karakter modeli maalesef eski oyunlardan kullanılmış. Kötü bir şey olarak niteleyemem ama özellikle bazılarını eski Dark Pictures oyunlarından hatırladım, karakterlerden birinin kızını ise o kadar eski bir modelden koymuşlar ve animasyonu o kadar kötüydü ki, 30 saniyelik bir sekans bile olsa bir anlık oyunun büyüsünü bozdu diyebilirim. Yine de genel olarak ses ve görsel olarak oyun diğer Supermassive Games oyunlarından geri kalmayacak düzeyde sinema filmi tadında bir görüntü kalitesine sahip. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Seçimler, sonuçlar</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Directive 8020 oynanış tarafında diğer Dark Pictures oyunlarından çok ayrışmıyor. Bölümler içinde A noktasından B noktasına yürüme, çevreyi araştırma ve bir tehdit ile yüzleştiğinizde eğilerek sessizce ilerleme haricinde oynadığımız karaktere yaptırabileceğimiz bir eylem yok. Oldukça gerilimli olan gizlilik sekanslarında çevreyi üç boyutlu tarayan radarımız, duvar arkasında kalan düşmanın yerini saptamamızı sağlayarak işleri bir nebze rahatlatıyor. Belirli noktalarda aşmamız gereken kapılar için güç kaynakları bulmamız veya duvarları tarayarak enerji akışlarını değiştirmemiz gerekiyor. Eğer yakalanır ya da başımıza bir iş gelirse yönettiğimiz karakter ölüyor ve öyküdeki yeri boşalıyor. Bu da tabii ki olayların gidişatında etkili oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Keşif ve gizlilik kısımları haricinde yapmak zorunda kaldığımız önemli seçimler var. Bunlara turning point deniyor ve istediğimiz zaman bu noktalara geri sarıp diğer seçimleri de deneyebiliyoruz. Tavsiyem ilk oynayışınızda çok fazla bu detaya takılmadan içinizden gelen seçimlerle hikayeyi bir tur bitirmeniz. İlerledikçe, “Şöyle yapsaydım nasıl olurdu?” diye sorgulayacağınız anlar yaşayacaksınız. İşin eğlencesinin büyük bir kısmı da burada. Farklı rotalar, herkesin öldüğü ya da hayatta kaldığı senaryolar… Directive 8020 ağır pişen ama merak unsurunu da çoğu zaman canlı tutan bir hikayeye sahip. Eğer bu tarz interaktif oyunları seviyorsanız, en az iki tur oynama garantili olan senaryosuyla 15-16 saat kadar bir oynanış ömrüne sahip.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Teknik mevzular ve eleştiriler</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Dark Pictures serisi önceki oyunlarında Unreal Engine 4 oyun motorunu kullanıyordu. Directive 8020 ile bu kez Unreal Engine 5’e geçiş yapılmış. Genel olarak hikaye anlatımı odaklı, üst düzey sinematik görsellere sahip bir seri olduğu için yeni oyun motorunun etkileri hemen hissedilmiyor ama geçmiş oyunlarla kıyasladığımda bazı sahnelerde görsellerin detay kalitesi ve gerçeklik hissinin cilalanmış olduğunu fark edebiliyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">PlayStation 5 Pro platformunda incelemesini yaptığımız oyunun kalite, performans ve vrr destekli TV’ler için 40fps’lik bir denge modu bulunmakta. Kalite modu saniye başı 30 kare (fps) performans modu 60fps, ve sadece 120hz VRR destekli ekranlarda seçilebilen denge modu ise 40fps değerinde çalışıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç modu da denedim ve özellikle denge modundan çok memnun kaldım, ama erken erişim sürecinde oyunda bu modda bazı ışıklarda çok dikkatli bakarsanız farkedeceğiniz çok ufak ışık kararsızlıkları fark ettim. Maalesef detaylarda bazen takıntılı olabiliyorum, haliyle oyunun büyük kısmını kalite modunda tamamladım. Oyun zaten sinema filmi ayarında bir tempoya sahip olduğu için aksiyon oyunlarına kıyasla fps çok büyük bir fark yaratmıyor ve en iyi siyah değerlerini ve çözünürlüğü bu modda deneyim etmek benim için kare sayısından daha önemliydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> DualSense’den de çok yararlanılmamış, telsiz konuşmalarında gamepad’den ses gelmesi dışında dikkat çekici bir kullanım gözlemlemedim. Ses tasarımı ve genel olarak müzik her zamanki gibi atmosferi iyi tamamlıyor. </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="uxomS80e4wk"><iframe loading="lazy" title="Directive 8020 - PS5 Pro Trailer | PS5 Games" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/uxomS80e4wk?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Eleştiriler ile yazımızı sonlandıralım. Supermassive Games artık interaktif korku oyunlarında imza gibi bir tarz yakaladı ancak oynanış tarafında nedense yeniliklerden kaçınıyor. Bu da maalesef oyunu kaçınılmaz olarak tekdüze yapıyor. Beklentilerim öyle çok büyük şeyler de değil. Yaratığın ensesine atlayıp boğuşmamıza gerek yok mesela. Ama bütün oyun da A noktasından B noktasına geçmek için etrafta gezinen yaratıktan saklanıp bir enerji kaynağı bulup kilitli kapıyı açmaktan da ibaret olmamalı. Senaryoyu baştan sona bir tur bitirmek için geçirdiğimiz 8 saat sadece saklan &#8211; kaynak bul &#8211; kaç kurgusunun tekrarlarına dayalı olmamalı. İlginç sayılabilecek bir senaryoyu baştan oynarken ya da alternatif seçimlere göz atarken bu kısımlarda içimizden bir of çektiğimiz an bütün büyü bozuluyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şu aktör konusu da biraz kafamı kurcalıyor. Bütçe büyük aktöre gidince kalandan tasarruf mu yapmak gerekiyor? <a href="https://en.bandainamcoent.eu/the-dark-pictures/directive-8020" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Directive 8020</a>’yi oynarken Lashana Lynch’in yanındaki yeniden kullanılmış karakter modellerine sahip tiplerin vitrin mankeni olarak eklenmiş gibi durması yerine daha uygun bütçeli ama bilinirliği olan bir oyuncu kadrosuyla bir sinerji yakalamak daha etkili olmaz mıydı? Şahsen benim için Hollywood aktörü kullanılmasıyla oyunculuğu iyi bir dizi aktörü arasında fark yok, hatta dizi aktörü (yapılan seçime bağlı olarak) muhtemelen daha iyi bir performans bile sergileyecektir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Neyse efendim, eğrisiyle doğrusuyla yeni bir interaktif korku oyunumuz var. Bilimkurgu temalı olması, The Thing benzeri gizemli ve kime güveneceğiniz konusunda rahatsızlık verici hoş bir temaya sahip olmasıyla hiç fena bir oyun olmamış. Rahatlıkla serideki favorilerimden biri olmayı başardığını söyleyebilirim. Öte yandan aşırı tekrara düşen oynanışı nedeniyle interaktif hikaye haricinde de bir şeyler bekleyen oyuncular için biraz hayal kırıklığı olabilir.&nbsp;</p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/directive-8020-inceleme-61937.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/directive-8020-inceleme-61937.html">Directive 8020 inceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/directive-8020-inceleme-61937.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diablo IV: Lord of Hatred İnceleme</title>
		<link>https://www.baslattusu.com/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-61907.html</link>
					<comments>https://www.baslattusu.com/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-61907.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Ozan Şirin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 16:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Blizzard]]></category>
		<category><![CDATA[Diablo IV]]></category>
		<category><![CDATA[Diablo IV: Lord of Hatred]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[pc]]></category>
		<category><![CDATA[PlayStation 5]]></category>
		<category><![CDATA[Xbox Series X/S]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.baslattusu.com/?p=61907</guid>

					<description><![CDATA[<p> Artık mesele yalnızca daha güçlü düşmanlar değil; birbirine olan güvenini yitiren dostlar, yayılan huzursuzluk ve giderek karanlığa gömülen bir dünya.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-61907.html">Diablo IV: Lord of Hatred İnceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sanctuary’de kötülük hiçbir zaman yalnızca iblislerin işi olmadı; çoğu zaman insanların içindeki en karanlık duygular, en az cehennem kadar yıkıcı oldu. <a href="https://www.baslattusu.com/diablo-iv-inceleme-54702.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Diablo IV</a>’ün yeni genişleme paketi de tam olarak bu noktaya odaklanıyor. <strong>Diablo IV Lord of Hatred inceleme</strong> yazımızda, Nefretin Efendisi’nin dönüşünün oynanışa ve atmosfere nasıl yansıdığını ele alıyoruz. Artık mesele yalnızca daha güçlü düşmanlar değil; birbirine olan güvenini yitiren dostlar, yayılan huzursuzluk ve giderek karanlığa gömülen bir dünya.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="Gpaz0etTqJw"><iframe loading="lazy" title="Diablo IV | Lord of Hatred | Official Release Date Cinematic" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/Gpaz0etTqJw?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Kuzu postuna bürünmüş bir kurt</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Diablo IV Lord of Hatred, hikayeyi bir önceki genişleme paketi <a href="https://www.baslattusu.com/diablo-iv-vessel-of-hatred-inceleme-56334.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Vessel of Hatred</a>’ın bıraktığı yerden devam ettiriyor. Haliyle ana oyun ve ilk genişlemeyi deneyim etmiş oyunculara uygun olarak yazacağım. Eğer geriden geliyorsanız özellikle hikâye üzerine odaklanacağım sıradaki iki paragrafı atlayın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her şey Lilith ile başlamıştı. Çok kan döküldü ama zafer insanlığındı. Bilmedikleri şey ise arkaplanda Mephisto ipleri elinde tuttuğuydu. İlk etapta yeterli gücü ve fiziksel bir formu olmayan Mephisto, özellikle Vessel of Hatred’da gerçekleşen olaylarla güç kazandı ve Diablo evreninde peygamber sayılan Akarat’ın vücudunu ele geçirdi. Lord of Hatred’ın hikayesinin açılışında başından beri kötülüğün planlarını durdurmaya çalışan ama başarısız olan Neyrelle en azından son Horadrim Lorath ve isimsiz kahramanımıza Mephisto’yu nasıl durdurabileceklerine dair bir ipucu bırakmasıyla Lord of Hatred’ın hikayesi açılışını yapıyor. Bu ipucu ışığında eski dostlar düşman olacak, düşman bildiklerimiz ise çaresizlikten sığınacağımız bir liman haline gelecek. Yolun sonunda ışık mı yoksa tüm dünyayı yutacak bir karanlık mı olacağı ise tamamen size bağlı.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="3t1WJsFXY-8"><iframe loading="lazy" title="Diablo IV: Lord of Hatred | Opening Cinematic" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/3t1WJsFXY-8?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Diablo IV: Lord of Hatred’ın hikâye tarafında, ana oyun ve ilk genişleme paketinin yakalayamadığı bir heyecan seviyesine ulaştığını söylemek mümkün. Buraya kadar bizi taşıyan yapı büyük ölçüde önceki içeriklere dayanıyor olsa da, Lord of Hatred iki önemli noktada çıtayı yükseltiyor. İlki, hikâyenin ilk kez bu kadar dramatik bir ton yakalaması ve oyuncuda sürekli “sonra ne olacak?” hissini diri tutması. İkincisi ise bu etkiyi destekleyen, tempoyu yükselten ve sahneleri güçlendiren müzik kullanımı. Vessel of Hatred’da çözümlenmesini umduğum ama hayal kırıklığına uğradığım hemen her şeyin Lord of Hatred ile tertemiz bir şekilde halledilmesi de cabası.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Aydınlık ve karanlık</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Diablo IV: Lord of Hatred ile iki yeni sınıf oyuna dahil ediliyor. Bunlardan ilki olan Paladin, Lord of Hatred’ın önsipariş verenlere açılmıştı ve son iki sezondur oynanabilir durumdaydı. Warlock ise Lord of Hatred’in resmi çıkışı ile birlikte, yani 13. Sezon ile oyunculara sunuldu. Klasik tarafta takılanlar bu sınıfı ilk olarak Diablo II’de oynama şansı bulmuşlardı ama Diablo IV’ün Warlock’ı elbette çok daha karmaşık bir yapıya sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sınıflara şöyle bir göz atacak olursak;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Paladin</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kutsal savaşçımız Paladin, eski Diablo oyunlarında, özellikle Diablo II’de sevilen bir sınıftı. Kılıcı kadar kalkanını da etkili olarak kullanan Paladin fiziksel saldırılarının yanı sıra aktif ve pasif işleyen çeşitli aura saldırılarına sahip. Açıkçası 11. Sezonda erken erişim sağladığım Paladin’e bayılmıştım. Özellikle pasif halde bile tonla zarar verebilen, Auradin olarak bilinen build ile Diablo IV’teki en rahat güç fantezisi deneyimimi yaşamıştım.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paladin’in güç kaynağı Faith, yani inanç. Temel saldırılarla saldırarak doldurabildiği faith barını harcayarak core yeteneklerini gerçekleştirerek ana hasarını veriyor. 6 kategoride 24 farklı yeteneği bulunan Paladin’in iyileştirme, saldırı ve savunma bonusu sağlama gibi hem kendini hem de ekip arkadaşlarını savaşta destekleyen güzel numaraları mevcut. Seviye atlarken özellikle Aura tipi yetenekleri iyi değerlendirin. Aktif olarak kullanıldığı anlar haricinde sürekli olan pasif bonuslara da sahipler.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="IfnvWkUIA8Y"><iframe loading="lazy" title="Diablo IV | Lord of Hatred | Paladin Class Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/IfnvWkUIA8Y?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Paladin’in yetenekleri Disciple, Judicator, Juggernaut ve Zealot olarak dört tipe, daha doğrusu dört yemine (oath) ayrılmış durumda. Yetenek ağacınızda istediğiniz oath grubundaki yetenekleri öğrenebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken kısım yeteneklerin yan sekmesinde bulunan yemin seçimi. Burada bir yemin seçerek onun özel bonuslarını alıyorsunuz. Diğer bir deyişle yemin seçimi ve yetenekler arasında sağlam bir sinerji yaratarak çok daha etkili bir savaşçıya dönüşmeniz mümkün.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Silah seçimi tarafında ise önerim kılıç ve kalkan olacak. Çift elle kullanılan silahlar da kuşanabilirsiniz ama Paladin, özellikle paragon seviyelerine geçtiğinizde blok konusunda çok etkili hale geliyor ve bundan yararlanmanız için kalkan kuşanmanız şart. Ayrıca bazı yetenekler de yine kalkan gerektirmekte.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Warlock</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Paladin’in ışıltılı yolu değil, cehennemin derinliklerinin gücünü tercih eden Warlock, Diablo IV’e gelmeden önce sürpriz bir güncelleme olan <a href="https://www.baslattusu.com/diablo-ii-resurrected-reign-of-the-warlock-inceleme-59242.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Reign of Warlock</a> ile Diablo II’de görücüye çıkmıştı. Orada oldukça keyifliydi ama Diablo II’nin klasik tadına uygun olarak inşa edilmişti. Diablo IV’teki Warlock ile kaçınılmaz olarak çok daha farklı ve… bazı oyuncuları korkutabilecek düzeyde karmaşık. Bunun iyi mi ya da kötü mü olduğu ise tamamen oyuncunun Diablo IV’e ne kadar hakim olduğuna bağlı olarak değişiyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Warlock çok sayıda büyüye ve şeytan çağırma mekaniklerine sahip. Öyle ki oyunda aynı anda iki farklı kaynak kullanan ilk sınıf olarak karşımıza çıkıyor. Wrath ile yıkım büyülerini kullanırken Dominance ile şeytan çağırma ile ilgili yetenekleri kullanıyorsunuz. Özellikle sınıfa çok hakim değilken ve düşük seviyelerde Warlock’ın yeteneklerini kullanmaya çalışırken kendinizi elindeki topları sürekli yere düşüren amatör bir jonglör gibi hissedebilirsiniz. Özellikle dominance çok hızlı tükenen bir kaynak ve birden fazla yetenek kullanmaya pek müsade etmiyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Warlock ilk etapta Necromancer’ın ceset yerine şeytan çağıranı gibi görünebilir ama Necro’nun sadık iskeletleri ve golemlerinin aksine Warlock’ın çağırdığı çoğu şeytan savaş alanındaki kurşunlarınız gibi çalışıyor. Kimi düşmana ölümüne atlayıp patlıyor, kimi birkaç saniye sabit durup birkaç vuruş yaptıktan sonra kayboluyor. Özel bir quest ile daha kudretli dört şeytan arasından birini yanımızda gezidrebiliyor ve mini yetenek ağacından birkaç numara öğretebiliyoruz ama bunun dışında savaş alanında sabit tutabildiğimiz bir yardımcımız yok.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="aqL627_Kjsc"><iframe loading="lazy" title="Diablo IV | Lord of Hatred | Warlock Class Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/aqL627_Kjsc?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Warlock’ın yetenekleri çeşitli yan niteliklerle farklı formlara bürünebiliyor. Örneğin dülmana yolladığımız bir kurukafa büyüsü yan geliştirmelere bağlı olarak alev alabilir, ya da birden fazla parçaya dağıalbilir, hatta etrafımızda bir kalkan gibi dönebilir. Kombinasyonlar ve yarattıkları sinerji o kadar çeşitli ki aklıma gelen hemen her şeyi deneyip hangisinin ne kadar etkili olduğunu gözlemlemek Warlock’ı benim açımdan çok keyifli bir karakter haline getirdi. Ayrıca ekipmanlar ile normalde yetenek ağacımızda erişemeyeceğimiz bazı ekstraralar ve gizli formlar da mevcut.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">13. sezon nezdinde konuşursak Warlock başlarda biraz zorluk çekebileceğiniz ama iyi bir build yakalayabildiğinizde çok kuvvetli hale gelen bir sınıf. Yeni sistem sayesinde yapılabilecek çok fazla build kombinasyonu var ama deneyimlerimden ve diğer oyuncularla oynarken yaptığım gözlemlerden yola çıkarak Warlock’ın ofansif tarafta Paladin’i geride bıraktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Defans tarafında ise şüphesiz Paladin ayakları daha yere basan bir sınıf. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır diyerek kaseyi önünüze iteliyorum.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yenilikler: Seviye sistemi, yetenek ağacı ve zorluk</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Diablo IV: Lord of Hatred ile birlikte oyun baştan aşağı değişti diyebiliriz. Yetenek ağacı tamamen yenilendi; yetenekler artık 5 yerine 15 seviye yükseltilebiliyor. Yetenekleri besleyen yan nitelikler artık çok daha ayrıştırıcı ve laf olsun diye konmamışlar, bazıları gerçekten çok güçlü. Bu nedenle bazılarına çok yüksek seviyelere geçene kadar erişemiyorsunuz bile, buna temel yeteneklere bağlı yan yetenekler bile dahil! Temel seviye limitimiz de 70’e yükseldi bu arada. 80 bile olsa puanlar çoğu şeyi almanıza yetmiyor zaten. Asıl oyun ise temel seviyeleri tamamlayıp Paragon’a geçmenizle başlıyor. Paragon’da 300’e kadar seviye alabiliyoruz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sezon içinde kazandığınız Paragon seviyesi ise TÜM karakterleriniz için geçerli durumda. Mesela bir Warlock açtınız ve 100 paragon seviyesi kastınız. Merak edip bir de Paladin’e bakayım dediniz. 70. temel seviyeye ulaştığınız an 100 paragon seviyeniz geliyor. Herhangi bir karakterle Paragon seviyesi yükseltmeniz otomatik olarak diğer karaktere de yansıyor. Böylece birden fazla karakter için ayrı ayrı uğraşmanız gerkemiyor ki bu çok iyi olmuş. Kaynaklar ve altın da her zamanki gibi karakterler arası paylaşılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ek yetenek ve paragon puanları tamamen sezonluk başarımlara bağlanmış durumda. Sezon seviyelerini atlamanız için çeşitli şeyler yapmanız bekleniyor. Örneğin ilk iki seozn seviyesi zindanlara bağlıyken sonrakilerde lair boss yenmeniz, hatta hikaye bosslarının özel versiyonlarını belirli bir zorlukta yenmeniz gibi farklı koşullara bağlanıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zorluk demişken, oyunda eskiden Torment IV’e kadar olan zorluk seviyesi artık Tormant XII’ye yükseltilmiş durumda. Evet, Torment’in tam 12 seviyesi var! Zorluk seviyelerinin kilitleri ise Pit’e bağlanmış durumda. İlk zorluk kilidi için 10. seviye bir pit zindanı tamamlamanız yeterliyken son zorluk seviyesi için 100. Seviyedeki boss’u pataklamanız lazım. Zorluk seviyelerinin sayısının artması ile önceki sezonlara kıyasla çok daha dengeli ve oyuncuyu sınayan bir skala “nihayet” yakalanmış. Önceki sezonlarda Torment IV’e geçmek oldukça rahattı ve sonrasında oyuncuyu sınayan pek de bir içerik kalmıyordu. Şu an Torment 12 için sağlam bir build yapmanız şart. Yoksa normal bir canavarı bile kesemiyorsunuz. Ekipman dağılımı da zorluklara uygun olarak ayarlanmış. Artık iyi düzeyde, yıldızlı ve kaliteli ekipmanlar için yüksek zorluklarda oynamanız gerekiyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="940" height="529" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02.webp" alt="diablo iv lord of hatred inceleme 02" class="wp-image-61911" title="Diablo IV: Lord of Hatred İnceleme 18" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02.webp 940w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02-746x420.webp 746w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-02-696x392.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 940px) 100vw, 940px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Setler (kısmen) geri döndü! Seal ve Charm sistemi&nbsp;</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yenilikler içinde kendi başına başlık altında irdelenmesi gereken bir diğer taraf da seal ve charm sistemi. Oyunun müdavimlerinin bildiği üzere Vessel of Hatred günellemesi ile eski oyunlardan rün sistemi Diablo IV’e dahil edilmişti. Rünler silah veya zırhlarımızdaki slotlara takılabiliyor ve çeşitli kombinasyonlar ile farklı özelliklerin kapılarını aralıyorlardı. Yeni gelen seal sistemi ile işler daha da derinleşiyor. Kendi özel sekmesi bulunan bu yeni sistem ile karakterimize daha fazla ek özellik kazandırabiliyoruz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekipmanlarda olduğu gibi magic, rare, legendary ve unique gibi değerleri olan seal ve charmlar şu şekilde çalışıyor. İlk olarak merkezi bir seal seçiyoruz. Eşya değerine göre 3 ila 6 arası slotlara da charmları yerleştiriyoruz. Seal ve charmların nitelikleri oldukça değiken. Maviler tek nitelikle gelirken sarılar iki ve legendary’ler üç niteliğe sahip oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşin eğlenceli kısmı ise setler ile ortaya çıkıyor. Evet, setler geri döndü. Diablo 3’teki gibi ekipman setlerimiz yok. Ama iyi denk getirdiğinizde harika etkilere sahip charm setlerimiz var. Setlerin çalışma mantığı basit. Aynı sette yer alan uyumlu charmları belirli bir sayıda yan yana kuşandığınızd güzel yan özelliklerin kilidi açılıyor. Her setin sınırları farklı; kiminde iki parça kiminde dört, hatta beş. Limit dahilinde ne kadar parça bir araya gelirse o kadar fazla yan niteliğin kilidini açıyorsunuz. Ayrıca bazı seal’lar belirli setler ile uyumlu ve bu charm setleri kullanırsanız ayrıca seal içindeki gizli nitelikleri de açabiliyorsunuz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk bakışta biraz karşık görünebilir ama güç fantezsinde karakterinizin bel kemiği haline gelebilme potansiyeline sahip bir sistemden söz ediyoruz, bir şekilde bu yeniliğe hızlıca adapte olmaya bakın. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03.webp"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-1024x576.webp" alt="diablo iv lord of hatred inceleme 03" class="wp-image-61913" title="Diablo IV: Lord of Hatred İnceleme 19" srcset="https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-1024x576.webp 1024w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-300x169.webp 300w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-768x432.webp 768w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-747x420.webp 747w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-150x84.webp 150w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-600x338.webp 600w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-696x392.webp 696w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03-1068x601.webp 1068w, https://www.baslattusu.com/wp-content/uploads/2026/05/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-03.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Hayalinizdeki ekipmana giden yol: Horadric Cube</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Lord of Hatred ile gelen en büyük yeniliklerden biri de Horadric Cube. Kendisi yine ilk etapta karşışık gelecek ama çözdüğünüzde çok işinizi görecek bir sistem. Kübe oyunun yeni şehri Temis üzerinden ulaşabiliyorsunuz, yani şu an için sadece genişleme paketi sahipleri erişebiliyor. Ekipmanların niteliğini yükseltme, yeni affix ekleme, mevcut affixleri değiştirme gibi çok çok kritik şeyleri Horadric Cube sayesinde yapabiliyorsunuz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin niteliklerinden ikisi de yıldızlı, yani en üst düzeyde olan ama magic nadirlikte bir ancestral ekipman buldunuz. Normal koşullarda bu eşya iyi niteliklerine rağmen demircide kırılırdı. Çünkü legendary veya unique ekipmanlarda nitelik sayısı en az dörttür. Yeni sezonda ise iki yıldızlı bir legendary veya unique bulmak öyle pek de kolay değil. Peki iki yıldızlı magic ekipmanımızı legendary yapmanın bir yolu olsaydı? Artık var. Horadric Cube sayesinde yukarıda bahsettiğim senaryoda magic ekipmana hem yeni affix’ler (nitelikler) kazandırmak hem de nadirliğini rare veya legendary’e çekmek mümkün. Chaotic reroll ile nitelikler baştan düzenlemek, üç adet “çöp” eşyayı yok edip aynı türden başka bir ekipman elde etmek gibi bir sürü işlevi var. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Horadric Cube’ün bir özelliği daha var ki, aslında tek başına benim için bu bile yeterli. Vessel of Hatred’dan bu yana, diğer bir deyişle oyuna rünlerin eklenmesiyle birlikte mytic ekipmanları kendimiz de dövebiliyoruz. Tabii bunu yapmak için belli başlı rünlere sahip olmamız gerekiyor ve çoğunu bulmak oldukça sıkınıtlıydı. Elimizdeki fazla olan rünleri parçalayıp “rastgele” yenilerini yapıyorduk ama bu girişim genellikle elimizdekileri ziyan etmekten öteye geçmiyordu. Hal böyleyken trade kanalında denk getirebildiklerinizi başka oyunculardan temin etmek dışında etkili bir yöntem yoktu. Horadric Cube bu konuya da bir el atmış. Artık istediğimiz rünü burada elde yapabiliyoruz. Koşulları biraz ağır ama rastgele boss sandıklarında aramak ya da başka oyuncuların merhametine kalmak haricinde bir alternatifimizin olması büyük gelişme.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="gjuC4H-3EGk"><iframe loading="lazy" title="Diablo IV | Lord of Hatred | Gameplay Trailer" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/gjuC4H-3EGk?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Planlar ve aktiviteler</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Endgame tarafındaki en büyük yenilik ise War Plans ve Activities olarak karşımıza çıkıyor. Lord of Hatred senaryosunu tamamlamanızın ardından Temis meydanındaki masadan aktif edebileceğimiz War Plans ile kendinize bir aktivite rotası seçiyor ve bu rotaya uygun eylemleri tamamladığınızda ise cömertçe ödüllendiriliyorsunuz. Seçilebilir aktivite rotası genelde iki yol ayrımından oluşuyor ve toplam aktivite sayısı aktivite seviyenize bağlı olarak artıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sistem kabaca şöyle; War Plan menüsünü açtınız. Pit dungeon tamamlamak ya da helltide’da sandık açmak arasında iki seçim sunulmuş. Birini seçtiniz, hemen altında nightmare dungeon ya da undercity arasında bir seçim daha var; burada da seçiminizi yaptınız ve bu şekilde en aşağıya ulaştınız. Seçimlerinize bağlı olan aktiviteleri sırasıyla tamamlayarak geri döndüğünüzde sandığınızı açıyor, tecrübe ve ekipman yağmuruna tutuluyorsunuz. War Plans sınırsız olarak tekrar edilebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aktiviteleri tamamladıkça topladığınız aktivite tecrübesi ile artık aktivite seviyeleri kazanıyoruz. Aktivitelerin kendine özel bir yetenek ağacı var (ya da bonus ağacı da diyebiliriz) ve kazandığınız seviye puanları ile bu ağaçlardaki çeşitli özelliklerin kilidini açıyorsunuz. Mesela helltide’da üzerimize şeytan püsküren devasa yılan daha güçlü ama daha iyi şeyler düşüren portallar açabiliyor, ya da Pit aktivite ağacında yapacağınız bir yükseltme ile Butcher tarafından pusuya düşürülebiliyor, yenerseniz Pit zindanını anında tamamlayabiliyorsunuz. Seçimlerinize bağlı olarak belirli zorluklar gelse de çok daha büyük ödüllerin kapıları da aralanıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kapanış</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://diablo4.blizzard.com/tr-tr/lord-of-hatred" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Lord of Hatred</a> ile birlikte Diablo IV’ün çehresi büyük ölçüde değişti. Oyunu çıkış gününden beri aktif oynayan bir oyuncu olarak 13. sezonun oyunun ihtiyaç duyduğu hemen her şeyi tedarik ettiğini söyleyebilirim. Sınıflar eğlenceli, hikaye nihayet olması gerektiği eksene girdi, yalın bulduğum yetenek sistemi gelişti, zorluk sistemi oturaklı hale geldi ve harcayacağınız saatlere değecek, efor / ödül dengesi iyi tonla yenilik eklendi. Kısaca Diablo IV doğru yolda ilerliyor. Sadece bir konuda serzenişte bulunacağım: Ana oyun üstüne iki genişleme paketi aldık ve Mephisto dosyasını ancak kapattık. Oyuna adını veren muhteremi ne zaman görecek bu gözler sayın Blizzard yetkilileri?  Umarım bu uzun bekleyişe değecek şekilde her şeyin Diablo’ya bağlanacağı bir içerik için bizi çok fazla bekletmezsiniz.</p>
<div class="fb-background-color">
			  <div 
			  	class = "fb-comments" 
			  	data-href = "https://www.baslattusu.com/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-61907.html"
			  	data-numposts = "10"
			  	data-lazy = "true"
				data-colorscheme = "light"
				data-order-by = "social"
				data-mobile=true>
			  </div></div>
		  <style>
		    .fb-background-color {
				background:  !important;
			}
			.fb_iframe_widget_fluid_desktop iframe {
			    width: 100% !important;
			}
		  </style>
		  <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-61907.html">Diablo IV: Lord of Hatred İnceleme</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.baslattusu.com">Başlat Tuşu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.baslattusu.com/diablo-iv-lord-of-hatred-inceleme-61907.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
